Benzeri görülmemiş bir jest… İngiliz Kralı, Trump'ı ailenin Balmoral'daki özel konutunu ziyaret etmeye davet etti

ABD Başkanı Donald Trump ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Kral Charles'tan gelen mektubu gösteriyorlar. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Kral Charles'tan gelen mektubu gösteriyorlar. (EPA)
TT

Benzeri görülmemiş bir jest… İngiliz Kralı, Trump'ı ailenin Balmoral'daki özel konutunu ziyaret etmeye davet etti

ABD Başkanı Donald Trump ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Kral Charles'tan gelen mektubu gösteriyorlar. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Kral Charles'tan gelen mektubu gösteriyorlar. (EPA)

Kral Charles, ABD Başkanı Donald Trump'ı kraliyet ailesinin Balmoral'daki özel konutunu ziyaret etmeye davet ederken, Trump da Birleşik Krallık'a ikinci bir resmi ziyaret planlıyor.

Şarku’l Avsat’ın The Telegraph'tan aktardığına göre Kral Charles, dün Beyaz Saray'da kendisiyle bir görüşme gerçekleştiren Başbakan Keir Starmer aracılığıyla ABD Başkanı'na iki sayfalık sıcak bir davet mektubu gönderdi.

Görüşme sırasında Trump'ın elinde görülen mektupta, Kraliçe 2. Elizabeth'in hayatının son haftalarını geçirdiği kraliyet ailesine ait Balmoral'daki özel konutu ziyaret etmesi için kişisel bir davet yer alıyordu.

Kral Charles ayrıca Trump'a, gençlere yönelik eğitim programlarına ev sahipliği yapan kişisel projesi Dumfries House'da kendisine katılmasını önerdi.

Kral Charles, ziyaretin Birleşik Krallık'a yapılacak ‘ikinci tarihi devlet ziyaretinin’ ayrıntılarını görüşmelerine olanak sağlayacağını kaydetti.

Kral mektubunda, “Bildiğiniz gibi, bu bir Amerikan Başkanı tarafından daha önce görülmemiş bir şey” diye yazdı. Mektubun sonu, “Saygılarımla, Charles” şeklinde imzalanmıştı.

sxdfrgty
ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile yaptığı görüşme sırasında Kral Charles'tan gelen mektubu gösteriyor. (Reuters)

Buckingham Sarayı mektubun gönderildiğini teyit etti. Ziyaret için henüz bir tarih kararlaştırılmadı.

Balmoral'a davet, Charles'ın annesi merhum Kraliçe Elizabeth'e hayranlığıyla bilinen Trump için özellikle önemli bir jest.

Trump seçim kampanyası sırasında kraliyet ailesine ve özellikle de Kraliçe Elizabeth'e olan sevgisinden uzun uzun bahsetmişti.

Kaynaklar, Trump’ın kraliyet ailesinin Highlands'deki yazlık merkezlerinde ağırlanacağı bu nadir davetin, ilk döneminde Buckingham Sarayı ve Windsor Kalesi'ni ziyaret eden Başkan için yeni bir deneyim olacağını ifade etti.

Dumfries House önerisi ise bu mülkle büyük gurur duyan ve burayı çalışma hayatının ayrılmaz bir parçası haline getiren Kral'ın kişisel bir dokunuşuydu.

Trump mektubu Beyaz Saray'da toplanan basın mensuplarına göstererek şunları söyledi: “Cevabım evet. Orada olmayı, kralı ve ülkemizi onurlandırmayı dört gözle bekliyoruz.”

asdfrgty
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, ABD Başkanı Donald Trump'a Kral Charles'ın ülkesini ziyaret etmesi için gönderdiği davet mektubunu teslim etti. (AP)

İlk kez seçilmiş bir siyasetçiye ikinci bir ‘devlet ziyareti’ teklif ediliyor. Bu, merhum Kraliçe'nin 2019 yılında Trump ailesini Buckingham Sarayı'nda ağırlamasının ardından gerçekleşti.

Trump Balmoral'ı ziyaret ederse, 1959 yazında Dwight Eisenhower'dan sonra bunu yapan ikinci ABD başkanı olacak.

Mektubu Trump'a takdim eden Starmer şu ifadeleri kullandı: “Majesteleri Kral'dan bir mesaj getirmekten memnuniyet duyuyorum. Elbette en iyi dileklerini ve selamlarını iletti ama aynı zamanda bu mektubu size getirmemi de istedi. Size Kral'dan bir mesaj takdim edebilir miyim?... Bu gerçekten çok özel... Bu daha önce hiç olmamıştı. Bu eşi benzeri görülmemiş bir şey.”



