Trump Putin ile telefonda Ukrayna savaşını görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2018 yılında Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de gerçekleştirdikleri görüşmeden bir kare (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2018 yılında Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de gerçekleştirdikleri görüşmeden bir kare (Reuters)
TT

Trump Putin ile telefonda Ukrayna savaşını görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2018 yılında Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de gerçekleştirdikleri görüşmeden bir kare (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2018 yılında Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de gerçekleştirdikleri görüşmeden bir kare (Reuters)

ABD gazetesi New York Post, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna'daki savaş hakkında bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini söylediğini aktardı.

Başkan Trump, Air Force One uçağında Putin'le kaç kez görüştüğünü soran gazetecilere “Söylemesem daha iyi” yanıtını verdi

New York Post'un aktardığına göre Trump, “O (Putin) daha fazla insanın ölmesini istemiyor” ifadelerini kullandı.

Rusya'nın resmi haber ajansı TASS’a göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov bugün yaptığı açıklamada, Trump'ın sözlerini yorumlarken Putin ile Trump arasında telefon görüşmesi yapıldığına dair haberleri ‘ne doğrulayabileceğini ne de yalanlayabileceğini’ söyledi.

Washington'da Trump yönetiminin çalışmalarına başlamasıyla farklı kanallar üzerinden birçok temasın gerçekleştiğini söyleyen Peskov, “Elbette bu tür temasların çokluğu karşısında bazı noktaları şahsen bilmiyor ya da bunlardan habersiz olabilirim. Dolayısıyla bu durumda bunu ne doğrulayabileceğim ne de yalanlayabileceğim” ifadelerini kullandı.

ık8ol9p0
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

Peskov, ocak ayı sonlarında Putin'in Trump ile bir telefon görüşmesi yapmaya hazır olduğunu ve Moskova'nın Washington'dan da hazır olduğuna dair bir haber beklediğini açıklamıştı.

Trump, geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, savaşı sona erdirme konusunu görüşmek üzere birkaç gün içinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşebileceğini söylemişti.

Trump, New York Post'a yaptığı açıklamada, ‘Putin ile her zaman iyi bir ilişkisi olduğunu’ ve savaşı sona erdirmek için somut bir planının bulunduğu söyledi. Ancak Trump, planıyla ilgili daha fazla detay vermekten kaçındı.

ABD Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Umarım savaş derhal sona erer. İnsanlar her gün ölüyor. Ukrayna'daki bu savaş çok kötü. Bu lanet şeyi sona erdirmek istiyorum.”

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak cuma günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'ın Ukrayna ve Rusya Özel Temsilcisi Keith Kellogg ile aralarında gerçekleşen görüşmede, savaştaki son gelişmeleri ele aldıklarını ve gelecekteki toplantılarla ilgili ayarlamalar yaptıklarını söyledi.

asdefrgt
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna ve Rusya Özel Temsilcisi Keith Kellogg, 26 Ağustos 2020 (Reuters)

Yermak, görüşmede Kellogg'un Ukrayna ziyareti, Ukraynalı sivillerin güvenliği ve bu ay sonunda yapılması planlanan Münih Güvenlik Konferansı toplantıların ele alındığını söyledi.

Diğer taraftan Kellogg, Newsmax'a yaptığı açıklamada, 14-16 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek Münih Güvenlik Konferansı sırasında Avrupalı liderlerle görüşmeler yapacağını ve daha sonra planı açıklamak üzere Başkan Trump'a brifing vereceğini belirterek “Bizimle çalışmak isteyen ABD müttefikleriyle görüşeceğim” diye ekledi. ABD yönetiminin tarafları müzakerelere ikna etmek için kullanabileceği araçlar konusunda ise Kellogg, “Başkan (Trump), son üç yıldır devam eden bu katliamı sona erdirmek için gerektiğinde Amerikan gücünün tüm araçlarını kullanacaktır” ifadelerini kullandı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.