Riyad toplantısı ABD-Rusya ilişkilerinde normalleştirme zemini hazırlarken taraflar Ukrayna-Rusya savaşını sonlandırmak için de ekipler oluşturma konusunda anlaştı

TT

Riyad toplantısı ABD-Rusya ilişkilerinde normalleştirme zemini hazırlarken taraflar Ukrayna-Rusya savaşını sonlandırmak için de ekipler oluşturma konusunda anlaştı

Riyad toplantısı ABD-Rusya ilişkilerinde normalleştirme zemini hazırlarken taraflar Ukrayna-Rusya savaşını sonlandırmak için de ekipler oluşturma konusunda anlaştı

ABD ve Rusya heyetleri Salı günü Riyad'da gerçekleştirdikleri görüşmelerin sonunda, iki ülkenin diplomatik misyonlarında çalışan personelin geri dönmesi, ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi ve Ukrayna'da çözüm için üst düzey bir ekip kurulması konularında anlaşarak olumlu bir ilerleme kaydetmeyi başardı.

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Diriye Sarayı'nda gerçekleşen görüşmelerin verimli geçtiğini vurgulayan iki taraf, görüşmeleri “ileriye doğru atılmış önemli bir adım” olarak nitelendirdi.

xcsdvfgrt
ABD ve Rusya Dışişleri Bakanları Riyad'daki görüşmeleri sırasında (SPA)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına son vermenin tüm tarafların taviz vermesini gerektireceğini” vurgulayarak “Avrupa'nın da görüşmelerin bir parçası olacağını” belirtti. Rubio, “Avrupa Birliği'nin de bir noktada müzakere masasında bulunması gerekecek çünkü onun da uyguladığı yaptırımlar var” dedi.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın başkanlığında ve Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı El-Aiban'ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantılar, Krallığın ABD ve Rusya'yı birbirine yakınlaştırma ve küresel güvenlik ve istikrarı destekleme çabalarının bir parçası niteliğinde.

sfvg
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı Musaed al-Aiban ABD-Rusya toplantısı başlamadan önce (SPA)

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Rubio ve Lavrov Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesi için müzakerelerde bulunmak üzere ekipler atamaya karar verdi. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tammy Bruce, Rubio ve Lavrov'un Ukrayna'daki çatışmayı mümkün olan en kısa sürede kalıcı, sürdürülebilir ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir şekilde sona erdirecek bir yol üzerinde çalışmaya başlamak üzere üst düzey ekipler atama konusunda anlaştıklarını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı şunları söyledi: “Bu kanalları devam ettirebilmemiz için aktif ve normal işleyebilen diplomatik misyonlara sahip olmamız gerekecek.”

csdfvgt
İki taraf diplomatik misyonların geri dönmesi ve Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çalışma gruplarının oluşturulması konusunda anlaştı (AFP)

Rubio, Ukrayna'daki savaşın sona ermesi halinde Washington ve Moskova arasındaki ilişkilerin gelişebileceğini vurguladı. Rubio gazetecilere şunları söyledi: "Rusya ile ortaklık için olağanüstü fırsatlar var. Bu fırsatları ortaya çıkarmanın anahtarı Ukrayna'da Şubat 2022'den beri devam eden bu çatışmayı sona erdirmekten geçer. Amaç bu çatışmayı adil, kalıcı ve ilgili tüm taraflar için kabul edilebilir bir şekilde sona erdirmektir.”

ABD'li Bakan ayrıca Rus tarafıyla yapılan görüşmelere ev sahipliği yaptığı için Riyad'a teşekkür etti.

Riyad'ın ev sahipliği yaptığı görüşmelerin sonuçlarını memnuniyetle karşılayan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise şu değerlendirmelerde bulundu: “İlişkilerin normalleşmesinin sabote edilmesine izin vermemek için ilişkilerin normalleştirilmesi gerekir.

Bugün bunun üzerinde çalıştık. Açıkçası, sonuçlar vardı, her şey konuşulmadı, ancak iki başkanın görüşmesine göre daha fazla çalışma için ilk yaklaşım belirlendi ve Amerikalıların bu hareketi aktif bir şekilde ilerletme konusundaki kararlılığını hissettik ve bunun üzerinde çalışacağız. Görüşmenin çok faydalı olduğunu düşünüyorum, sadece dinlemedik, birbirimizi dinledik ve ABD tarafının pozisyonumuzu daha iyi anladığına inanmak için nedenlerim var" dedi.

fvdgbhnjm
Riyad'daki ABD-Rusya görüşmesinden bir bölüm (Rusya Dışişleri Bakanlığı)

Lavrov ülkesinin “Ukrayna'nın NATO üyeliğini ya da farklı bir bayrak altında faaliyet gösterseler bile NATO askeri güçlerinin orada bulunmasını kabul etmeyeceğini” söyledi.

