İran, Trump'ın mektubuna Umman üzerinden resmen yanıt verdi

Arakçi'nin Khabar Online'a verdiği mülakattan İran Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan bir kare
Arakçi'nin Khabar Online'a verdiği mülakattan İran Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan bir kare
TT

İran, Trump'ın mektubuna Umman üzerinden resmen yanıt verdi

Arakçi'nin Khabar Online'a verdiği mülakattan İran Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan bir kare
Arakçi'nin Khabar Online'a verdiği mülakattan İran Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan bir kare

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni bir nükleer anlaşma yapılması çağrısında bulunduğu mektubuna Umman aracılığıyla yanıt gönderdiğini açıkladı

Tahran bu ay Trump'tan İran'a nükleer programı konusunda yeni müzakerelere başlama ya da olası bir askeri harekatla yüzleşme konusunda karar vermesi için iki ay süre tanıyan bir mektup aldı.

İran medyası Arakçi'nin şu sözlerini aktardı: “İran'ın ABD Başkanı'nın mektubuna resmi yanıtı Umman üzerinden uygun bir şekilde gönderilmiştir. Bu resmi yanıt, mevcut duruma ve Trump'ın mektubuna ilişkin bakış açımızın tamamen açıklığa kavuşturulduğu ve karşı tarafa iletildiği bir mektup içermektedir. Politikalarımız hala maksimum baskı ve askeri tehdit politikası altında doğrudan müzakereleri reddetmeye dayanıyor, ancak dolaylı müzakereler - geçmişte olduğu gibi - devam edilebilir” dedi.

Bakan Arakçi , hem eski cumhurbaşkanları Hasan Ruhani hem de halefi İbrahim Reisi döneminde ABD ile yapılan dolaylı müzakerelere atıfta bulundu.

Umman, İran'ın nükleer meselesine ilişkin dolaylı görüşmelerde Muskat Hattı adı altında arabuluculuk yapmıştı. Ekim ayında Arakçi bu sürecin “şu anda askıya alındığını” açıkladı.

Dış politika ve nükleer program konusunda son sözü söyleyen İran Lideri Ali Hamaney, görüşme teklifini aldatıcı bularak reddetti. Hamaney, Trump yönetimiyle müzakere etmenin İran üzerinde daha sert yaptırımlara ve daha fazla baskıya yol açacağını söyledi.

Batılı güçler, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) İran'ın yüzde 60 uranyum stokunun altı bomba üretmeye yetecek düzeyde olduğunu teyit etmesinin ardından, Tahran'ın zenginleştirmeyi silah üretimi için gereken yüzde 90'a çıkarmak istemesi halinde İran'ın nükleer programının yön değiştirebileceğinden endişe ediyor.



Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

TT

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırması ve Türkiye'yi Suriye'yi vesayeti altına almaya çalışmakla suçlamasının ardından Türkiye dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'den çekilmesi ve istikrar çabalarını engellemekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Dışişleri bakanlığı açıklamasında, “İsrail, bölgedeki güvenliğe yönelik en büyük tehdit haline geldi” diyerek, “stratejik bir istikrarsızlaştırıcı, kaosa neden olan ve terörizmi körükleyen” bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre açıklama şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bölgede güvenliğin tesis edilebilmesi için İsrail'in öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmesi, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Suriye'deki istikrar çabalarını baltalamaktan vazgeçmesi gerekmektedir.”

Suriye'ye yönelik hava saldırılarını dün gece yoğunlaştıran İsrail, saldırıları Şam'daki “yeni yöneticilere” bir uyarı olarak ilan etti ve Ankara'yı Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, çarşamba gecesi düzenlenen hava saldırılarının “İsrail Devleti'nin güvenliğinin tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğimize dair açık bir mesaj ve gelecek için bir uyarı” olduğunu söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail silahlı kuvvetlerinin Suriye içindeki tampon bölgelerde kalacağını ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı harekete geçeceğini belirterek, Suriye hükümetini, İsrail'e düşman güçlerin girmesine izin vermesi halinde ağır bir bedel ödeyeceği konusunda uyardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin endişelerini yansıtarak, Ankara'yı Suriye'de, Lübnan'da ve başka yerlerde “olumsuz bir rol” oynamakla suçladı.

Saar, Paris'te düzenlediği basın toplantısında “Suriye'ye Türk vesayetini empoze etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Niyetlerinin bu olduğu çok açık” ifadelerini kullandı.