Britanya'nın en büyük ikinci kentinde çöp alarmı: Sıçanlar parti veriyor

Örgütlü işçilerin grevi üçüncü haftasını tamamlarken çöp dağları daha da büyüdü (Reuters)
Örgütlü işçilerin grevi üçüncü haftasını tamamlarken çöp dağları daha da büyüdü (Reuters)
TT

Britanya'nın en büyük ikinci kentinde çöp alarmı: Sıçanlar parti veriyor

Örgütlü işçilerin grevi üçüncü haftasını tamamlarken çöp dağları daha da büyüdü (Reuters)
Örgütlü işçilerin grevi üçüncü haftasını tamamlarken çöp dağları daha da büyüdü (Reuters)

Britanya'nın en büyük ikinci kenti Birmingham'daki grev kent yönetimini alarma geçirdi. 

Birmingham Kent Konseyi Başkanı John Cotton acil durum ilanı yaparak "Bu adımı atmak zorunda kaldığımız için üzgünüz ancak Birmingham genelindeki topluluklara zarar ve sıkıntı veren bu durumu tolere edemeyiz" dedi. 

17 bin tonu aşkın çöpün yollarda kalmasıyla birlikte bu adım atıldı. Böylece 35 çöp toplama aracı, sözleşmeli ekiplerle birlikte bölgeye getirilerek Birmingham'ı temizleyecek. 

Daha önceki geçici çalışanlarla kenti temizleme planları, grevdeki işçilerin engellemeleriyle karşılaşmıştı. 

Birmingham Kent Konseyi pazartesi yaptığı açıklamada bu engellerin aşılacağını da öne sürdü. 

Çöpçülerle kent yönetimi arasındaki gerginlik Aralık 2024'ten beri sürüyor. Kent yönetiminin kararlarıyla birlikte daha az maaş alacaklarını savunan işçiler, 11 Mart'ta iş bıraktı. 

Sendikalı işçiler, çöp toplama ve geri dönüşüme dair pozisyonların kaldırılmasına da karşı.

Unite the Union adlı sendikanın genel sekreteri Sharon Graham, "Birmingham konseyi bu çatışmayı çok rahat çözebilirdi ancak rütbe indirimleri ve maaş kesintilerini her ne olursa olsun gerçekleştirmeyi kafalarına takmış gibi görünüyorlar" dedi. 

Birmingham yönetimiyse kapatılan pozisyonlarda çalışan kişilere verilecek eğitimden sonra, onların aynı maaşı alacakları pozisyonlara getirileceğini vurguluyor.

fgbhnj
Park eden çöp kamyonları haftalardır kımıldamıyor (Reuters)

İşçi Partililerin yönettiği Birmingham'da halk, çöplerden rahatsız. 

Kent sakinlerinden Ian Cook camlarını kokudan dolayı açamadığını söylüyor. Yol kenarındaki çöplere işaret ederek "Bunlardan önce herhangi bir sıçan yoktu. Şimdi çimlerin üstünde parti veriyorlar" diyor.

Basmin Khan ise kentin bazı bölgelerinde çöplerin toplandığını, bazılarındaysa biriktiğini söyleyerek kendi mahallelerinin niye ihmal edildiğini sorguluyor.

Independent Türkçe, CNN, BBC



İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
TT

İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)

ABD’nin baskılarının ardından İran’ın, Yemen’deki Husilere desteği kesmeyi planladığı aktarılıyor. 

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Telegraph’a konuşan İranlı bir yetkili, askeri personele Yemen’den çekilme talimatı verildiğini söylüyor. Kaynak, ABD’nin saldırıları sırasında İranlı bir askerin öldürülmesinin gerginliği tırmandıracağından endişelenildiğini belirtiyor. 

Ayrıca Tahran yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump’ın yürüttüğü siyaset nedeniyle başta Husiler olmak üzere bölgedeki çeşitli kuvvetlere desteği büyük ölçüde azaltmayı planladığı ifade ediliyor. Yetkili, İran’ın doğrudan Trump yönetiminden gelebilecek tehditlere odaklandığını söylüyor: 

Her toplantıda Trump’la ilgili tartışma yapılıyor. Desteklediğimiz bölgesel grupların hiçbiri tartışılmıyor.

İranlı yetkili, Ortadoğu’daki son gelişmelere de dikkat çekerek Husilerin “son günlerini yaşadığını” savunuyor: 

Burada, Husilerin hayatta kalamayacağı ve son aylarını hatta günlerini yaşadıkları yönünde bir görüş hakim. Dolayısıyla onları listemizde tutmanın bir anlamı yok. Onlar Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah ve eski Suriye lideri Beşar Esad’a dayanan bir zincirin parçasıydı. Gelecek için bu zincirin sadece bir parçasını tutmak mantıklı değil.

Telegraph’ın haberinde, Tahran yönetiminin Esad rejiminin devrilmesini ya da Hizbullah’ın İsrail karşısında verdiği kayıpları önleyemediği hatırlatılarak, Husilerin oluşan güç boşluğundan faydalanmak istediği yazılıyor. ABD’nin de bunu önlemek ve İran üzerindeki baskıyı artırmak için devreye girdiği belirtiliyor.

CNN’in salı günkü haberinde, ABD’nin İran ve Husilere gözdağı vermek amacıyla B2 gizli bombardıman uçaklarını Hint Okyanusu’na konuşlandırdığı da bildirilmişti. 

Eski ABD Başkanı Joe Biden, 2021’de Husileri terör örgütü listesinden çıkarmıştı. Ancak Trump göreve gelir gelmez milisleri tekrar listeye aldı. 

Trump, geçen ay Husilere yönelik saldırı düzenlenmesi talimatını vermiş, bombardımanlarda en az 61 kişinin öldüğü, 140’tan fazla kişinin de yaralandığı kaydedilmişti. Husiler, Gazze savaşında Hamas’a desteklerini açıklayarak, bölgedeki denizcilik faaliyetlerini sekteye uğratan saldırılar düzenlemişti. 

Trump, 5 Mart’ta İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e bir mektup gönderdiğini ve nükleer programla ilgili anlaşma yapmak istediğini söylemişti. Cumhuriyetçi lider, "Onlara, 'Umarım müzakere edersiniz çünkü ülkenize ordumuzu sokmamız gerekirse bu korkunç bir şey olur' ifadelerini kullandığım bir mektup yazdım" demişti. 

Hamaney ise Trump’ın müzakere çağrısını ve tehditlerini reddettiklerini duyurmuştu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Trump’a sert çıkışarak, "Tehdit ettiğin için seninle müzakere yapmayacağım. Ne halt yersen ye" demişti. 

Independent Türkçe, Telegraph, Times of Israel