Lavrov sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün meslektaşlarımıza Başkan Putin'in defalarca vurguladığı şeyi açıkladık. NATO'nun genişlemesi ya da Ukrayna'nın NATO'ya katılımı, Rusya Federasyonu'nun çıkarlarına ve egemenliğimize yönelik doğrudan bir tehdittir. Bugün NATO ülkelerinden silahlı kuvvetlerin sahte bir bayrak altında, Avrupa Birliği bayrağı altında ya da herhangi bir ülkenin bayrağı altında ortaya çıkmasının bu konuda hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini açıkça ifade ettik.

Elbette bu bizim için kabul edilemez bir durumdur.”

Ukrayna'daki savaşa ilişkin müzakerelerin toprak ve güvenlik garantileri üzerine odaklanacağını ifade eden ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz “Bu, geçmişte gördüğümüz gibi geçici bir son değil, savaşa son veren kalıcı bir son olmalı, toprakla ilgili bazı tartışmalar olacak, güvenlik garantileriyle ilgili tartışmalar olacak.”

zxcsdfvgt
Suudi destekli ABD-Rusya görüşmeleri Riyad'da başladı (Reuters)

Rusya Devlet Başkanlığı Yardımcısı Yuri Ushakov Rus ve ABD heyetleri arasındaki görüşmelerin iyi geçtiğini söylerken, Rus yetkili Putin ve Trump arasında önümüzdeki hafta bir zirve toplantısı yapılmasını olasılığını reddetti.

Ushakov, “Rusya ve ABD başkanlarının görüşmesinden önce yoğun bir çalışma yürütmemiz gerekiyor, Rusya ve ABD ikili ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştı ve bu her iki ülkenin de çıkarına” dedi.



CENTCOM, USS Abraham Lincoln liderliğindeki bir taarruz grubunun bölgeye konuşlandırıldığını doğruladı

ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)
ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)
TT

CENTCOM, USS Abraham Lincoln liderliğindeki bir taarruz grubunun bölgeye konuşlandırıldığını doğruladı

ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)
ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve ona eşlik eden üç savaş gemisi Ortadoğu’ya ulaştı. Bu adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın protestoları bastırmasına tepki olarak hava saldırıları düzenleme ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, uçak gemisinin üç muhriple birlikte ‘bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirmek amacıyla halihazırda Ortadoğu’da konuşlandırıldığını’ bildirdi.

CENTCOM, taarruz grubunun İran’a komşu Arap Denizi’nde değil, Hint Okyanusu’nda bulunduğunu kaydetti. Bu konuşlanmanın, bölgeye binlerce ek askerin sevk edilmesi anlamına geldiği belirtilirken, bölgede en son ABD uçak gemisi varlığının, ekim ayında Gerald R. Ford uçak gemisinin, dönemin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik baskı kampanyası kapsamında Karayipler’e gönderilmesiyle gerçekleştiği hatırlatıldı.

ABD’li bir yetkili, CBS News’e yaptığı açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun CENTCOM’un Ortadoğu’daki sorumluluk sahasına girdiğini, ancak dün sabah itibarıyla henüz nihai operasyonel konuşlanma noktasına ulaşmadığını doğruladı. Bu hareketliliğin, İran’dan gelen yeni uyarılarla eş zamanlı gerçekleştiği belirtildi.

Önceki haberlerde, USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun pazar akşamı İran’a yakın bir bölgede konuşlandığı ifade edilmişti. Bu gelişme, Tahran’ın merkezindeki İnkılap (Devrim) Meydanı’na asılan ve ABD filosunu hedef almakla tehdit eden büyük bir pankartın görüntülerinin dolaşıma girmesinden saatler sonra yaşandı.

ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, gemilerin bölgeye ‘herhangi bir olasılığa karşı’ gönderildiğini söylemiş, “Bu yöne doğru ilerleyen çok büyük bir filomuz var ve belki de onu kullanmak zorunda kalmayacağız” demişti.

