ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan Şarku'l Avsat'a: Tahran'ın önünde iki seçenek var; ya anlaşma ya da kötü bir kader

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Bölge Sözcüsü Michael Mitchell (Şarku'l Avsat)
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Bölge Sözcüsü Michael Mitchell (Şarku'l Avsat)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan Şarku'l Avsat'a: Tahran'ın önünde iki seçenek var; ya anlaşma ya da kötü bir kader

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Bölge Sözcüsü Michael Mitchell (Şarku'l Avsat)
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Bölge Sözcüsü Michael Mitchell (Şarku'l Avsat)

ABD'li bir yetkili, Tahran'ın Başkan Donald Trump yönetiminin taleplerine uymadığı takdirde ‘kötü’ bir cezalandırma tuzağına düşmeye yakın olduğunu vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Bölge Sözcüsü Michael Mitchell, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı: “Başkan Trump, ABD'nin İran'ın nükleer silah edinmesine izin veremeyeceği konusunda net bir tutum sergilerken, aynı zamanda İran'la bir anlaşmayı görüşmeye istekli olduğunu da gösterdi. Eğer İran rejimi bir anlaşmaya varmak istemezse, Başkan Trump, sonuçları İran için çok ciddi olacak başka seçenekleri de benimseyeceğini açıkça ifade etti.”

Mitchell sözlerini şöyle sürdürdü: “İran'ın dünya genelindeki davranışları ABD'nin ulusal çıkarlarına tehdit oluşturuyor. Bu nedenle Başkan Trump, İran'ın nükleer tehdidini sona erdirmeyi, balistik füze programını kısıtlamayı ve terörist grupları desteklemesini engellemeyi amaçlayan maksimum baskı politikasını yeniden uygulamaya koydu.”



İsrail saldırıları Şam yakınlarındaki iki askeri karargâhı hedef aldı

İsrail'in 13 Mart'ta Şam'a düzenlediği saldırıda hasar gören bölgedeki Sivil Savunma personeli (Arşiv-Reuters)
İsrail'in 13 Mart'ta Şam'a düzenlediği saldırıda hasar gören bölgedeki Sivil Savunma personeli (Arşiv-Reuters)
TT

İsrail saldırıları Şam yakınlarındaki iki askeri karargâhı hedef aldı

İsrail'in 13 Mart'ta Şam'a düzenlediği saldırıda hasar gören bölgedeki Sivil Savunma personeli (Arşiv-Reuters)
İsrail'in 13 Mart'ta Şam'a düzenlediği saldırıda hasar gören bölgedeki Sivil Savunma personeli (Arşiv-Reuters)

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısında Şam yakınlarındaki iki askeri karargâhın hedef alındığını ve saldırının İsrail'in başkent ve Suriye'nin orta kesimlerine düzenlediği diğer hava saldırılarından saatler sonra gerçekleştiğini duyurdu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) saldırı ile ilgili “İsrail savaş uçakları Kisve kenti yakınlarındaki Birinci Tümen ve Şam kırsalındaki 75. Tugay'a ait askeri alan ve noktalara hava saldırıları düzenlediği” bilgisini paylaştı ancak kayıpların boyutu hakkında bilgi vermedi.

İsrail, saldırıların Şam'daki yeni yöneticilere bir uyarı olduğunu söyleyerek Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırdı ve dün Türkiye'yi Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail ordusu çarşamba gecesi Şam, Hama ve Humus'ta saldırılar düzenlediğini duyurdu. Yapılan açıklamada “Son saatlerde Suriye'nin Humus kırsalındaki (Hama) ve (T4) üsleri bölgesinde kalan askeri kabiliyetlere ve Şam bölgesinde kalan bazı askeri altyapılara saldırı düzenledi” denilerek, ‘İsrail Devleti’nin vatandaşlarına yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırmak için’ çalışılacağı vurgulandı. Hava saldırılarının ardından Dera'da yaşayan 9 Suriyeli, ilin batı kırsalındaki Nava kenti ile Tesil kasabası arasında yer alan El Cebiliye Barajı ormanına askeri güçlerin girmesine karşı koyarken İsrail ateşiyle öldürüldü.

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı Suriyeli kaynaklar, İsrail savaş uçaklarının Hama Askeri Havaalanı'na yaklaşık 18 hava saldırısı düzenlediğini, pistleri, uçakları ve kuleleri etkilediğini, havaalanını hizmet dışı bıraktığını ve Suriye Savunma Bakanlığı'nın dört personelinin öldüğünü bildirdi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail'i “30 dakika içinde ülke genelinde beş farklı bölgeye saldırı düzenleyerek Hama askeri havaalanının neredeyse tamamen yok olmasına ve onlarca sivil ve askeri personelin yaralanmasına yol açtığı” için kınadı. Açıklamada, “Bu haksız tırmanış, Suriye'yi istikrarsızlaştırmaya ve halkının acılarını uzatmaya yönelik kasıtlı bir girişimdir” denildi.

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen dün yaptığı açıklamada, İsrail'in “tekrarlanan ve artan askeri tırmanışını” kınayarak, bu tür eylemlerin “hassas bir dönemde” ülkeyi “istikrarsızlaştırdığı” uyarısında bulundu. Pedersen İsrail'e “uluslararası hukukun ciddi ihlalleri anlamına gelebilecek bu saldırıları durdurması, Suriye'nin egemenliğine ve mevcut anlaşmalara saygı göstermesi ve sahada tek taraflı eylemlere son vermesi” çağrısında bulundu.