Washington Post: İran, Azerbaycan'daki Yahudi lideri öldürmeye çalıştı

Azerbaycan ve İran makamları, Amerikan gazetesine konuyla ilgili yorum yapmadı (AP)
Azerbaycan ve İran makamları, Amerikan gazetesine konuyla ilgili yorum yapmadı (AP)
TT

Washington Post: İran, Azerbaycan'daki Yahudi lideri öldürmeye çalıştı

Azerbaycan ve İran makamları, Amerikan gazetesine konuyla ilgili yorum yapmadı (AP)
Azerbaycan ve İran makamları, Amerikan gazetesine konuyla ilgili yorum yapmadı (AP)

Washington Post, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü'nün, Gürcistan'da faaliyet gösteren bir uyuşturucu baronunu kullanarak Azerbaycan'da yaşayan Haham Shneor Segal'i öldürmeye çalıştığını bildirdi.

Sonbaharda planlanan suikastın ocak ayında boşa çıkarıldığı da aktarıldı. 

Yahudi topluluğunun liderini öldürmesi ve bir eğitim merkezine saldırması için Agil Aslanov'a 200 bin dolar teklif edildiği bilgisi de haberde yer aldı. 

Aslanov, Azerbaycan'da yaşayan birini görevlendirerek Haham Segal'i takip ettirmiş. 

Ortadoğu ve Batı ülkelerinin güvenlik kaynaklarına dayandırılan habere göre Azerbaycan'ın iç istihbarat teşkilatı Devlet Güvenlik Hizmeti, Aslanov ve işbirlikçisini ocakta ele geçirmiş. İkili, terör saldırısına yeltendikleri gerekçesiyle yargılanacak. 

Devlet Güvenlik Hizmeti, Aslanov'un "dini bir toplumun üyesi hakkında bilgi toplamak için çalışarak onun ev ve iş adreslerini bu işe uygun bir telefon uygulamasıyla bir yabancı istihbarat ajansının temsilcisine gönderdiğini" duyurdu. 

Haham Segal'in adı bu açıklamada geçmese de yerel basın Yahudi topluluğunun liderinin hedef alındığını bildiriyor. 

Haham Segal, önceden konuya dair bilgisi olmadığını ve kendisine yönelik suikast planını medya sayesinde öğrendiğini Washington Post'a söyledi. 

xscdfrgt
Segal "Burada barışçıl bir şekilde yaşıyoruz. Sokaklarda yürüyorum, korku yok" dedi (YouTube/Dahan Center)

Tahran, benzer suikast ve saldırı girişimleriyle daha önce de suçlanmıştı. 

2023'te Azerbaycan milletvekili Fazıl Mustafa, Kalaşnikoflu suikast girişimini atlatmıştı. "Terör saldırısı" diye nitelenen saldırı hakkında konuşan Mustafa, Azerbaycan topraklarında dini çatışma çıkarmaya çalışmakla suçladığı İran'ı olaydan sorumlu tutmuştu. 

Almanya'daki savcılar, ülkedeki sinagoglara ve bir okula saldırı düzenlenmesi için İran'ın suçluları kullandığını 2023'te öne sürmüştü. 

Mart 2024'te de Peru polisi, Kudüs Gücü mensubu olduğu ve bir İsrail yurttaşını öldürmeye çalıştığı iddiasıyla bir İranlıyı tutuklamıştı.

ABD'de yaşayan İranlı muhalif gazeteci Mesih Alinejad'ı öldürmek için Devrim Muhafızları'nın 500 bin dolar önerdiği iddia edilen Rafat Amirov ve Polad Omarov da geçen ay New York'ta suçlu bulunmuştu.

Kasım 2024'te BAE'de kaybolduğu duyurulan 28 yaşındaki Haham Zvi Kogan'ın cesedi bulunmuştu. 

Olayla ilgili aranan üç Özbekistan yurttaşı Türkiye'de yakalanmıştı. 

Hahamı Umman'a götürüp rehin almaya çalışırken öldürdükleri bildirilen zanlılar, geçen hafta BAE'de idam cezası aldı. 

İsrail'in Haaretz gazetesinin BAE'deki kaynakları, Kogan'ın İran'a bağlı bir hücre tarafından kaçırılmış olabileceğini öne sürmüştü. Sonrasında İsrail'in kamu yayıncısı KAN, Tahran bağlantısının kesin bir şekilde belirlenemediğini belirtmişti. 

Independent Türkçe, Washington Post, Times of Israel



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.