İran İsrail'de casus ağları kurmayı nasıl başardı?

Her şey kripto para transferleri ve iletişimin gizliliğini korumayı amaçlayan araçlar kullanılarak yapıldı

Netanyahu'ya suikast düzenlemek üzere İran tarafından görevlendirilmekle suçlanan İsrail vatandaşı Moti Maman (Reuters)
Netanyahu'ya suikast düzenlemek üzere İran tarafından görevlendirilmekle suçlanan İsrail vatandaşı Moti Maman (Reuters)
TT

İran İsrail'de casus ağları kurmayı nasıl başardı?

Netanyahu'ya suikast düzenlemek üzere İran tarafından görevlendirilmekle suçlanan İsrail vatandaşı Moti Maman (Reuters)
Netanyahu'ya suikast düzenlemek üzere İran tarafından görevlendirilmekle suçlanan İsrail vatandaşı Moti Maman (Reuters)

Halil Musa

İsrailli yetkililer, 7 Ekim 2023 saldırısından bu yana neredeyse her ay İran adına casusluk yapan İsraillilerin tutuklandığını açıklıyor. İsrail mahkemelerinde görülen bu tür davaların sayısı 17'ye ulaştı. İran adına casusluk yapmakla suçlanan onlarca kişi tutuklandı.

İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet’in (Şabak) verilerine göre Tahran ve Tel Aviv arasındaki çatışma doğrudan bir hal aldıkça İran'ın İsrailli casuslarla çalışma oranı yüzde 400'e yükseldi. İsrail, 2024 yılı boyunca aralarında 40'tan fazla İsraillinin de bulunduğu İran adına çalışan 13'ten fazla casusluk ağını ortaya çıkardı.

İran, geçtiğimiz yılın nisan ve ekim aylarında İsrail'deki mevzilere iki defa füzeli ve roketli saldırı düzenledi.

İsraillilerin İran adına casusluk yapması

İran'ın İsrail vatandaşı Filistinlileri casus yapması alışılmadık bir durum olmakla birlikte, İran adına casusluk yapanların büyük çoğunluğunu bunu yapmak için motivasyon kaynağı para olan Yahudiler oluşturuyordu. İran'ın İsrail'deki casusluk faaliyetleri arasında askeri tesisler, hayati öneme sahip bölgeler ve İsrailli yetkililerin konutları hakkında bilgi toplamaktan, İsrailli bir nükleer bilim adamına ve eski askeri yetkililere suikast düzenlemek de dahil olmak üzere tehlikeli saldırılar planlamaya kadar pek çok eylem yer alıyor.

Bu kişiler sosyal medya üzerinden para karşılığında casus olmayı kabul ediyor. Aralarında İsrail ordusunun yedek askerleri de bulunuyor.

sdfer
İsrail, 2024 yılında aralarında 40'tan fazla İsraillinin de bulunduğu İran lehine çalışan 13'ten fazla casusluk ağını ortaya çıkardı (AFP)

İsrail, ‘İsraillileri bu tür eylemlerde bulunmaktan caydırmak ve casusluk ağlarına darbe indirmek’ amacıyla casusluk faaliyetlerine karışmakla suçlanan kişileri kasıtlı olarak ifşa ediyor. Son olarak 65 yaşındaki bir İsraillinin ‘on binlerce dolar karşılığında İran istihbaratı lehine casusluk ve gözetleme görevleri yürütmek’ suçlamasıyla tutuklandığı duyuruldu.

Gözetleme ve fotoğraflama

İsrailli casus, kendisini işe alan Azeri bir kişinin talimatıyla Hayfa'da limanın ve petrol rafinerileri de dahil olmak üzere şehrin hassas bölgelerini gözetlemek ve fotoğraflamak amacıyla Hayfa Limanı’na bakan bir daire kiraladı.

Şin Bet’ten yapılan açıklamaya göre geçtiğimiz ay düşman bir ülkeden unsurlarla iletişim kurmak ve büyük miktarlarda para karşılığında onların talimatıyla görevler yürütmekle ilgili güvenlik suçları işlediğinden şüphelenilen bir kişi tutuklandı.

Açıklamaya göre sanık, görevin ilk aşamasından beri şüpheli olmasına rağmen kendisine verilen görevleri yerine getirmeye devam etti ve İsrail'e düşman bir ülkeye ait kuruluşlar tarafından yönetildi. Tüm bunlar, kripto para transferleri ve iletişimin gizliliğini korumayı amaçlayan araçlar kullanılarak yapıldı.

İsrailli yetkililer, birkaç hafta önce İsrailli yedek subaylar Yuri İlyasov ve George Andriyev’i Şin-Bet'e göre hava savunma birimindeki askerlik hizmetleri sırasında elde ettikleri gizli materyallerin sağlanması gibi İranlılar için birtakım görevler yürüttükleri şüphesiyle tutukladı.

zsdfr
Sosyal medya üzerinden para karşılığında işe alınan casusların arasında İsrail ordusundan yedek subaylar da bulunuyor (AFP)

Casusların haklarındaki davalara ilişkin soruşturma, İlyasov'un “birkaç aydır İranlı bir kuruluşla temas halinde olduğunu ve bu kuruluştan aldığı talimatlar doğrultusunda para karşılığında casusluk görevleri yürüttüğünü’ ortaya çıkardı.

Soruşturmada İlyasov’un arkadaşı Andriyev’i yaptığı bir telefon görüşmesi sırasında, İsrail karşıtı bir kuruluş olduğunu bilmesine rağmen, para karşılığında verilen görevleri yerine getirmesi için İranlı tarafla iletişime geçmesini önerdiği ortaya çıktı.

