Pentagon, FBI ve diğer kurumlar çalışanlarından Musk'ın mesajına yanıt vermemelerini istedi

Donald Trump'ın danışmanı Elon Musk'un Washington'daki eylemlerini kınayan bir gösteri (AP)
Donald Trump'ın danışmanı Elon Musk'un Washington'daki eylemlerini kınayan bir gösteri (AP)
TT

Pentagon, FBI ve diğer kurumlar çalışanlarından Musk'ın mesajına yanıt vermemelerini istedi

Donald Trump'ın danışmanı Elon Musk'un Washington'daki eylemlerini kınayan bir gösteri (AP)
Donald Trump'ın danışmanı Elon Musk'un Washington'daki eylemlerini kınayan bir gösteri (AP)

Pentagon ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil diğer ABD devlet kurumları, Donald Trump'ın danışmanı Elon Musk'ın ültimatomunun ardından ekiplerine federal çalışanlardan faaliyetlerini gerekçelendirmelerini isteyen bir e-postaya yanıt vermemelerini istedi.

Musk'ın hamlesi, ABD başkanının, Trump'ın seçim kampanyasına en büyük bağışı yapan ve şu anda düzinelerce hükümet çalışanını işten çıkarma çabalarına öncülük eden dünyanın en zengin adamı olan müttefikini, hükümet harcamalarını kısmak için “daha cesur” davranmaya çağırmasından saatler sonra geldi. Musk cumartesi günü “Tüm federal çalışanlar yakında, geçen hafta ne yaptıklarını açıklamalarını isteyen bir e-posta alacaklar. Yanıt verilmemesi istifa olarak kabul edilecektir” diye yazdı.

Pentagon yetkililerinden Darren Selnick dün, Musk'a aiıt X platformunda yayınladığı açıklamada, “Savunma Bakanlığı çalışanlarının performansını değerlendirmekten sorumludur ve her türlü incelemeyi kendi prosedürlerine uygun olarak yürütecektir” dedi. Selnick, cumartesi günü Personel Yönetimi Ofisi'nden gelen “Geçen hafta ne yaptınız” e-postasına “şimdilik” herhangi bir yanıtın “askıya alınmasını” talep etti.

Şarku’l Avsat’ın New York Times'ten aktardığına göre FBI, Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal İstihbarat çalışanlarına yanıt vermemelerini tavsiye etti. Trump'ın yeni FBI Direktörü Kash Patel, “FBI, Başkanlık Ofisi aracılığıyla tüm değerlendirme prosedürlerinden sorumludur” diye yazdı.

AFP tarafından görülen mesajın bir kopyasına göre, federal çalışanlardan “geçen hafta ne yaptıklarını açıklayan yaklaşık beş maddeye” cevap vermeleri istendi. “Geçen hafta ne yaptınız?” başlıklı mesaj ABD Personel Yönetimi Ofisi'nden (OPM) gelen mesaja yanıt vermek için son tarih pazartesi günü saat 11.59. Mesaja yanıt verilmemesinin işten çıkarılma ile sonuçlanacağı belirtilmedi.

Musk, son teslim tarihinin açıklanmasının ardından "X" platformunda "Çok sayıda iyi yanıt zaten geldi" dedi. "Terfi için dikkate alınması gereken insanlar var." En büyük federal çalışan sendikası olan Amerikan Kamu Çalışanları Federasyonu, Musk ve Trump yönetimini eleştiren ve bu hareketin "federal çalışanlara ve Amerikan halkına sağladıkları temel hizmetlere yönelik mutlak bir küçümsemeyi" yansıttığını söyleyen başkanı Everett Kelly tarafından kendi adına yayınlanan bir bildiride, her türlü yasa dışı işten çıkarmaya karşı çıkma sözü verdi.

“Kamu hizmeti için ikinci üniformalarını giyen yüz binlerce eski askerin, hayatında tek bir saat bile dürüst kamu hizmeti yapmamış bu bağlantısız, ayrıcalıklı milyardere iş görevlerini gerekçelendirmek zorunda bırakılmaları acımasızlık ve saygısızlıktır.”

Bir dizi federal çalışan, kurumları tarafından kendilerine mesaja yanıt vermemelerinin tavsiye edildiğini ve bu tavsiyenin Ulusal Hazine Çalışanları Sendikası tarafından da doğrulandığını bildirdi.

Trump, teknoloji devini Kamu Verimliliği Dairesi'nin danışmanlığına getirerek, kamu harcamalarını kısmak, israf ve yolsuzluk şüpheleriyle ilgilenmekle görevlendirdi. Bir dizi tasarruf tedbirinin sonuncusu olarak Savunma Bakanlığı cuma günü işgücünü en az yüzde beş oranında azaltacağını duyurdu.

