Trump Musk'a olan güvenini yineledi: ‘Yüz milyarlarca dolarlık dolandırıcılığın’ ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak

ABD Başkanı Donald Trump ve milyarder Elon Musk (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve milyarder Elon Musk (AFP)
TT

Trump Musk'a olan güvenini yineledi: ‘Yüz milyarlarca dolarlık dolandırıcılığın’ ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak

ABD Başkanı Donald Trump ve milyarder Elon Musk (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve milyarder Elon Musk (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal harcamaları kısma görevi verdiği Elon Musk'a güveninin tam olduğunu yineleyerek, milyarder müttefikinin usulsüz harcandığına inandığı ‘yüz milyarlarca doların’ ortaya çıkarılmasına yardımcı olacağını vurguladı.

Trump, Fox News'e verdiği demeçte, “Milyarlarca, yüz milyarlarca dolarlık sahtekarlık ve suistimal bulacağız… Biliyorsunuz ki insanlar beni bunun için seçti” dedi.

Musk, Trump'ın yakın danışmanı olduktan sonra federal harcamaları gözden geçirmek ve büyük ölçüde azaltmak için bir ‘verimlilik’ komisyonuna liderlik etmeye başladı.

ABD Başkanı görevde bulunduğu üç hafta içinde, federal harcamaları kısmayı amaçlayan bir dizi kararname imzaladı.

Ancak yönetim, Trump'ın sonlandırılması ya da küçültülmesi gerektiğine inandığı pek çok hükümet projesinin altını çizerken, yaygın bir sahtekarlığa dair herhangi bir kanıt sunulmadı.

Musk, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nı (USAID) kapatmak için benzeri görülmemiş adımlar atarak binlerce kişinin işten çıkarılmasına yol açtı. Ekibine, Hazine Bakanlığı aracılığıyla milyonlarca Amerikalının kişisel ve finansal verilerine erişim izni verilmesinin ardından da eleştiriler arttı.

Bir federal yargıç, yönetimin 2 bin 200 USAID çalışanını ücretli izne çıkarma planını askıya alan bir emir yayınladı. Ertesi gün başka bir yargıç Musk'ın komitesinin Hazine Bakanlığı'nın Amerikalıların hassas verilerini içeren ödeme sistemlerine erişimini engelleyen acil bir emir yayınladı.

Fox News'e konuşan Trump, yargı kararını eleştirerek ‘buna yüzde 100 karşı olduğunu’ söyledi. USAID'i yanlış yapmakla suçlayan Trump, “Dolandırıcılık, israf, suiistimal ve hükümete sokulan her şeyi çözmek zorundayız. Gitmemesi gereken yerlere giden yüz milyonlarca dolar paradan bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.

Fox News'e verdiği demeçte Trump, Cumhuriyetçilerin sürekli eleştirdiği Eğitim Bakanlığı bütçesinin incelenmesi için bir iki gün içinde Musk'a talimat vereceğini söyledi. Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Trump, 2025 bütçesi yaklaşık 850 milyar dolar olan ABD Savunma Bakanlığı’ndaki (Pentagon) harcamaları gözden geçirme sözünü yineleyerek, “Daha sonra orduya yöneleceğim” dedi.

Diğer yandan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz NBC'ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Pentagon'un tedarik süreçlerinde köklü reformlar yapmak için iş dünyası liderlerine ihtiyacımız var. Mevcut mekanizmalar çok pahalı ve zaman alıcı.”

Demokrat Temsilci Mark Pocan'a göre Elon Musk'ın rolü, şirketlerinin ABD hükümetiyle 20 milyar dolardan fazla olmak üzere milyarlarca dolarlık sözleşmesi olması nedeniyle eleştiriliyor.

Öte yandan Trump Kanada'yı ilhak etme fikrinin ciddi bir fikir olduğunu yineledi. “Kanada 51. ABD eyaleti olsa iyi olur, çünkü yılda 200 milyar dolar kaybediyoruz” dedi.

Dış denetçi

Musk'ın mali israfı adil bir şekilde durdurma becerisine güvenip güvenmediği sorulduğunda Trump, zengin iş adamının ve şirketlerinin yönettiği komisyondan mali olarak fayda sağlamadığını teyit ederek “Hiçbir şey kazanmıyor” dedi.

‘Anayasaya saldırı’ uyarısında bulunan ve ABD Başkanı’nın yaklaşımının ‘hükümetin milyarderler tarafından ele geçirilmesine’ yol açacağını söyleyen Senatör Chris Murphy de dahil olmak üzere Demokratlar Trump'ın çabalarını eleştirdi. Murphy, ABC News'in ‘Bu Hafta’ programında şunları söyledi: “Başkan paranın nasıl ve nereye harcanacağını belirleyebilmek istiyor ki, böylece siyasi dostlarını ödüllendirip siyasi düşmanlarını cezalandırabilsin.”

Ancak Kongre'deki en kıdemli Cumhuriyetçi olan Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Trump'ın yetkisini aşacağı ya da USAID gibi kurumlar da dahil olmak üzere federal hükümeti elden geçirmek için acele edeceği yönündeki korkuları küçümsedi. Super Bowl'u Trump'la birlikte New Orleans stadyumundaki bir locada izleyecek olan Johnson, Elon Musk'ı, ‘kamu maliyesinin inanılmaz suiistimallerini’ ortaya çıkaran bir ‘dış denetçi’ olarak tanımladı.



Florida valisi, havaalanının adının Trump'ın adıyla değiştirilmesini öngören yasayı imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)
TT

Florida valisi, havaalanının adının Trump'ın adıyla değiştirilmesini öngören yasayı imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Florida Valisi Ron DeSantis, Beyaz Saray'da daha önce yaptıkları bir görüşmede (Reuters)

ABD'nin Florida eyaleti Valisi Ron DeSantis, dün Palm Beach Uluslararası Havalimanı'nın adını “Başkan Donald J. Trump Uluslararası Havalimanı” olarak değiştirmek üzere bir yasa tasarısını imzaladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre havalimanının isminin değiştirilmesi için Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA) onayı ve hak anlaşmalarının tamamlanması gerekiyor.

FAA’nın yaptığı açıklamada, “Havaalanının isminin değiştirilmesi yerel bir konudur ve Federal Havacılık İdaresi havaalanının isminin değiştirilmesini onaylamamaktadır” denildi.

Açıklama şöyle devam etti: «Ancak Federal Havacılık İdaresi, navigasyon haritalarının ve veritabanlarının güncellenmesi dahil olmak üzere bazı idari görevleri tamamlamak zorundadır.»

Havaalanı, Donald Trump'ın sahibi olduğu Mar-a-Lago tatil beldesine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Ocak 2025'te Beyaz Saray'a döndüğünden beri Trump, Washington'daki “John F. Kennedy” Sahne Sanatları Merkezi'ne adını eklemek gibi kamu kurumlarına damgasını vurmaya çalışıyor.


İsrail ordusu, Lübnan'da barış gücü askerlerinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma başlattığını doğruladı

İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)
İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'da barış gücü askerlerinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma başlattığını doğruladı

İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)
İsrail ve Hizbullah arasında tırmanan çatışmalar sırasında bir UNIFIL aracı Lübnanlı bir askerin yanından geçiyor (Reuters)

İsrail ordusu bugün Lübnan'da birkaç barış gücü askerinin ölümüyle ilgili soruşturma başlattığını ve ölümlerden Hizbullah'ın sorumlu olabileceğini belirtti.

Barış gücü askerlerinin öldürülmesinin ardından, Fransa'nın talebi üzerine BM Güvenlik Konseyi'nin bugün acil bir toplantı yapması planlanıyor.

İsrail ordusu, “Telegram” uygulaması üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu olaylar, koşulları netleştirmek ve bunların Hizbullah'ın mı yoksa İsrail ordusunun mu faaliyetinin sonucu olduğunu belirlemek için titizlikle soruşturuluyor” ifadelerini kullandı.

“Bu olayların aktif bir çatışma bölgesinde meydana geldiğine dikkat çekmek gerekir” diyen ordu, “bunun sorumlusu olduğunun varsayılmaması” çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Güney Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), dün, İsrail ile “Hizbullah” arasındaki savaşın ortasında, Güney Lübnan'da meydana gelen bir patlamada Endonezya uyruklu iki personelinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu olay, 24 saat içinde meydana gelen ikinci olay olup, daha önce güçten üçüncü bir personel hayatını kaybetmişti.

UNIFIL yaptığı açıklamada, “Güney Lübnan'da meydana gelen trajik olayda, kaynağı bilinmeyen bir patlama sonucu Beni Hayyan yakınlarında araçları tahrip olan iki askerin hayatını kaybettiğini” ve “ biri ağır olmak üzere iki askerin daha yaralandığını” duyurdu.


Pentagon, Hegseth'in İran savaşı öncesinde bir savunma fonunda hisse satın almaya çalıştığı iddialarını yalanladı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)
TT

Pentagon, Hegseth'in İran savaşı öncesinde bir savunma fonunda hisse satın almaya çalıştığı iddialarını yalanladı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), dün Financial Times'ın, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in aracı bir kişisinin ABD-İsrail'in İran'a saldırısından önce büyük savunma şirketlerine büyük bir yatırım yapmaya çalıştığı iddiasını içeren haberinin doğruluğunu reddetti ve haberin geri çekilmesini talep etti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Pentagon sözcüsü Sean Parnell, "Bu iddia tamamen yanlış ve uydurmadır" dedi.

Financial Times, konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynağa atıfta bulunarak, ABD Savunma Bakanı adına çalışan bir aracının, savaştan önceki haftalarda büyük savunma şirketlerine büyük bir yatırım yapmaya çalıştığını bildirdi.

Haberde ayrıca, Hegseth'in Morgan Stanley'deki brokerinin, ABD'nin Tahran'a karşı askeri operasyonunu başlatmasından kısa bir süre önce, şubat ayında BlackRock ile şirketin aktif savunma sanayii borsa yatırım fonuna milyonlarca dolar yatırım yapma konusunda iletişime geçtiği belirtildi.

Gazete haberinde, aracı kurum Higseth tarafından müzakere edilen yatırım anlaşmasının, geçen yıl mayıs ayında piyasaya sürülen fonun Morgan Stanley müşterileri tarafından henüz satın alınamaz durumda olması nedeniyle sonuçsuz kaldığı belirtildi.

Haberde, aracı kurumun ABD Savunma Bakanı adına yatırım yapma yetkisinin olup olmadığı veya Higseth'in aracı kurumun eylemlerinden haberdar olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadı.

BlackRock konuyla ilgili yorum yapmayı reddederken, Morgan Stanley ve ABD Savunma Bakanlığı Reuters'ın yorum taleplerine yanıt vermedi.

Bu yatırım girişimine ilişkin rapor, ABD Başkanı Donald Trump'ın önemli politika kararları öncesinde finans piyasalarında ve tahmin piyasalarında (belirsiz gelecekteki olayların sonuçlarına dayalı sözleşmelerin alım satımına olanak sağlayan dijital işlem platformları) yapılan anlaşmaların daha geniş olarak incelendiği bir dönemde yayınlandı.