Kuzey Koreli askerler Ukrayna’dan çekildi mi?

Kuzey Kore ordusu martta kapsamlı bir tatbikat düzenlemişti (Reuters)
Kuzey Kore ordusu martta kapsamlı bir tatbikat düzenlemişti (Reuters)
TT

Kuzey Koreli askerler Ukrayna’dan çekildi mi?

Kuzey Kore ordusu martta kapsamlı bir tatbikat düzenlemişti (Reuters)
Kuzey Kore ordusu martta kapsamlı bir tatbikat düzenlemişti (Reuters)

Güney Kore, Rusya'nın kayıpların ardından Kuzey Koreli askerleri cepheden çektiğini savunuyor.  

Pyongyang’ın Ukrayna cephesine gönderdiği askerler savaş alanında uzun süredir görülmeyince, geri çekildiklerine dair iddialar gündeme gelmişti.

Amerikan gazetesi New York Times da, ABD’li ve Ukraynalı kaynaklara dayandırdığı 30 Ocak tarihli haberinde, Kuzey Koreli askerlerin cephede savaşmayı durdurduğunu yazmıştı.

Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi, bu iddiaları doğrulayarak Kuzey Koreli askerlerin ocak ortasında cepheden çekildiğini ileri sürdü.

Seul, Kuzey Koreli askerlerden 300'ünün öldüğünü, yaklaşık 2 bin 700'ünün de yaralandığını iddia etmişti.

İstihbarat yetkilileri, bu rakamları hatırlatarak Kremlin’in ağır kayıplar nedeniyle Kuzey Koreli savaşçıları Kursk’tan çektiğini savundu: 

Ocak ayının ortasından bu yana Rusya'nın Kursk bölgesinde konuşlanmış Kuzey Kore birliklerinin çatışmaya girdiğine dair herhangi bir işaret yok.

Ukraynalı ve Batılı yetkililere göre Kuzey Kore, Rus ordusuyla birlikte Ukrayna cephesinde savaşması için 11 bin asker göndermişti.

Güney Kore'de iktidardaki Halkın Gücü Partisi'nden (PPP) milletvekili Lee Seong-kweun, Pyongyang'ın askerlere ölümüne savaşma talimatı verdiğini de savunmuştu: 

Ölen askerlerin üzerinde bulunan notlar, Kuzey Koreli yetkililerin savaşçılara yakalanmadan önce intihar etmeleri ya da kendilerini bombayla patlatmaları için baskı yaptığını gösteriyor.

Ukrayna, Kuzey Koreli iki askerin yakalanadığını duyurmuştu. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bu askerleri Rusya'da tutulan Ukraynalı savaş esirleriyle takas edebileceklerini söylemişti. 

Independent Türkçe, Guardian, Politico



Tayvan olası Çin işgaline “İran-Ukrayna stratejisiyle” hazırlanıyor

 Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
TT

Tayvan olası Çin işgaline “İran-Ukrayna stratejisiyle” hazırlanıyor

 Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)

Tayvan, olası Çin işgaline karşı gemisavar füze cephaneliğini genişletiyor.

Reuters'ın analizine göre Taipei yönetimi, 2029'a kadar gemisavar füzelerinin sayısını 1800'ün üzerine çıkaracak.

Uçaklardan, gemilerden ve karadaki fırlatıcılardan ateşlenebilen bu füzeler, Tayvan'ın "asimetrik stratejisinin" bir parçası.

Bu stratejide Tayvan, Çin'in askeri üstünlüğünü düşük maliyetli füze ve drone'larla dengelemeyi hedefliyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Tayvan ordusundan yetkililere göre, olası işgal durumunda Çin'in bombardıman ve füze atışlarından sağ kurtulması planlanan bu savunma sistemi, adayı ablukaya alacak gemilere saldırılar düzenleyecek.  

Kaynaklar, Ukrayna ve İran'ın daha güçlü düşmanlara karşı mücadelede füze ve drone'ları kullanma stratejilerinin yakından takip edildiğini vurguluyor.

Tayvan'ın gemisavar cephaneliğinde ABD'nin tedarik ettiği Harpoon füzeleri ve yerli üretim Hsiung Feng füzeleri var.

Askeri uzmanlara göre, Çin'in Tayvan Boğazı'nı geçerek bir işgal başlatabilmesi için savaş gemileri ve sivil nakliye gemilerinden oluşan dev bir donanma konuşlandırması gerekecek.

