Bir yıl boyunca her gün 5 bin kişiyi sınır dışı etmek… Smotrich, Trump'ın Gazze planının gerekliliklerini özetledi

Zorlukları kabul ediyor, ancak bunu ‘tarihi bir fırsat’ olarak nitelendiriyor

Bir yıl boyunca her gün 5 bin kişiyi sınır dışı etmek… Smotrich, Trump'ın Gazze planının gerekliliklerini özetledi
TT

Bir yıl boyunca her gün 5 bin kişiyi sınır dışı etmek… Smotrich, Trump'ın Gazze planının gerekliliklerini özetledi

Bir yıl boyunca her gün 5 bin kişiyi sınır dışı etmek… Smotrich, Trump'ın Gazze planının gerekliliklerini özetledi

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ni ele geçirip halkını sınır dışı etme ve Batı Şeria'daki yerleşimleri büyük ölçüde genişletme planını hayata geçirmek üzere hem İsrail'de hem de ABD'de parlamento lobileri kurulduğunu duyurdu.

Lobinin dün Knesset'te (İsrail parlamentosu) düzenlediği toplantıda konuşan Smotrich, “Herkesi Gazze Şeridi'nden çıkarmayı başarmak için bütün bir yıl boyunca haftanın yedi günü, günde 5 bin kişiyi ya da altı ay boyunca günde 10 bin kişiyi sınır dışı etmemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

Smotrich ayrıca, Savunma Bakanlığı'nda ikinci bir bakan olarak kendi sorumluluğunda ‘göç departmanı’ kurma çalışmalarına başladığını duyurdu. Bu departman, koalisyon ve muhalefet partilerinden Knesset üyelerini içeren bir lobi tarafından desteklenecek ve Trump'ın planını uygulamak için Yesha Konseyi (yasa dışı Yahudi yerleşimleri çatı örgütü) ile ortaklaşa çalışacak.

‘Trump'ın planının tüm bölgeyi değiştirebileceğini’ düşünen Smotrich, “Bu plan Ortadoğu'da ve İsrail devletinde tarihi bir değişim yaratabilir” dedi.

Bununla birlikte, planın uygulanmasının ‘çok uzun bir zaman’ almasını öngörerek büyük zorlukların varlığını kabul etti.

Bu planın ‘heba edilmesine izin verilmeyecek tarihi bir fırsat’ olduğunu vurgulayan Smotrich, “Bu planı tüm gücümüzle hayata geçirmeliyiz. Lojistik biraz karmaşık, çünkü Gazze Şeridi'nden ayrılan herkesin gideceği yeri belirlememiz gerekiyor. Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın liderliğinde buna hazırlanıyoruz” dedi.

gthyj
Savaş sırasında güneye göç etmek zorunda kalan Filistinliler, geçtiğimiz ocak ayında Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki evlerine dönerken (Reuters)

Yerleşim ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strook, “Gazze'den gelen güvenlik tehdidi ancak geniş çaplı bir göç programıyla ortadan kaldırılabilir” dedi.

Aynı zamanda Knesset güvenlik kabinesi üyesi olan bakan, Knesset'teki aynı toplantıda “Hamas'ı sivil ve askeri bir otorite olarak ortadan kaldırmayı başarsak bile tehdidi ortadan kaldıramayacağız” ifadesinde bulundu.

Gazze Şeridi ve Batı Şeria'dan sınır dışı etme

Yesha Konseyi Başkanı Yisrael Ganz toplantıda şunları söyledi: “Gazze Şeridi'ndeki Hamas ile Yahudiye ve Samiriye'deki (Batı Şeria'ya verilen Siyonist isim) Hamas arasında hiçbir fark yoktur ve terörizme katılan ya da teşvik eden hiç kimse burada kalamaz. Bu sadece bir güvenlik meselesi değil, varoluşsal bir gerekliliktir... İsrail tarihi bir an yaşıyor. Bizi kalıpların dışında düşünmeye teşvik eden bir ABD başkanımız var. Daha fazla öneriye ihtiyacımız yok, uygulamaya başlamamız gerekiyor. Hükümetin Trump'ın vizyonunu hayata geçirmek için gerçek adımlar atmasının zamanı geldi.”

Salfit vilayetindeki Filistin toprakları üzerine inşa edilen Ariel YerleşimKonseyi ise, Filistin toprakları pahasına yerleşimi genişletme çabasının bir parçası olarak 11 bin yeni yerleşim biriminin inşasını içeren yeni bir yerleşim planı açıkladı. Kudüs Belediyesi de bir başka genişleme projesini duyurdu.

sdfrgt
Batı Şeria'daki bir Filistin köyünde İsrail güçleri ile yerleşim inşaatına karşı çıkan protestocular arasında yaşanan tartışma (Arşiv - AFP)

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Yerleşim Bölgeleri Konseyi Başkanı Yossi Dagan, Washington'da ABD Başkanı’nın Arap dünyası ve Ortadoğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos ile yaptığı görüşmenin ardından “Her yerleşim konseyi yeni yerleşim planları hazırlıyor” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet internet sitesinden aktardığına göre toplantı geçtiğimiz günlerde ve Boulos'un ABD başkentindeki evinde gerçekleşti.

