Amerikan’ın beş eski savunma bakanı, üst düzey askeri personelin görevden alınması konusunda Kongre'ye müdahale çağrısında bulundu

 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)
 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)
TT

Amerikan’ın beş eski savunma bakanı, üst düzey askeri personelin görevden alınması konusunda Kongre'ye müdahale çağrısında bulundu

 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)
 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)

Associated Press (AP) tarafından ele geçirilen bir mektuba göre, ABD'nin beş eski savunma bakanı Kongre'yi Başkan Donald Trump'ın Genelkurmay Başkanı ve diğer üst düzey askeri liderleri görevden almasıyla ilgili acil oturumlar düzenlemeye çağırdı.

Son otuz yılda Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimleri temsil eden beş kişi, görevden almaların rahatsız edici olduğunu ve “yönetimin orduyu siyasallaştırma arzusu hakkında rahatsız edici sorular” ortaya çıkardığını ve başkanın yetkisi üzerindeki yasal sınırları kaldırdığını belirtti. Geçen hafta sonunda Trump, Hava Kuvvetleri Generali C.Q. Brown Jr'ı Genelkurmay Başkanlığı görevinden aldı. Bunu Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Deniz Operasyonları Başkanı Amiral Lisa Franchitti'yi, Hava Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcısı General Jim Slife ve askeri hizmetler genel hukuk danışmanlarını görevden alması izledi.

William Perry, Leon Panetta, Chuck Hagel, Jim Mattis ve Lloyd Austin tarafından imzalanan mektupta, görevden almalar için gerçek bir gerekçe olmadığı, çünkü subayların çoğunun Trump tarafından daha önceki pozisyonlara aday gösterildiği belirtildi. Mektupta bu subayların operasyonel ve muharebe deneyimi de dahil olmak üzere örnek bir kariyere sahip oldukları ifade edildi.

“Birçok asker de dahil olmak üzere birçok Amerikalı gibi biz de bu liderlerin tamamen partizan nedenlerle görevden alındıkları sonucuna vardık” denilen mektupta, ‘Kongre üyelerinden bize bir iyilik yapmalarını istemiyoruz; onlardan işlerini yapmalarını istiyoruz’ ifadelerine yer verildi.



Washington, Pakistan'ın Afganistan'a karşı kendini savunma hakkına verdiği desteği teyit etti

Kabil'de Afgan bir Taliban üyesi (AFP)
Kabil'de Afgan bir Taliban üyesi (AFP)
TT

Washington, Pakistan'ın Afganistan'a karşı kendini savunma hakkına verdiği desteği teyit etti

Kabil'de Afgan bir Taliban üyesi (AFP)
Kabil'de Afgan bir Taliban üyesi (AFP)

ABD dün, komşu Afganistan'ı bombalayan ve iki taraf arasında yaşanan çatışmaların ardından Taliban liderliğindeki hükümete savaş ilan eden Pakistan'a desteğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Alison Hooker, Pakistanlı bir yetkiliyle yaptığı görüşmelerin ardından "X" platformunda yaptığı paylaşımda, "Durumu yakından izlemeye devam ediyoruz ve Pakistan'ın Taliban saldırılarına karşı kendini savunma hakkına desteğimizi ifade ettik" diye yazdı.

Afgan hükümeti perşembe günü yaptığı açıklamada, güçlerinin sınır karakollarına düzenlediği bir saldırıda çok sayıda Pakistan askerini öldürdüğünü ve esir aldığını duyurdu. Bu saldırı, İslamabad'ın birkaç gün önce Afgan topraklarına düzenlediği hava saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildi.

Buna karşılık, Pakistan hükümeti, Afganistan'ın Pakistan sınırındaki askeri tesislere yönelik saldırısının ardından dün Kabil ve Kandahar şehirlerine hava saldırıları düzenlediğini doğruladı. Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Asıf, Afgan hükümetine "açık savaş" ilan etti.


"Trump'ın kasırgası" Küba ittifaklarını parçalıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, 18 Şubat 2026'da Moskova'da gerçekleşen bir toplantı sırasında odaya giriyorlar (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, 18 Şubat 2026'da Moskova'da gerçekleşen bir toplantı sırasında odaya giriyorlar (AFP)
TT

"Trump'ın kasırgası" Küba ittifaklarını parçalıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, 18 Şubat 2026'da Moskova'da gerçekleşen bir toplantı sırasında odaya giriyorlar (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, 18 Şubat 2026'da Moskova'da gerçekleşen bir toplantı sırasında odaya giriyorlar (AFP)

ABD'nin 3 Ocak sabahı erken saatlerde Karakas'ta Nicolas Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlanan askeri operasyonunun ardından Donald Trump, Venezuela'nın petrol tedarikini (günde 28 bin varil) kesmenin Küba rejiminin sonunu getirecek darbe olacağına inanıyordu.

Küba'nın sorunları artık sadece ekonomik ambargoyla sınırlı değil; uluslararası sol çevrelerdeki etkisi yıllardır belirgin bir şekilde azalıyor. Dahası, Washington'un kararlı tutumu göz önüne alındığında, Küba devriminin geleneksel müttefikleri mevcut koşullarda yardım etmekte aciz durumda.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bunun en açık kanıtlarından biri, Brezilya'nın Küba rejimine hiçbir şekilde yardım etmemesi, Meksika'nın sadece gıda yardımı göndermesi, Nikaragua'nın ada vatandaşlarının göçüne kapıyı kapatması ve Guatemala'nın yıllardır orada hizmet veren tüm Kübalı doktorların sınır dışı edileceğini açıklamasıdır.


Rubio, İran'ı "yasa dışı gözaltıları destekleyen devlet" olarak sınıflandırdı

 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
TT

Rubio, İran'ı "yasa dışı gözaltıları destekleyen devlet" olarak sınıflandırdı

 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün yaptığı açıklamada, İran'ı "yasa dışı gözaltıları destekleyen devlet" olarak tanımladığını söyledi.

Reuters'ın haberine göre Rubio açıklamasında "İran rejimi rehin almayı bırakmalı ve İran'da haksız yere tutuklu bulunan bütün Amerikalıları serbest bırakmalıdır; bu adımlar, yaptırım kararını ve ilgili tedbirleri sona erdirebilir"

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken ve Tahran'a karşı askeri bir saldırı tehdidi varken, Rubio pazartesi günü İsrail'de İran meselesiyle ilgili görüşmeler yapacak.

video

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tommy Pigott, Rubio'nun "İran ve Lübnan da dahil olmak üzere bir dizi bölgesel önceliği ve Başkan (Donald) Trump'ın Gazze için barış planının uygulanmasına yönelik devam eden çabaları ele alacağını" söyledi.

ABD'li bir yetkiliye göre Rubio'nun bugün İsrail'i ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak ziyaret pazartesi gününe ertelendi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bu ziyarette dikkat çekici bir şekilde, Dışişleri Bakanlığı'na akredite hiçbir gazeteci Rubio'ya eşlik etmeyecek.

Amerika Birleşik Devletleri dün, büyükelçiliğindeki zorunlu olmayan diplomatik personelinin İsrail'den ayrılmasını istedi.