İran 'barışçıl' nükleer programını güvence altına almak için Washington ile müzakereleri değerlendiriyor

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Norveç Başbakanı Stoere ile telefonda son gelişmeleri görüştü

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan dün yapılan kabine toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan dün yapılan kabine toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran 'barışçıl' nükleer programını güvence altına almak için Washington ile müzakereleri değerlendiriyor

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan dün yapılan kabine toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan dün yapılan kabine toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, Tahran'ın nükleer silah üretimine ilişkin endişelerin giderilmesi halinde ABD ile müzakereleri değerlendireceği belirtildi. Açıklamada programın tasfiyesine yönelik her türlü girişim de reddedildi. Temsilcilik tarafından dün X platformu üzerinden yapılan açıklamada, eğer müzakerelerin amacı İran'ın ‘barışçıl’ nükleer programını ortadan kaldırmaksa, bu tür müzakerelerin ‘asla gerçekleşmeyeceği’ vurgulandı.

Bundan iki gün önce ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer anlaşmayı müzakere etmek üzere İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'e bir mektup gönderdiğini açıkladı.

Trump, Fox Business Network'e verdiği röportajda, “İran’ın nükleer silah edinmesini önlemenin iki yolu var. İran’la ya askeri olarak ya da bir anlaşmaya vararak başa çıkabilirsiniz” dedi.

İran'la nükleer programı hakkında bir anlaşma müzakere etmek istediğini söyleyen ABD Başkanı, Tahran'a iki ülke arasında müzakerelerin başlamasını önerdi. Trump ayrıca İran'ı küresel ekonomiden tecrit etmek ve petrol ihracatını sıfıra indirmek için ilk başkanlık döneminde olduğu gibi ‘azami baskı’ politikasını yeniden uygulamaya başladı.

Tahran nükleer silah elde etmeye çalıştığı iddialarını reddediyor. İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney cumartesi günü yaptığı açıklamada, Tahran'ın müzakerelere zorlanamayacağını belirterek Trump'ı ‘zorba’ olarak nitelendirdi.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin ilkesel olarak politikasının gerilimi azaltmak ve birliği teşvik etmek olduğunu söyledi. Pezeşkiyan, İran'ın hiçbir zaman Dini Lideri Ali Hamaney'in direktifleri doğrultusunda nükleer silah edinmeye çalışmadığını da sözlerine ekledi.

İran Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesi, Cumhurbşkanı Pezeşkiyan’ın Norveç Başbakanı Jonas Gahr Stoere ile telefon görüşmesi yaptığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, görüşmede “Her türlü gerilim, kargaşa ya da çatışmanın bize, bölgeye ve dünyaya zarar vereceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlkesel olarak gerginliği en aza indirmeyi ve birliği teşvik etmeyi öngören bir politikamız var. Ancak ülkemizin güvenliğine ve çıkarlarına yönelik her türlü tehdide şiddetle karşı koyacağız.”

Öte yandan Pezeşkiya ile Stoere arasındaki telefon görüşmesi, Trump'ın İran'a mektup gönderdiğini açıklamasının ardından İran Cumhurbaşkanı ile Batılı bir yetkili arasında kamuoyuna açıklanan ilk temas oldu.

Açıklamada Norveç Başbakanı Stoere’un ülkesinin ‘bölgede barışçıl çözümleri desteklediğini’ ve Oslo'nun ‘bölgesel istikrarı desteklemek için mümkün olan her türlü yardımı sağlamaya hazır olduğunu’ ifade ettiği aktarıldı.

Açıklamaya göre İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise buna karşılık olarak “İran İslam Cumhuriyeti her zaman bölgede istikrar sağlayıcı bir faktör olmuş ve mümkün olduğunca savaş ve çatışmaları önlemeye çalışmıştır” dedi.

Pezeşkiyan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bölgedeki gerilimin ana kaynağı olan Siyonist rejim, sadece savaşları başlatmak ve Filistin halkına karşı suç işlemekle kalmıyor, aynı zamanda yalanlarla İran'ın barışçıl nükleer faaliyetlerini güvenliğe yönelik bir tehdit olarak göstermeye çalışıyor.”

Batı'nın Tahran'ın nükleer silah edinmeye çalıştığı yönündeki suçlamalarını reddeden Pezeşkiyan, ülkesinin ‘nükleer silah edinmeye çalışmadığını ve çalışmayacağını’ söyledi. İran Cumhurbaşkanı, nükleer faaliyetlerde şeffaflığın sağlanması için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile iş birliğinin devam edeceğini de sözlerine ekledi.

İran’ın politikasının temelinde gerilimi azaltmanın ve birliği teşvik etmenin olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, “Ancak güvenliğimizi ve çıkarlarımızı tam güçle savunmaktan çekinmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

İran Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan ile Stoere arasındaki telefon görüşmesinde ikili ve çok taraflı konular ele alınırken Pezeşkiyan, Tahran ile Oslo arasındaki iyi ilişkilere ve bölgesel ve uluslararası konularda iş birliği potansiyeline atıfta bulundu. İran Cumhurbaşkanı Norveç'in barışı ve istikrarı destekleme çabalarını’ takdir ettiğini dile getirdi.

Diğer bir gelişmede UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini silah edinme düzeyine yaklaştıracak şekilde hızlandırmaya devam etmesi nedeniyle İran'ın faaliyetlerine yeni kısıtlamalar getirecek diplomatik yollar için zamanın daraldığını açıkladı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.