Polonya, Belarus sınırından sığınma başvurularını askıya aldı

Polonya, Belarus sınırına çelik tel çekip asker konuşlandırmıştı (Reuters)
Polonya, Belarus sınırına çelik tel çekip asker konuşlandırmıştı (Reuters)
TT

Polonya, Belarus sınırından sığınma başvurularını askıya aldı

Polonya, Belarus sınırına çelik tel çekip asker konuşlandırmıştı (Reuters)
Polonya, Belarus sınırına çelik tel çekip asker konuşlandırmıştı (Reuters)

Polonya, Belarus sınırından gelen göçmenlerin sığınma başvurularını askıya aldı.

Devlet Başkanı Andrzej Duda, kısıtlamalarla ilgili yasa tasarısını bugün onayladı. Polonya Başbakanı Donald Tusk, uygulamanın derhal devreye konacağını bildirdi.

Sözkonusu yasa tasarısı, Polonyalı yetkililere sığınma taleplerini 60 güne kadar askıya alma imkanı sağlıyor.

Hükümet daha önce yaptığı açıklamada, başvuruları askıya alma işleminin yalnızca devlet güvenliğine tehdit oluşturan kişilere yönelik uygulanacağını belirtmişti.

Ebeveynleri olmayan çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar, hastalar ve geri gönderilmeleri halinde "ciddi zarar görme riski" taşıyan kişiler için istisnalar getirilecek.

Sivil toplum kuruluşlarıysa uygulamanın insan haklarını ihlal edeceğini belirterek Tusk yönetimine tepki gösteriyor.

Belarus sınırında güvenliğin artırılması gerektiğini söyleyen Tusk, eleştirilere tepki göstererek kaçak göçmenlerin ülkeye girişine izin verilmeyeceğini belirtti.

Polonya ve Avrupa Birliği (AB), çoğu Ortadoğu ve Afrika'dan gelen göçmenlerin geçişini 2021'den beri kolaylaştırdıkları gerekçesiyle Rusya ve Belarus'u suçluyor. Polonya, Litvanya, Letonya ve Finlandiya’nın da 2021’den beri Belarus ve Rusya’dan aldığı kayıtdışı göç arttı.

Hak grupları, 2021’den bu yana Belarus’la Polonya, Litvanya ve Letonya arasındaki sınırlarda yüzden fazla kişinin öldüğünü tahmin ediyor.

Diğer yandan Tusk'a yalnızca uluslararası örgütler değil, kendi koalisyon ortaklarından da aykırı sesler yükselmişti.

Sol Parti'den Krzysztof Śmiszek, Tusk'la kurdukları koalisyonun önceki iktidara benzememesi gerektiğini belirterek uluslararası hukuka bağlılığın önemini vurguladı. 

AB Komisyonu Sözcüsü Anitta Hipper de, Tusk'ın sığınma hakkına ilişkin olası adımının "insan hakları alanındaki yükümlülüklerin ihlali" tehdidi oluşturduğunu bildirmişti.

Independent Türkçe, BBC, Euronews



İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için ‘diplomasiyi’ göz ardı etmiyor

 İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar bugün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştükten sonra İsrail Büyükelçiliği’nde bir konuşma yaptı. (AP)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar bugün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştükten sonra İsrail Büyükelçiliği’nde bir konuşma yaptı. (AP)
TT

İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için ‘diplomasiyi’ göz ardı etmiyor

 İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar bugün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştükten sonra İsrail Büyükelçiliği’nde bir konuşma yaptı. (AP)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar bugün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştükten sonra İsrail Büyükelçiliği’nde bir konuşma yaptı. (AP)

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için diplomatik yolları dışlamadığını belirterek, Tahran ile ABD arasında dolaylı görüşmelerin yapılabileceğine dair işaretler olduğunu söyledi.

Saar, “Bildiğiniz gibi İranlılarla görüşmeler yapmıyoruz, ancak onlar ABD ile dolaylı görüşmeler yapma isteklerini açıkça belirttiler... Bu müzakereler başlarsa hiç şaşırmam” ifadelerini kullandı.

Fransa'ya yaptığı ziyaret sırasında konuşan Saar, Tel Aviv ve Paris'in ortak hedefinin ‘İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek’ olduğunu ifade etti.

“İran'ın nükleer silah üretmesini engelleme hedefi Fransa ve İsrail için ortak bir hedeftir” diyen Saar, görüştüğü Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot'u Fransız tarafıyla ‘diyaloğu’ sürdürmek üzere İsrail’e davet ettiğini kaydetti.

Saar şubat ayı sonunda yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer silah geliştirmesini önlemek için ‘askeri seçeneğin’ gerekli olabileceğini belirterek, İsrail'in Tahran üzerindeki baskıyı arttırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğini aradığına işaret etti.

İran ile İsrail arasındaki söz düellosu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington'un desteğiyle İran'ın nükleer tesislerini vurmakla tehdit etmesinin ardından tırmanmıştı.

Fransa, Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot aracılığıyla, çatışma riskinin yüksek olduğu ve İran'ın nükleer programı konusunda yeni bir anlaşmaya varma şansının azaldığı konusunda uyarıda bulundu.

Barrot, “Başarısızlık durumunda askeri bir çatışma neredeyse kaçınılmaz görünüyor” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya'dan bakanlar bu hafta Brüksel'de yapılacak bir bakanlar toplantısında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile İran konusunu görüşmeyi umuyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'ın nükleer programı nedeniyle Washington ile Tahran arasında gerilim artar ve ABD'nin Husilere yönelik saldırıları devam ederken, Ortadoğu'ya bir uçak gemisi ve bir savaş uçağı filosu da dâhil olmak üzere ilave takviye kuvvet gönderilmesi talimatı verdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Michael Erik Kurilla bu hafta İsrail'i ziyaret ederek Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüştü. İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre Kurilla salı günü İsrail'e geldi ve Zamir ile ‘operasyonel ve stratejik konuları görüşmek üzere’ üst düzey İsrailli askeri komutanların katıldığı bir toplantı gerçekleştirdi.