Trump daha önce, İran’ın tutuklulara yönelik toplu idamlar gerçekleştirmesi ya da aralık ayı sonlarında başlayan protestoların bastırılması sırasında barışçıl göstericilerin öldürülmesi halinde askeri adım atmakla tehdit etmişti. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, olaylarda en az 5 bin 973 kişi hayatını kaybetti, 41 bin 800’den fazla kişi gözaltına alındı. İran’ın resmi verileri ise çok daha düşük bir rakama işaret ederek ölü sayısını 3 bin 117 olarak açıklıyor.

Son dönemde Trump’ın askeri müdahale ihtimalinden geri adım attığı yönünde işaretler de ortaya çıktı. Trump, İran’ın gözaltındaki 800 göstericinin idamını durdurduğunu öne sürdü; ancak bu iddiasının kaynağını açıklamadı. İran Başsavcısı ise söz konusu iddiayı “tamamen yalan” olarak nitelendirdi.

Buna rağmen Trump’ın tüm seçenekleri masada tutmaya devam ettiği görülüyor. Trump, perşembe günü başkanlık uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, İran hükümetinin bazı protestoculara yönelik planlanan idamları hayata geçirmesi halinde, daha önce İran’ın nükleer tesislerine düzenlenen ABD saldırılarının ‘hiçbir şey gibi görüneceğini’ söyledi.

SDFRG
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Boeing F/A-18E/F Super Hornet savaş uçağının 22 Ocak'ta USS Abraham Lincoln uçak gemisine inişi görülüyor.

Uçak gemisi, F-35 Lightning II ve F/A-18 Super Hornet savaş uçakları da dahil olmak üzere birden fazla hava filosuna ev sahipliği yapıyor. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, gemiye eşlik eden muhripler ise yüzlerce füze taşıyor; bunlar arasında kara hedeflerine yönelik onlarca Tomahawk seyir füzesinin de bulunabileceği belirtiliyor.

Uçak gemisi ve donanımına ek olarak, ABD Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-15E Strike Eagle savaş uçaklarının da bölgede konuşlandırıldığı duyuruldu.

Uçuş takip verilerini izleyen analistler, onlarca ABD askeri nakliye uçağının Ortadoğu’ya doğru hareket ettiğini tespit etti.

Söz konusu askeri hareketlilik, geçen yıl ABD’nin, üç ana nükleer tesise yönelik saldırıların ardından olası bir İran misillemesine karşı hava savunma ekipmanlarını bölgeye sevk ettiği dönemi hatırlatıyor. İran, bu saldırılardan birkaç gün sonra el-Udeyd Hava Üssü’nü ondan fazla füzeyle hedef almıştı.


Lola ve Trump, Barış Konseyi’ni ve Washington'da yapılacak bir toplantıyı görüştü

Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Lola ve Trump, Barış Konseyi’ni ve Washington'da yapılacak bir toplantıyı görüştü

Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva dün ABD Başkanı Donald Trump'a, Gazze Şeridi için kuruluşuna öncülük ettiği Barış Konseyi’nin çalışmalarını sınırlandırmasını istedi. Brezilya Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre iki lider Washington'da bir araya gelmeyi kararlaştırdılar.

Açıklamada, diğer liderler gibi Trump tarafından kurulan Barış Konseyi’ne davet edilen Lula'nın, bu konseyin çalışmalarının ‘Gazze meselesiyle sınırlandırılması ve Filistin'e bir koltuk ayrılması’ önerisinde bulunduğunu belirtti.

Brezilya Cumhurbaşkanı, ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üye sayısının artırılması meselesi de dahil olmak üzere BM’nin kapsamlı bir reformdan geçirilmesinin önemini’ vurguladı. Lula, Trump’ı Barış Konseyi’ni kurarak ve rolünü uluslararası çatışmaları da kapsayacak şekilde genişleterek ‘yeni BM’nin efendisi’ olmaya çalışmakla suçlamıştı.

Beyaz Saray, Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasındaki savaşı sona erdirmek için Trump başkanlığındaki Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu, ancak konsey iç tüzüğü, Trump'a geniş bir rol verdiğinden BM ile rekabet edecek bir organ haline geleceğine dair endişeleri artırdı.

fgrty
Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva (Reuters)

Lula ve Trump, aylar süren gerginliğin ardından geçtiğimiz ekim ayında ilk resmi görüşmelerinden bu yana birkaç kez temas kurdu. Bu yakınlaşmanın ardından, ABD yönetimi, eski sağcı cumhurbaşkanı ve Trump'ın müttefiki Jair Bolsonaro'nun yargılanmasına tepki olarak uyguladığı yüzde 40'lık gümrük vergisinden Brezilya'nın önemli ihraç ürünlerini muaf tuttu.