Dagan, görüşme sırasında Boulos'un Batı Şeria'daki yerleşimcileri takdir ettiğini ve ‘yakında barışın hâkim olacağı’ umudunu dile getirdiğini iddia etti. Ynet, Dagan'ın birkaç haftadır bir yerleşimci heyetiyle birlikte ABD'de bulunduğunu ve işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail egemenliğini dayatma yanlısı koalisyonu güçlendirmek için bir dizi toplantı gerçekleştirdiğini doğruladı.

Ynet’e göre bu toplantılar, Trump yönetimine ve Kongre'deki Cumhuriyetçi temsilcilere ‘Batı Şeria'ya şimdi egemenlik dayatmanın’ önemi hakkında açıklamalar yapan personeli de içeriyor.

Yerleşim ve sınır dışı edilmeyi destekleyen Amerikan lobisinin 20 Kongre üyesini içerdiği ifade edildi. Bu grubun ilk faaliyeti, Kongre üyesi Claudia Tenney tarafından sunulan ve ABD'nin resmî belgelerinde Batı Şeria'nın adının ‘Yahudiye ve Samiriye’ olarak değiştirilmesini amaçlayan yerleşimlere ilişkin bir yasa tasarısını yönlendirmeye odaklanıyor.



Afrika, Trump’ın Karayipler’deki operasyonlarının ardından uyuşturucu ‘kartellerinin’ sığınağı haline geldi

Uluslararası raporlar, bazı Afrika ülkelerinin uyuşturucunun yayılmasını kontrol altına almak için alternatif yaklaşımlar benimsemeye başladığını gösteriyor. (AFP)
Uluslararası raporlar, bazı Afrika ülkelerinin uyuşturucunun yayılmasını kontrol altına almak için alternatif yaklaşımlar benimsemeye başladığını gösteriyor. (AFP)
TT

Afrika, Trump’ın Karayipler’deki operasyonlarının ardından uyuşturucu ‘kartellerinin’ sığınağı haline geldi

Uluslararası raporlar, bazı Afrika ülkelerinin uyuşturucunun yayılmasını kontrol altına almak için alternatif yaklaşımlar benimsemeye başladığını gösteriyor. (AFP)
Uluslararası raporlar, bazı Afrika ülkelerinin uyuşturucunun yayılmasını kontrol altına almak için alternatif yaklaşımlar benimsemeye başladığını gösteriyor. (AFP)

Sağir el-Hidri

ABD ordusunun Karayipler ve Güney Amerika’da uyuşturucu kaçakçılarına yönelik operasyonlarını artırmasıyla birlikte, bu alanda faaliyet gösteren kartellerin Afrika’ya yöneldiği ve kıtanın söz konusu ağlar için giderek daha güvenli bir sığınak haline geldiği ifade ediliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, uyuşturucu kartelleri onlarca yıldır Gine-Bissau ve Nijerya gibi Afrika ülkelerine uzanan sevkiyat hatları kurmayı başardı. Bu ülkelerde yeniden paketlenen uyuşturucuların, Avrupa kıyılarına kaçırıldığı ya da yerel pazarlarda dağıtıldığı kaydediliyor.

Aynı verilere göre, gemi ve uçaklar Atlantik Okyanusu’nu aşarak Batı Afrika’daki ülkelere ulaşıyor; buradan sevk edilen uyuşturucular daha sonra İspanya ve İtalya gibi, yüksek kâr potansiyeline sahip pazarların bulunduğu Avrupa ülkelerine kaçırılıyor.

İdeal aktarma noktası

Son aylarda, ABD Başkanı Donald Trump’ın, dünyanın en büyük kokain üreticisi olarak bilinen Kolombiya’ya yönelik baskıyı artırdığı bildirildi. Bu gelişmenin, ABD’nin uyuşturucu kartelleriyle iş birliği yapmakla suçladığı Nicolas Maduro’nun iktidardan uzaklaştırılmasının ardından geldiği ifade ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Jeune Afrique dergisinden aktardığı habere göre  2025 yılında Avrupa’ya ulaşan kokainin yaklaşık yüzde 30’u Batı Afrika üzerinden sevk edildi. Bu durum, kıtanın uluslararası uyuşturucu ticaretinde giderek daha önemli bir transit merkez haline geldiğini ortaya koyuyor.

