Övgü ile eleştiri arasında... Trump-Putin ilişkisinde öne çıkan noktalar neler?

ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin, dün telefonda 90 dakika süren bir görüşme gerçekleştirerek iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açtı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2018 yılında Finlandiya'da düzenlenen bir toplantının başında el sıkıştılar. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2018 yılında Finlandiya'da düzenlenen bir toplantının başında el sıkıştılar. (AP)
TT

Övgü ile eleştiri arasında... Trump-Putin ilişkisinde öne çıkan noktalar neler?

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2018 yılında Finlandiya'da düzenlenen bir toplantının başında el sıkıştılar. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2018 yılında Finlandiya'da düzenlenen bir toplantının başında el sıkıştılar. (AP)

ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin, dün telefonda 90 dakika süren bir görüşme gerçekleştirerek iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açtı.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post'tan aktardığına göre Trump'ın ilk dönemindeki ilişkiler, dramatik ve öngörülemezdi. Söz konusu dönemdeki ilişkiler, Putin'in diplomatik zaferleri ve ABD başkanının sert çizgiler çizdiği anlarla noktalandı.

hy6u78ı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki son telefon görüşmesini manşetlerine taşıyan gazeteler (Reuters)

İşte ABD Başkanı'nın ilk döneminde Trump ve Putin arasındaki ilişkide öne çıkan bazı önemli anlar:

Seçimlere müdahale

Trump'ın ilk döneminde Putin ile olan etkileşimleri, Moskova'nın Trump'ın 2016 seçimlerine müdahale ettiği yönündeki suçlamaların gölgesinde kaldı. Hem CIA hem de FBI, Rusya'nın seçimlere müdahale ettiği sonucuna varmış olsa da Trump bu bulguları defalarca sorguladı. ABD hükümetinin değerlendirmelerine göre müdahale, diğer yöntemlerin yanı sıra, halkı kutuplaştırmak ve seçim sürecini baltalamak için bir etki kampanyası, oylama sistemlerini bozma girişimleri ve Demokrat Parti ağlarının ve personelinin Rusya tarafından hacklenmesi şeklinde gerçekleşti.

Ancak Putin müdahaleyi reddetti ve Trump da ona inandı. İkili 2018'de Helsinki'de ortak bir basın toplantısı için yan yana geldi ve Trump, Putin'in söz konusu iddiayı ‘çok güçlü’ bir şekilde yalanladığını söyledi.

scdfgrthy
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump 2018 yılında Helsinki'de gerçekleştirdikleri görüşme öncesinde (AFP)

Trump, Rusya'nın müdahalesine yönelik soruşturmanın ‘tam bir cadı avı’ olduğunu söyleyerek kendi Adalet Bakanlığı ile çelişti.

Trump'ın sözleri Moskova'da büyük yankı uyandırdı; Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov o sırada zirvenin ‘harikadan da öte’ olduğunu söyledi.

Övgü ve eleştiri

Hem Trump hem de Putin birbirlerinin yeteneklerini -zekâ ve güç açısından- övdüler.

Trump'ın ilk seçim kampanyası sırasında Putin onun ‘çok etkileyici ve yetenekli bir adam’ olduğunu söyledi.

Trump ise Barack Obama henüz görevdeyken Putin için şöyle demişti: “Liderlik konusunda AA aldığını düşündüğümü söyleyebilirim.”

2016 seçim kampanyası sırasında Trump Obama'yı defalarca Putin ile kıyasladı. Trump, “Putin'in ülke üzerinde çok güçlü bir kontrolü var. O bu sistemde kesinlikle bir liderdi, bizim başkanımızın lider olduğundan çok daha fazla” dedi.

Eylül 2016'da bir NBC muhabiri Trump'a Putin ile olan ilişkisini sordu. Başkan şöyle cevap verdi: “Eğer o benim hakkımda harika şeyler söylerse, ben de onun hakkında harika şeyler söylerim.”

Putin, Trump'ın ilk seçim zaferinden sonra bir radyo röportajında şunları söyledi: “İş dünyasında başarı elde edebilmesi, onun akıllı bir insan olduğunu gösterir.”

Şubat 2017'de Fox News'ten Bill O'Reilly Trump'ı Rusya Devlet Başkanı’nı övmeye çağırdı. O'Reilly “Putin bir katil” deyince Trump şöyle cevap verdi: “Çok fazla katil var. Bizde de bir sürü katil var. Peki, bizim ülkemizin o kadar masum olduğunu düşünüyor musunuz?”

