Netanyahu Gazze'yi bölüyor ve Ben Gvir Mescid-i Aksa'ya baskın düzenliyor

Suudi Arabistan, caminin kutsallığına yönelik bariz saldırıları ve bir UNRWA kliniğinin hedef alınmasını kınadı

Filistinli kadınlar, İsrail'in Gazze Şeridi'nin Beyt Lahiya kentinde dün düzenlediği saldırıda öldürülen yakınlarının naaşları önünde ağladı (AP)
Filistinli kadınlar, İsrail'in Gazze Şeridi'nin Beyt Lahiya kentinde dün düzenlediği saldırıda öldürülen yakınlarının naaşları önünde ağladı (AP)
TT

Netanyahu Gazze'yi bölüyor ve Ben Gvir Mescid-i Aksa'ya baskın düzenliyor

Filistinli kadınlar, İsrail'in Gazze Şeridi'nin Beyt Lahiya kentinde dün düzenlediği saldırıda öldürülen yakınlarının naaşları önünde ağladı (AP)
Filistinli kadınlar, İsrail'in Gazze Şeridi'nin Beyt Lahiya kentinde dün düzenlediği saldırıda öldürülen yakınlarının naaşları önünde ağladı (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, Hamas'ın elindeki rehineleri kurtarmak için Gazze Şeridi'ni “bölmek” ve bazı bölgelerini “kontrol etmek” için çalıştıklarını söylerken, aşırılık yanlısı İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir İsrail polisinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.

Netanyahu, ordunun “Gazze'yi bölümlere ayırdığını, (Hamas'ın) rehinelerimizi geri vermesi için baskıyı giderek arttırdığını” belirtti. Netanyahu, İsrail'in “Gazze üzerinden yeni bir güvenlik koridoru oluşturmak için çalıştığını” kaydetti. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Yahudi yerleşimlerini teşvik etmek amacıyla, Batı Şeria'da olduğu gibi Gazze'de de geniş alanların kontrolünü ele geçirerek buraları “güvenlik bölgeleri” haline getirmeyi planladıklarını açıkladı.

Bu arada, aşırılık yanlısı bakan Itamar Ben-Gvir dün Mescid-i Aksa'ya bir baskın düzenlerken, Suudi Arabistan, işgal polisinin koruması altında gerçekleşen bu hareketi en sert ifadelerle kınadı ve İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kutsallığına yönelik devam eden bariz saldırılarını kınadığını yineledi.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla, İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye kampında Birleşmiş Milletler Yardım ve Çalışma Ajansı'na (UNRWA) ait bir kliniği hedef almasını ve İsrail işgal güçlerinin BM ve yardım kuruluşları ile çalışanlarını hedef almaya devam etmesini kınadı.



Savaş bahisleri ve bilgi sızdırma: Trump ateşkesi duyurmadan dakikalar önce hesaplar açıldı

Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)
Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)
TT

Savaş bahisleri ve bilgi sızdırma: Trump ateşkesi duyurmadan dakikalar önce hesaplar açıldı

Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)
Ateşkes ilanından önce Beyaz Saray önünde İran savaşı karşıtı yürüyüş düzenlenmişti (Reuters)

Kripto tabanlı Polymarket'ta ABD-İran ateşkesine dair bahisler içeriden bilgi sızdırılmasına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a Türkiye saatiyle 03:00'e kadar verdiği mühlete 1,5 saat kala Pakistan'ın iki haftalık ateşkes önerisini kabul ettiğini salı günü açıklamıştı.

Kripto analiz platformu Dune'un verilerine göre, Trump sosyal medya platformu Truth Social'dan ateşkes ilanını paylaşmadan önce Polymarket'ta en az 50 yeni hesap oluşturuldu.

Salı sabahı oluşturulan cüzdanlardan birinden, ortalama 8,8 sentlik bir fiyatla yaklaşık 72 bin dolarlık bahis yatırıldı. Kullanıcı, ateşkese oynadığı bahisten 200 bin dolar kazandı.

Aynı gün platforma katılan ve benzer bir bahis oynayan hesap da 125 bin 500 dolar kazanç elde etti.

Trump'ın gönderisinden 12 dakika önce oluşturulan başka bir cüzdan da 33,7 sentten 31 bin 908 dolarlık bahis oynadı ve 48 bin 500 dolar kazandı.

AP'nin analizine göre bu cüzdanların hepsi platforma yeni katıldı. Ancak bunların yeni kullanıcılar mı yoksa ek hesap açan mevcut kullanıcılar mı olduğu veri gizliliği nedeniyle belirlenemiyor.

Bu verileri gizli tutan Polymarket ise Amerikan haber ajansının yorum talebine yanıt vermedi.

