Trump gümrük vergileri konusundaki tutumunu değiştirmeyince dünya piyasaları panikledi

Japonya'da Nikkei Endeksi’nin kapanışını gösteren elektronik bir borsa panosu (DPA)
Japonya'da Nikkei Endeksi’nin kapanışını gösteren elektronik bir borsa panosu (DPA)
TT

Trump gümrük vergileri konusundaki tutumunu değiştirmeyince dünya piyasaları panikledi

Japonya'da Nikkei Endeksi’nin kapanışını gösteren elektronik bir borsa panosu (DPA)
Japonya'da Nikkei Endeksi’nin kapanışını gösteren elektronik bir borsa panosu (DPA)

Asya-Pasifik bölgesindeki finans piyasaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın dünyanın geri kalanına yönelik genel gümrük tarifelerinin dünya borsalarında yeni bir kara günü tetikleme tehdidi nedeniyle bugün panik modunda. Trump'ın gümrük vergilerinin cumartesi günü yürürlüğe girmesinin ardından bugün açılan ilk borsalar çakıldı. Öğle saatlerinde Hong Kong'da yüzde 12, Taipei'de yüzde 9,7, Pekin'de yüzde 8,7, Tokyo'da yüzde 6,4, Şanghay'da yüzde 6,3, Seul'de yüzde 4,9 ve Mumbai'de yüzde 3 düşüş ile 16 yılın en kötü seansı yaşandı.

Avrupa borsaları da bugünkü işlemlere keskin bir düşüşle başladı. Çöküş, cuma günü birçok Asya piyasasının hafta sonu için kapanmasının ardından telafi edici gümrük tarifeleri uygulayacağını açıklayan Çin'in tepkisiyle daha da şiddetlendi.

SPI Asset Management analisti Stephen Innes, “Bu artık sadece bir ticaret anlaşmazlığı değil; kuralları ‘ortadan kaldırılan’ küresel ekonomik sistemin tamamen yeniden işlenmesi” dedi. Bu arada pek çok ülke Trump'ı kendilerini gümrük vergilerinden muaf tutmaya ikna etmek için çaba sarf ediyor.

sxdfrgthy
Şanghay'ın Lujiazui finans bölgesinde bir elektronik panoda hisse senedi endeksleri gösteriliyor. (Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Besant NBC'ye verdiği demeçte, “50'den fazla ülke tarife bariyerlerini ve vergilerini düşürmek ve döviz kuru manipülasyonlarını durdurmak için hükümete ulaştı” dedi. Trump, ABD'nin ekonomik ortaklarını ülkesini ‘yağmalamakla’ suçlayarak, tüm ABD ithalatına yüzde 10'luk genel gümrük vergisi uygulama kararı aldı.

Küresel ticaret üzerindeki etki çarşamba günü, başta Çin'e yüzde 34 ve Avrupa Birliği'ne (AB) yüzde 20 olmak üzere, ABD'ye ithal ettiklerinden daha fazla ihracat yapan ülkelerin uzun bir listesine uygulanan ek gümrük vergileriyle yoğunlaşacak. Trump dün Truth Social platformunda “Çin, AB ve diğer pek çok ülkeyle büyük bir ticaret açığımız var. Bunu çözmenin tek yolu ABD'ye on milyarlarca dolar kazandıracak gümrük vergileridir. Bu harika bir şey” diye yazdı. Besant ise ticaret ortakları konusunda, “Sundukları teklifin inandırıcı olup olmadığını göreceğiz. Çünkü 20, 30, 40 ya da 50 yıllık kötü davranışlardan sonra her şeye sıfırdan başlayamayız” ifadelerini kullandı.

sdfergty
Pekin'de Çin borsasının hareketlerini gösteren ekranın önünden geçen bir adam (AFP)

Çin, ABD'den ithal edilen mallara yüzde 34 ek gümrük vergisi uygulayacağını açıklayarak karşılık verirken, Ticaret Bakanı Yardımcısı Ling Ji dün ABD'li şirketlerin temsilcilerine yaptığı açıklamada, “Çin'in karşı önlemlerinin sadece Çin'deki işletmelerin meşru hak ve çıkarlarını korumayı değil, aynı zamanda ABD'yi çok taraflı ticaret sisteminin doğru yoluna geri döndürmeyi amaçladığını” söyledi ve ülkesinin yabancı yatırımlar için ‘güvenli ve umut verici bir ülke’ olmaya devam edeceği sözünü verdi.

