Elon Musk, ABD'nin havacılık sistemine de el atacak

Tesla ve SpaceX'in CEO'su milyarder, "DOGE ekibi hava trafik kontrol sisteminde hızlı güvenlik iyileştirmeleri yapmayı hedefleyecek" dedi.

Donald Trump ve Elon Musk, Madison Square Garden'da düzenlenen UFC 309'da (Reuters)
Donald Trump ve Elon Musk, Madison Square Garden'da düzenlenen UFC 309'da (Reuters)
TT

Elon Musk, ABD'nin havacılık sistemine de el atacak

Donald Trump ve Elon Musk, Madison Square Garden'da düzenlenen UFC 309'da (Reuters)
Donald Trump ve Elon Musk, Madison Square Garden'da düzenlenen UFC 309'da (Reuters)

ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy çarşamba günü yaptığı açıklamada, Elon Musk'ın Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın (DOGE) uzun zamandır görülen en ölümcül havayolu kazasının ardından ABD havacılık sisteminin iyileştirilmesinde rol alacağını duyurdu.

Duffy, X'te "Büyük Haber" diye yazdı:

DOGE ekibiyle konuştum. Havacılık sistemimizin iyileştirilmesine yardımcı olmak için devreye girecekler.

Musk, Duffy'nin mesajını yeniden paylaşarak şunları ekledi:

Başkan @realDonaldTrump'ın desteğiyle, @DOGE ekibi hava trafik kontrol sisteminde hızlı güvenlik iyileştirmeleri yapmayı hedefleyecek. Sadece birkaç gün önce, FAA'in birincil uçak güvenlik bildirim sistemi birkaç saat boyunca çalışmadı!

Time'a göre Musk'ın Federal Havacılık İdaresi'yle (FAA) en az 2023'ten bu yana çalkantılı bir ilişkisi var. FAA, geçen eylülde Musk'ın şirketi Space X'i, görevlerinden biri için kurum tarafından onaylanmamış bir fırlatma kontrol odası kullanmakla suçlamıştı. FAA, bu ve bir dizi başka ihlal nedeniyle SpaceX'e 600 bin dolardan fazla para cezası verdi.

Musk'ın itirazlarının ardından eski FAA yöneticisi Michael Whitaker, FAA'in bir SpaceX roketinin planlanan fırlatılışını erteleyeceğini duyurmuştu. Mediaite, Musk'ın birçok kez Whitaker'ı istifaya çağırdığını ve FAA yöneticisinin geçen ay Başkan Donald Trump'ın göreve başladığı gün görevinden ayrıldığını belirtti. Whitaker, geçen hafta Washington'da bir ordu helikopteriyle American Airlines uçağı arasında meydana gelen ve 67 kişinin ölümüne yol açan ölümcül kazadan sadece birkaç gün önce görevden ayrılmıştı.

ABD hava trafik kontrol personeli sıkıntısı çekerken bile Trump yönetimi, federal çalışanlara yaptığı devasa gönüllü istifa teklifine FAA'i de dahil etti. Geçen hafta meydana gelen ve henüz hiçbir detayın bilinmediği çarpışmanın ardından Trump, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) girişimlerini suçlamıştı.
 

aSDFG
SpaceX CEO'su Elon Musk'ın Federal Havacılık İdaresi'yle arası bozuk (Reuters)

Biden'ın Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Trump ekibini kazadan önce FAA'de kaotik bir atmosfer yaratmakla suçlayarak yönetime yüklenmişti.

2 Şubat'ta X'te, "Bunu geçiştiremezler. Trump yönetimi hava trafik kontrol personeliyle temasa geçerek işlerinden ayrılmaları için gönüllü istifa teklifinde bulundu. Bu çok kolay kanıtlanabilecek bir gerçek" diye yazmıştı. 

Şimdi de kontrol personelinin gönüllü istifaya uygun olmadığını iddia ediyorlar. Ne değişti? Neden onlara teklif gönderildi? En iyi ihtimalle (ve bu iyimser bir yaklaşım) hassasiyet ve yetkinlik gerektiren bir alanda rahatsız edici derecede özensizdi.

Eleştirmenler sosyal medyada Duffy'nin paylaştığı haberi topa tutarken, muhafazakar yorumcu Charlie Sykes, "Bugün okuduğum en korkutucu şey. Ve bu çok şey demek" diye yazdı.

Trump'ı eleştiren avukat Ron Filipkowski şöyle sordu:

Bu konuda herhangi bir gözetim ya da şeffaflık olacak mı yoksa yine 'bana güven kardeşim' diyerek, konu hakkında soru soran herkesin DC ABD Savcılığı tarafından DOGE tacizi nedeniyle soruşturulduğu bir durum mu yaşayacağız?

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.