Diğer yandan bu cüzdanlar, yatırımcıları arasında ABD Başkanı'nın oğlu Donald Trump Jr.'ın sahibi olduğu risk sermayesi şirketi 1789 Capital'ın da yer aldığı Polymarket'a içeriden bilgi sızdırıldığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

İran ve ABD müzakereler hakkında çelişkili açıklamalar yaparken, Polymarket'ta 31 Mart öncesinde anlaşma yapılacağına dair bahisler de artmıştı.

Ayrıca platformdaki bazı kullanıcılar, ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya kara harekatı düzenleyerek Nicolas Maduro'yu kaçırmadan saatler önce hesap açıp bahis oynayarak yüksek miktarlar kazanmıştı.

Georgia State Üniversitesi'nden Todd Phillips şunları söylüyor:

İşte bu yüzden bu piyasaların düzenlemeye ihtiyacı var. İçeriden alınan bilgilerle işlem yapılmasına izin verilirken diğer yatırımcıların bu piyasalarda sorun yaşamamasını bekleyemeyiz.

Öte yandan yatırımcıların, ateşkes ilanından birkaç saat önce petrol fiyatlarının düşeceğine ilişkin yaklaşık 950 milyon dolarlık pozisyon alması da dikkat çekti.

Reuters'ın analizine göre ateşkes ilanından yaklaşık iki saat önce 8 bin 600 adet Brent ve ABD ham petrol (WTI) vadeli işlem sözleşmesi satıldı.

Analizde, bu tür işlemlerin normalde tek seferde yapılmadığına, yatırımcıların fiyatları etkilememek için işlemleri saatlere yaydığına dikkat çekiliyor.

Trump'ın ateşkes ilanının ardından çarşamba günü piyasa açılısında petrol fiyatları yüzde 15 düşmüştü.

23 Mart'ta da yatırımcılar, Trump'ın İran'ın enerji altyapısına saldırıyı erteleyeceğini açıklamasından sadece 15 dakika önce 500 milyon dolarlık satış yapmıştı. Bu da fiyatlarda yüzde 15'lik düşüşe yol açmıştı.

Independent Türkçe, AP, Reuters


İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz

İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”
İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”
TT

İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz

İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”
İran’da şahinler ateşkesten rahatsız: “Güçlüyken savaşı sürdürmeliyiz”

İran'daki muhafazakarlar ABD ve İsrail'le çatışmaların askıya alınmasından rahatsız.

ABD Başkanı Donald Trump, salı günkü açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savundu ancak İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanladı.  

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise üzerinde uzlaşılan 10 maddelik önerinin üç temel maddesinin ihlal edildiğini savundu. Kalibaf'a göre bunlar arasında Lübnan'a saldırıların sürmesi, İran hava sahasına izinsiz girilmesi ve mutabakatın 6. maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının ihlal edilmesi bulunuyor.

Diğer yandan BBC'nin analizinde, İran'daki şahinlerin ateşkesten rahatsızlık duyduğuna dikkat çekiliyor.

Buna göre İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve Körfez ülkelerindeki ABD varlıklarına misillemeleri muhafazakar kanadı cesaretlendirdi. Tahran'daki şahinler, "ABD ve İsrail karşısında üstünlük sağladığı için İran'ın savaşı sürdürmesi gerektiğini" savunuyor.

Haberde, Devrim Muhafızları'na bağlı Besic milislerinden bir grubun, ateşkes ilan edildikten kısa süre sonra karara karşı çıkmak için İran Dışişleri Bakanlığı'na yürüdüğü aktarılıyor.

Muhafazakar Kayhan gazetesi de olaydan birkaç saat sonra ateşkesin "düşmana bir hediye vermek anlamına geleceğini" yazdı.

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta İran'da en az 3 bin kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca ülkedeki sivil altyapı da ciddi ölçüde zarar gördü.

Analizde, bazı şahin politikacılar arasında ülkeyi korumak adına ateşkese sıcak bakan kişiler olduğuna da işaret ediliyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın damadı Jared Kushner ve ABD Başkanı'nın Ortadoğu elçisi Steve Witkoff'un yer alacağı heyet cumartesi günü İslamabad'a gidecek.

Tahran yönetimi adına da Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyet görüşmelere katılacak.

BBC, görüşmelerde birebir temasların yapılacağını aktarıyor. ABD-İsrail saldırıları sonucu öldürülen İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yönetiminde ABD'yle doğrudan müzakerelere yanaşılmıyordu.

Ancak analizde, Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba'nın "birebir teması onayladığının düşünüldüğü" yazılıyor.

Independent Türkçe, BBC, Tesnim


Pakistan ve Çin, İran ateşkesinde nasıl bir rol oynadı?

ABD-İsrail saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülüşünün 40. günü münasebetiyle anma yürüyüşü düzenlendi (Reuters)
ABD-İsrail saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülüşünün 40. günü münasebetiyle anma yürüyüşü düzenlendi (Reuters)
TT

Pakistan ve Çin, İran ateşkesinde nasıl bir rol oynadı?