Brezilya Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Lula'nın Trump ile Venezuela'daki durumu görüştüğü aktarıldı.

Lula, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun tutuklandığı ABD’nin askeri operasyonunun ardından ‘bölgede barış ve istikrarın korunması’ çağrısında bulundu.

Brezilya Cumhurbaşkanı daha önce yaptığı bir açıklamada, bu operasyonu ‘kabul edilebilir sınırların ötesinde’ olarak değerlendirmişti.

Brezilya Cumhurbaşkanlığı, görüşme sırasında Lula ve Trump arasında Lula'nın şubat ayında Hindistan ve Güney Kore'ye yapacağı gezilerin ardından Washington'ı ziyaret etmesini konusunda fikir birliğine varıldığını açıkladı.


Washington, Minneapolis olaylarının ardından Sınır Devriyesi şefini görevden aldığı iddialarını yalanladı

ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)
ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)
TT

Washington, Minneapolis olaylarının ardından Sınır Devriyesi şefini görevden aldığı iddialarını yalanladı

ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)
ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı dün, Minneapolis'te federal güvenlik güçleri tarafından iki Amerikalının öldürülmesinin ardından Başkan Donald Trump'ın göçmenlik politikalarını yeniden değerlendirmesine rağmen, Sınır Devriye Şefi Gregory Bovenio'nun görevinden alındığına dair basında çıkan haberleri yalanladı.

İç Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tricia McLaughlin, X'te yaptığı paylaşımda “Komutan Gregory Bovenio görevinden alınmadı” diyerek, Bovenio'nun “başkanın ekibinin önemli bir parçası ve büyük bir Amerikan vatandaşı” olduğu yönündeki Beyaz Saray'ın mesajını doğruladı.

Bu açıklamalar, The Atlantic dergisinin Bovenio'nun sınır devriye komutanlığı görevinden alınması ve Kaliforniya'daki önceki işine geri dönmesi hakkında yayınladığı bir haberin ardından geldi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre dergi haberini, İç Güvenlik Bakanlığı'ndan bir yetkili ve onun görevden alınmasıyla ilgili bilgi sahibi iki kişiye dayandırdı.

Eğer onaylanırsa, Boffino'nun görevden alınması, Trump'ın Minneapolis'teki kolluk kuvvetlerinin kullandığı agresif taktiklere ilişkin görüşünde radikal bir değişiklik anlamına gelecektir. Cumartesi günü, sınır devriye görevlileri 37 yaşındaki hemşire Alex Breite'yi vurarak öldürdü.

Bovino, ocak ayı boyunca Minnesota'nın en büyük şehrindeydi ve burada askeri üniforma ve kask giyerken, sakinlere karşı agresif davranırken ve hatta protestoculara sis bombası atarken görüldü.

Trump, dün Truth Social platformunda yaptığı bir dizi paylaşımda, eyaletteki seçilmiş Demokrat yetkililerle verimli telefon görüşmeleri yaptığını belirterek, tavrını yumuşatmış gibi göründü.

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, Trump ile yaptığı görüşmenin ardından Twitter'da, ayrıntılara girmeden ve Boffino'nun adını anmadan, “bazı federal ajanların” salı günü (bugün) şehri terk etmeye başlayacağını duyurdu.

7 Ocak'ta 37 yaşındaki Amerikan vatandaşı ve üç çocuk annesi protestocu Renee Goode'un ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Ajansı ajanları tarafından öldürülmesinden bu yana Minneapolis sakinleri arasında öfke yaygınlaşıyor.

Cumartesi günü Breonna'nın öldürülmesinin ardından, hafta sonu Minneapolis, New York ve diğer büyük şehirlerde daha fazla protesto gösterisi yapıldı.

Trump, sınır yetkilisi Tom Homan'ı Minnesota'ya göndereceğini ve Homan'ın doğrudan başkana rapor vereceğini açıkladı.

Belediye Başkanı Frey, “sonraki adımları görüşmeye devam etmek” için bugün Homan ile görüşeceğini duyurdu.