İsrail Lübnan'ın güneyinde ateş gücüyle tampon bölge oluşturuyor

İsrail, Lübnan’ın güneyinde evlerine geri dönenlerin hedef alıyor sınırdaki yerleşim bölgelerine ateş açıyor

Lübnan'ın güneyindeki Aitroun kasabasında onlarca kişinin cenaze töreni sırasında enkazın üstündeki Lübnanlılar (DPA)
Lübnan'ın güneyindeki Aitroun kasabasında onlarca kişinin cenaze töreni sırasında enkazın üstündeki Lübnanlılar (DPA)
TT

İsrail Lübnan'ın güneyinde ateş gücüyle tampon bölge oluşturuyor

Lübnan'ın güneyindeki Aitroun kasabasında onlarca kişinin cenaze töreni sırasında enkazın üstündeki Lübnanlılar (DPA)
Lübnan'ın güneyindeki Aitroun kasabasında onlarca kişinin cenaze töreni sırasında enkazın üstündeki Lübnanlılar (DPA)

İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi, sınır bölgesinde yaşayanların evlerine dönmelerini engelleyerek ateş gücüyle tampon bölge oluşturmaya çalıştığını gösterdi.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA’nın haberine göre Hizbullah ile İsrail arasında üç aydan uzun bir süredir devam eden ateşkese rağmen İsrail askerlerinin dün Lübnan'ın güneyindeki Ras en-Nakura beldesinde bir araca düzenlediği saldırıda iki kişi yaralandı. NNA, İsrail insansız hava araçlarının (İHA) Ras en-Nakura'da, Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) konuşlandığı bölgenin güneyindeki bir çöplük yakınlarında bir araca saldırı düzenlediğini, hurda ve metal toplayan iki kardeşin yaralandığını ve yaralıların hastaneye kaldırıldığını bildirdi.

Lübnan ordu güçleri ve siviller saldırının gerçekleştiği bölgeye gitmeye çalıştı, ancak İHA’lar bölgeye ulaşmalarını engellemek için bombalı saldırılar düzenlemeye başladı.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada Ras en-Nakura'da birkaç araca silah taşıyan bazı şüpheliler tespit ettik ve araçlardan birini hedef aldık” denildi.

Bu gelişmenin öncesinde İsrail ordusuü Hizbullah’a bağlı Rıdvan Gücü’nden bir askeri komutanın öldürüldüğünü duyurdu. Açıklamada, “Hava Kuvvetlerine ait bir savaş uçağı Lübnan'ın güneyindeki Kana bölgesine saldırarak Hizbullah'ın Rıdvan Gücü'nde deniz kuvvetleri komutanı olan ve İsrail’e ve vatandaşlarına karşı terörist faaliyetlerde bulunan terörist Kadir Haşim'i ortadan kaldırdı” ifadeleri yer aldı.

Hizbullah ve İsrail arasında bir yılı aşkın bir süre devam eden çatışmaların ardından taraflar arasında 27 Kasım'da ABD’nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail, Lübnan'ın güneyindeki ve doğusundaki çeşitli bölgelere saldırılar düzenlemeye devam ediyor. Tel Aviv, Hizbullah'ın mevzilerini ve tesislerini hedef aldığını ve örgütün savaştan sonra askeri olarak toparlanmasına izin vermeyeceğini birkaç kez açıkladı.

Ancak bu gelişmeler, İsrail'in sadece Hizbullah üyelerinin peşine düştüğünü değil, misyonunu sivilleri de kapsayacak ve geri dönmelerini engelleyecek şekilde genişlettiğini gösteriyor. Lübnan basını, İsrail ordusunun el-Asi mevzisinden Meys el-Cebel beldesinin güneydoğusundaki el-Cidar ve Derbu’l-Hurat bölgelerine doğru topçularla ve makineli tüfeklerle ateş açtığını bildirdi. Saldırıda bir sivil araç hasar gördü, ancak yaralanan olmadı.

İsrail’e ait bir İHA, Tel en-Nahas'tan Kefer Kila'ya giden yola Lübnan yönünde bir ses bombası bıraktı. Basında yer alan haberlere göre bir İsrail İHA’sı da Merceyun ovası, el-Kalia, Burc el-Meluk, el-Hiyam ve en-Nakura üzerinde çok düşük bir irtifada uçuşlar gerçekleştirdi.

dfrgth
Başbakan Nevvaf Selam, Lübnan'ın güneyindeki sınır kasabası el-Hiyam'da ordu komutanlarından birinin açıklamasını dinlerken (EPA)

Bu gelişmeler, İsrail ordusunun Lübnan sınır bölgesinde ateş açarak bir tampon bölge oluşturmaya çalıştığının işareti olarak görüldü. Bu durum Lübnanlı siyasi çevreler tarafından biliniyor. Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri de bir basın toplantısında bundan bahsetti. İsrail, halkın sınır bölgesine yaklaşmasını engelliyor. Sınırdaki köylerde ve kasabalarda bulunanları takip ediyor. İsrail İHA’ları bölgeden hiç ayrılmıyor, istediği zaman saldırılar düzenliyor ve ateş açıyor.

Taraflar arasında varılan ateşkes anlaşması uyarınca İsrail'in ordu güçlerini Lübnan'ın güneyinden çekmesi için tanınan sürenin 18 Şubat'ta dolmasına rağmen İsrail, Lübnan'ın güneyinde sınır boyunca beş stratejik noktada varlığını sürdürerek Lübnan'ın sınır kasabalarını ve İsrail tarafındaki ilgili bölgeleri ‘acil bir tehdit olmadığından’ emin olmak için kontrol altında tutmaya devam ediyor. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan sınırı boyunca uzanan tampon bölgede ‘süresiz olarak kalacağını’ ve buradaki ‘duruma bağlı olarak’ konuşlandıklarını vurguladı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.