Afrika çalışmaları alanında uzman siyaset araştırmacısı Maysa Nevaf Abdulhalık, güvenlik raporlarının uyuşturucu kartellerinin faaliyetlerini özellikle Batı Afrika ve Sahel bölgesinde genişlettiğine işaret ettiğini belirtti. Söz konusu bölgelerin, Avrupa’ya yönelik kokain kaçakçılığında başlıca güzergâhlardan biri haline geldiği kaydedildi.

Abdulhalık yaptığı özel açıklamada, Avrupa’daki yüksek kokain talebinin bu eğilimde belirleyici olduğunu vurgulayarak, suç ağlarının Karayipler ve Latin Amerika’daki geleneksel rotalarda denetimlerin sıkılaşması nedeniyle alternatif güzergâhlar aradığını ifade etti. Bu çerçevede Batı Afrika’nın öne çıkan bir geçiş hattına dönüştüğünü dile getirdi.

Araştırmacı ayrıca, bölgenin coğrafi konumunun önemine dikkat çekerek, Latin Amerika’daki üretim merkezleri ile Avrupa’daki tüketim pazarları arasında yer almasının, Batı Afrika’yı uyuşturucu kaçakçılığı açısından ideal bir transit noktası haline getirdiğini belirtti.

Güvenlik kaosu

Fildişi Sahili’nde son dönemde eşi benzeri görülmemiş bir tartışma yaşandı. Güney Amerika ile Batı Afrika arasında uyuşturucu kaçakçılığı ağı yönettiği suçlamasıyla yargılanan bir İspanyol polis memurunun 10 yıl hapis cezasına çarptırılması, bölgenin uyuşturucu ticareti ve sevkiyatında merkez haline gelme riski konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Nijerli siyaset araştırmacısı ve Afrika uzmanı Muhammed Eval, Batı Afrika’daki güvenlik zafiyetinin bölgeyi kokain ticareti ve kaçakçılığı için yeni bir merkez haline getirdiğini belirtti.

Eval, Fildişi Sahili’nin Güney Amerika ile Avrupa arasında önemli bir bağlantı noktası olduğuna dikkat çekerek, ülkenin Afrika’nın önde gelen kıyı devletlerinden biri olması nedeniyle uyuşturucu sevkiyatları için cazip bir güzergâh haline geldiğini ifade etti.

Araştırmacı ayrıca, bölge ülkelerinin ciddi güvenlik sorunları ve siyasi istikrarsızlıkla karşı karşıya olduğunu, bu durumun da uyuşturucu kartellerine karşı etkili bir mücadele yürütülmesini zorlaştırdığını ve söz konusu yapıların kıtada kalıcı bir varlık oluşturmasına zemin hazırladığını vurguladı.

Sorunu kontrol altına alma imkânı yok

Bu gelişmeler, Afrika’da isyancı ve radikal silahlı grupların benzeri görülmemiş şekilde yaygınlaştığı bir döneme denk geliyor. Cemaat Nusrat el-İslam vel-Müslimin gibi El Kaide bağlantılı yapılar, faaliyet gösterdikleri bölgelerde önemli ölçüde nüfuz kuruyor.

Uluslararası raporlar, bu grupların özellikle mali kaynak yetersizliği nedeniyle faaliyetlerini finanse etmek amacıyla uyuşturucu kartelleriyle iş birliğine yöneldiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık söz konusu yapıların askeri kapasitelerini artırmaya ve ulusal ordular karşısında sahada avantaj elde edebilmek için daha fazla savaşçı devşirmeye çalıştıkları belirtiliyor.

Abdulhalık, kıtada kurumsal zayıflık, denetim eksikliği ve özellikle limanlar ile sınır kapılarındaki kontrol yetersizliğinin uyuşturucu kaçakçılığını kolaylaştırdığını ifade etti. Abdulhalık, transit limanlarda uyuşturucu sevkiyatlarının gizlenebildiğini ve bunun kokain ticaretinin yayılmasına zemin hazırladığını vurguladı. Ayrıca Sahel bölgesinde faaliyet gösteren silahlı grupların, artan faaliyetlerini finanse etmek için bu ticarete yöneldiğini kaydetti.

Abdulhalık, mevcut güvenlik sorunları ve yetersiz yasal düzenlemeler nedeniyle Afrika ülkelerinin kısa vadede bu faaliyetleri kontrol altına almasının zor göründüğünü belirtti.

Alternatif yaklaşımlar

Afrika’da uyuşturucu kartellerinin kokain için alternatif güzergâhlar oluşturmasıyla ortaya çıkan olumsuz tabloya rağmen, uluslararası raporlar bazı Afrika ülkelerinin uyuşturucu yayılımını kontrol altına almak amacıyla yeni yaklaşımlar benimsemeye başladığını ortaya koyuyor.

