ABD’li yargıç, Tufts Üniversitesi'ndeki Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı aldı

Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün gözaltına alındığı anı gösteren videodan alınan ekran görüntüsü
Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün gözaltına alındığı anı gösteren videodan alınan ekran görüntüsü
TT

ABD’li yargıç, Tufts Üniversitesi'ndeki Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı aldı

Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün gözaltına alındığı anı gösteren videodan alınan ekran görüntüsü
Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün gözaltına alındığı anı gösteren videodan alınan ekran görüntüsü

Reuters'in haberine göre, Massachusetts'te bir federal yargıç dün, Tufts Üniversitesi'nde doktora yapan bir Türk öğrencinin sınır dışı edilmesi kararının durdurulmasına karar verdi.

30 yaşındaki Rümeysa Öztürk, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik savaşında Filistinlilere destek verdiğini ifade etmiş ve geçen hafta federal göçmenlik yetkilileri tarafından gözaltına alınmıştı.

Sosyal medyada paylaşılan bir videoda Öztürk'ün Massachusetts'teki evinin yakınlarında maskeli federal ajanlar tarafından gözaltına alındığı görülüyordu. ABD'li yetkililer Türk öğrencinin vizesini iptal etti.

Massachusetts'teki ABD Bölge Mahkemesi'nde dün verilen kararda şöyle denildi: “Mahkemenin Öztürk'ün dilekçesini kendi yargı yetkisi dahilinde karara bağlayabilmesi için Öztürk bu mahkemenin yeni bir emrine kadar ABD'den çıkarılamaz.”

ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Öztürk'ü delil olmaksızın, ABD hükümetinin yabancı bir terör örgütü olarak tanımladığı ‘Hamas'ı destekleyici faaliyetlerde bulunmakla’ suçladı.

Öztürk'ün gözaltına alınması, Tufts Üniversitesi öğrenci gazetesinde, üniversitenin İsrail'le bağlantılı şirketlerden ayrılma ve ‘Filistin soykırımının tanınması’ çağrılarına verdiği yanıtı eleştiren bir köşe yazısı yazmasından bir yıl sonra gerçekleşti.

Türk öğrencinin gözaltına alınması üzerine bir avukat serbest bırakılması için dava açtı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) de dün avukatın savunma ekibine katılarak, gözaltının ifade özgürlüğü ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini savunan yeni bir dava açtı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre salı akşamı öğrencinin 48 saat önceden haber verilmeksizin sınır dışı edilmemesi yönünde verilen karara rağmen, öğrenci şu anda Louisiana'da bulunuyor.

Boston'daki Massachusetts Bölge Mahkemesi Yargıcı Denise Casper dün verdiği kararda, mahkemesinin davaya bakma yetkisi olup olmadığına karar vermek için zaman kazanmak amacıyla Öztürk'ün sınır dışı edilmesini geçici olarak engellediğini bildirdi.

Casper, Trump yönetiminin Öztürk'ün şikâyetine salı gününe kadar yanıt vermesini istedi.



Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
TT

Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran'a karşı ABD-İsrail askeri operasyonunu övdü ve bunun Tahran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflattığını söyledi, ancak NATO'nun operasyona bizatihi katılmayacağını vurguladı.

Brüksel'de Alman yayın kuruluşu ARD'ye konuşan Rutte, "ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde burada yaptığı şey son derece önemli çünkü İran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "NATO'nun bu operasyona dahil olması veya bir parçası olması yönünde kesinlikle hiçbir plan yok; tek plan, müttefiklerin ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde yaptığı çalışmaları mümkün kılmak için bireysel olarak ellerinden gelenin en iyisini yapmalarıdır" şeklinde konuştu.


İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
TT

İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )

İsviçre yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki diplomatik kanalın, 28 Şubat'ta Tahran'a karşı başlayan ABD-İsrail hava savaşından bu yana açık kaldığını belirtti.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün Reuters'e gönderdiği bir e-postada, hizmetin "her iki taraf için de mevcut olduğunu ve her iki yönde de işlediğini" belirtti. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsviçre, Washington ve Tahran'ın diplomatik ilişkilerini kestiği 1979 devriminden bu yana, İran'da ABD'nin diplomatik çıkarlarını temsil eden tarafsız bir "koruyucu güç" olarak hareket etmekle görevlendirilmiştir.

Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki tüm İsviçre büyükelçiliklerinin faaliyette olduğunu ve oradan yardım isteyen vatandaşlara destek sağladığını ifade etti.


Netanyahu: İran'ın nükleer programı birkaç ay içinde oturmuş olurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Netanyahu: İran'ın nükleer programı birkaç ay içinde oturmuş olurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İran'ın birkaç ay içinde saldırılara karşı bağışıklık kazanacak yeni nükleer tesisler inşa ettiğini ve bu nedenle acil saldırılar düzenlenmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Netanyahu Fox News'e yaptığı açıklamada, "Balistik füze programlarını ve atom bombası yapma programlarını aylar içinde güçlendirecek yeni tesisler, yeni yerler ve yeraltı sığınakları inşa etmeye başladılar" ifadelerini kullandı.

Netanyahu şöyle devam etti: "Şimdi hiçbir önlem alınmazsa, gelecekte hiçbir önlem alınması mümkün olmayacaktı."