Avrupalılar ise bugün Lüksemburg'da AB dış ticaret bakanlarının ‘Avrupa'nın ABD'ye vereceği yanıtı’ belirlemek üzere yapacakları toplantı öncesinde hafta sonu temaslarını hızlandırdı. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer dün yaptığı açıklamada, küresel ticaret sistemindeki kargaşayı yorumlayarak, “Bildiğimiz dünya sona erdi” dedi.

‘İyileşme için tedavi’

Trump dün Air Force One'da borsadaki ağır düşüşle ilgili bir soruya yanıt olarak, “Bazen iyileşmek için tedavi görmeniz gerekir” cevabını verdi. Vadeli işlem sözleşmeleri, perşembe ve cuma günleri yaşanan çöküşün ardından pazar gecesi-pazartesi günü Wall Street'te yeni bir düşüş yaşanacağına işaret etti.

Trump'ın ticaret danışmanı Peter Navarro Fox News'e verdiği demeçte, “Satmazsak para kaybedemeyiz. Şu anda akıllı strateji paniğe kapılmamaktır” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bugün Beyaz Saray'da Trump ile bir araya gelecek. Görüşmede Cumhuriyetçi Başkan'ın İsrail'e uyguladığı yüzde 17'lik gümrük vergisinin yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki savaş ve İran meselesinin de ele alınması bekleniyor.

Diğer yandan Vietnam lideri To Lam, iki ülkenin ‘mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varabilmesi’ için ülkesinin ABD'ye ihracatına yönelik yüzde 46'lık gümrük vergisinin yürürlüğe girmesinden önce ‘en az 45 gün’ süre istedi.

Besant, “Bu birkaç gün ya da birkaç hafta içinde müzakere edebileceğiniz bir şey değil” uyarısında bulunarak, artırılan tarifelerin en az birkaç ay yürürlükte kalabileceğini ima etti.

Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, güncellemeleri başlatmayı teklif eden ülkelerin ‘bu tarifelerin yüksek bir yüzdesine tabi olacaklarını fark ettikleri için bunu yaptıklarını’ söyledi. Yeni gümrük vergilerinin ABD ekonomisi üzerinde olumsuz bir etki yaratacağı yönündeki uyarılara karşı çıkan Hassett, ‘fiyat artışları olacağını’ kabul etti. Hassett, “ABD'li tüketiciler üzerinde büyük bir etki göreceğimizi sanmıyorum” dedi.

Ancak çoğu ekonomist, ABD'ye ithal edilen ürünlere yönelik yeni gümrük vergilerinin enflasyonu hızlandırmasını ve tüketimi azaltmasını bekliyor.



Sri Lanka'da vurgun: Avustralya'ya ödenecek borç çalındı

Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
TT

Sri Lanka'da vurgun: Avustralya'ya ödenecek borç çalındı

Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)

Bilgisayar korsanları, Sri Lanka Maliye Bakanlığı'nın sistemine girerek 2,5 milyon dolar çaldı.

BBC'nin aktardığına göre çalınan fonlar, Avustralya'ya yapılan borç ödemesinin bir parçasıydı. Yetkililer, ayrıntılar ancak ortaya çıkmaya başlasa da paranın ocak ayında çalındığını düşünüyor.

Sri Lanka yönetimi, Avustralya'nın borç ödemesinde sorun yaşandığına ilişkin şikayette bulunmasından sonra hırsızlık yapıldığını fark etmiş.

Maliye Bakanlığı Sekreteri Harshana Suriyapperuma, perşembe günü yaptığı açıklamada, "Sri Lanka ödemeleri zamanında yapmış olsa da, siber suçlular müdahale ederek parayı amaçlanan alıcı yerine başka banka hesaplarına aktardı" dedi.

Suriyapperuma, Maliye Bakanlığı'na bağlı Kamu Borç Yönetimi Ofisi'ndeki 4 üst düzey yetkilinin görevden uzaklaştırıldığını ve olayla ilgili inceleme başlatıldığını bildirdi.

Sekreter, ödeme bilgilerinin yer aldığı e-postaların tutulduğu sunucuya yapılan saldırılar sonucu paranın çalındığını düşündüklerini belirtti.

Avustralya'nın Sri Lanka Yüksek Komiseri Matthew Duckworth, X'teki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Sri Lanka yetkilileri olayla ilgili inceleme yürütüyor ve soruşturmaya destek veren Avustralyalı yetkililerle işbirliği içinde çalışıyor.

AFP'nin aktardığına göre bu, Sri Lanka'da bir devlet kurumundan bilgisayar korsanları tarafından çalınan en büyük miktar. Bilgisayar korsanlarının hırsızlığı, Güney Asya ülkesinin ciddi bir ekonomik krizden çıkmaya çalıştığı dönemde gerçekleşti.

