Trump: Altın kartı 5 milyon dolara satacağız

ABD Başkanı Donald Trump Oval Ofis’te (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump Oval Ofis’te (Reuters)
TT

Trump: Altın kartı 5 milyon dolara satacağız

ABD Başkanı Donald Trump Oval Ofis’te (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump Oval Ofis’te (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD’nin ‘altın kart’ adı verilen yeni bir oturma iznini beş milyon dolara satmaya başlayacağını duyurdu.

Trump, Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi.

“Bir altın kart satacağız. Bir yeşil kart (Green Card) var. Buysa bir altın kart (Gold Card). Bu kartın üzerine yaklaşık beş milyon dolarlık bir fiyat etiketi koyacağız. Zengin insanlar bu kartı alarak bu ülkeye gelecekler. Zengin olacaklar, başarılı olacaklar, çok para harcayacaklar, çok vergi ödeyecekler ve çok insan istihdam edecekler.”

Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşın başından bu yana çoğu ABD tarafından yaptırıma tabi tutulan Rus oligarklar potansiyel olarak bu karta başvurabilir. Trump, “Çok iyi insanlar olan bazı Rus oligarklar tanıyorum” dedi ve bu oturum iznini satın almaya ‘uygun olabileceklerini’ belirtti. Bu program ABD'ye özgü değil, zira ülkede uzun zamandır yabancıların belirli bir miktar yatırım yapmaları karşılığında daimi ikamet izni almalarına olanak tanıyan bir EB-5 programı bulunuyor.

Ancak ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, EB-5 programının büyük ölçüde dolandırıcılığa izin verdiğini ve ‘düşük maliyetle green kart elde etmenin bir yolu’ olduğunu söyledi. Bakan daha sonra ABD'nin EB-5 programını sona erdireceğini açıkladı. Oval Ofis'te Trump'ın yanında duran Howard, “EB-5 oturma iznini Trump Altın Kart ile değiştireceğiz” dedi.

Trump 2024 yılında yürüttüğü seçim kampanyasını yasadışı göçe daha sıkı kısıtlamalar getirilmesi üzerine kurmuştu. Trump, altın kartın ‘istihdam yaratabilecek, çok yüksek kalibreli insanları BT sektörüne çekmeye’ olanak sağlayacağını vurguladı. ABD Başkanı, yeni kart kapsamında ‘şirketlerin insanları getirmek için para ödeyeceğini düşünüyorum’ diye ekledi.

Trump'a göre Apple ve insanların kendileri için çalışmaya gelmesini isteyen tüm şirketler altın kartı satın alabilecekler. Cumhuriyetçi milyarder Başkan, bu altın karta sahip olanların ABD vatandaşı olmayacağını, ancak ABD'de vergi ödeyeceklerini vurguladı. Trump'ın tahminlerine göre ABD bu kartlardan belki bir milyon adet, belki de daha fazla satabilir.



Olmert'in iki devletli çözüm haritası kamuoyuna açıklandı. Peki, hangi detaylar yer alıyor?

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert 2008 yılında iki devletli bir çözüm önerisinde bulunmuştu (BBC)
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert 2008 yılında iki devletli bir çözüm önerisinde bulunmuştu (BBC)
TT

Olmert'in iki devletli çözüm haritası kamuoyuna açıklandı. Peki, hangi detaylar yer alıyor?

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert 2008 yılında iki devletli bir çözüm önerisinde bulunmuştu (BBC)
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert 2008 yılında iki devletli bir çözüm önerisinde bulunmuştu (BBC)

2008 yılında dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Ortadoğu'da barışı sağlamanın anahtarı olabileceğine inandığı gizli bir haritayı Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a sundu. Yıllardır gizli tutulan harita ilk kez film yapımcısı Norma Percy'nin pazartesi gününden bu yana iPlayer'da yayınlanan ‘İsrail ve Filistinliler: 7 Ekim'e Giden Yol’ başlıklı yeni belgeselinde ortaya çıktı.

