Kahire'den Lapid'in Gazze Şeridi’ni Mısır'ın yönetmesi önerisine ret

Yair Lapid'in Gazze Şeridi’yle ilgili önerisinin en büyük faydalanıcısı İsrail

Refah Sınır Kapısı’nda Gazze Şeridi sınırının Mısır tarafında insani yardım taşıyan kamyonlar, 2 Mart 2025 (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nda Gazze Şeridi sınırının Mısır tarafında insani yardım taşıyan kamyonlar, 2 Mart 2025 (AFP)
TT

Kahire'den Lapid'in Gazze Şeridi’ni Mısır'ın yönetmesi önerisine ret

Refah Sınır Kapısı’nda Gazze Şeridi sınırının Mısır tarafında insani yardım taşıyan kamyonlar, 2 Mart 2025 (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nda Gazze Şeridi sınırının Mısır tarafında insani yardım taşıyan kamyonlar, 2 Mart 2025 (AFP)

Amr İmam

İsrail'de ana muhalefet lideri Yair Lapid’in, Mısır'ın dış borçlarının silinmesi karşılığında Gazze Şeridi’nin idari ve güvenlik sorumluluklarını üstlenmesi önerisi, başta kulağa cazip gelebilir. Ancak Mısır'ın kabul etmesi halinde karşılaşacağı riskler göz önüne alındığında bu öneri bir hayalden öteye geçemiyor. Kahire ise akıllıca ve proaktif bir hamleyle Lapid’in önerisini reddetti.

Lapid'in önerisi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'nin kontrolünü devralma ve ‘Ortadoğu'nun Rivierası’ yapma girişimiyle paralellik gösteriyor. Öte yandan İsrail’in ana muhalefet liderinin önerisi, Trump'ın istediği gibi savaştan zarar gören Gazzelilerin yerinden edilmesini öngörmese de İsrail'in bir güvenlik sorunu olarak gördüğü Gazze Şeridi’nden kurtulması ve yükün bölge ülkelerine kaydırılmasıyla aynı sonucu doğuracak.

Lapid'in Gazze Şeridi ile ilgili önerisi, İsrail’in Gazze’de yarattığı karmaşayı düzeltme sorumluluğundan tamamen kurtulma ve bu görevi Mısır'ın üstüne yıkma fırsatı verdiğinden bunun en büyük faydalanıcısı İsrail oluyor. Öneri, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde bir Filistin devleti kurulması projesini 15 yıl süreyle askıya alınmasını öngörüyor. Bu, aynı zamanda Lapid’in Mısır'ın Gazze Şeridi'nin yönetimini devralması için önerdiği süre.

Körlemesine bir anlaşma

Daha önce de Gazze Şeridi’ni yöneten Mısır, 1948'den 1956 yılına kadar ve 1957'den 1967 yılına kadar bölgeyi askeri olarak kontrol etti. Ancak bu kontrol Arap-İsrail çatışmasından kaynaklanıyordu ve öncelikle Arapların ve Filistinlilerin çıkarlarına hizmet etmeyi amaçlıyordu.

Bugün Gazze Şeridi’nin Mısır tarafından yönetilmesi sadece İsrail'in çıkarlarına hizmet edecek ve ekonomik krizle boğuşan Mısır'a olası mali kazançlardan çok daha fazla zarar verecektir. Gazze Şeridi'ni kontrol eden Hamas Hareketi, İsrail ile varılan mevcut ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana geçen süreçte savaş sonrası Gazze'nin önemli bir parçası olmaya devam edeceğini defalarca kez gösterdi. Hamas, İsrail'in Gazze'de 15 aydır sürdürdüğü savaşın kendisini zayıflatmayı başaramadığına dair açık bir mesaj vermek amacıyla, her yeni esir takasında askeri geçit törenleri ve güç gösterileri düzenledi.

Mantıken, İsrail'in Hamas’ın üyelerine, altyapısına ve Gazze'deki tünel ağına yönelik yoğun saldırılarının onun gücünü önemli ölçüde zayıflatması gerekiyordu.

İsrail, ordusunun 15 aylık savaş boyunca yapamadığını yapabilecek başka bir ülke arıyor gibi görünüyor.

Ancak Hamas, Gazze Şeridi'ndeki büyük yıkıma rağmen olağanüstü bir toparlanma ve yeniden örgütlenme becerisi gösterdi. Dahası, Gazze'deki kitlesel yıkım ve Gazzelilerin umutlarının tükenmesi, Hamas’a yeni katılımları cezbettiğinden onu daha da güçlendireceği kesin.

Mısır'ın Gazze'nin kontrolünü devralması ve Mısır askerlerinin ve polisinin Filistin topraklarında konuşlanması onu, geçmişte Gazze'de herhangi bir yabancı gücün varlığını bir saldırı eylemi olarak göreceğini defalarca kez açıklayan Hamas ile karşı karşıya getirecektir.

Hamas yetkililerinden bazıları, son haftalarda Hamas’ın Gazze'deki sivil işlerin İsrail’in yürüttüğü savaşın sona ermesinin ardından oluşturulacak bir Filistin yönetimine devredilmesini kabul edebileceğini ima ettiler. Böyle bir yetki Hamas'a silahlarını muhafaza etme ve Lübnan'daki Hizbullah'a benzer şekilde gölgede kalma şansı verir.

cdvfgbh
Gazze Şeridi sınırı yakınlarında konuşlu İsrail tankları, 2 Mart 2025 (Reuters)

Ancak bu senaryo, her ikisi de Hamas'ın Gazze'deki varlığını tamamen sona erdirmek isteyen İsrail ya da ABD için kabul edilebilir değil. Ancak İsrail muhalefet lideri Yair Lapid'in önerisiyle İsrail, ordusunun Hamas'ı yok etmek, Gazze'deki varlığını sona erdirmek ve İsrail'in Hamas'tan kurtulmasına yardımcı olmak gibi 15 aydır yürüttüğü savaş boyunca yapamadığını yapabilecek başka bir ülke arıyor gibi görünüyor. Mısır da bunu kategorik olarak reddediyor.