Geçtiğimiz hafta Arjantin Devlet Başkanı Javier Meli tarafından kamu harcamalarını kısma programının sembolü olarak bir elektrikli testere hediye edilen Elon Musk, dün eylemlerine bir gerekçe gösterdi. “Hükümet için çalışması gereken çok sayıda insan o kadar az şey yapıyor ki, e-posta kutularını bile kontrol etmiyorlar” diye yazdı, ancak e-posta hafta sonu gönderildi.

“Bazı pozisyonlarda, var olmayan kişiler olduğunu ya da ölmüş kişilerin kimliklerinin maaş almak için kullanıldığını düşünüyoruz. Başka bir deyişle, bu bir dolandırıcılıktır.”



ABD'li yetkili: İran ile düşmanlıklar "savaş yetkileri" ile ilgili nedenlerden dolayı sona erdi

Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)
Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)
TT

ABD'li yetkili: İran ile düşmanlıklar "savaş yetkileri" ile ilgili nedenlerden dolayı sona erdi

Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)
Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, dün gece geç saatlerde yaptığı açıklamada, şubat ayında başlayan ABD ile İran arasındaki çatışmaların “sona erdiğini” duyurdu. Açıklamada, bu değerlendirmenin Savaş Yetkileri Yasası kapsamında yapıldığı belirtildi.

Yetkili, “Taraflar, 7 Nisan Salı günü itibarıyla iki haftalık bir ateşkes üzerinde anlaştı ve bu süre daha sonra uzatıldı... 7 Nisan’dan bu yana ABD ile İran silahlı kuvvetleri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadı” ifadelerini kullandı.

Trump’ın, İran ile yürütülen savaşı sona erdirmesi ya da uzatılması için Kongre’ye gerekçe sunması gereken sürenin bugün dolduğu, ancak bu sürenin muhtemelen çatışmanın seyrinde bir değişiklik olmadan geçeceği değerlendiriliyor.

Yetkili, yönetimin görüşünü aktararak, “Savaş Yetkileri Yasası açısından, 28 Şubat Cumartesi günü başlayan çatışmalar sona ermiştir” dedi.

Analistler ve Kongre’deki bazı yardımcılar daha önce Trump’ın, çatışmayı 30 gün uzatma niyetini Kongre’ye bildirmesini ya da ateşkesi çatışmanın sonu olarak gördüğü için süreyi görmezden gelmesini beklediklerini ifade etmişti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası, başkana Kongre’den yetki almadan 60 gün boyunca askeri operasyon yürütme imkânı tanıyor; ayrıca zorunlu askeri gerekçelerle bu sürenin 30 gün daha uzatılması da mümkün.

İran ile savaş, 28 Şubat’ta İsrail ve ABD tarafından düzenlenen hava saldırılarıyla başlamıştı. Trump, 48 saat sonra Kongre’yi resmen bilgilendirmiş, bu da 60 günlük sürenin 1 Mayıs’ta dolması anlamına gelmişti.

Savunma Bakanı Pete Hegseth, dün Senato’daki bir oturumda, 60 günlük sürenin ateşkes sırasında durduğunu söyledi. Demokratlar ise buna itiraz ederek, böyle bir durumu destekleyen herhangi bir yasal hüküm bulunmadığını savundu.

ABD Anayasası, savaş ilan etme yetkisini yalnızca Kongre’ye verirken, yönetimin kısa süreli ya da doğrudan tehditlere karşı yürütülen operasyonlar olarak nitelendirdiği durumlarda bu kısıtlamanın uygulanmadığı belirtiliyor.

Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti, Kongre’nin her iki kanadında da sınırlı bir çoğunluğa sahip. Demokratlar, savaşın başlangıcından bu yana ABD güçlerinin geri çekilmesini ya da Kongre onayı alınmasını zorunlu kılacak kararlar geçirmeye çalışsa da Cumhuriyetçiler bu girişimleri engellemeyi sürdürdü.


Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
TT

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)

Çin hükümetinin, Meta'nın Manus'u satın alma işlemini durdurması, Washington-Pekin hattındaki teknoloji rekabetini kızıştırdı.

Vuhan'da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla Silikon Vadisi'nin dikkatini çekmişti.

2025'in sonunda Meta, şirketi satın almak için anlaşmaya varmıştı. Bu gelişme, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması için önemli bir fırsat olarak görülüyordu.

Ancak Pekin yönetimi, DeepSeek'ten sonra çok konuşulan yapay zeka şirketinin CEO'su Xiao Hong'la baş bilim insanı Ji Yichao'ya geçen ay yurtdışına çıkış yasağı getirmişti.

