"Turko" yakalandı: "20 bin kişiyi ABD'ye soktu"

Kişi başı 18 bin dolara varan paralar almışlar

ABD basınında bu operasyonun, Donald Trump yönetiminin insan ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı yaklaşımındaki ciddiyeti gösterdiği yorumları da yapılıyor (AP)
ABD basınında bu operasyonun, Donald Trump yönetiminin insan ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı yaklaşımındaki ciddiyeti gösterdiği yorumları da yapılıyor (AP)
TT

"Turko" yakalandı: "20 bin kişiyi ABD'ye soktu"

ABD basınında bu operasyonun, Donald Trump yönetiminin insan ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı yaklaşımındaki ciddiyeti gösterdiği yorumları da yapılıyor (AP)
ABD basınında bu operasyonun, Donald Trump yönetiminin insan ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı yaklaşımındaki ciddiyeti gösterdiği yorumları da yapılıyor (AP)

İki Guatemala yurttaşı, binlerce göçmeni kaçak yollarla ABD'ye soktukları iddiasıyla tutuklandı.

ABD Adalet Bakanlığı, "Turko" lakaplı Eduardo Domingo Renoj-Matul ve 49 yaşındaki yardımcısı Cristobal Mejia-Chaj'ın cuma günü gözaltına alındığını ve son 5 yıldaki göçmen kaçakçılığı faaliyetleriyle ilgili birden fazla suçlamayla karşı karşıya olduğunu pazartesi günü duyurdu. 

İddianamede, en az 12 yıldır faal olan 51 yaşındaki Renoj-Matul liderliğindeki çetenin Guatemala'dan ABD'ye göçmen taşımakta uzmanlaştığı bildirildi. 

Son 5 yılda 20 bin göçmenin kaçak yollarla ABD'ye geçişini bu çetenin sağladığı öne sürüldü. 

Renoj-Matul ve çetesinin kişi başı 15-18 bin dolar istediği belirtildi.

Meksikalı kaçakçılarla birlikte çalışan çetenin Arizona'dan geçirdiği göçmenleri gizli evlere taşıdığı, sonra da bu kişilerin ekstra para karşılığı başka yerlere aktarıldığı ifade edildi. 

Kendileri de kaçak olarak ABD'de bulunan Renoj-Matul ve Mejia-Chaj'ın iki göçmeni rehin tutarak ölüm tehdidiyle yakınlarından para aldığı da iddialar arasında.

Görsel kaldırıldı.Turko'nunki gibi pek çok çete göçmenleri ABD'de rehin tutarak ailelerinden para istiyor (AFP)


En az 7 kişinin ölümünden sorumlu oldukları iddia edilen ikili, suçlamaları reddetti. 

Bu kişilerin ABD'nin farklı yerlerindeki gizli evlerden taşınırken öldüğü aktarılırken Kasım 2023'te Oklahoma'daki bir trafik kazasında hayatını kaybeden 7 kişi arasında 4 yaşındaki bir kız çocuğunun da yer aldığı vurgulandı. 

Göçmenleri Los Angeles ve New York arasında taşırken bu ölümcül trafik kazasına karıştığı gerekçesiyle Oklahoma'daki bir hapishanede tutulan 44 yaşındaki Jose Paxtor-Oxlaj ve 41 yaşındaki çete elemanı Helmer Obispo-Hernandez de aynı davada yargılanıyor.

Paxtor-Oxlaj'ın 2010'da sınırdışı edildiği bildiriliyor.

Obispo-Hernandez'in de kendisini tutuklamaya gelen yetkililere kafa kesme tehditleri savurduğu ve bundan dolayı da yargılanacağı açıklandı. 

39 yaşındaki Rolando Gomez-Gomez ve 41 yaşındaki Juan Lopez Garcia da çete üyesi oldukları şüphesiyle cuma günü gözaltına alındı. 

22 Nisan'daki duruşmaya kadar Renoj-Matul ve Mejia-Chaj'ın kefalet bedeli belirlenmeksizin hapiste tutulmasına karar verildi. Çetenin liderleri idama varan cezalarla karşı karşıya.


Independent Türkçe, Newsweek, AP



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.