Afgan yetkililer kadınlara yönelik bir radyo istasyonunun yayınını askıya aldı

Begüm İstasyonu Mart 2021'de Dünya Kadınlar Günü'nde hizmete açıldı

28 Kasım 2021'de çekilen bu fotoğraf, Kabil'deki Begüm Radyosunda canlı derse katılan öğretmen ve öğrencileri gösteriyor, (Getty)
28 Kasım 2021'de çekilen bu fotoğraf, Kabil'deki Begüm Radyosunda canlı derse katılan öğretmen ve öğrencileri gösteriyor, (Getty)
TT

Afgan yetkililer kadınlara yönelik bir radyo istasyonunun yayınını askıya aldı

28 Kasım 2021'de çekilen bu fotoğraf, Kabil'deki Begüm Radyosunda canlı derse katılan öğretmen ve öğrencileri gösteriyor, (Getty)
28 Kasım 2021'de çekilen bu fotoğraf, Kabil'deki Begüm Radyosunda canlı derse katılan öğretmen ve öğrencileri gösteriyor, (Getty)

Afganistan Bilgi ve Kültür Bakanlığı, salı günü yapılan resmî açıklamada kadın radyo istasyonunun yayınını askıya aldığını duyurdu. Bakanlık yayının durdurulmasının, yabancı bir televizyon kanalına "izinsiz içerik ve program sağlanması"na atıfta bulunarak, "yayın politikalarının ihlali ve (lisansın uygunsuz kullanımı)" nedeniyle olduğunu belirtti.

Taliban'ın Enformasyon ve Kültür Bakanlığı salı günü yaptığı açıklamada, Afganistan'daki kadın radyo istasyonunu kapattığını duyurdu. Bu, yetkililerin yabancı medya ile çalıştığı iddiasıyla bir medya kuruluşunu ikinci kez kapatışı oldu.

Bakanlık açıklamasında, “Radyo Begüm yayın politikasını ihlal etti ve lisansını uygunsuz bir şekilde kullandı. “Bu karar, yabancı bir TV kanalına izinsiz içerik ve program sağlamak da dahil olmak üzere çeşitli ihlallerin ardından geldi” ifadelerini kullandı. Bakanlık, istasyonun geleceğini belirlemek için gerekli tüm belgelerin gözden geçirileceğini belirtti.

Radyo Begüm, Mart 2021'de, Taliban'ın iktidarı ele geçirmesinden beş ay önce, ABD ve NATO güçlerinin kaotik şekilde geri çekildiği bir dönemde, Dünya Kadınlar Günü'nde yayın hayatına başlamıştı.

Kanalın içeriği tamamen Afgan kadınlar tarafından üretilmektedir. Kardeş uydu kanalı Begum TV, Fransa'dan yayın yapmakta ve 7. sınıftan 12. sınıfa kadar Afgan müfredatını kapsayan eğitim programları yayınlamaktadır.

swdergty
Bir Afgan, Bank of Afganistan'ın Kabil'deki ofisinin bulunduğu binanın önünde yürüyor, 5 Şubat 2025 (AFP)

Aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler'in de bulunduğu insan hakları grupları salı günkü askıya alma kararını kınadı ve kararın iptal edilmesini talep etti.

Taliban iktidarı ele geçirdiğinden bu yana kadınları eğitimden, pek çok istihdam alanından ve kamusal alandan dışladı. Taliban'ın medya üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmasıyla birlikte gazeteciler, özellikle de kadınlar işlerini kaybetti.

wdefrtg5y6
Belh ilçesinde İslami bir okula giden Afgan kızları (4 Şubat 2025), (AFP)

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2024 Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Afganistan 180 ülke arasında 178. sırada yer aldı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığı rapora göre, bir önceki yıl 152. sırada yer alıyordu.

Enformasyon Bakanlığı, Radyo Begüm'ün hangi yabancı TV kanalıyla çalıştığının iddia edildiğini açıklamadı.