Çin hükümeti, ocak ayında süreçle ilgili inceleme de başlatmıştı. Ülkenin ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) pazartesi günü yapılan açıklamada, Manus'un devrinin yatırım kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiği bildirilmişti.

New York Times'ın analizine göre, 2 milyar dolarlık anlaşmayı suya düşüren bu adım, Pekin'in yapay zeka teknolojilerini "stratejik varlık" olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

Meta ve Manus'la ilgili son gelişmeler, Washington ve Pekin'in ileri teknoloji üzerinden yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi de tırmandırdı.

Haberdeki verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021'den bu yana düşüşte. 2024'te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi riskler nedeniyle birçok girişim ve yatırımcı strateji değiştiriyor. Çinli start-up'lar artık daha çok yerel yatırımcılara yönelirken, ABD'li fonlar da regülasyon risklerinden kaçınmak için geri çekiliyor.

Bazı şirketlerse Singapur gibi üçüncü ülkeler üzerinden küreselleşmeye çalışıyor. Örneğin TikTok'un sahibi ByteDance ve moda firması Shein, merkezlerini Singapur'a taşımıştı.

Geçen yıl Çin'de kurulan Manus da kısa süre içinde Singapur'a taşınmış, daha sonra da Meta tarafından satın alınmıştı.

Uzmanlara göre Çin'in müdahalesi yalnızca tek bir anlaşmayı değil gelecekteki benzer işlemleri de etkileyebilir.

Diğer yandan Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin Manus'la ilgili adımı ABD'yle jeopolitik rekabet nedeniyle atmadığı savunuluyor.

Yapay zeka, veri ve algoritmaları içeren anlaşmaların "hiçbir zaman sıradan ticari işlemler olarak değerlendirilmediği" belirtilirken, Çin'in "stratejik teknoloji sektörlerinde güvenlik incelemeleri" yapma hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times


Zohran Mamdani'den Kral III. Charles'a elmas çıkışı: İade etmelisiniz

Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)
Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)
TT

Zohran Mamdani'den Kral III. Charles'a elmas çıkışı: İade etmelisiniz

Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)
Mamdani, Kral Charles ve eşi Camilla'yla 11 Eylül töreninde el sıkıştı (Reuters)

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD'yi ziyaret eden Kral III. Charles'la birebir görüşmeyi reddetti.

Mamdani, Manhattan'da dün düzenlenen basın toplantısında Kral Charles'la birebir görüşme yapıp yapmayacağına dair soruları yanıtladı.

Belediye başkanı, Kral Charles'la 11 Eylül Anıtı ve Müzesi'ndeki törene katılacağını ancak Britanya monarşisinin başındaki isimle etkileşiminin bununla sınırlı kalacağını söyledi.

Kral Charles'la özel bir görüşme yapsa ne konuşacağı sorulduğundaysa Mamdani, "Muhtemelen ona Kuh-i Nur'u iade etmesini önerirdim" yanıtını verdi.

34 yaşındaki Mamdani'nin, 1840'larda Britanya İmparatorluğu'nun kolonisiyken 11 yaşındaki bir Hint prensinden alınarak Kraliçe Victoria'ya sunulan 105,6 karatlık elmasa atıfta bulunması ABD ve İngiliz basınında geniş yankı uyandırdı.

Mamdani, Uganda'nın başkenti Kampala'da Hint asıllı Ugandalı akademisyen Mahmood Mamdani ile Hindistanlı film yapımcısı Mira Nair'in oğlu olarak dünyaya geldi.

Telegraph'ın haberinde, postkolonyalizm alanında çalışan Mahmood Mamdani ve eşinin de elmasın geri gönderilmesi gerektiğini savunanlar arasında yer aldığına dikkat çekiliyor.

ABD'nin en büyük sosyalist örgütü Amerika Demokratik Sosyalistleri'ne (DSA) üye Mamdani'nin, Charles ve eşi Camilla'yla konuştuktan sonra törende genellikle onlardan uzakta durması da dikkat çekti.

Mamdani'nin sözcüsü Joe Calvello şu açıklamayı yaptı:

Belediye başkanı genel olarak bir kral fikrine karşı.

New York Times'ın aktardığına göre Mamdani'nin adı, Charles'ın Harlem'deki ziyaretine katılacak kişiler arasında da geçiyordu. Ancak belediye başkanı, kralın kentsel tarım alanında faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen Harlem Grown'a yaptığı ziyarete katılmadı.

Mamdani, geçen yılki belediye başkanlığı seçimlerini kazanarak New York'u yöneten ilk Müslüman ve ilk Hint asıllı Amerikalı olmuştu. 

Independent Türkçe, Guardian, Telegraph, New York Times