Myanmar’da yoksul köylüler, hayatta kalmak için böbreklerini satıyor

Myanmar'da ordunun 2021'de yönetime el koymasının ardından aynı yıl geniş çaplı protestolar düzenlenmişti (Reuters)
Myanmar'da ordunun 2021'de yönetime el koymasının ardından aynı yıl geniş çaplı protestolar düzenlenmişti (Reuters)
TT

Myanmar’da yoksul köylüler, hayatta kalmak için böbreklerini satıyor

Myanmar'da ordunun 2021'de yönetime el koymasının ardından aynı yıl geniş çaplı protestolar düzenlenmişti (Reuters)
Myanmar'da ordunun 2021'de yönetime el koymasının ardından aynı yıl geniş çaplı protestolar düzenlenmişti (Reuters)

Birleşik Krallık’ın kamu yayıncısı BBC, Myanmar'da köylülerin zorlu ekonomik şartlarda hayatta kalabilmek için böbreklerini sattığını yazıyor. 

Haberde, borçlarını ödemekte zorlanan çiftçilerin, Myanmar’da bazı “aracılarla” anlaşıp Hindistan’a giderek böbreklerini sattığı ifade ediliyor. 

Hindistan'da kanunlara göre organ bağışçısı ve bunu alan kişi yakın akraba değilse, aralarındaki ilişkiyi açıklayan belgeler sağlamalı.  

Kimliği Zeya olarak değiştirilen Myanmarlı çiftçi, irtibata geçtiği aracının sahte belge hazırlayarak bu durumu çözdüğünü söylüyor.

Zeya, ameliyatın ardından böbreğini yaklaşık 7,5 milyon Myanmar kyatına (yaklaşık 130 bin TL) sattığını belirtiyor ve ekliyor: 

Sadece ev sahibi olmak ve borçlarımı ödemek istiyordum. Bu yüzden böbreğimi satmaya karar verdim.

Adı Myo Win olarak değiştirilen Myanmarlı da ülkedeki bazı kişilerle iletişime geçerek sahte belge hazırlatıp böbreğini sattığını anlatıyor. Myo da böbreği için benzer miktarda para aldığını fakat bunun yüzde 10’unu “aracıya” ödediğini belirtiyor.

“Çaresizce bir hareketti” diyen Myo, borçlarını ve eşinin doktor masraflarını karşılayabilmek için böbreğini sattığını söylüyor. 

2021’deki darbenin ardından Myanmar’da işsizlik ve yoksulluk hızla yükseldi. Ekonomi savaş nedeniyle harap olurken, yabancı yatırımcılar da ülkeden kaçtı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın verilerine göre 2017’de nüfusun dörtte biri yoksulluk içinde yaşarken 2023’te bu oran yüzde 50’ye yükseldi. 

Haberde, ekonomik sıkıntılar ve yoksulluk nedeniyle Nepal, Pakistan, Endonezya, Afganistan, Hindistan ve Bangladeş de dahil Asya genelinde kara borsa üzerinden organ satışlarının arttığına dikkat çekiliyor. 

Kamu sağlığına yatırımın artırılması için çalışmalar yapan Myanmarlı doktor Thurein Hlaing Win, organ kaçakçılığına karşı yeterli önlemlerin alınmadığını söylüyor. 

Independent Türkçe, BBC, UN News



Nice'te 3 kişiyi öldüren Tunusluya müebbet hapis

Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)
Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)
TT

Nice'te 3 kişiyi öldüren Tunusluya müebbet hapis

Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)
Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)

25 yaşındaki Tunuslu Brahim Aouissaoui, 2020 yılında Fransa'nın güneydoğusundaki Nice kentinde bulunan Notre Dame Katedrali'nde üç kişiyi öldürmek suçundan, Fransız yasalarına göre en ağır ceza olan, şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Yargı bu cezayı nadiren veriyor. Terör davalarında bu karar, 13 Kasım 2015'te Paris'te 130 kişinin ölümüne yol açan saldırılar nedeniyle Fransız Salah Abdeslam'a karşı verilmişti.

Paris savcıları Aouissaoui için “şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis” cezası istemişti.

Terörle mücadele savcıları, Brahim Aouissaoui'nin “totaliter ve barbar fanatizmine hapsolmuş” “kesin tehlike arz ettiğine” dikkat çekti.

Bir savcı sanığa “cihatçı ideolojinin peşini bırakmadığını” hatırlattığında, 25 yaşındaki Tunuslu Arapça olarak “Bu terörizm değil” diye bağırdı. Aouissaoui'yi avukatı sert bir şekilde azarladı ve susmasını söyledi.

Savcılar Aouissaoui'nin 60 yaşındaki Nadine Vincent'ın boğazını mutfak bıçağıyla keserek, 44 yaşındaki Fransız-Brezilyalı Simone Barreto Silva'yı 24 kez bıçaklayarak ve iki kız çocuğu babası 55 yaşındaki rahip Vincent Lukis'in boğazını keserek “eşi benzeri görülmemiş bir vahşet” sergilediğini söyledi.

Bir savcı, “gereken cezanın eylemin vahşetiyle orantılı olması gerektiğini” belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Aouissaoui hafıza kaybını gerekçe göstererek gerçekleri inkâr ettikten sonra, saldırıyı kabul etti.