ABD-İsrail saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülüşünün 40. günü münasebetiyle anma yürüyüşü düzenlendi (Reuters)
ABD-İsrail saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülüşünün 40. günü münasebetiyle anma yürüyüşü düzenlendi (Reuters)

ABD-İran ateşkesi sürecinde arabuluculuk yapan Pakistan, Çin'in de katılımıyla son dönemde en önemli diplomatik kazanımlarından birini elde etti.

ABD Başkanı Donald Trump, salı günkü açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savundu ancak İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanladı.  

Ateşkes üzerinden çok geçmeden anlaşmanın ihlal edildiğine dair açıklamalar geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'yle yürütülmesi planlanan müzakere süreci öncesinde üzerinde uzlaşılan 10 maddelik önerinin üç temel maddesinin ihlal edildiğini savundu.

Kalibaf, Şerif'in de ifade ettiği gibi "anlaşmanın Lübnan ve diğer bölgeler de dahil her yerde derhal geçerli olması gerektiğini" söyledi. Bu maddenin yanı sıra İran hava sahasının korunmasına yönelik şartın ve mutabakatın 6. maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının ihlal edildiğini belirtti.

İsrail'in Lübnan'a saldırıları nedeniyle Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini yeniden neredeyse durma noktasına getirdi.  

Trump da müzakerelerde sonuç çıkmaması halinde saldırıların sürdürüleceği mesajını verdi.

Pakistan yönetimiyse böylesine çalkantılı bir durumda tarafların müzakereleri sürdürmesi için yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.

Guardian'ın analizinde ateşkeste arabuluculuk yapmanın, İslamabad yönetimi için "sadece bir prestij meselesi değil, ülkenin ekonomisi, savunması, ulusal güvenliği ve mezhepsel uyumuyla da ilgili önemli bir konu" olduğu vurgulanıyor.

Suudi Arabistan'la Pakistan, İsrail'in Katar'a saldırmasının ardından Eylül 2025'te savunma paktı imzalamıştı.

İran, ABD-İsrail saldırılarına karşılık Körfez ülkelerini hedef alan misillemeler yapmıştı.

Suudi Arabistan'ın savaşa girmesi halinde, sözkonusu pakt nedeniyle Pakistan'ın da çatışmalara çekilme ihtimali bulunuyordu.

Adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan Pakistanlı bir yetkili şunları söylüyor:

Çok hassas bir durumdaydık ve müzakerelerin başlamasını çok istiyorduk.

Pakistanlı yetkililer, ateşkese yönelik taleplerin Trump'tan geldiğini iddia ediyor. Buna göre ABD Başkanı, "üç günden uzun sürmeyeceğini düşündüğü bir savaş batağına saplanmaktan" endişelenmiş. Trump ise İran'ın "ateşkes için yalvardığını" ileri sürmüştü.

Kaynaklara göre ABD, İran ve Suudi Arabistan'dan üst düzey yetkililerin katıldığı yoğun diplomatik görüşmeler sonucu ateşkes sağlandı. Diğer yandan Tahran yönetimi, Washington'a güvenmediğinden son dakikaya kadar anlaşmaya yanaşmamış.

"Çin garantör oldu"

Ancak yetkililer, tam da bu noktada Çin'in devreye girerek İran yönetimine anlaşma için garantörlük yapacağını ilettiğini söylüyor. Ayrıca İranlı liderlere, müzakereler için seyahat ederken suikasta uğramayacaklarına dair garantiler sunulduğu öne sürülüyor.

New York Times da İranlı yetkililere dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin Çin'in katılımıyla ateşkes önerisini kabul ettiğini yazmıştı.  

Pakistanlı bir yetkili, Çin'in sürece katılımı hakkında şunları söylüyor:

Biz arabulucuyduk, garantör değildik. Asıl rol Çin'e aitti. Çin, ateşkesin garantörü oldu ve ABD'nin anlaşmaya sadık kalacağına ve İslamabad'daki görüşmelerin sorunsuz geçeceğine dair taahhütte bulundu. İran'a da bu anlaşmayı kabul etmesini söylediler.

Çin Komünist Partisi'nin yayın organı Global Times'ın aktardığına göre Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, iddialara "Çin, Ortadoğu ve Körfez bölgesinde nihai olarak uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla ilk baştan beri ateşkes ilan edilmesi gerektiğini savunmuştur" yanıtını verdi.

Mao, "anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesini istediklerini" de yineledi.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, 31 Mart'ta Çinli mevkidaşı Vang Yi'yle görüşmüş, toplantının ardından 5 maddelik ortak girişim metni yayımlanmıştı.

İran savaşında düşmanlıkların derhal sonlandırılması, en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması, sivillerin korunması, seyrüsefer rotalarının güvenliğinin sağlanması ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın gözetilmesi istenmişti.

Independent Türkçe, Guardian, CNN, Global Times, New York Times