Nisan 2022'de 83 milyar doları aşan borç yükü nedeniyle temerrüde düşen ülkede gıda, yakıt, ilaç kıtlığı ve elektrik kesintileri yaşanmıştı.

Kriz geniş çaplı protestolara yol açmış ve dönemin Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa istifa ederek ülkeden ayrılmıştı.

Ülke, 2023'te IMF'yle 2,9 milyar dolarlık kurtarma paketi anlaşması imzalamış ve borç yapılandırma sürecini tamamladığını açıklamıştı.

IMF'den bu ayın başında yapılan açıklamada Sri Lanka'ya yönelik Genişletilmiş Fon Kolaylığı (EFF) kapsamında 700 milyon dolar finansman sağlanacağı duyurulmuştu.

Independent Türkçe, BBC, ABC


Savaş ve yaptırımlar, Çin yuanının yaygınlaşmasını nasıl sağladı?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
TT

Savaş ve yaptırımlar, Çin yuanının yaygınlaşmasını nasıl sağladı?

Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, yuanı güçlendirerek ABD'nin küresel piyasalar üzerindeki baskısına alternatif oluşturmak istiyor (Reuters)

Rusya-Ukrayna savaşıyla İran'daki çatışmalar, Çin'in resmi para birimi yuanın küresel nüfuzunu artırma çabalarına katkı sağlıyor.

New York Times'ın analizine göre Pekin yönetimi, yuanı küresel ölçekte yaygınlaştırmayı artık yalnızca ekonomik değil, "doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi" olarak görüyor.

Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin, ABD doları merkezli küresel finans sistemine bağımlılığından kurtulmayı hedefliyor. Doğu Asya devi, yuanı uluslararası ticarette yaygınlaştırarak ABD'nin finansal baskı gücünü azaltmayı istiyor.

Rusya-Ukrayna savaşı ve İran'daki çatışmalara ek olarak Batı'nın Tahran ve Kremlin'e uyguladığı yaptırımlar da Çin'in bu yöndeki hedeflerine ulaşması için bir manevra alanı sağlıyor.

İran petrolü satın alan bazı ülkeler ödemeleri yuanla yapıyor. Rusya da Çin'le ticaretinin büyük bölümünü artık yuan üzerinden gerçekleştiriyor.

Pekin yönetimi, para biriminin küresel yaygınlığını ve gücünü artırma girişimlerini en az 20 yıldır yürütüyor.

Bu kapsamda Çin, onlarca merkez bankasıyla toplam 600 milyar dolarlık swap hattı oluşturdu. Bu sayede ülkeler dolara ihtiyaç duymadan yuan kullanabiliyor.

Pekin'in 2015'te kurduğu Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), SWIFT'e alternatif olarak çalışıyor. SWIFT'ten çıkarılan Rus ve İran bankaları CIPS'e yönelirken, katılımcı banka sayısı 75'ten yaklaşık 200'e yükseldi.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan İran savaşında Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve enerji arzındaki riskler de Çin parasının kullanımını artırdı.

Diğer yandan yuanın, ABD dolarının hakimiyetini kırması önünde ciddi engeller de var.

Sermaye hareketlerinin sıkı kontrol altında olması, Çin dışına para çıkışının sınırlı tutulması ve ABD dolarına kıyasla yabancı yatırımcılar için erişimi zor bir para birimi olması yuanı küresel açıdan dezavantajlı kılıyor.

Bazı uzmanlara göre Pekin'in hedefi jeopolitik ve ekonomik kriz dönemlerinde kullanılabilecek alternatif bir sistem kurarak Washington'ın küresel finans üzerindeki "boğucu etkisini" zayıflatmak.

The Economist'in analizinde de Çin'in enerji ticaretini yuan üzerinden yürütme çabalarının, bu para birimini "daha istikrarlı bir liman" gibi göstermeye başladığına işaret ediliyor.

Analizde, Çin lideri Şi Cinping'in bu imajı güçlendirerek ülkesini sadece bir üretim devi değil, aynı zamanda bir "finansal güç merkezine dönüştürmeyi" hedeflediği vurgulanıyor.

Çin Komünist Partisi'nin martta yayımladığı Hükümet Çalışma Raporu'nda, 2026'da ülke ekonomisinin yüzde 4,5 ila 5 büyümesinin öngörüldüğü bilgisi paylaşılmıştı.

Ayrıca ülkenin özellikle hizmet sektöründe pazar erişimini genişleteceği, telekomünikasyon, biyoteknoloji ve yabancı sermayeli hastanelerle ilgili açılımlar yapacağı bildirilmişti.