Tayvan ise Çin filolarını adaya yaklaşmadan vurmaya başlamak istiyor.

Taipei merkezli askeri düşünce kuruluşu Ulusal Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nden Ou Si-fu, Tayvan Boğazı'nda bir "ölüm bölgesi" oluşturmak istediklerini belirtiyor. Bu bölgede yoğun ateş gücüyle Çin gemilerini püskürtmeyi hedeflediklerini söylüyor ve ekliyor:

Amacımız onların karaya çıkmasını ve görevlerini tamamlamasını engellemek, Çin Halk Ordusu'na ait her gemiyi imha etmek değil.

Diğer yandan Taipei yönetimi, savunmalarını güçlendirmek için ABD'nin askeri destek paketini onaylamasını bekliyor.

Beyaz Saray, aralık ayında Tayvan'a yönelik 11 milyar dolarlık silah satış paketini onaylamıştı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Kongre'nin onayından geçen 14 milyar dolarlık ikinci paketle ilgili kararını henüz vermedi.

Trump, Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'le geçen ayki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, paketle ilgili kararını kısa sürede açıklayacağını söylemişti.

Çin devlet medyasıysa Şi'nin, Trump'a "Tayvan meselesinin yanlış ele alınması halinde ABD ve Çin'in çatışmaya girebileceğini söylediğini" aktarmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Global Times


Karada zorlanan Rusya, Ukrayna’ya hava saldırılarını artırdı

Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)
Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)
TT

Karada zorlanan Rusya, Ukrayna’ya hava saldırılarını artırdı

Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)
Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)

Savaşta karada ilerlemekte zorlanan Rusya, Ukrayna'ya hava saldırılarını artırdı.

Son dönemde karada ilerleyişi neredeyse durma noktasına gelen Rus ordusu, Ukrayna'nın büyük şehirlerini yoğun şekilde bombalıyor.

Finlandiya merkezli araştırma kuruluşu Black Bird Group'tan John Helin, "Ruslar ivmeyi önemli ölçüde artırmanın bir yolunu bulamazsa, bu yıl Donbas'ı ele geçirme hedeflerini gerçekleştiremeyebilir" diyor.

Kuruluşun analizine göre Rus güçleri mayısta sadece 82 kilometrekarelik Ukrayna toprağını ele geçirdi. Bu rakam nisanda 94, martta ise 25 kilometrekareydi.

Geçen yıl mayısta Rus ordusu, 538 kilometrekarelik Ukrayna toprağını işgal etmişti. Bu rakam nisanda 226, martta ise 185 kilometrekareydi.

ABD merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü'nün raporunda da "Ukrayna güçleri, şu ana kadar Rusya'nın 2026 ilkbahar-yaz taarruzunu büyük ölçüde durdurdu ve Mayıs 2026'da Rus güçleri, Mayıs 2025'te ele geçirdikleri toprakların sadece bir kısmında varlık gösterebildi" deniyor.

Rusya'nın salı günü Ukrayna'daki çeşitli şehirlere hipersonik Zirkon füzeleri dahil 41 balistik füzeyle düzenlediği saldırılarda toplamda 23 kişi ölmüş, 130'dan fazla kişi yaralanmıştı.

Ukrayna ordusu bu füzeleri durdurmakta zorlanıyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü Yuriy Ihnat, İran savaşı nedeniyle Patriot füze stokunda sorunlar yaşandığını söylüyor:

Patriot sistemi için yeterli füze yok, bunların büyük bir kısmı Ortadoğu'da kullanıldı. Ayrıca bu tür saldırılara karşı daha az korunan bölgelere yönelik özellikle balistik füzeler kullanıyorlar.

 Rusya ise Ukrayna'nın son 24 saatte Belgorod bölgesine 100 kez saldırdığını, iki sivilin öldüğünü, üç kişinin de yaralandığını aktardı.

Ukrayna, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki bir petrol tesisini de vurdu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, forumdaki açıklamasında Ukrayna'ya saldırıların "gerektiği sürece devam edeceğini" söyledi.

Öte yandan Wall Street Journal, Rus elitlerinin 2022'den beri devam eden savaşa yaklaşımlarının değişmeye başladığını savunuyor.