Çeşitli görevler verildi

İsrail şu anda, Başbakan Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrailli üst düzey yetkililere suikast düzenlemek için İran'la iş birliği yapmakla suçladığı İsrail vatandaşı Moti Maman’ı yargılıyor. İsrailli makamlarca yürütülen soruşturmalara göre İranlı yetkililer Maman'ı iki kez İran'a kaçırmayı başardı ve görevlerini yerine getirmesi karşılığında para aldı.

İsrail soruşturmaları, İranlı ajanların sosyal medya ağları aracılığıyla İsraillileri saflarına çekmeye çalıştığını ortaya çıkardı. Şin-Bet'e göre İran’ın casus hücreleri İsrailli bir nükleer bilimciye ve eski askeri yetkililere suikast düzenlemeye çalıştıysa da bunu gerçekleştiremedi.

İran sadece yedek askerleri casus yapmadı. Hayati ve askeri alanların koordinatları hakkında bilgi toplamak amacıyla sıradan İsraillilere yönelik girişimler de oldu. İranlılar başlangıçta İsrailli casuslardan para karşılığında başta zararsız gibi görünen görevleri yerine getirmelerini isterken, giderek şahıslar ve kritik öneme sahip askeri altyapılar hakkında özel istihbarat bilgileri talep ediyorlar.

dfrgt
İsrail'in teknolojik üstünlüğü Tel Aviv'in İran lehine çalışan İsrailli casusları ortaya çıkarmasına yardımcı oldu (AFP)

İsrail polisi ve Şin Bet geçtiğimiz yıl, Azeri kökenli yedi Yahudi İsrailliden oluşan ve ‘İran istihbaratına askeri bölgeler ve enerji sahaları hakkında bilgi sağladığı’ öne sürülen bir casusluk ağını ortaya çıkardı.

Soruşturmalar, iki yılı aşkın bir süredir iki casusun gözetiminde İran istihbarat servisleri için bir dizi farklı görev yürüttüklerini ve ordu üslerinde bilgi toplamak için yüzlerce görev gerçekleştirdiklerini ortaya koydu.

Maddi kazanç

İsrail'den yapılan açıklamaya göre kripto para birimleri de dahil olmak üzere yüz binlerce dolar karşılığında hava ve deniz üsleri, limanlar, Demir Kubbe hava savunma sisteminin konuşlandığı yerler ve enerji alanları hakkında bilgi toplandı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre İran istihbaratı, sosyal medya platformları aracılığıyla kendilerine bilgi temin edebilecek potansiyel İsrailli askerlere yöneliyor. İsrailli güvenlik kaynaklarına göre İran adına çalışan bir casusluk hücresi, askeri üsler ve hava savunma sistemleri hakkında hassas bilgiler toplamayı başardı.

Şin Bet güvenlik hizmetleri eski yetkilisi Şalom Ben Hanan, kendi ülkelerine karşı İran için çalışmayı kabul eden Yahudi vatandaşlarının sayısındaki ani artışa dikkati çekerek “Burada büyük bir olguyla karşı karşıyayız” dedi.

İsrail işleri uzmanı Suheyl Diab, İran adına casusluk yapmakla suçlanan onlarca İsrailli arasındaki ortak paydanın ‘ideolojik saiklerden ziyade maddi çıkar’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Bu vakaların ‘askeri ve hayati öneme sahip alanların koordinatları hakkında bilgi toplamak ve binaların fotoğraflarını çekmek’ ile ilgili olduğunu söyleyen Diab, bu kişilerin İsrail'in nükleer reaktörü ve gelişmiş askeri endüstrileri gibi genel ve derin stratejik olmayan sivil konularla ilgili bilgilere de sahip olduklarını belirtti.

İdeolojik güdüler yok

Stratejist Anan Wahba, İsrail'in İran için casusluk yapanların tutuklandığını sürekli olarak ifşa etmesinin nedenine ilişkin değerlendirmesinde bunun, ‘İran'la iş birliği yapmayı düşünebilecek herhangi bir İsrailliyi caydırmayı amaçladığını’ söyledi. Wahba’ya göre yürütülen soruşturmalar, söz konusu casusluk ağlarının büyük olmadığını, ancak amaçları ideolojik olmaktan ziyade çoğunlukla maddi olan birkaç kişiden oluştuğunu ortaya koyuyor.

İran ve İsrail'in iki düşman ülke olarak birbirleri hakkında istihbarat toplamak konusunda hırslı olduklarını ve bunun da doğal karşılandığını belirten Wahba, İsrail'in teknolojik üstünlüğünün Tel Aviv'in İran lehine casusluk yapan İsrailli casusları ortaya çıkarmasına yardımcı olduğunu ifade etti.

Yazar ve analist Amer Al Sabaileh, İran'ın İsrail'de olduğu gibi kendi kontrolü altında olmayan ülkelerde para karşılığında onun adına casusluk yapacak kişiler bulmaya büyük önem verdiğini söyledi.

Sabaileh’e göre casusluk hücrelerinin çökertildiği, İran ve İsrail arasındaki hem ilan edilmiş hem de edilmemiş istihbarat savaşının bir parçası olarak ifşa ediliyor ve böylece karşı tarafta kaos yaratılması amaçlanıyor.

İsrail’in İran'ın nükleer programının yanı sıra İran'a derinlemesine ve çeşitli toplumsal düzeylerde nüfuz ettiğini belirten Sabaileh, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin geçtiğimiz yıl İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) ait bir ikametgahta öldürülmesinin bunun kanıtlarından biri olduğunu söyledi. Sabaileh, İran'ın bölgedeki müttefiklerini ve vekillerini kaybetmesinin, onu İsrail'e karşı bağımsız ve doğrudan hareket etmeye iteceğini de sözlerine ekledi.



Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.