Suriye

Trump ilk döneminde ABD askerlerini Suriye'den çekeceğini açıklayarak müttefiklerini şaşırttı, Putin'e güç verdi ve DEAŞ'ı savuşturan Kürt güçlerini belirsizlik içinde bıraktı. ABD askerlerinin çekilmesi, Moskova'nın iç savaş boyunca desteklediği Suriye'de tartışmasız uluslararası arabulucu olacağı anlamına geliyordu.

Aynı yılın başlarında Trump, Suriye'de Beşşar Esed rejimi altında yaşanan ölümlerden Putin'i sorumlu tutarak nadir görülen bir şekilde Putin'i eleştirmişti.

Ukrayna

Trump yönetimi ilk olarak 2017 yılında ayrılıkçılara karşı savaşında yardımcı olması için Ukrayna'ya Javelin füzeleri ve rampalarının satışını onayladı.

İki yıl sonra Trump, Ukrayna'ya Kongre tarafından onaylanmış yüz milyonlarca dolarlık güvenlik yardımını dondurdu. Yardımın dondurulması, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin daha fazla Javelin füzesi istediği ve Trump'ın Zelenskiy'den bir ‘iyilik’ istediği (Demokrat başkan adayı Joe Biden'ın yanı sıra oğlu Hunter'ın Ukrayna'daki iş ilişkileri hakkında bilgi almak) telefon görüşmesinin ardından geldi. Trump, Zelenskiy’nin talebini reddetti.

2022 yılında Trump bir radyo programında Rus ordusunu ‘barış gücü’ olarak tanımlayan açıklamalar yaptı. Daha sonra Putin'in savaştan önce Ukrayna sınırlarına yaptığı yığınağı, ‘çok ileri’ gitmeden ve ‘Ukrayna'ya girmek gibi talihsiz bir karar’ vermeden önce bir müzakere taktiği olarak övdüğünü söyledi.

2024 seçim kampanyası sırasında Trump, başkan olarak Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa derhal son vereceğini defalarca vurguladı.

Skripal saldırısı

Trump'ın eski bir Rus istihbarat görevlisine yönelik suikast girişimine verdiği tepki 2018 yılında mercek altına alındı.

4 Mart 2018'de İngiliz vatandaşı ve eski Rus istihbarat görevlisi Sergey Skripal ve kızı, sakin bir İngiliz kasabası olan Salisbury'de bir parktaki banka uzanmış halde ölüme yakın bir halde bulundu.

Daha fazla bilgi ortaya çıktıkça, İngiltere bu açık saldırıyı hızlı ve güçlü bir şekilde kınadı. Dönemin Başbakanı Theresa May 12 Mart'ta şunları söyledi: “Bir İngiliz kasabasında sinir gazı kullanılarak gerçekleştirilen bu cinayet girişimi sadece Skripallere karşı işlenmiş bir suç değildir; Birleşik Krallık'a karşı ayrım gözetmeyen ve pervasız bir eylemdir.”

Rus hükümeti olayda herhangi bir rolü olduğunu reddetti.

Aynı zamanda basında çıkan haberlere göre Trump başlangıçta sert bir yanıt verme konusunda isteksiz görünüyordu. Sonunda ABD yönetimi Moskova'ya geniş kapsamlı yaptırımlar uyguladı.

Aynı yılın ekim ayında Trump verdiği bir röportajda, Rusya Devlet Başkanı'nın suikast ve zehirleme olaylarına karışmış ‘olabileceğini’ söyledi, ancak “Bu bizim ülkemizde değil” dedi.



Ukrayna, Birleşik Krallık'ta drone fabrikası açtı

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
TT

Ukrayna, Birleşik Krallık'ta drone fabrikası açtı

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)

Ukrayna'nın ilk drone üretim fabrikası çarşamba günü Suffolk'ta faaliyete geçti ve bu da Britanya'nın savunma sanayisine ivme kazandırdı.

Ukraynalı firma Ukrspecsystems, Mildenhall ve Elmsett'teki tesislerine 200 milyon sterlin (yaklaşık 12 milyar TL) yatırım yaptı. Sözkonusu yerlerde ve Birleşik Krallık'ın (BK) daha geniş tedarik zincirinde 500'e kadar iş yaratması bekleniyor.

Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Luke Pollard şunları söyledi:

Ukrspecsystems'in yeni fabrikası, BK'nin desteğine duyulan güvenin bir göstergesi ve uluslarımızın savunma sanayileri arasındaki derinleşen işbirliğinin altını çiziyor. Bu yatırım, İngiltere'nin doğusunda 500'e kadar yeni iş yaratacak, savunmayı büyümenin motoru haline getirecek ve Ukrayna'nın Putin'in saldırganlığına karşı kendini savunmasına yardımcı olacak.

BK daha önce Ukrayna'daki Ukrspecystems fabrikalarından 80'den fazla SHARK ve Mini-SHARK drone'u sipariş etmiş ve fabrikanın açılışını iki ülke arasındaki 100 Yıllık Ortaklığın "açık bir göstergesi" diye nitelemişti.

2014'te kurulan firma, Britanya Savunma Bakanlığı'na göre Şubat 2022'den bu yana Vladimir Putin'in savaş makinesine yaklaşık 3 milyar dolar zarar veren çeşitli drone'lar üretiyor.

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni çarşamba günü yaptığı açıklamada, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi.

Sosyal medyada, "Ukrayna, sürekli füze saldırıları, altyapı yıkımı ve üretim tesislerine yönelik tehditler arasında bir savaş veriyor. Dolayısıyla BK'de üretimin başlatılmasının derin bir stratejik mantığı var" ifadelerini kullandı.
 

sdvfbgh
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin eski komutanı Zalujni, 2014'te kurulan üretici Ukrspecsystems'in drone'larının cephede etkinliğini kanıtladığını söyledi (Valeri Zalujni/X)

Bu, odak noktasının Ukrayna’dan kayması anlamına gelmiyor. Bu, ortak yeteneklerimizin genişletilmesi ve üretimin sürekliliğini garanti eden ikinci bir savunma hattının oluşturulması.

Zalujni, mühendislik uzmanlığı merkezinin Ukrayna'da kalacağını, üretiminse Britanya'nın savunma sanayisine entegre edileceğini söyledi.

Ukrayna'nın savunma sanayisi, Rusya'yla 4 yıllık savaş boyunca hızla büyüdü. Üretim kapasitesinin bu yıl 50 - 55 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarının yüzde 50'sinden fazlasını karşılıyor.

Kiev ayrıca 4 yıl sonra ilk kez malzeme ve hizmet ihracatına yeniden başlamaya hazırlanıyor.

xcvfbg
Ukrayna'nın üretim kapasitesinin bu yıl 50 - 55 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarının yüzde 50'sinden fazlasını karşılıyor (Valeri Zalujni / X)

Kiev Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkan Yardımcısı Davyd Aloian, geçen hafta ülkenin 2026'da birkaç milyar dolarlık mal ve hizmet ihraç edebileceğini ve bunun savaş öncesi ihracatın izin verdiğinden "önemli ölçüde daha yüksek" bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Ukrspecsystems'in internet sitesinde şirketin BK'de British Eagle Eye Innovations Ltd ve Digital Concepts Engineering Ltd'yle birlikte 1Force konsorsiyumunun bir parçası olarak çalıştığı belirtiliyor.

Independent Türkçe


Trump'ın baş ticaret sorumlusu son gümrük vergilerinin geçici olduğunu açıkladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın baş ticaret sorumlusu son gümrük vergilerinin geçici olduğunu açıkladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın en üst düzey ticaret müzakerecisi, Yüksek Mahkeme'nin Trump'ın kapsamlı Kurtuluş Günü" tarifelerini iptal etmesinin ardından açıkladığı yüzde 10 ya da 15'lik gümrük vergisinin, Trump aksini iddia etse de Kongre adım atmadıkça yalnızca 150 gün yürürlükte kalabileceğini kabul etti.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, çarşamba günü Bloomberg News'a, Trump'ın geçen haftaki Yüksek Mahkeme kararının ardından tüm ithalatlara küresel olarak yüzde 10 vergi uygulama kararının, Trump'ın 1977 tarihli ve gümrük vergilerinden hiç bahsetmeyen bir yasa uyarınca keyfi olarak uygulamaya koymayı iddia ettiği, artık geçersiz kılınmış vergilerle "süreklilik" sağlamayı amaçlayan "geçici, 150 günlük bir yetki" olduğunu söyledi.

Trump'ın Amerikan ticaret yasasının az bilinen bir bölümü olan 122. Madde uyarınca uyguladığı bu gümrük vergileri, ancak Kongre'nin özel izniyle 150 günlük sürenin ötesinde yürürlükte kalabiliyor.

Ancak Trump, gümrük vergilerini uzatmak için yasama organının adım atmasına gerek olmadığını savunuyor.

