Kibirli davrandık... İsrail 7 Ekim'de yaşananların bir kısmına ilişkin soruşturmaları yayınladı

Nahal Oz Üssü'ndeki başarısızlık ve güvenlik zafiyeti kabul edildi

TT

Kibirli davrandık... İsrail 7 Ekim'de yaşananların bir kısmına ilişkin soruşturmaları yayınladı

Kibirli davrandık... İsrail 7 Ekim'de yaşananların bir kısmına ilişkin soruşturmaları yayınladı

İsrail ordusu, Aksa Tufanı Operasyonu olarak bilinen 7 Ekim 2023 saldırısı sırasında Hamas'ın Nahal Oz Üssü’nü ele geçirmesi ve buna eşlik eden başarısızlıklar ve bazı komutanların saldırı öncesinde ‘kibirli davrandıklarını’ kabul etmeleriyle ilgili soruşturmasının bir bölümünü yayınladı.

Soruşturma, Nahal Oz Üssü’nün o gün ‘ihmal ve başarısızlığın’ açık bir sembolü haline geldiğini ortaya koydu. Soruşturmaya göre askerî ve istihbarî hazırlık eksikliği 53 askerin ölümüne ve Gazze Şeridi'ne götürülen 10 askerin de yakalanmasına yol açtı.

Soruşturma, ordu tarafından yürütülen bir dizi askeri iç soruşturmanın bir parçası olup, sonuçları, Hamas'ın savaş hazırlığı konusunda uyarıda bulunan ancak komutanlık tarafından uyarıları dikkate alınmayan askerlerin ailelerine ve daha sonra da kamuoyuna açıklanacak.

‘Kibirli davrandık’

İlk soruşturmaya göre Hamas, Nahal Oz Üssü’nü saldırı planında stratejik bir hedef olarak belirledi ve İsrail'in Yiftah Askeri Üssü’yle birlikte bu üs için de Eriha Duvarı adını seçti; zira örgüt yıllar boyunca bu üs ve zayıf yönleri hakkında kapsamlı istihbarat topladı.

asdf
Kibbutz Nahal Oz'da 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas saldırısı sonucu meydana gelen yıkımdan (Arşiv - Reuters)

Ordunun soruşturması, güvenlik birimleri tarafından Gazze'yi boğma politikasının büyük bir güvenlik patlamasına yol açacağı konusunda uyarıldığı bilinen siyasi düzeyin eksikliklerini ele almadı; ordunun ulusal ve yerel liderliğine yönelik özeleştiriye odaklandı.

Bölgedeki subayların katıldığı bir toplantıda Birim 8200'ün başında bulunan Tuğgeneral Yossi Shariel şunları söyledi: “Biz ve herkesten önce ben görevimizi yapmadık, ders almadık ve kibirle hareket ettik.”

Soruşturmanın sonuçları Hamas ajanlarının odaların yerleri, nöbetçi kulübeleri ve askerlerin hareketleri de dahil olmak üzere üssün her ayrıntısını bildiklerini gösterdi.

Mükemmel zamanlama

Soruşturmaya göre Hamas, üsteki asker sayısının azalması nedeniyle saldırı için en uygun zamanlamanın bir tatil ya da hafta sonu olacağını değerlendirdi. Soruşturmaya göre, 6 Ekim 2023 akşamı saat 18:00'de Hamas liderliği saldırıyı gerçekleştirme emrini mensuplarına bildirdi. Bunun üzerine Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları komutanları ve mensupları da dahil olmak üzere tüm güçler askeri üsse saldırmak için hazırlıklara başladı.

İstihbarat göstergeleri bir gece önce ortaya çıkmıştı ama ordu bunları fiili hazırlıklara dönüştürmedi. Askeri komutanlık ayrıca sınıra yaklaşılmaması talimatını vererek üsteki askerlerin alarm seviyesini yükseltmeye gerek olmadığı sonucuna varmasına yol açtı.

sxcdfvg
İsrail ile Gazze Şeridi arasındaki sınırın yakınında bir Merkava tankı (Reuters)

Soruşturmaya göre, askerler muharebe pozisyonlarında olsalardı, çatışma sahnesi çok farklı olurdu. Soruşturmada, “Nahal Oz Üssü’ne yönelik saldırı başladığında üssün ana kontrol noktasında sadece bir nöbetçi vardı, bazı bölgelerde ise askerler savunma pozisyonlarını alamadan Hamas militanları üssü çevreleyen duvara ulaştı” denildi.

Üsteki asker sayısı Hamas savaşçılarının iki katı olmasına rağmen, soruşturma askerlerin silah ve savaş kabiliyeti açısından orantısız bir dezavantaja sahip olduğunu iddia etti.

Ayrıca askerlerin sığınaklara çekilmesinin, Hamas'ın askerleri kuşatmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan planına uygun olduğunu açıkladı.

Kronoloji

İsrail ordusu, üsse yapılan saldırının kronolojisini aşağıdaki şekilde yayınladı:

06:30:

İlk saldırı 65 savaşçının Gazze sınırına 800 metre mesafedeki üsse saldırmasıyla başladı. Üssün içinde toplam 162 asker bulunuyordu.

06:45:

Taburun komutan yardımcısı yaralandı ve 20 dakika sonra askerler sığınaklara çekilmeye başlayarak çok sayıda Hamas savaşçısının üsse sızmasına izin verdi.

(video)

07:30:

Saldırıyı püskürtmeye çalışan güçler silahlı çatışmanın ardından bertaraf edildi.

07:40:

İlk askeri takviye Tiger zırhlı aracıyla geldi. İsrail güçleri ve Hamas savaşçıları arasındaki ilk doğrudan çatışma yaşandı.

07:50:

İsrail güçleri bir karşı saldırı için yeniden organize olmaya çalıştı, ancak saat 08:20'de saldıran gücün pusuya düşürülmesi ve komutanının öldürülmesiyle operasyon başarısız oldu.

08:53:

Hamas savaşçıları bölgede konuşlanmış bir İsrail tankını imha etmeyi başardı.

09:00:

İkinci bir saldırı dalgası başladı ve 50 Hamaslı daha üsse girerek üssün kontrolünü neredeyse tamamen ele geçirdi.

10:00:

Üçüncü dalga, 100 direnişçinin katılımıyla, bir tanktan İsrail askerlerinin kaçırılması ve üsteki kadın askerlerin esir alınmasıyla başladı.

12:00:

Üssün operasyon odası ateşe verildi ve Hamas savaşçıları bölgeden çekildi.

14:00:

İlk kurtarma güçleri yaralıları tahliye etmek üzere bölgeye ulaştı.

20:00:

Üs İsrail güçlerinden tamamen boşaltıldı.



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.