B Planı

Yair Lapid, 25 Şubat'ta Washington'da muhafazakâr eğilimli Demokrasileri Savunma Vakfı'nda yaptığı konuşmada, Mısır'ın Gazze'nin kontrolünü devralması önerisini ortaya attı.

Bu gelişme, Trump'ın Filistin bölgesine yönelik planına alternatif oluşturmayı amaçlayan Mısır'ın Gazze'nin yeniden inşasına yönelik planını görüşmek üzere bazı Arap ülkelerinin liderinin Riyad'da bir araya gelmesinden birkaç gün sonra ve yarın (4 mart) Kahire'de yapılması planlanan ve muhtemelen Mısır’ın söz konusu planının görüşülüp onaylanacağı Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi’nden birkaç gün kala yaşandı.

Mısır’ın planı, özellikle Hamas'ın Gazze’de savaş sonrası dönemin ayrılmaz bir parçası olmak istemesi nedeniyle, finansman ve Gazze'nin yönetiminin geleceği konularında bazı zorluklarla karşı karşıya.

Zirvede bir araya gelen Arap liderler, Mısır'ın planını onaylarlarsa, ABD ve İsrail’in Gazze'yi boşaltmayı ve kontrol etmeyi öngören planları karşısında Arap ülkelerinin ortak tutumunu teyit eden güçlü bir mesaj vermiş olacaklar. Aynı zamanda işgal altındaki Batı Şeria’da ve Gazze Şeridi'nde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının başlangıcı olarak Gazze'nin iki milyondan fazla sakinini topraklarında tutmanın önemine yönelik Arap ülkelerinin desteğini de ortaya koyacak.

fvgtrhy
İsrail’de ana muhalefet lideri Yair Lapid Knesset'te (İsrail parlamentosu) konuşma yaparken, (AP)

Mısır'ın planı, savaş nedeniyle harabe dönmüş olan Gazze'nin, Gazzelileri yerinden ya da tahliye etmeden yeniden inşa edilmesini öngörüyor.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı habere göre Gazze Şeridi’ni üç bölgeye ayıran ve yeniden inşasını aşamalı olarak Gazze’nın güneyinden başlayarak, sonra orta kesimlerine ve son olarak da kuzeyine doğru ilerlemesi öngörülen plana göre Gazze'nin içinde güvenli bölgeler oluşturulacak ve halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere elektrik ve içme suyuna sahip mobil evler kurulacak. Plan çerçevesinde ayrıca beş yıl kadar sürmesi beklenen yeniden inşa sürecinde, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinden kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’na kadar yeniden inşaya hazırlık olarak yüz binlerce ton moloz da kaldırılacak.

Halat çekme yarışı

Mısır'ın planı, özellikle Hamas'ın savaş sonrası dönemin ayrılmaz bir parçası olmak istemesi nedeniyle, finansman ve Gazze'nin yönetiminin geleceği konularında bazı zorluklarla karşı karşıya. Basında yer alan haberlere göre Mısır, planın Trump'ın onayını alabilmesi için Hamas'a geri çekilmesi yönünde baskı yapıyor.

Ancak Gazze'deki varlığına son vermesi ve Gazze halkına onsuz bir gelecek sunması gerektiğine dair bölgesel ve uluslararası fikir birliği göz önüne alındığında, seçenekleri sınırlı olsa da hareketin kolay kolay geri adım atması beklenmiyor.

Trump’ın İsrail’e Gazze’de istediği gibi hareket etmesi için yeşil ışık yakması ve savaşa yeniden başlama seçeneğini masaya koyması nedeniyle Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki varlığını sürdürmesi, mevcut ateşkesin çökmesi riski yaratırken sivillere yönelik daha geniş çaplı bir katliama kapıyı aralıyor. İsrail içinde ise özellikle Hamas'ın elindeki son İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasının ardından, daha önce savaşın hedefleri arasında açıklanan; Hamas'ı ortadan kaldırma hedefine ulaşılmasını isteyen aşırı sağcı siyasetçiler tarafından savaşa devam edilmesi yönünde baskılar artıyor.

Çatışmaların yeniden başlaması İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da çıkarlarına hizmet edebilir. Çünkü bu durum koalisyon hükümetini bir arada tutmasına ve dağılmasını engellemesine yardımcı olabilir.

Tüm bu faktörler, İsrail'in siyasi çıkarlarına ve daha fazla Filistinli kanı dökme arzusuna hizmet etmek için Gazze'deki ateşkesi bozma olasılığını güçlendiriyor. Çatışmaların yeniden başlaması aynı zamanda İsrail'in Gazze'deki yakıp yıkma politikasına da hizmet ederek, bağımsız bir Filistin devleti kurma girişimlerini engellemek amacıyla Batı Şeria'nın geri kalanını da kademeli olarak ilhak etmesinin önünü açacaktır.

Ancak tüm bu planların, bağımsız bir Filistin devleti kurulması hayalini ortadan kaldırmak isteyenlerle onu canlı tutmak isteyenler arasındaki nüfuz mücadelesi karşısında kolay pes etmeyecek olan Mısır ve Arap ülkelerinin güçlü direnişiyle karşılaşması bekleniyor.

Kahire'de yapılması planlanan Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi, Arap devletlerinin bu mücadeleyi sonuna kadar götürme kararlılığının ilk gerçek sınavı olacak.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.