Başkan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 122. Madde de dahil kullandığı yetkilerin "zaman içinde kendini kanıtlamış ve onaylanmış" olduğunu iddia ederek, "Kongre'nin adımına gerek duyulmayacağını" belirtti.

Greer ayrıca, kamuoyu yoklamalarına göre Amerikalıların büyük çoğunluğu tarafından genel olarak beğenilmese de yönetimin "bu politikayı sürdürmek" için Trump'ın yasadışı vergi planını "alternatif araçlarla yeniden yapılandırmayı" planladığı uyarısını yaptı.

"Sadece uygulamanın yasal dayanağı değişecek" dedi.

ABD ticaret müzakerecisinin Trump'ın gümrük vergisi yetkisinde bazı sınırlamalar olduğunu kabul etmesi, ülkenin muhafazakar çoğunluğa sahip yüksek mahkemesinin, Carter döneminden kalan yasanın kendisine herhangi bir gerekçeyle ithalat vergisi koyma yetkisi vermediği gerekçesiyle, Trump'ın 1977 Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nı kullanarak gümrük vergisi uygulayamayacağına hükmetmesinin üzerinden bir hafta geçmeden gerçekleşti.

Karar, Trump'ın tüm gümrük vergilerini değil, sadece 1970'lerde çıkan yasa kapsamında uygulananları etkiledi. Bu, nisanda "Kurtuluş Günü" diye adlandırdığı etkinlikte duyurduğu "karşılıklı" gümrük vergilerini ve özellikle Kanada, Çin ve Meksika'ya fentanil akışını durdurmak için uygulanan gümrük vergilerini de içeriyordu.

Trump, tek taraflı gümrük vergisi politikasının büyük bir kısmını iptal eden 6'ya 3'lük Yüksek Mahkeme kararına sert tepki göstererek, kararı "son derece üzücü" diye nitelendirmiş ve imza politikasını desteklemeyen mahkemedeki Cumhuriyetçi atamalarından "kesinlikle utandığını" belirtmişti.

Trump, "Aptallık ediyorlar ve RINO'larla radikal sol Demokratlara uşaklık yapıyorlar... Vatanseverlikten son derece uzaklar ve Anayasamıza ihanet ediyorlar" dedi ve kendisine karşı karar veren üç muhafazakar yargıcın (Baş Yargıç John Roberts ve onun atadığı iki yargıç, Yargıç Neil Gorsuch ve Yargıç Amy Coney Barrett) "Sadece İsim Olarak Cumhuriyetçi" (Republicans In Name Only) olduklarını belirten bir kısaltma kullandı.

Independent Türkçe


İsrail ziyaretini 10 milyar doları aşan anlaşmalarla tamamlayan Modi, onur madalyasına layık görüldü

Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
TT

İsrail ziyaretini 10 milyar doları aşan anlaşmalarla tamamlayan Modi, onur madalyasına layık görüldü

Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, iki gün süren İsrail ziyaretini, toplam değeri 10 milyar doları aşan ortak anlaşmalara imza atarak tamamladı. Ancak ziyaret sırasında kendisine İsrail Parlamentosu tarafından verildiği duyurulan ve “tarihi ve benzeri görülmemiş bir onur” olarak sunulan sözde “Knesset Nişanı”nın niteliği konusunda İsrail’de tartışmalar yaşandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

İsrail ziyareti boyunca Modi ve Netanyahu arasındaki samimiyet, vedalaşma anında da gözlemlendi. Netanyahu, “İsrail halkı sözlerinle derinden etkilendi; tek bir kuru göz kalmadı. Yahudi-Hint kardeşliğini yeniden tesis ediyorsun. ABD ile birlikte en güçlü demokrasi ittifakını kuruyoruz” diye konuştu. Modi’nin bu sözler karşısında duygulandığı kaydedildi.

Bununla birlikte İsrail’in ziyarete verdiği önem yalnızca duygusal mesajlarla sınırlı kalmadı. İki hükümet arasında çeşitli alanlarda 16 mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmaların toplam değerinin 10 milyar dolar olduğu belirtildi.

vfdvdf
Narendra Modi, Binyamin Netanyahu ve eşinin hazır bulunduğu törende, İsrail Knesset ziyaretçi defterini imzaladı (AFP)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, söz konusu anlaşmaların “iki ülkenin güvenlik, ekonomi ve kültür alanlarında kazançlı çıkacağı stratejik bir ittifakı pekiştirdiğini” söyledi. Herzog, Modi’nin kendisine yaptığı resmi Hindistan davetini yakın zamanda yerine getirme sözü verdi.

