ABD merkezli raporlar: İsrail bu yıl İran'ın nükleer tesislerini vurmayı düşünüyor

İran'ın Natanz Nükleer Tesisi’nin bulunduğu alan (Arşiv - AP)
İran'ın Natanz Nükleer Tesisi’nin bulunduğu alan (Arşiv - AP)
TT

ABD merkezli raporlar: İsrail bu yıl İran'ın nükleer tesislerini vurmayı düşünüyor

İran'ın Natanz Nükleer Tesisi’nin bulunduğu alan (Arşiv - AP)
İran'ın Natanz Nükleer Tesisi’nin bulunduğu alan (Arşiv - AP)

Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün, eski ABD Başkanı Joe Biden döneminin son günlerinde hazırlanan bir ABD istihbarat değerlendirmesinde, İsrail'in bu yıl İran'ın nükleer tesislerine yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlemeyi düşündüğü sonucuna varıldığını aktardı. Gazetenin konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberde rapora göre İsrail’in geçtiğimiz yıl İran'daki askeri tesislere düzenlediği saldırılar sonucunda İran'ın zayıfladığını düşüncesiyle bu durumdan faydalanmayı planladığı belirtildi.

Yetkililer, bu sonuçların Biden yönetiminin görev süresinin sona ermesiyle birlikte yeni yıla girerken hazırlanan analitik bir değerlendirmede yer aldığını söyledi. Geçtiğimiz yıl İran'ın askeri yeteneklerinin kötüleşmesinin ardından Ortadoğu'da yüksek riskli askeri faaliyetlerin artması riskinin altını çizdi.

Konu hakkında bilgi sahibi iki kaynağa göre istihbarat değerlendirmesi İsrail'in Başkan Donald Trump yönetimine saldırıyı desteklemesi için lobi yapacağını gösteriyor. Trump'ın eski Başkan Biden’a kıyasla İran’a yönelik saldırıya katılmaya daha istekli olduğunu düşünen İsrail, Tahran'ın nükleer silah arayışını durdurmak için fırsatı kaçırmaktan korkuyor.

Gazetenin ABD'li bir yetkiliden aktardığına göre ABD istihbarat servisleri Trump yönetiminin ilk günlerinde İsrail'in İran'ın nükleer tesislerini vurmayı düşündüğünü teyit eden ikinci bir rapor daha hazırladı. Rapora göre ABD'li askeri yetkililer, İsrail tarafından İran'ın nükleer tesislerine yönelik ağır tahkimatla düzenleyeceği saldırı için ABD’nin askeri desteği ve teçhizatının gerekli olabileceğini düşünüyor.

İsrail basını geçtiğimiz aralık ayında askeri yetkililere dayandırdığı haberlerde İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırı için hazırlıklarını sürdürdüğünü duyurdu. İsrail gazetesi Times of Israel'e konuşan yetkililer, bunun Ortadoğu'da Tahran yanlısı grupların zayıflaması ve Suriye'de Beşşar Esed rejiminin düşmesinin ardından gerçekleştiğini ve ordunun İran'ın izole edilmesinin onu nükleer programını hızlandırmaya itebileceğine inandığını söylediler.

Şarku’l Avsat Times of Israel'den aktardığı habere göre İsrail ordusu, özellikle İsrail Hava Kuvvetleri'nin Suriye'nin hava savunma sistemlerinin büyük çoğunluğunu yok etmesine olanak sağlayan Esed rejiminin düşüşü başta olmak üzere Ortadoğu'daki son değişiklikler çerçevesinde mevcut durumu İran'ın nükleer tesislerini vurmak için bir fırsat olduğuna inanıyor.



NYT: Mücteba Hamaney’in bilinci açık ancak durumu ciddiyetini koruyor

Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)
Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)
TT

NYT: Mücteba Hamaney’in bilinci açık ancak durumu ciddiyetini koruyor

Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)
Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)

İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in, babası ve selefi Ali Hamaney’nin öldürüldüğü ABD-İsrail ortak hava saldırısında ağır yaralandı. Şarku’l Avsat’ın The New York Times’tan (NYT) aktardığı habere göre Yetkililer, İran liderinin bilincinin açık olduğunu ancak durumunun ciddiyetini koruduğunu ifade etti.

Gazete ismi açıklanmayan İranlı yetkililere dayandırdığı haberinde, yeni liderin “en azından şu aşamada” karar alma yetkisini İran Devrim Muhafızları generallerine devrettiğini aktardı.

Şarku’l AVsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’nin  aktardığı habere göre Mücteba Hamaney’in görevi devralmasından bu yana kamuoyu önüne çıkmaması ve yalnızca yazılı açıklamalarla yetinmesi, sağlık durumu ve hayatta olup olmadığına dair spekülasyonlara yol açtı.

Haberde, 28 Şubat’taki hava saldırısında ağır yaralanmasına rağmen Hamaney’in “bilincinin açık olduğu” ve “süreçlere dahil olmaya devam ettiği” vurgulandı.

