Trump, üçüncü dönem için yeniden aday olma fikrini gündeme getirdi

Anayasaya aykırı olan bu teklif destekçileri tarafından olumlu karşılandı: “Dört yıl daha evet”

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Doğu Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda konuşuyor, 20 Şubat 2025. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Doğu Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda konuşuyor, 20 Şubat 2025. (AP)
TT

Trump, üçüncü dönem için yeniden aday olma fikrini gündeme getirdi

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Doğu Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda konuşuyor, 20 Şubat 2025. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Doğu Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda konuşuyor, 20 Şubat 2025. (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, başkanların iki dönemle sınırlı olmasını öngören anayasaya aykırı olmasına rağmen üçüncü dönem için aday olma fikrini yeniden gündeme getirdi.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post'tan aktardığı habere göre Trump son günlerde kendisini bir krala benzetti ve Napolyon’un şu sözünü hatırlattı: “Ülkesini kurtaran kişi hiçbir yasayı ihlal etmez.”

Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen ve siyahi Amerikalıların tarihinin kutlandığı Siyahi Tarihi Ayı resepsiyonuna katılanlara yeniden aday olup olmayacağını sordu. Katılımcılar, “Dört yıl daha evet” sloganlarıyla karşılık verdi.

xz cvdfgb
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

Trump'ın üçüncü dönemle ilgili tekrarlanan söylemleri, ülkeyi otoriter bir şekilde yönettiğini söyleyen ve 2020 seçimlerini kaybettikten sonra yapmaya çalıştığı gibi demokratik olmayan bir şekilde iktidarı ele geçirmeye çalışacağından korkan muhalifleri arasında daha fazla endişe yaratıyor.

Washington Post, Trump'ın Beyaz Saray'daki açıklamasının ardından eski danışmanı Steve Bannon'ın Baltimore'daki Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı sırasında 2028 seçimlerine atıfta bulunarak “Trump'ı istiyoruz” sloganı attığına dikkat çekti.

Bannon dinleyicilere şöyle seslendi: “2028'de Trump'ı istiyoruz, onun gibi bir adam ülke tarihinde sadece bir ya da iki kez gelir. Bu doğru değil mi?”

x cvfdbg
ABD Başkanı Donald Trump eski danışmanı Steve Bannon ile birlikte (AFP)

Trump'ın gücünün sınırları, başkanlığının ilk haftalarında önemli bir siyasi tartışma konusu haline geldi.

Göreve geldiğinden bu yana Trump, başkanlık yetkilerini genişletmek için hızla harekete geçti, Hükümet Verimlilik Departmanı federal kurumlara karşı birçok durumda federal yasaları ihlal ettiği görülen eylemlerle federal kurumlar arasında paniğe neden oldu ve yönetimi yargıçlara açıkça meydan okudu.

Trump ayrıca, sosyal medyada kendisinden ‘kral’ olarak bahsetti. Beyaz Saray, New York'un trafik sıkışıklığı ücretlerine ilişkin federal onayı iptal etme hamlesiyle ‘kurtarıldığını’ duyurduktan sonra Trump taç taktığı bir fotoğrafını paylaştı ve altına “Çok yaşa kral” yazdı. Beyaz Saray da bu ifadeyi resmi hesaptan paylaştı.

Amerikan halkından ezici bir yetki aldığını iddia eden Trump, yanlış bir şekilde seçimleri ‘ezici bir çoğunlukla’ kazandığını söyledi. Ancak bu iddialar seçim sonuçları göz önüne alındığında doğru değil.

Aslında Trump'ın zaferi, 1968'de Richard Nixon'dan bu yana halk oylamasını kazanan herhangi bir başkan için ulusal halk oylamasında en küçük zafer marjı ile tarihsel olarak küçüktü.

Washington Post ve Ipsos'un bu hafta yayınladığı bir ankete göre Trump'ın şu ana kadar attığı pek çok adım Amerikalılar arasında hoş karşılanmadı. Çoğu kişi Trump'ın yetkilerini aştığını düşünüyor.

Her 10 Amerikalıdan 8'inden fazlası, bir federal mahkemenin Trump'ın göreve geldiğinden bu yana yasadışı bir şey yaptığına hükmetmesi halinde, mahkemenin kararına uyması gerektiğini söyledi.

Washington Post, Trump'ın üçüncü bir dönem için aday olma ihtimalini defalarca dile getirdiğini bildirdi. Trump bu fikri görevdeki ilk döneminde birden fazla kez dile getirdi ve kasım ayındaki zaferinden bu yana da görevde kalmak ve seçim sonuçlarını iptal etmek niyetiyle bunu yaptı. Destekçilerini 6 Ocak 2021'de seçim sonuçlarını protesto etmek için ABD Kongre Binası'na gitmeye çağırdı ve destekçileri de bunu yaptı. Yeniden başkanlığa seçilen Trump, Kongre Binası baskınıyla ilgili suçlardan hüküm giymiş yüzlerce kişiyi affetti.

scdfvgt
ABD Kongre Binası'nı basan Trump destekçileri (Arşiv - Reuters)

Trump, seçim kampanyası sırasında Hıristiyan muhafazakâr destekçilerine de şunları söyledi: “Dört yıl içinde bir daha oy vermek zorunda kalmayacaksınız… Bu durumu o kadar iyi düzelteceğiz ki oy vermek zorunda kalmayacaksınız.”