Taliban, geçtiğimiz mayıs ayında Afganistan'daki gazetecileri ve uzmanları Afganistan Uluslararası Televizyonu ile iş birliği yapmamaları konusunda uyarmıştı. Bu, Taliban'ın ilk kez belirli bir medya kuruluşuyla iş birliği yapılmaması konusunda uyarıda bulunmasıydı.

Kadınların eğitimini teşvik etmeyi amaçlayan ve kadınlar tarafından işletilen Kabil merkezli Radyo Begüm, Taliban'ın Enformasyon ve Kültür Bakanlığı'ndan görevlilerin, istasyonun Afgan başkentindeki merkezinde yaptıkları arama sırasında personeli kelepçelediğini belirtti.

Radyo tarafından salı günü yapılan açıklamada, “Görevliler, istasyonda çalışan kadın gazeteciler de dahil olmak üzere (Radyo Begüm) personeline ait bilgisayarlara, sabit disklere, dosyalara ve telefonlara el koydu. Herhangi bir üst düzey yönetici pozisyonunda bulunmayan iki erkek çalışanı da gözaltına aldı” denildi.

zxscdfvrgt
Burka giyen Afgan kadınlar Cüzcan vilayetinin Akça bölgesindeki bir pazarda sadaka istemek için yol boyunca oturuyor, 3 Şubat (AFP)

Bakanlık daha sonra, “yabancı bir TV kanalına izinsiz içerik ve program sağlanması” da dahil olmak üzere “yayın politikasının ihlali ve kanalın lisansının uygunsuz kullanımı” iddialarını gerekçe göstererek kanalın yayınının durdurulduğunu doğruladı.

Bakanlık söz konusu yabancı TV kanalının kimliğini açıklamadı, ancak kanalın geleceğine “zamanı geldiğinde” karar vereceğini belirtti.

Üç yıldan uzun bir süre önce iktidarı ele geçirmesinden bu yana Taliban (dünyanın çoğu tarafından tanınmayan militan bir İslamcı grup) Afganistan'daki medya ortamı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdı.

Başlangıçta kendilerini 1990'lardaki önceki yönetim dönemlerinin daha ılımlı bir versiyonu olarak sunmalarına, hatta kadınların üniversite seviyesine kadar eğitimlerine devam etmelerine izin verme sözü vermelerine rağmen, hızla geri adım attılar.
O zamandan bu yana kız çocuklarına ortaokulları kapattı, kadınların üniversiteye gitmesini yasakladı, STK'lar ve BM dahil birçok sektörde çalışmalarını engelledi, yanlarında bir erkek veli olmadan seyahat etmelerini kısıtladı, parklar ve spor salonları gibi halka açık yerlere girmelerini engelledi.

Taliban aynı zamanda katı bir dizi "iyiliği emredip kötülükten men etme" kanunları uyarınca şarkı söylemek, kitabı yüksek sesle okumak da dahil olmak üzere halka açık yerlerde kadınların sesini yasaklayarak, Radyo Begüm'ün kadın dinleyicilerine ulaşmasını zorlaştırdı.

Begüm'ün 2021 yılında yayın hayatına başlayan radyo istasyonu, ülke dışındaki bir TV kanalına içerik sağlamakla suçlanıyor. Afgan medyasının karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, ülkede çok sayıda kadın radyosu faaliyet göstermeye devam ediyor.

Begüm Radyo istasyonunun yayınının askıya alınması, medya savunma gruplarının Taliban'ın iktidara gelmesinden beri Afganistan'da medya özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların artmasından bahsettiği bir dönemde gerçekleşti.



ABD, İran'la "müzakerelerdeki çıkmazı kırmak" için hava saldırıları planlıyor

ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
TT

ABD, İran'la "müzakerelerdeki çıkmazı kırmak" için hava saldırıları planlıyor

ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)

ABD merkezli Axios sitesi, üç farklı kaynağın verdiği bilgiye dayandırdığı haberinde, ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) İran’a yönelik “kısa ve yoğun” bir dizi saldırı planı hazırladığı öne sürüldü. Haberde planın amacının, Tahran ile yürütülen müzakerelerdeki tıkanıklığı kırmak olduğu iddia edildi.