BBC’nin internet sitesinde yayınlanan bir habere göre Olmert belgesel filmin yapımcılarına verdiği özel röportajda, işgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 94'ünden fazlasında bir Filistin devletinin kurulmasını öngören ve barış için ’tarihi bir fırsat’ olarak nitelendirdiği haritanın ayrıntılarını açıkladı. Harita, İsrail'in Batı Şeria ve Gazze Şeridi sınırları boyunca benzer miktarda toprak bırakması karşılığında, büyük Yahudi yerleşim birimleri de dahil olmak üzere Batı Şeria'nın yüzde 4,9'unu ilhak etmesini öngörüyor. Haritaya göre Batı Şeria ve Gazze Şeridi, daha önceki müzakereler sırasında tartışılan bir çözüm olan bir tünel veya otoyol ile birbirine bağlanacaktı.

Plan aynı zamanda çetrefilli Kudüs meselesini de ele alıyordu. Olmert, Kudüs’ün bazı bölümlerinin her iki tarafın da başkenti olmasını, Eski Şehir ve çevresindeki dini mekanları içeren ‘Kutsal Havza’nın İsrail, Filistin, Suudi Arabistan, Ürdün ve ABD'den oluşan bir mütevelli heyeti tarafından yönetilmesini öneriyordu.

Teklifin, Yahudi yerleşimlerine yansımaları çok büyük olacaktı. Planın uygulanması halinde, Batı Şeria ve Ürdün Vadisi'ne dağılmış onlarca yerleşim birimi boşaltılacaktı. 2005 yılında Başbakan Ariel Şaron döneminde binlerce yerleşimcinin Gazze Şeridi'nden tahliye edilmesi, İsrail'de ulusal bir travma olarak değerlendirilmişti. Bu yüzden Batı Şeria'nın büyük bir kısmının boşaltılması, on binlerce yerleşimciyi ve gerçek bir şiddet riskini içeren çok daha büyük zorluk olacaktı.

Ancak Abbas o dönemde haritayı imzalamayı reddetti. Belgesele göre iki taraf, harita uzmanlarının bir araya gelmesi konusunda anlaştı, ancak bu toplantı hiçbir zaman gerçekleşmedi. Dönemin Filistin Devlet Başkanlığı Özel Kalem Müdürü Refik el-Hüseyni o dönemdeki atmosferi “Elbette buna güldük. Yolsuzluk skandalıyla boğuşan ve istifa edeceğini açıklayan Olmert'in zayıf siyasi konumu nedeniyle planın başarısızlığa mahkûm olduğunu düşündük” diye anlattı. 2008 aralığında İsrail'in Dökme Kurşun Operasyonu'nu başlatmasına yol açan Gazze Şeridi'nden yapılan roketli saldırılar, işleri daha da karmaşık hale getirdi.

sadfrgty
Ehud Olmert'in İsrail ve Filistin devletlerini yan yana gösteren haritası (BBC)

Olmert, Abbas’ın anlaşmayı imzalamamakla akıllıca bir seçim yaptığını, çünkü daha sonra göreve gelen bir İsrail başbakanı anlaşmayı iptal etmeye kalkışsaydı, Abbas tüm dünyanın önünde İsrail'i suçlayabilirdi. Ancak Filistin devleti fikrine şiddetle karşı çıkan Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu, 2009 yılında İsrail genel seçimlerini kazanınca tamamen ortadan kalktığını söyledi.

O tarihten sonra Olmert'in planı İsrail-Filistin çatışmasını sona erdirmek için kaçırılan uzun fırsatlar listesinde yerini aldı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre belgesel, İsrailli eski diplomat Abba Eban'ın 1973 yılında söylediği ve o tarihten beri İsrailli yetkililer tarafından sık sık tekrarlanan ‘Filistinliler hiçbir fırsatı kaçırmazlar’ sözüne atıfta bulunuyor.

Ancak belgesel, özellikle 1993 yılında tarihi Oslo Anlaşmalarının imzalanmasından beri gerçeğin bundan daha karmaşık olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Eski İsrail Başbakanı İzak Rabin ve Filistin lideri Yaser Arafat'ın Beyaz Saray'da el sıkışmasıyla başlayan barış süreci, trajediyle noktalansa da gerçekten umutların yeşerdiği anlar yaşandı, fakat bunlar da başarısızlıkla sonuçlandı.

Belgesel, nedenlerin karmaşık olduğuna ve her iki tarafta da suçlanacak çok şey bulunduğuna işaret etse de gerçek şu ki, koşullar barış için hiçbir zaman elverişli olmadı. Sonuç olarak Olmert'in haritası da diğer öneriler gibi, olabileceklerin bir görseli olarak kalmaya devam etti.