Sudan'da Rus deniz üssü kurulmasına ilişkin anlaşmahttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5111677-sudanda-rus-deniz-%C3%BCss%C3%BC-kurulmas%C4%B1na-ili%C5%9Fkin-anla%C5%9Fma
Sudan'da Rus deniz üssü kurulmasına ilişkin anlaşma
Lavrov, Sudan Dışişleri Bakanı Ali Yusuf el Şerif'i dün Moskova'da kabul etti (AP)
Moskova ve Hartum arasında Sudan'da bir Rus deniz askeri üssü kurulmasına ilişkin “anlaşma” dün Rusya'nın başkentinde açıklandı.
Sudan Dışişleri Bakanı Ali Yusuf el-Şerif tarafından Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yapılan görüşmelerin sonunda açıklanan anlaşma, yıllar süren müzakerelerin sonucunda gerçekleşti.
Anlaşma, Rus savaş gemilerinin Kızıldeniz'deki hareket özgürlüğünü genişletiyor ve Moskova'ya üsse 300 askeri personel ve dört gemi konuşlandırma hakkı veriyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rusya bunun karşılığında, Sudan ordusunu gelişimi için gerekli silah ve askeri teçhizat konusunda destekleyecek.
Lavrov, basın toplantısında askeri üs konusuna değinmekten kaçındı ancak görüşmeler sırasında tarafların Sudan'da devam eden savaşa özellikle dikkat ettiklerini söyledi. Sudan'daki durum istikrara kavuştuğunda ilişkilerin daha da geliştirilmesi için koşulların yaratılacağını ve öncelikli alanlardan birinin Afrika devletinin mineral kaynak tabanının geliştirilmesine yardımcı olmak olacağını ifade etti.
Trump, İran Hürmüz’de geçiş ücreti uygularsa müzakereleri bitirmekle tehdit ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5288034-trump-i%CC%87ran-h%C3%BCrm%C3%BCz%E2%80%99de-ge%C3%A7i%C5%9F-%C3%BCcreti-uygularsa-m%C3%BCzakereleri-bitirmekle-tehdit-etti
Trump, İran Hürmüz’de geçiş ücreti uygularsa müzakereleri bitirmekle tehdit etti
Fotoğraf: Reuters
ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın ABD’ye Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden herhangi bir geçiş ücreti alınmadığını belirtti. Trump, “Eğer bu bilgi yanlış çıkarsa, müzakereler derhal sona erer” dedi.
Bu arada Pakistan, ABD ile İran arasındaki teknik görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlayacağını duyurdu. Açıklama, Washington ile Tahran arasında İran’ın nükleer tesislerinin denetlenmesi konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğü bir dönemde geldi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi de Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ajans müfettişlerinin İran’daki nükleer tesisleri ziyaret edeceğini doğruladı.
Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın süresiz nükleer denetimleri kabul ettiğini söylemişti. Ancak Tahran, müzakerelerde böyle bir taviz verdiğini reddetti. Bu durum, taraflar arasında varılan kırılgan anlaşmanın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Grossi: İran’daki nükleer tesislerin denetimi ‘kaçınılmaz olarak gerçekleşecek’https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5288030-grossi-i%CC%87ran%E2%80%99daki-n%C3%BCkleer-tesislerin-denetimi-%E2%80%98ka%C3%A7%C4%B1n%C4%B1lmaz-olarak-ger%C3%A7ekle%C5%9Fecek%E2%80%99
Grossi: İran’daki nükleer tesislerin denetimi ‘kaçınılmaz olarak gerçekleşecek’
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi (DPA)
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi bugün yaptığı açıklamada, UAEA müfettişlerinin ABD ile İran arasında varılan geçici anlaşma kapsamında İran’daki nükleer tesisleri ziyaret edeceğini söyledi. Bu açıklama, denetimlerin kapsamı ve zamanlaması konusunda Washington ile Tahran arasında süren tartışmalara rağmen denetimlerin yeniden başlayacağına ilişkin UAEA’dan şimdiye kadar gelen en güçlü işaret olarak değerlendirildi.
İran’ın nükleer programı ile zenginleştirilmiş uranyum stoklarının durumunu doğrulamakla görevli başlıca kurum olan UAEA’nın tutumu, ABD ile İran’ın geçen hafta savaşı sona erdirmek ve 60 günlük bir müzakere süreci başlatmak amacıyla vardığı mutabakatın uygulanmasında kritik önem taşıyor.
