İsrail ve İran arasında aylardır yaşanan en ciddi gerilimde, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail İran'a yönelik saldırılar düzenleyeceklerini açıkladı. Bu durum, bölgede hava sahasının kapatılması, sivil uçuşların askıya alınması ve diplomatik hareketlere kısıtlamalar getirilmesi gibi bir dizi güvenlik önlemine yol açtı. Bu da çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşebileceği endişelerini artırdı.
İsrail bugün, saldırının ardından hava sahasını sivil uçuşlara kapattığını duyurdu. Ulaştırma Bakanı Miri Regev, Kudüs'te sirenlerin çalması eşliğinde, kararın "güvenlik gelişmelerinin ardından" alındığını ifade etti.
Diğer yandan İran Sivil Havacılık Otoritesi, hava sahasını "ikinci bir duyuruya kadar" kapattığını açıkladı.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Irak da askeri operasyonların genişlemesiyle ilgili endişeler nedeniyle hava sahasını sivil hava trafiğine kapatma kararı aldı; bu durum bölgedeki hava trafiğinde aksamalara ve uluslararası uçuşların yön değiştirilmesine veya iptal edilmesine yol açabilir.
ABD'nin yeni başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD'nin aldığı önlemler
İsrail saldırısıyla eş zamanlı olarak, ABD'nin Katar Büyükelçiliği, "ciddi güvenlik gelişmeleri" olarak nitelendirdiği durum karşısında, tüm çalışanlarına "evde kal" önlemleri uyguladı ve ABD vatandaşlarının da ikinci bir duyuruya kadar aynı prosedürü izlemelerini tavsiye etti.
ABD, daha önce ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a olası saldırı tehditleri ve Tahran'ın nükleer programı üzerindeki müzakerelerin devam etmesi üzerine, İsrail'deki büyükelçiliğinde görev yapan ve gerekli olmayan personelin ve ailelerinin ülkeyi terk etmesini istemişti.
Trump, İran'la daha fazla görüşme yapılmasının beklendiğini belirterek, bir anlaşmaya varma arzusunu vurguladı. Tahran'ın "nükleer silaha sahip olamayacağını" belirterek, askeri güç kullanımını tercih etmediğini, ancak "bazen gerekli olduğunu" ifade etti.
Bu gelişmeler, Washington ve Tahran arasında askeri çatışmayı önlemek için son şans olarak nitelendirilen dolaylı görüşmelerin ardından geldi.
Bölgesel gerilimlerin artması ve daha geniş bir askeri çatışma korkusu nedeniyle birçok ülke İran ve İsrail'deki diplomatik varlığını azalttı ve vatandaşlarını ülkeyi terk etmeye veya güvenlik önlemlerini sıkılaştırmaya çağırdı.