Trump-Zelenski gerilimi sonrası anket: ABD halkı savaşta kimin yanında?

Anket, cuma günü Oval Ofis'te Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Trump ve Başkan Yardımcısı J.D. Vance arasında gerçekleşen korkunç toplantının ardından geldi

Yeni bir anket, Amerikalıların sadece bir kısmının Ukrayna'yla savaşta Rusya'yı desteklediğini gösteriyor. Anket sonuçları Başkan Donald Trump'la Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında Oval Ofis'te yaşanan meşhur tartışmanın ardından açıklandı (AFP)
Yeni bir anket, Amerikalıların sadece bir kısmının Ukrayna'yla savaşta Rusya'yı desteklediğini gösteriyor. Anket sonuçları Başkan Donald Trump'la Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında Oval Ofis'te yaşanan meşhur tartışmanın ardından açıklandı (AFP)
TT

Trump-Zelenski gerilimi sonrası anket: ABD halkı savaşta kimin yanında?

Yeni bir anket, Amerikalıların sadece bir kısmının Ukrayna'yla savaşta Rusya'yı desteklediğini gösteriyor. Anket sonuçları Başkan Donald Trump'la Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında Oval Ofis'te yaşanan meşhur tartışmanın ardından açıklandı (AFP)
Yeni bir anket, Amerikalıların sadece bir kısmının Ukrayna'yla savaşta Rusya'yı desteklediğini gösteriyor. Anket sonuçları Başkan Donald Trump'la Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında Oval Ofis'te yaşanan meşhur tartışmanın ardından açıklandı (AFP)

Donald Trump'ın bu konuda nerede durduğu merak konusuyken, Amerikalıların sadece yüzde 4'ü Ukrayna'yla süregelen çatışmada Rusya'yı destekliyor.

CBS News ve YouGov'un anketine katılanların az farkla çoğunluğu (yüzde 52) Ukrayna'yı desteklediğini belirtirken, şaşırtıcı şekilde yüzde 44'lük bir kesim de "hiçbir tarafı" desteklemediğini ifade etti.

Bu anket, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Trump ve Başkan Yardımcısı J.D. Vance arasında cuma günü Oval Ofis'te gerçekleşen korkunç toplantının ardından geldi. Görüşme nazik bir şekilde başlamış ancak her iki Cumhuriyetçinin de Zelenski'den minnettarlık göstermesini talep etmesiyle açık bir acımasızlığa dönüşmüştü.

Başkan, Zelenski'nin kendisi olmadan hiçbir güce sahip olamayacağını iddia etmiş, onu "milyonlarca hayatla kumar oynadığı" için azarlamış ve ya bir anlaşma yapabileceğini ya da "savaşabileceğini" söylemişti.

Ancak CBS'in de belirttiği üzere anket, basın toplantısından önce, 26-28 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Anket cinsiyet, yaş, ırk ve eğitime göre ülke çapındaki yetişkinleri temsil edecek şekilde 2 bin 311 ABD'liyi örnekledi.

Ankete göre Amerikalıların yüzde 51'i Trump'ın Rusya-Ukrayna savaşını ele alışını onaylarken, yüzde 49'u onaylamıyor.

Ankete katılanlar Trump'ın savaşta hangi tarafa meylettiğine dair büyük ölçüde bölünmüş durumda. Trump'ın "eylem ve açıklamalarının" Rusya'nın lehine olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 46'yken, Trump'ın her iki tarafa da eşit davrandığını düşünenlerin oranı yüzde 43.

Sadece yüzde 10'luk bir kesim Trump'ın Ukrayna'nın yanında yer aldığını düşünüyor.

Başkan cuma günkü görüşmeden kısa süre sonra yaptığı açıklamada Zelenski'nin "barışa hazır olmadığını" söylemişti. Truth Social'da Trump, Ukrayna Devlet Başkanı'nın "Amerika Birleşik Devletleri'ne değerli Oval Ofis'te saygısızlık ettiğini" yazmıştı.

Trump, "Başkan Zelenski'nin Amerika'nın dahil olması halinde barışa hazır olmadığını tespit ettim çünkü bizim dahil olmamızın müzakerelerde kendisine büyük bir avantaj sağlayacağını düşünüyor" diye yazdı.

Ben avantaj istemiyorum, BARIŞ istiyorum. Barış için hazır olduğunda geri gelebilir.

Zelenski kısa süre sonra kendi çevrimiçi paylaşımında yanıt verdi:

Teşekkür ederim Amerika, desteğiniz için teşekkür ederim, bu ziyaret için teşekkür ederim. Teşekkürler @POTUS, Kongre ve Amerikan halkı. Ukrayna'nın adil ve kalıcı bir barışa ihtiyacı var ve biz de tam olarak bunun için çalışıyoruz.

CBS anketi ayrıca Cumhuriyetçilerin çoğunluğunun Rusya hakkında olumsuz görüşlere sahip olduğunu, yüzde 32'sinin Rusya'yı "dost olmayan", yüzde 27'sinin ise "düşman" olarak gördüğünü ortaya koydu. Bununla birlikte, Cumhuriyetçi Parti seçmenlerinin yüksek bir yüzdesi Rusya'ya daha olumlu bakıyor.

Ankete göre Cumhuriyetçilerin yüzde 41'i Rusya'yı ABD'nin "müttefiki" ya da "dostu" olarak görüyor.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.