İsrail merkezli bir STK, UCM’de İspanya Başbakanı aleyhine dava açtı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
TT

İsrail merkezli bir STK, UCM’de İspanya Başbakanı aleyhine dava açtı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)

Dünya genelinde ‘İsrail’in düşmanları’ olarak nitelendirdiği kişilere karşı yasal işlemler yürüten Tel Aviv merkezli bir sivil toplum kuruluşu (STK) olan Şurat HaDin dün, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hakkında İran'a yapılan ihracat nedeniyle ‘savaş suçlarının işlenmesine yardım’ suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yasal işlem başlatılması talebinde bulunduğunu açıkladı. Davada İspanya, ‘Tahran rejimi ve temsilcilerinin askeri amaçlarla ihtiyaç duyduğu bileşenleri’ sağladığı gerekçesiyle suçlanıyor.

Roma Statüsü'nün 15. maddesi uyarınca açılan davada Şurat HaDin, İspanya'nın fünyeler ve patlayıcılarda kullanılabilecek yaklaşık 1,3 milyon euro değerinde çift kullanımlı ürünlerin ihracatına izin verdiğini öne sürüyor.

Şurat HaDin tarafından yapılan açıklamada, “Bu maddeler zararsız endüstriyel ürünler değil, patlayıcıların çalışmasını sağlayan hayati bileşenler ve sivillere yönelik saldırılarda kullanılmasının beklendiği ve makul görüldüğü koşullarda nakledilmiştir” denildi.

Dava, 2023 yılının ekim ayında Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlamasından bir yıl sonra Madrid'in Filistin devletini tanımasıyla daha da şiddetlenen iki ülke arasındaki diplomatik gerginliğin devvam ettiği bir dönemde açıldı.

Sosyalist bir isim olan Başbakan Sanchez, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattıkları savaşa da karşı çıkmış ve bu durum İsrail'in tepkisini çekmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçtiğimiz hafta, Madrid'in savaş sonrası Gazze'de istikrarı sağlamak için ABD liderliğindeki bir girişime katılmasını engelledi ve İspanya'yı ‘İsrail'e karşı diplomatik bir kampanya yürütmekle’ suçladı.


Abluka altında diplomasi: Hürmüz için yeni müzakere arayışı

Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
TT

Abluka altında diplomasi: Hürmüz için yeni müzakere arayışı

Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün İran ile müzakerelerin önümüzdeki iki gün içinde yeniden başlayabileceğini açıklamasının ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik devam ederken Washington ile Tahran arasında yeni bir müzakere turu ufukta göründü.

Trump, ABD'nin geniş çaplı bir askeri operasyonla İran limanlarına abluka uygulamaya devam ettiği bir dönemde New York Post gazetesine yaptığı bu açıklamada, “Önümüzdeki iki gün içinde bir şeyler olabilir, oraya (Pakistan’a) gitmeye daha meyilliyiz” dedi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asim Munir'in görüşmelerde ‘harika bir iş’ çıkardığını söyleyen Trump, “O harika, bu yüzden oraya (Pakistan) geri dönebiliriz” ifadelerini kullandı.

Reuters kaynakları, müzakerelerin cuma ile pazar günleri arasındaki bir zaman aralığın yapılabileceğini belirtirken, Associated Press (AP) görüşmelerin yarın yapılacağını öngördü. Buna karşın, İran’ın resmi haber ajanslarından IRNA, Pakistan'ın arabuluculuğu halen sürdürdüğünü, ancak şimdiye kadar resmi bir karar alınmadığını bildirdi. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance yaptığı bir açıklamada, Washington'ın İran'dan zenginleştirilmiş uranyumu çıkarmak ve gelecekte uranyum zenginleştirmesini engellemek istediğini vurgulayarak “Top İran'da” dedi.

ABD'li kaynaklar, Washington’ın zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle askıya almayı hedeflediğini, buna karşılık İran'ın ise Trump'ın reddettiği, nükleer faaliyetleri 5 yıl süreyle askıya alma önerisini sunduğunu belirtti.

Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan gemilere uygulanan ablukaya 10 binden fazla askerin, 12'den fazla savaş gemisinin ve 100'den fazla uçağın katıldığını, ilk 24 saat içinde altı geminin emirlere uyduğunu duyurdu.

Diğer taraftan İranlı milletvekilleri Hürmüz Boğazı ile ilgili tutumlarını sertleştirdi. Milletvekilleri, bu durumu müzakerelerle ilişkilendirdi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, bir hafta sonra sona erecek ateşkesin ‘yeni bir tehdide ve yeniden silahlanmaya zemin hazırlamaması gerektiğini’ söyledi.


ABD, Venezuela Merkez Bankası'na uygulanan yaptırımları kaldırdı

Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)
Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)
TT

ABD, Venezuela Merkez Bankası'na uygulanan yaptırımları kaldırdı

Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)
Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Venezuela merkez bankasına ve ülkedeki diğer üç bankacılık kurumuna uygulanan yaptırımların kaldırıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Venezuela'ya uygulanan bazı ekonomik yaptırımların kaldırılması, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın mart ayında iki ülke arasında 2019'dan beri kesilmiş olan diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılacağını duyurmasının ardından, Karakas ve Washington arasındaki ilişkilerin kademeli olarak normalleşmesinin devamı olarak gerçekleşti.