Şarku’l Avsat’ı Axiostan aktardığına göre söz konusu plana göre, hedef alınabilecek noktalar arasında altyapı unsurlarının da bulunduğu ve bu saldırıların ardından İran’a yeniden müzakere masasına dönme ve daha esnek bir tutum sergileme baskısı yapılmasının hedeflendiği belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump ise Axios’a yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD kaygılarını giderecek bir anlaşmayı kabul edene kadar ülkeye deniz ablukası uygulanacağını söyledi. Trump, Tahran’ın önce ambargonun kaldırılması ve ardından nükleer görüşmelere geçilmesi yönündeki önerisini ise reddettiğini ifade etti.

Trump, deniz ablukasının “bombalamadan daha etkili” olabileceğini savunarak, İran’ın ekonomik olarak zor durumda kaldığını ve daha kötü bir tabloyla karşılaşacağını dile getirdi. Ayrıca İran’ın nükleer silah sahibi olmasına kesinlikle izin vermeyeceğini vurguladı.

Trump’ın, İran’a yönelik baskıyı artırmak için deniz ablukasını temel araç olarak gördüğü, ancak Tahran geri adım atmazsa askerî seçeneğin de masada kalabileceği belirtildi. Trump’ın Axios ile yaptığı telefon görüşmesinde ise doğrudan askerî planlar hakkında ayrıntı vermekten kaçındığı ifade edildi.

İran tarafında ise resmi açıklamalar daha sert bir tona işaret etti. İranlı bir güvenlik kaynağı, ABD’nin deniz ablukasının “yakında eşi benzeri görülmemiş pratik adımlarla” karşılık bulacağını söyledi. Ayrıca İran Silahlı Kuvvetleri’nin diplomasiye zaman tanımak için itidalli davrandığı, ancak sabrın sınırsız olmadığı ve ablukanın sürmesi halinde “cezalandırıcı bir karşılık” verilebileceği ifade edildi.


Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlanan Allen, saldırıdan birkaç dakika önce selfie çekti

Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)
Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)
TT

Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlanan Allen, saldırıdan birkaç dakika önce selfie çekti

Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)
Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump’a suikast girişiminde bulunmakla suçlanan kişinin, saldırıyı gerçekleştirmeden dakikalar önce otel odasında selfie çektiği bildirildi.

Savcılar dün yaptıkları açıklamada, Cole Thomas Allen’ın cumartesi günü saat 20.30’dan kısa süre sonra saldırıyı gerçekleştirdiğini belirtti. Allen’ın Hilton Washington’deki odasından inerek, Trump ve üst düzey yetkililerin katıldığı medya yemeğinin düzenlendiği alt kattaki salona girmeye çalıştığı belirtildi.

Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)

31 yaşındaki zanlının güvenlik görevlileriyle yaşanan arbede sonrası etkisiz hale getirildiği, olay sırasında silah sesleri duyulduğu ancak ölen olmadığı kaydedildi.

Savcılara göre Allen, saldırıdan önceki son dakikalarını Trump’ın bulunduğu yere ilişkin haberleri takip ederek, silahlarını hazırlayarak ve otel odasında aynanın karşısında cep telefonuyla selfie çekerek geçirdi. Fotoğrafta siyah kıyafetler giydiği, kırmızı kravat taktığı, elinde bıçak, omuz kılıfı ve yetkililerin mühimmat çantası olduğunu belirttiği bir çanta bulunduğu görülüyor.

Şüphelinin odasından ayrılmasının ardından, arkadaşları ve ailesine eylemini açıklayan bir metin içeren zamanlanmış e-postalar gönderildiği ifade edildi.

Savcılar, “hayal edilemeyecek derecede kötü niyetli” olarak nitelendirdikleri saldırıya ilişkin hazırlıkların ayrıntılarını, Washington’daki federal mahkemeye sundukları ve zanlının kefaletle serbest bırakılmamasını talep ettikleri dilekçeyi de paylaştı. Dilekçede, “Mahkeme sanığı yargılama süresince tutuklu tutmalıdır” ifadesine yer verilerek, suçların siyasi niteliğinin ve suç işleme motivasyonunun devam etmesinin bu talebi güçlendirdiği vurgulandı.