Seçimi kazandıktan günler sonra Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilere ise “Sanırım siz bunun çok iyi olduğunu, başka bir şey bulmamız gerektiğini söylemediğiniz sürece bir daha aday olmayacağım” dedi.

Trump geçtiğimiz ay Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin yıllık toplantısında, tekrar aday olmasına izin verilip verilmeyeceği konusunda bir espri yaptı.

Aralık ayında Bannon, New York'taki bir akşam yemeğinde kalabalığa Trump'ın yeniden aday olması gerektiğini söyledi. “Trump 2028 için hazır mısınız?” diye sordu ve anayasal bir boşluğun Trump'ın üçüncü bir dönem için aday olmasına izin verebileceği fikrini ortaya attı.

Washington Post, Trump'ın açıklamalarına en çok tepki gösteren eski Çalışma Bakanı Robert Reich'ın “Şu anda seçim demokrasi ya da diktatörlük… Tahmin ettiğimden daha hızlı bir şekilde ikincisine doğru kayıyoruz” şeklindeki sözlerini de değerlendirdi.

Illinois Valisi J.B. Pritzker de ‘tiranlık’ uyarısında bulunarak, “Kimse için diz çökmeye niyetim yok” dedi. New York Valisi Kathy Hochul ise “Donald Trump bir kral değil… Onunla mahkemede görüşeceğiz” ifadelerini kullandı.



Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill


Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
TT

Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in Toronto'dan Frankfurt'a, Dubai'den Londra'ya dünyanın farklı yerlerinde emlak yatırımları yaptığı öne sürülüyor.

Bloomberg'ün araştırmasına göre Hamaney, yaptırımları üçüncü kişiler aracılığıyla aşarak yurtdışında 400 milyon euro değerinde "mülk imparatorluğu" kurmuş. Gayrimenkul ağındaki hiçbir varlığın kendi adına kaydedilmediği aktarılıyor.

Yeni Ayetullah'ın portföyünde Londra'daki lüks gayrimenkullerden, Dubai'de bir villa ve Frankfurt'la Mallorca'da lüks oteller yer alıyor.

Mülklerin satın alınmasında kullanılan fonların büyük ölçüde İran'ın petrol gelirlerinden elde edildiği, Birleşik Krallık (BK), İsviçre, Lihtenştayn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) finans kurumları aracılığıyla paravan şirketler üzerinden aktarıldığı belirtiliyor.

Almanya'nın finans merkezi Frankfurt'taki 5 yıldızlı Hilton Frankfurt Gravenbruch oteli, kayıtlara göre 2011'den beri İranlı iş insanı Ali Ansari'nin bir ortağıyla bağlantılı kuruluşlar tarafından işletiliyor. Otel, 2024'te Hilton'ın yönetimine geçmiş.

Hamaney'le yakın bağlara sahip bankacı Ansari, İran Devrim Muhafızları'nı fonladığı gerekçesiyle BK tarafından geçen yıl yaptırım listesine alınmıştı.

Ansari ise avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları veya Mücteba Hamaney'le herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.  

Telegraph'ın aktardığına göre Hamaney, Londra'daki İsrail Büyükelçiliği'ne yakın iki lüks apartmanın da sahibi.

Ansari'nin ilk apartmanı Mart 2014'te 16,75 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar TL), ikincisini de Kasım 2016'da 19 milyon sterline (yaklaşık 1,1 milyar TL) satın aldığı belirtiliyor.

Kensington Sarayı'na yakın mülklerin bugünkü toplam değerinin 50 milyon sterline (yaklaşık 3 milyar TL) yakın olduğu aktarılıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, Bloomberg'e şunları söylüyor:

Mücteba, İran ve yurtdışındaki çeşitli kuruluşlarda önemli hisselere veya fiili kontrole sahiptir. Onun finans ağı incelendiğinde, hesapların ana sahibinin Ali Ansari olduğu görülüyor. Bu da Ansari'yi bugün ülkedeki en etkili oligarklardan biri yapıyor.

57 yaşındaki Ansari, Tahran'daki dünyanın en büyük alışveriş merkezi Iran Mall'un inşaatına finansman sağlayan Ayandeh Bankası'nı 2013'te kurmuştu. Banka geçen yıl ekimde iflas etmiş, malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredilmişti.

Bloomberg'ün analizinde, Hamaney'in paravan şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gayrimenkul satın almasının, "İranlı elitlerin sermayesinin yurtdışında nasıl aktarıldığını ortaya koyduğu" yazılıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği ortak askeri operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü.

Yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin 8 Mart'taki açıklamasında, "ezici oy çoğunluğuyla" göreve Mücteba'nın seçildiği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın yönetime gelmesinden memnun olmadığını belirterek, "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok" demişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, Euronews, Telegraph