Önemli bir iş birliği durağı

Ziyaret, Kudüs’teki King David Hotel’de gazetecilerle (soru alınmaksızın) gerçekleştirilen basın açıklamasıyla sona erdi. Netanyahu ve Modi, görüşmelerin içeriğini özetleyen açıklamalarda bulundu.

Netanyahu, “Ziyaret ve sonuçları birçok açıdan olağanüstüydü. Görüşme kısa ama verimli ve etkileyiciydi.” Tarafların “somut planlar” üzerinde çalıştığını belirten Netanyahu, ilerleyen dönemde Hindistan’da ortak bir hükümet toplantısı düzenleneceğini açıkladı.

Netanyahu, iki ülkenin geleceğinin inovasyona dayandığını vurgulayarak, İsrail ve Hindistan’ın “geçmişleriyle gurur duyduklarını ancak moderniteye inanan iki çağdaş ülke olarak geleceği birlikte yakalamaya kararlı olduklarını” söyledi.

scsd
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)

Modi ise ziyaretinin “iki ülke ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası” olduğunu belirtti. Hindistan ile İsrail arasındaki iş birliğinin güvenlik, tarım, su, kalkınma ve iş gücü alanlarında güçlendiğini ifade eden Modi, “İsrail ile karşılıklı fayda sağlayacak bir serbest ticaret anlaşmasını yakında sonuçlandıracağız” dedi.

Modi ayrıca savunma alanında geliştirme, üretim ve teknoloji transferi konularında ortaklığa gidileceğini söyledi ve iki ülkenin ilişkilerini “özel bir stratejik ortaklık” seviyesine yükselttiğini belirterek bunu “doğal ve vizyoner bir gelişme” olarak nitelendirdi.

Hindistan Başbakanı, Gazze konusunda temasların sürdüğünü de kaydederek, “Hindistan terörü en güçlü ifadelerle kınamıştır ve her türden teröre izin verilmemesi gerektiğine inanmaktadır” dedi. Modi, ABD Başkanı Donald Trump’ın planını da överek güçlü destek verdiğini ve bunun bölgede gerçek bir barışın önünü açabileceğini söyledi.

Askerî ittifakın taçlandırılması

Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesi, ziyareti Hindistan ile İsrail arasında stratejik askerî ittifakın taçlandırılması olarak değerlendirdi. İsrail sağının önde gelen isimlerinden Albay Yoni Stepoun, ziyareti “uluslararası siyasette tarihi bir kırılma” şeklinde tanımladı. Stepoun, “Avrupa merkezli eski dünya sona erdi. Bugün ABD var ve biz ile Hindistan onun müttefikleriyiz. Uluslararası satranç tahtasında bir oyuncu haline geldik. Avrupa bizi kuşatırken bu ziyaret konumumuzu güçlendiriyor ve gücümüzü teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

Haaretz gazetesi ise Netanyahu’nun ziyaret sırasındaki coşkusuna dikkat çekti. Gazete, Netanyahu’nun Modi’ye sarıldığı anlarda son yıllarda görülmeyen bir sevinç sergilediğini yazdı ve “Başı gökyüzündeydi, ancak ayakları İsrail iç siyasetinin çamuruna saplanmıştı” yorumunu yaptı. Bu değerlendirme, hükümetin yargı sistemi ve yönetim yapısına ilişkin reform girişimleri nedeniyle muhalefetin Netanyahu ile Knesset Başkanı Amir Ohana’nın konuşmalarını boykot etmesine atıfla yapıldı.

Konu edilen nişan tartışması

Kanal 12’nin siyasi analisti Ben Caspit ise, Çarşamba günü Knesset Başkanı Amir Ohana tarafından Modi’ye takdim edilen ve “Knesset Nişanı” olarak adlandırılan ödülün niteliğine ilişkin tartışmalara dikkat çekti. Ohana, bunun İsrail Parlamentosu tarihindeki ilk ve en yüksek nişan olduğunu söylemişti.

Ancak Caspit, “Knesset’te nişan sistemi yoktur; bu tür bir nişanı kararlaştıran bir komite de bulunmamaktadır” diyerek açıklamaların şaşkınlık yarattığını belirtti.

Caspit’e göre Modi’ye verilen nişan “ilk bakışta göründüğü gibi saf altın değil, altın kaplama bronzdan yapılmıştı; yani değeri düşük ve devlet liderlerine layık olmayan bir nesneydi.”