Gazeteye göre Hamaney, bacaklarından birine üç ayrı ameliyat geçirdi ve protez takılması planlanıyor. Ayrıca elinden de ameliyat edilen Hamaney’in bu bölgedeki fonksiyonlarını kademeli olarak geri kazandığı ifade edildi.

Yüzünde ve dudaklarında ciddi yanıklar oluştuğu, bu durumun konuşmasını zorlaştırdığı ve ilerleyen dönemde estetik cerrahiye ihtiyaç duyacağı da belirtildi.

Güvenlik gerekçeleriyle Hamaney ile doğrudan temasın sınırlı olduğu, kamuoyuna yalnızca kendi el yazısıyla kaleme alınmış mesajların ulaştırıldığı aktarıldı.

Haberde ayrıca, Devrim Muhafızları komutanlarının Hamaney’i ziyaret etmediği, ancak aynı zamanda kalp cerrahı olan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın tedavi sürecine nezaret eden isimler arasında yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, Devrim Muhafızları generallerinin ABD ve İsrail ile yaşanan savaşı “rejimin varlığına yönelik bir tehdit” olarak gördüğü, ancak bu tehdidin artık “kontrol altına alındığı” değerlendiriliyor.

Generallerin, özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukayı da kapsayan askeri stratejinin yönetimini üstlendiği kaydedildi.


Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor

Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor
TT

Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor

Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor

Washington bugün (Perşembe) uluslararası diplomasinin ağırlık merkezi olarak yeniden öne çıkıyor. Başkentte, ABD’nin doğrudan himayesinde Lübnan ile İsrail arasında yürütülen görüşmelerin ikinci ve “kritik” turu gerçekleştirilecek. Bu tur, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesin kalıcı hale getirilmesi amacıyla düzenleniyor. Söz konusu ateşkes, iki taraf arasında onlarca yıl sonra gerçekleşen ilk doğrudan temasın ürünü olmuştu. Ancak diplomasi masasının, güney sınırındaki gerilimin sürmesi nedeniyle “sarsıntılı bir zemin” üzerinde zorlu bir sınavla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

Arabulucular “Nisan mutabakatlarını” güçlendirmeye çalışırken, bölgenin başka bir cephesinde tansiyon yükseliyor. ABD ile İran arasındaki gerilim, uluslararası sularda daha sert bir aşamaya geçmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda mayın döşediği tespit edilen teknelere “ateş açılması” yönünde donanmaya talimat verdiğini açıkça duyurdu. Trump ayrıca, ABD mayın temizleme gemilerinin kapasitesinin “üç katına çıkarıldığını” ve boğaz üzerinde “tam kontrol” sağlanmasının hedeflendiğini belirterek, İran yeni bir anlaşmayı kabul edene kadar boğazın “sıkı şekilde kapalı” kalacağını ifade etti.

ABD’nin bu baskısına İran sahada karşılık verdi. Tahran yönetimi, biri küresel deniz taşımacılığı devi MSC grubuna ait olmak üzere iki konteyner gemisine el koydu. Bu adımın, birkaç gün önce ABD güçlerinin Hint Okyanusu’nda bir İran petrol tankerine müdahale etmesine yanıt olarak atıldığı değerlendiriliyor.

Washington’daki diplomasi trafiği ile Hürmüz Boğazı’ndaki askeri gerilim arasında sıkışan bölge, sınır diplomasisi ile deniz ve enerji hatları üzerindeki güç mücadelesinin iç içe geçtiği son derece karmaşık bir tabloyla karşı karşıya bulunuyor.


Prens Harry’den Ukrayna’ya sürpriz ziyaret

Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
TT

Prens Harry’den Ukrayna’ya sürpriz ziyaret

Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)

İngiliz Prens Harry, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşa dikkat çekmek amacıyla Kiev’i ziyaret etti. Alman Haber Ajansı’nın aktardığına göre Harry, “kendi ülkesindeki ve dünyanın dört bir yanındaki insanlara” savaşı hatırlatmak istediğini belirtti.

İngiliz Haber Ajansı ise ITV News’ün, Harry’nin Perşembe sabahı Polonya’dan trenle Kiev’e varışını görüntülediğini bildirdi. Görüntülerde Harry’nin tren istasyonunda perondaki insanları selamladığı görüldü.

drgrftbgr
Prens Harry, Kiev tren istasyonuna varışında bir kadına sarılıyor (Reuters)

Prens Harry, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Ukrayna’ya geri dönmek güzel” dedi.

Harry ayrıca, “kendi ülkesindeki ve dünya genelindeki insanlara Ukrayna’nın karşı karşıya olduğu durumu hatırlatmak” istediğini vurgulayarak, son derece zor koşullar altında her gün ve her saat olağanüstü çaba gösteren siviller ve ortaklara destek vermek istediğini ifade etti.

Ukrayna’yı “Avrupa’nın doğu kanadını cesaretle ve başarıyla savunan bir ülke” olarak nitelendiren Harry, “Bunun önemini göz ardı etmemek gerekiyor” dedi.