Grossi, Japonya’daki Fukuşima Daiichi Nükleer Santrali’nde düzenlediği basın toplantısında, “İki ülkenin liderleri tarafından imzalanmış bir mutabakat zaptı bulunuyor” dedi. Söz konusu anlaşmanın, ‘nükleer malzemeler ve nükleer tesislerle ilgili faaliyetlerin tamamen UAEA’nın denetimine tabi olacağını açıkça öngördüğünü’ belirtti.
Denetimlerin gerçekleştirileceğini vurgulayan Grossi, “Açık olan şu ki denetimler yapmamız gerekecek. Bunun iki gün sonra mı, bir hafta sonra mı yoksa on gün sonra mı gerçekleşeceği önemli olmakla birlikte esas mesele değil. Söyleyebileceğim şey, bunun gerçekleşeceğidir” ifadelerini kullandı.
Grossi, ABD ile İran arasında denetimlerin geleceğine ilişkin ortaya çıkan görüş ayrılıklarını ise ‘söz düellosu’ olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme, iki tarafın dün İran’daki nükleer tesislerin UAEA müfettişlerine açılıp açılmayacağı konusunda birbirleriyle çelişen açıklamalar yapmasının ardından geldi.
Washington ile Tahran arasındaki görüş ayrılığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın uzun süreli ve ‘en üst düzeyde’ denetimleri kabul ettiğini söylemesine karşılık, İran Dışişleri Bakanlığı’nın zarar gören nükleer tesislerde yeni denetimlerin şu aşamada gündemde olmadığını açıklamasıyla belirginleşmişti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Grossi, UAEA’nın İran’da denetim faaliyetlerini ‘fiilen’ gerçekleştireceğini belirterek, Tahran ile yürütülen görüşmelerin şu aşamada sürecin uygulama boyutuna odaklandığını söyledi.
Grossi, “Yakın zamanda takvim, prosedürler ve denetimlerin gerçekleştirileceği yerler dahil olmak üzere mekanizmaları ve operasyonel ayrıntıları netleştirmek için çalışacağız” dedi.
ABD ile İran, geçen hafta savaşı sona erdirmeye yönelik genel ilkeleri içeren 14 maddelik bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Söz konusu belge, başta İran’ın nükleer programı, uluslararası denetim mekanizmaları ve yaptırımlar olmak üzere ihtilaflı konulara ilişkin daha kapsamlı uzlaşıların sağlanması amacıyla 60 gün sürecek müzakerelerin önünü açmıştı.
Tahran yönetimi, Bürgenstock görüşmelerinin ardından gerçekleştirilen teknik temaslar sonucunda, İslamabad mutabakatının uygulanması için dört çalışma grubu oluşturulduğunu açıkladı. Bu grupların; yaptırımların kaldırılması, nükleer dosya, yeniden imar ve ekonomik kalkınma ile uygulamanın denetlenmesi başlıklarında faaliyet göstereceği ve Yüksek Müzakere Komitesi’nin gözetiminde çalışacağı bildirildi.
Grossi’nin açıklamaları, UAEA’nın Haziran 2025’te İran ile İsrail arasında yaşanan ve 12 gün süren savaşın ardından İran’daki ana uranyum zenginleştirme tesislerine erişim sağlayamaması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Söz konusu tesislerin, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını barındırdığı değerlendiriliyor.
Tahran yönetimi savaş sonrasında UAEA müfettişlerinin bazı nükleer tesisleri ziyaret etmesine izin vermişti. Bu kapsamda Buşehr Nükleer Santrali de denetime açılırken, İran’ın nükleer programının en hassas unsurları arasında görülen uranyum zenginleştirme tesislerine erişim ise engellenmişti.
Uydudan çekilen bir fotoğraf, geçtiğimiz haziran ayında ABD’nin düzenlediği hava saldırılarının ardından Natanz uranyum zenginleştirme tesisinde oluşan çukurları gösteriyor. (Reuters)
UAEA, söz konusu tesislere erişim sağlanamamasının, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının durumunun doğrulanmasını ve zenginleştirme faaliyetlerinde kullanılan santrifüj zincirlerinin denetlenmesini engellediğini belirtiyor.
UAEA’nın ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi alanındaki uzmanların değerlendirmelerine göre İran, teorik olarak askerî bir program yürütme kararı alması halinde yaklaşık 10 nükleer silah üretimine yetecek miktarda yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyuma sahip bulunuyor. Ancak Tahran yönetimi, nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlar taşıdığı yönündeki tutumunu sürdürüyor.
İran ayrıca, nükleer silaha sahip olmayan ülkeler arasında uranyumu yüzde 60 saflık oranına kadar zenginleştiren tek ülke konumunda bulunuyor. Bu oran silah yapımında kullanılan seviyenin altında kalsa da geleneksel sivil nükleer programların ihtiyaçlarının oldukça üzerinde kabul ediliyor.