Geçmişte kıtada bağımlılıkla mücadele büyük ölçüde cezai yaptırımlarla sınırlıyken, son yıllarda Fildişi Sahili ve Nijerya gibi ülkelerde tedavi merkezlerinin kurulmaya başlandığına dikkat çekiliyor.

Araştırmacı Eval, bu gelişmenin bağımlılık olgusuna yönelik farkındalığın arttığını gösterdiğini belirterek, söz konusu girişimlerin uyuşturucu kullanımını yalnızca bir güvenlik sorunu olarak değil, aynı zamanda sağlık, toplumsal ve kültürel bir mesele olarak ele alma yönünde önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Eval, bu tür yaklaşımların henüz sınırlı düzeyde kaldığını vurgulayarak, Afrika ülkelerinin sorunu ciddiyetle ele almaları halinde bu politikaları yaygınlaştırmaları ve limanlar ile havaalanlarında denetimi artırmak için uluslararası iş birliğini güçlendirmeleri gerektiğini kaydetti.


Pentagon, saldırı dronlarının seri üretimine geçmeyi planlıyor

Amerika, İran'a karşı hava saldırılarında kullandığı İHA’ların seri üretimini hedefliyor, (Reuters)
Amerika, İran'a karşı hava saldırılarında kullandığı İHA’ların seri üretimini hedefliyor, (Reuters)
TT

Pentagon, saldırı dronlarının seri üretimine geçmeyi planlıyor

Amerika, İran'a karşı hava saldırılarında kullandığı İHA’ların seri üretimini hedefliyor, (Reuters)
Amerika, İran'a karşı hava saldırılarında kullandığı İHA’ların seri üretimini hedefliyor, (Reuters)

Wall Street Journal'a (WSJ) göre, üst düzey bir Pentagon yetkilisi, ABD Savunma Bakanlığı'nın, ABD ordusunun yakın zamanda İran'a karşı hava saldırılarında kullandığı türden kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) seri üretimini hedeflediğini söyledi.

Lukas tek rotorlu saldırı dronu, Tahran'ın yoğun olarak kullandığı ve Ukrayna'daki savaşında Rus ordusuna da tedarik ettiği İran yapımı Şahed dronunun Amerikan yapımı versiyonudur.

Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre ABD ordusu geçen yılın sonlarında Ortadoğu'ya Lukas dronları konuşlandırdı.

Savunma Bakanlığı Araştırma ve Mühendislikten Sorumlu Müsteşarı Emil Michael, dün Arlington, Virginia'da düzenlenen bir sektör konferansında, "Sadece birkaç yıl içinde, seri üretime uygun hale getirmek için onları geliştirmeye ve iyileştirmeye devam ediyoruz" dedi. Lukas uçakları hakkında konuşan Michael, "Şimdiye kadar etkinliklerini kanıtladılar ve cephaneliğimiz için değerli bir varlık haline geldiler" ifadelerini kullandı.


Netanyahu, öldürüldüğüne dair haberlerin ardından ABD’nin İsrail Büyükelçisiyle birlikte görüldüğü bir videoda söylentileri yalanladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen bir basın toplantısında konuşurken 12 Temmuz 2025 (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen bir basın toplantısında konuşurken 12 Temmuz 2025 (DPA)
TT

Netanyahu, öldürüldüğüne dair haberlerin ardından ABD’nin İsrail Büyükelçisiyle birlikte görüldüğü bir videoda söylentileri yalanladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen bir basın toplantısında konuşurken 12 Temmuz 2025 (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen bir basın toplantısında konuşurken 12 Temmuz 2025 (DPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ile savaşın devam ettiği bir dönemde sosyal medyada dolaşan öldürüldüğüne dair söylentileri yalanladı.

Netanyahu, dün sosyal medya platformu X üzerinden yayınlanan görüntülerde ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile birlikte göründü.

Huckabee gülerek, ABD Başkanı Donald Trump'ın kendisinden Netanyahu'nun iyi olup olmadığını kontrol etmesini istediğini söyledi. Buna karşılık olarak Netanyahu da ona gülerek, “Evet Mike, evet, hayattayım” diye yanıt verdi.

Netanyahu daha sonra Huckabee’ye bir kart göstererek, salı günü karttan iki ismin silindiğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu, iki üst düzey İranlı yetkilinin öldürüldüğüne dair İsrail askeri raporlarına açık bir göndermeydi.

Öte yandan İran'ın Tesnim Haber Ajansı, sosyal medyada Netanyahu'nun öldürüldüğünü yahut yaralı olabileceğini bildirmiş ve son günlerde Netanyahu’ya dair yayınlanan kayıtların yapay zeka tarafından üretildiğini öne sürmüştü.