Kaliforniya eyaletinde yaşayan ve yüksek eğitimli bir öğretmen olduğu belirtilen Allen’ın, Chicago üzerinden geçen manzaralı bir tren hattını kullanarak Washington’a geldiği ve yanında tüfek, tabanca ile çok sayıda bıçaktan oluşan bir cephanelik taşıdığı kaydedildi.

Savcılar ayrıca Allen’ın yolculuk sırasında doğa manzaralarına ilişkin notlar tuttuğunu, örneğin, Pennsylvania ormanlarını “küçük akan derelerle dolu geniş bir hayali diyar” olarak tanımladığını aktardı.

Şüphelinin otele giriş yaptıktan sonra güvenlik zafiyetine şaşırdığını belirterek, “Birden fazla silahla içeri girdim ve kimse beni tehdit olarak görmedi” şeklinde not yazdığı ifade edildi.

Ailesi ve arkadaşlarına gönderdiği e-postada “en üstten en alt düzeye kadar” yetkilileri hedef alacağını belirten Allen’ın, ABD Gizli Servisi veya diğer güvenlik görevlileri ile oteldeki misafirleri öldürmemeyi umduğunu belirttiği kaydedildi.

Mahkeme belgelerine göre Allen, otel girişine ulaştığında paltosunu çıkararak metal dedektörlerinden hızla geçti ve tüfeğini ateşlemeye hazır hale getirdi. Zanlının, yemeğin düzenlendiği salona çıkan merdivenlere doğru ateş açtığı, ardından bir Gizli Servis ajanının beş el ateş ettiği ancak Allen’ın vurulmadığı ve yere düşürülerek etkisiz hale getirildiği ifade edildi.

Dosyada, zanlının dizinden hafif yaralandığı, ancak silahla vurulmadığı bilgisine de yer verildi.


Trump, İran'a "uzun vadeli ambargo" uygulamayı değerlendiriyor

Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
TT

Trump, İran'a "uzun vadeli ambargo" uygulamayı değerlendiriyor

Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)

ABD’li kaynaklar, Donald Trump’ın İran limanlarına yönelik ablukayı aylarca uzatmayı değerlendirdiğini bildirdi. Bu adımın, Tahran’a “hızla akılcı davranması” ve bir anlaşmaya varması yönünde baskı yapılırken, savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların durakladığı ve Hürmüz Boğazı’nda gerilimin arttığı bir dönemle eş zamanlı geldiği ifade edildi.

Kaynaklara göre Trump, aralarında Chevron’un da bulunduğu enerji şirketlerinin yöneticileriyle, ablukanın uzaması halinde piyasaların nasıl sakinleştirilebileceğini görüştü. Bu gelişme, İran’ın nükleer dosyasına ilişkin görüşmelerin savaşın sona ermesi ve deniz taşımacılığı konularının çözümünden sonraya bırakılmasını öneren bir teklif sunmasının sonrasında geldi.

Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın “nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacağını bilmediğini” söyledi. Paylaşımına elinde otomatik tüfek tuttuğu bir fotoğrafını da ekleyen Trump, “Artık nazik adam yok” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington’u ablukaya ve iç bölünmelere dayanarak İran’ı teslim olmaya zorlamaya çalışmakla suçladı ve askeri ile siyasi yetkililer arasında “birlik” bulunduğunu vurguladı.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu üyesi Alaeddin Burucerdi ise Babülmendeb Boğazı’nın kapatılabileceği tehdidinde bulundu. İran devlet televizyonu ise bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, ABD’nin “deniz korsanlığı” olarak nitelendirdiği eylemlerinin sürmesi halinde “benzeri görülmemiş bir yanıt” verileceğini belirtti.

Denizcilik verileri, dün en az altı geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ve bunların çoğunun İran karasularını kullandığını gösterdi. Bu sayı, savaş öncesinde günlük 125 ila 140 geçişe kıyasla oldukça düşük kaldı. ABD Hazine Bakanlığı ise denizcilik şirketlerini, geçiş karşılığında İran’a herhangi bir ücret ödememeleri konusunda uyardı.