Kremlin'e yakın şahin politikacıların Rusya'nın umduğu gibi açık ara bir zafer kazanamayacağını söylediği aktarılıyor.

Avrupa Birliği (AB) Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise ABD öncülüğünde yürütülen barış görüşmelerinin tıkandığına dikkat çekiyor:

Barış görüşmeleri tıkanmış durumda, henüz somut kazanımlar yok. Ruslar, askeri yolla elde edemedikleri aşırı taleplerini müzakere masasında Amerikalıların dile getirmesini bekliyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Guardian, CNN, Reuters, TASS 


Hamaney, ülkenin iç güvenliğini hedef alan ‘çok yönlü savaş’ konusunda uyarıda bulundu

Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)
Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)
TT

Hamaney, ülkenin iç güvenliğini hedef alan ‘çok yönlü savaş’ konusunda uyarıda bulundu

Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)
Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail’in İran içinde ‘şüphe, umutsuzluk, korku ve ayrılık’ yaratmaya çalıştığını belirterek, bunun iki ülkenin İran Silahlı Kuvvetleri karşısında uğradıkları ‘yenilginin’ ardından başvurduğu bir yöntem olduğunu söyledi.

Bugün Tahran’da, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ruhullah Humeyni’nin ölümünün 37’nci yılı dolayısıyla düzenlenen törende okunan yazılı mesajında Hamaney, ‘sinsi düşmanın’ yürüttüğünü söylediği savaşta, İran halkının direncini hedef aldığını ve yetkililerin hesaplarını bozmayı amaçladığını ifade etti. Mesajda, bu hedefe ulaşmak için kullanılan temel aracın ‘şüphe, umutsuzluk, korku, güvensizlik ve anlaşmazlık tohumları ekmek’ olduğu belirtildi.

Hamaney, İran halkını ‘direniş, basiret, birlik ve dayanışmayı koruma, karşılıklı güveni güçlendirme ve düşmanla aynı çizgide hareket etmeme’ yoluyla ‘düşmanın planlarını boşa çıkarmaya’ çağırdı. İranlılar arasında karamsarlık ve umutsuzluğun yayılmasına yol açacak her türlü adımın ise ‘düşmana yardım anlamına geldiğini’ savundu.

Mesajda ayrıca, ‘düşmanın İran'ın cesur silahlı kuvvetleri karşısında yenilgiye uğradığı’ öne sürülerek, bu nedenle şimdi İran’ın iç cephesini zayıflatmaya çalıştığı ifade edildi. İsrail, ‘hegemonya sistemine bağlı bir askerî karakol’ olarak nitelendirilirken, İran’ın ilerlemesini engellemeye çalışmakla suçlandı. ABD’nin ise ‘boyun eğmeyi reddettiği için İran halkıyla sorun yaşadığı’ iddia edildi.

Mesaj, Tahran Cuma İmamı Muhammed Cevad Hac Ali Ekberi tarafından, Humeyni’nin Tahran’ın güneyindeki türbesinde düzenlenen törende okundu. Tören, önceki yıllardan farklı olarak üst düzey siyasi ve askerî liderlerin katılımı olmadan gerçekleştirildi. Güvenlik koşulları nedeniyle alınan bu karar, geçmiş yıllarda yıllık anma konuşmasını bizzat yapan Ali Hamaney dönemindeki uygulamalardan ayrıştı.

Öte yandan, İran’ın ilk liderinin torunu Hasan Humeyni de önceki yılların aksine törende konuşma yapmadı. Organizasyon komitesi, Mücteba Hamaney’in mesajının bu yılki anma programının ana bölümünü oluşturduğunu açıkladı.

Geçtiğimiz mart ayında İran’a yönelik ilk ABD ve İsrail saldırılarında babası Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından ülkenin liderliğine getirilen Mücteba Hamaney, göreve başlamasından bu yana kamuoyu önüne çıkmadı. Hamaney’in açıklamaları bugüne kadar yalnızca İran medyasında yayımlanan veya resmî törenlerde okunan yazılı mesajlarla sınırlı kaldı.

Tahran Cuma İmamı Muhammed Cevad Hac Ali Ekberi, cep telefonundan canlı yayını izlerken İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in mektubunu okuyor. (AFP)Tahran Cuma İmamı Muhammed Cevad Hac Ali Ekberi, cep telefonundan canlı yayını izlerken İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in mektubunu okuyor. (AFP)

Tören alanında, bu etkinlikte her yıl geleneksel konuşmayı yapan eski İran Dini Lideri Ali Hamaney’in fotoğrafının yer aldığı bir koltuk hazırlandı. Devlet televizyonunun yayımladığı görüntülerde de tören alanında Humeyni ve Ali Hamaney’in fotoğraflarının yanında Mücteba Hamaney’in fotoğraflarının yer aldığı görüldü. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre törene katılanlar, İran İslam Cumhuriyeti bayraklarının yanı sıra Hizbullah bayrakları da taşıdı.

Mücteba Hamaney’in son mesajı, 28 Mayıs’ta İran parlamentosuna gönderdiği benzer içerikli uyarıları da tekrarladı. Hamaney o mesajında milletvekilleri ve siyasi elitlere, ‘haklı gerekçelere dayansa bile’ görüş ayrılıklarının çatışma ve bölünmeye dönüşmesine yol açabilecek adımlardan kaçınmaları çağrısında bulunmuştu. Ülkenin savaşın etkileriyle mücadele ettiği bir dönemde devlet kurumları arasında daha geniş bir eşgüdüme ihtiyaç duyulduğunu savunan Hamaney, siyasi aktörlerden toplumsal ve siyasi kutuplaşmayı derinleştirecek tutumlardan uzak durmalarını istemişti.

Söz konusu mesajında parlamentonun önceliğini ekonomik istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonun düşürülmesi, üretimin desteklenmesi ve savaşın ekonomik sonuçlarının giderilmesine vermesi gerektiğini belirten Hamaney, iç birliğin korunabilmesi için devlet kurumları arasında daha kapsamlı koordinasyonun şart olduğunu ifade etmişti.

Hamaney ayrıca o dönemde, ABD ile yürütülen müzakerelerde baş müzakereci olarak görev yapan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a övgüde bulunmuştu. Bu açıklama, Washington ile yürütülen görüşmelere yönelik iç kamuoyundaki eleştirileri yatıştırma girişimi olarak değerlendirilmişti.

​​​​​​​İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, Tahran’da düzenlenen Humeyni’nin 37. ölüm yıldönümü töreninde slogan atıyor. (Jamaran)İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, Tahran’da düzenlenen Humeyni’nin 37. ölüm yıldönümü töreninde slogan atıyor. (Jamaran)

ABD Başkanı Donald Trump salı günü yaptığı açıklamada İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelere ‘dahil olduğunu’ belirterek, sürecin olumlu ilerlemesi halinde ilerleyen dönemde kendisiyle görüşebileceğini söyledi.

Trump, Pod Force One adlı podcast yayınında yaptığı değerlendirmede, İranlı yetkililerin ‘İran Dini Lideri’nin müzakerelere onay verdiğini’ söylediklerini aktararak, İran’la ilgili durumun ‘hızla geliştiğini’ ve sürecin ‘oldukça olumlu bir noktaya ulaşabileceğini’ ifade etti.

Hamaney’in görüşmelerdeki rolüne ilişkin bir soru üzerine Trump, “Kesinlikle sürecin içinde” yanıtını verdi. İran Dini Lideri’nin ülkede büyük saygı gördüğünü düşündüğünü belirten Trump, daha önce kendisiyle hiç görüşmediğini de sözlerine ekledi. Trump, “Onunla tanışma fırsatım olmadı” dedi.

Trump ayrıca Hamaney’in sağlık durumuna da değinerek, ‘eğer anlatılanlar doğruysa’ çeşitli yaralanmalar geçirdiğini söyledi. Ancak buna rağmen müzakere sürecine onay veren kişinin Hamaney olduğunu savundu.

“Bana söylenen, onayı onun verdiği yönünde. Bu uzun zamandır böyle işliyor. Önce babası, şimdi kendisi. Bunun bir tür halefiyet süreci olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullanan Trump, İran Dini Liderliği’ndeki devamlılığa dikkat çekti.

Trump, Mücteba Hamaney ile görüşmeye açık olduğunu da belirterek, “Onunla görüşmek isterim. Herkesle görüşmek isterim. Sürecin nasıl ilerleyeceğine bağlı olarak bir noktada bir araya gelmemiz mümkün olabilir” dedi.