Dünyanın gözü İmamoğlu davasında: Cezaevinden daha da güçlü çıkabilir

"Gaz maskeli semazen", İBB protestolarının ikonik karelerinden biri oldu (Reuters)
"Gaz maskeli semazen", İBB protestolarının ikonik karelerinden biri oldu (Reuters)
TT

Dünyanın gözü İmamoğlu davasında: Cezaevinden daha da güçlü çıkabilir

"Gaz maskeli semazen", İBB protestolarının ikonik karelerinden biri oldu (Reuters)
"Gaz maskeli semazen", İBB protestolarının ikonik karelerinden biri oldu (Reuters)

Dünya basını, tutuklanıp görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor.

Britanya gazetesi Guardian’ın yayımladığı analizde, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sandıkta meydan okuyabilecek tek siyasetçi haline geldiği ve cezaevinden daha da güçlenerek çıkabileceği yorumu yapılıyor.

İmamoğlu’nun tutuklanmasının, memleketi Trabzon’da da tepki çektiğine ve birçok kişinin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) düzenlediği “Adalet Nöbeti” eylemine katıldığına dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı’nın ailesinin de Rizeli olduğuna ve seçmen tabanın Karadeniz’de güçlü olduğuna işaret edilen analizde, İmamoğlu’nun bu bölgeden aldığı destekle “Erdoğan’a rakip bir siyasetçiye dönüştüğü” ifade ediliyor.

Yazıda, 1994-1998’de İBB Başkanı olarak görev yapan Erdoğan’ı 1999’da cezaevine götüren süreç de anımsatılıyor ve İmamoğlu’nun tutuklanmasının “uzun vadede iktidar için geri tepebileceği” değerlendirmesi yapılıyor.

Londra Üniversitesi Oryantal ve Afrika Çalışmaları Okulu’ndan (SOAS) Ziya Meral’in şu yorumları da paylaşılıyor:

Erdoğan sık sık ‘İstanbul'u kazanan ülkeyi kazanır’ ifadesini kullanıyor ve bu, kendi siyasi kariyerinin gelişimini de yansıtıyor. Bu, İstanbul Belediye Başkanı olarak iyi bir iş çıkarabilir, insanların güvenini kazanabilir ve onlara hizmet edebilirseniz, ülke çapında bir zaferin çok daha mümkün olacağı anlamına geliyor. İmamoğlu da böyle bir özelliğe sahip.

Akademisyen, İmamoğlu'nun artık "siyasi bir kampanyanın kurbanı" olarak görülmesinin, muhalefete yakın durmayan kesimler arasından bile CHP’li siyasetçiye desteği artırabileceği değerlendirmesini yapıyor.

Amerikan gazetecilik kuruluşu Politico’nun analizinde de İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla Türkiye’nin “tam otokrasiye doğru keskin bir dönüş yaptığı” savunuluyor.

Yazıda, Erdoğan'ın “yargı ve kolluk kuvvetlerini kullanarak ana muhalefete ve destekçilerine karşı eşi benzeri görülmemiş bir saldırı başlattığı” yorumu paylaşılıyor.

İmamoğlu, çarşamba günü gözaltına alındığından beri Türkiye’nin birçok kentinde “yasaklara” rağmen kapsamlı protestolar düzenlendiği, bu desteğin 2028’de yapılması planlanan seçimlerde siyasetçinin elini güçlendirebileceği ifade ediliyor.

Yazıda, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla ilgili sözleri de anımsatılıyor. Gül, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

Vaktiyle Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve şahsıma yapılan haksızlıkları kamu vicdanının nasıl kabul etmediğini hatırlayalım. Benzer yanlışlıklar halkın iradesiyle belediye başkanı seçilmiş olan Ekrem İmamoğlu’na da yapılmamalı.

İBB soruşturmaları

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarıyla ilgili soruşturma sürüyor.

Ayrıca İmamoğlu’nun yanı sıra İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında "PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek" suçundan başlatılan soruşturma da devam ediyor.

İmamoğlu, “terör” soruşturmasından serbest bırakılırken, “yolsuzluk” soruşturması kapsamında pazar günü tutuklanmıştı.

Buna ek olarak  Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Murat Çalık da tutuklanmış, Şişli Belediyesi’ne kayyım atanmıştı.

CHP gözaltıların yapıldığı 19 Mart’tan bu yana İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de eylem düzenliyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın dünkü paylaşımında 1133 kişinin protestolarda gözaltına alındığı belirtilmişti.  

Independent Türkçe, Guardian, Politico



İsrail ordusu Gazze'nin güneyindeki yeni bölgeler için tahliye uyarısı yaptı

 İsrail tankları Gazze Şeridi sınırına yakın (AFP)
İsrail tankları Gazze Şeridi sınırına yakın (AFP)
TT

İsrail ordusu Gazze'nin güneyindeki yeni bölgeler için tahliye uyarısı yaptı

 İsrail tankları Gazze Şeridi sınırına yakın (AFP)
İsrail tankları Gazze Şeridi sınırına yakın (AFP)

İsrail ordusu dün, Gazze Şeridi'nin merkezinden Nahal Oz bölgesine roket atılmasının ardından Gazze Şehri'nin güneyindeki Filistinlilerin tahliye edilmesi için bir uyarı yayınladı.

İsrail ordu sözcüsü Avichay Adraee “X” platformunda yaptığı bir paylaşımda,“Eski Gazze şehri, Sabra, Tel el-Hava ve Batı Zeytun bölgelerinde bulunan tüm Gazze Şeridi sakinlerine. Bu, saldırıdan önce, önceden ve son bir uyarıdır” ifadelerini kullandı.

Times of Israel'e göre Adraee, tahliye edilmesini istediği bölgenin bir haritasını yayınladı.

İsrail ordusu hava savunma sistemlerinin Gazze Şeridi'nden atılan bir roketi önlediğini duyurdu.

Roketin sorumluluğunu Filistin İslami Cihad hareketinin askeri kanadı Kudüs Tugayları üstlendi.

İki aylık kırılgan bir ateşkesin ardından İsrail Gazze Şeridi'ne yönelik ağır bombardımanına yeniden döndü ve Gazze Şeridi'nin kuzey ve güneyinde yeni kara operasyonları başlattı.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana gerçekleştirilen saldırıların benzeri görülmemiş yoğunluk ve ölçekte olması, Gazze'yi büyük bir yıkım ve feci bir insani krizle baş başa bırakan savaşın ilk günlerine dair anıları yeniden canlandırdı.

Ateşkes anlaşması göreceli sükûnete, İsrailli rehinelerin ve Filistinli tutukluların serbest bırakılmasına ve Gazze Şeridi'ne ilave insani yardım girişine katkıda bulundu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ateşkesin ilk aşaması altı hafta sürdü ve bu süre zarfında sekizi ceset olmak üzere 33 rehine, bin 800'den fazla Filistinli tutukluya karşılık serbest bırakıldı.

AFP'nin İsrail resmi rakamlarından elde ettiği verilere göre Hamas’ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine düzenlediği saldırıda, İsrail tarafında bin 218 kişi öldü.

Hamas saldırısı sırasında kaçırılan 251 rehineden 58'i halen Gazze'de tutuluyor ve İsrail ordusu tarafından bunlardan 34'ünün öldüğü açıklandı.