Independent Türkçe, New York Times, The Economist, Global Times


Orban’ın mağlubiyeti, İsrail muhalefetine umut oldu: Netanyahu da aynı kaderi paylaşabilir

Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)
Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)
TT

Orban’ın mağlubiyeti, İsrail muhalefetine umut oldu: Netanyahu da aynı kaderi paylaşabilir

Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)
Netanyahu ve Orban, birbirlerine ve ABD'ye verdikleri destekle dikkat çekiyor (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kasımda düzenlenmesi öngörülen seçimlere hazırlanırken, "gerçek dostum" dediği Macaristan Başbakanı Viktor Orban'la aynı kaderi paylaşmak istemiyor.

Yahudi Telgraf Ajansı'nın (JTA) analizine göre Netanyahu'nun rakipleri, "İsrail'de de Orban'ınkine benzer bir sürpriz yaşanacağına" dair umutlu.

Londra School of Economis'ten araştırmacı Yonatan Levi, İsrail kamuoyunun Macaristan'daki seçimlere yoğun ilgisinin, Orta Avrupa ülkesinin Netanyahu ve ortakları açısından bir model gibi görülmesinden kaynakladığını belirtiyor:

Viktor Orban'ın mahkemeleri kontrol altına almasına, özgür medyayı ortadan kaldırmasına ve kamu hizmetlerini tamamen siyasallaştırmasına olanak tanıyan birçok yasa ve reform, son yıllarda İsrail'de de teşvik edildi. Dolayısıyla İsrailliler, mevcut demokratik gerileme yolunda devam ederse İsrail'de neler olabileceğini anlamak için Macaristan'a bakıyordu.

Analiste göre Macaristan'da 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orban'ın genel seçimleri rakibi Peter Magyar karşısında kaybetmesiyse "İsrail'de de farklı bir geleceğin mümkün olduğu" görüşünü kuvvetlendirdi:

Son haftalardaki önemli gelişmeler nedeniyle İsrailliler, kendi ülkelerinde demokrasiyi kademeli olarak aşındıran Netanyahu ve Orban gibi popülist liderlerin nasıl yenilgiye uğratılabileceğini anlamak için Macaristan'ı yakından inceliyor.

Magyar, Orban'ın liderliğindeki radikal sağ Fidesz'den ayrılıp 2024'te merkez sağ çizgideki Tisza'ya geçmişti.

İsrail'deki bazı muhalif liderler de bu denklemden hareketle kendilerini "Magyar'ın İsrail versiyonu" olarak konumlandırıyor.

Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi Gelecek Var'ın lideri Yair Lapid, Macarsitan'daki seçimlerin ardından yaptığı açıklamada, Magyar'ın Orban'ın partisinde yetiştiğine işaret ederek, 45 yaşındaki siyasetçinin sağcı ekonomi politikalarının Gelecek Var'ın çizgisine yakın olduğunu savunmuştu.

Lapid de 2013-2014'te Netanyahu'nun partisi Likud'la koalisyon anlaşmasına vararak, başbakanın hükümetinde maliye bakanı olarak görev yapmıştı.

Liberal çizgideki Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da umudu Magyar'da görenlerden. Muhalif lider, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullanmıştı:

Orban her şeyi denedi: Medyayı ele geçirdi, yargı sistemini zayıflattı ve iktidarının yıkılmayacağına dair bir gerçeklik yaratmaya çalıştı. Ama sonunda Macar halkı sandıkta sözünü söyledi. Bizim için bu, tam burada yaşanacak olanların canlı bir hatırlatıcısı.

Bazı analistler, Magyar'ın İsrail'deki versiyonunun dindar siyasetçi Naftali Bennett olabileceğine işaret ediyor.

Siyasete 2005'te Netanyahu'nun yardımcısı olarak giren ve ırkçı açıklamalarıyla tanınan Bennet, 13 Haziran 2021-30 Haziran 2022'de İsrail başbakanıydı.

Öte yandan bazı uzmanlar Bennett'in, Netanyahu seçmenlerini kendi yanına çekebileceğini düşünmüyor. Fakat sağcı siyasetçinin benzer çizgideki partilerle kurabileceği bir koalisyonun güçlü olabileceği aktarılıyor.

Netanyahu, seçim zaferinin ardından Magyar'ı tebrik etmişti. Öte yandan Tisza liderinin bu hafta yaptığı açıklamada, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Netanyahu'nun Macaristan'ı ziyaret etmesi durumunda tutuklanabileceğini söylemesi dikkat çekmişti.

Independent Türkçe, JTA, Haaretz