Washington ile Tahran arasında varılan geçici anlaşmanın temel unsurlarından biri de İran’ın uranyum stoklarındaki zenginleştirme seviyesinin mevcut yüksek oranlardan aşağı çekilmesini öngörüyor. Bu nedenle UAEA müfettişlerinin yeniden sahaya dönmesi, söz konusu taahhüdün uygulanıp uygulanmadığının doğrulanması açısından kritik önem taşıyor.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Grossi’nin açıklamalarına yanıt vererek, saldırıya uğrayan tesislere veya nükleer malzemelere erişim izni verilmesine yönelik herhangi bir planın şu aşamada bulunmadığını söyledi.
Garibabadi, İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmeler sırasında Grossi ile herhangi bir toplantı yapılmadığını, bunun Grossi’nin talebine rağmen gerçekleşmediğini söyledi. Garibabadi, zarar gören nükleer tesislere ve nükleer malzemelere erişim konusunun ancak nihai anlaşma çerçevesinde ve karşı tarafın tüm yaptırımların kaldırılmasına yönelik somut adımlar atmasının ardından ele alınacağını belirtti.
Tahran’ın, ‘önce uygula, sonra oldu bittiye getir’ yaklaşımını medya üzerinden dayatmaya yönelik girişimleri kabul etmeyeceğini vurgulayan Garibabadi, kamuoyuna yönelik açıklamalarla müzakere sürecine yön verilmesine karşı çıktı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de dün yaptığı açıklamada, UAEA müfettişlerinin ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan nükleer tesisleri denetlemek üzere davet edilmediğini, bu tür ziyaretlere izin verilmesine yönelik herhangi bir planın bulunmadığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın bu tutumuna tepki göstererek, Tahran’ın denetim planlarının bulunmadığı yönündeki açıklamalarının ‘yanlış’ olduğunu ifade etti. Trump, UAEA müfettişlerinin ‘uygun zamanda’ İran’da sahada görev yapacağını belirtti.
Bekayi’nin açıklamaları, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın İsviçre’deki görüşmeler sırasında İran’ın UAEA müfettişlerinin ülkeye geri dönmesine izin vermeyi kabul ettiğini söylemesinin ardından gelmişti.
Taraflar arasındaki bu görüş ayrılığı, İran’ın uranyum zenginleştirme seviyesinin düşürülmesi karşılığında petrol ihracatına yönelik yaptırımlarda bazı muafiyetler öngören geçici anlaşmanın ilk maddelerinin uygulanmaya başlandığı bir dönemde yaşanıyor. Anlaşma ayrıca taraflara daha kapsamlı bir uzlaşıya varabilmeleri için iki aylık müzakere süresi tanıyor.
Bununla birlikte, mutabakat zaptının sağladığı ateşkes ortamı erken sınamalarla karşı karşıya bulunuyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin sürmesi ve Hizbullah ile İsrail arasında Lübnan’da yeniden şiddet olaylarının yaşanması, bölgede kırılganlığın devam ettiğine işaret ediyor. Ancak bu gelişmeler şu ana kadar geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmedi.
Grossi’nin açıklamaları, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Körfez turuna çıktığı döneme denk geldi. Rubio, turunun ilk durağı olan Abu Dabi’de, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile kapalı bir görüşme ve çalışma yemeği gerçekleştirdi. Rubio’nun daha sonra Kuveyt ve Bahreyn’e geçerek, ABD-İran mutabakatının uygulanması ve bunun bölgesel yansımaları konusunda ülke liderleriyle görüşmeler yapması bekleniyor.
ABD ordusu: DEAŞ lideri Suriye'nin kuzeybatısında düzenlenen hava saldırısında öldürüldühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5288012-abd-ordusu-dea%C5%9F-lideri-suriyenin-kuzeybat%C4%B1s%C4%B1nda-d%C3%BCzenlenen-hava-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1nda
ABD ordusu: DEAŞ lideri Suriye'nin kuzeybatısında düzenlenen hava saldırısında öldürüldü
ABD Ordusu'na ait bir asker, Ortadoğu'da yeri açıklanmayan bir bölgede Patriot hava savunma sisteminde bakım yapıyor (ABD Ordusu- AFP)
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) bugün "X" platformunda yaptığı açıklamada, geçen hafta Suriye'nin kuzeybatısında düzenlenen hava saldırısında üst düzey bir DEAŞ liderinin öldürüldüğünü duyurdu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة