Trump son dakikada neden geri adım atıp gümrük vergilerini askıya aldı?

ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da (Arşiv - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da (Arşiv - Reuters)
TT

Trump son dakikada neden geri adım atıp gümrük vergilerini askıya aldı?

ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da (Arşiv - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da (Arşiv - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel ekonomik düzeni yeniden şekillendirmeye yönelik cesur bir girişimle hem dostlarını hem de düşmanlarını hedef alan bir dizi sert gümrük vergisini geri çekti.

Peki neden son dakikada geri adım attı?

Trump'ın açıklaması, Cumhuriyetçi temsilcilerin ve özellikle kendisine yakın kişilerin gümrük vergilerinin ekonomiyi mahvedebileceği konusunda kendisini uyardığı üzücü bir haftanın ardından, öğleden sonra geldi.

Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte bir hafta önce açıkladığı gümrük vergilerini askıya almadan önce yardımcıları sessizce mali piyasalarla ilgili endişelerini dile getirdi.

Borsa, değişikliğin hemen ardından yükselişe geçerek günlerce süren kayıplara son verdi.

gbhjkılo
Bir kargo gemisi New Jersey'deki Port Elizabeth Deniz Terminali'ne yanaşıyor. (Reuters)

ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili Sky News'in ABD'deki ortak ağı NBC News'e yaptığı açıklamada, Trump kararını açıklamadan önce bazı danışmanlarının tahvil piyasaları konusunda panik içinde olduğunu söyledi.

Hisse senedi fiyatları düştüğünde ve yatırımcılar hazine bonolarında güvenlik aradıklarında genellikle olanın tersine, 10 yıllık hazine bonolarının faiz oranları yükseldi.

Bu alışılmadık dinamik, gümrük tarifeleri fiyatları yükseltirken, yüksek faiz oranları nedeniyle insanların ev satın almak ya da kredi kartı borçlarını ödemek için daha fazla para ödeyecekleri anlamına geliyordu. Büyümek isteyen işletmeler de yeni krediler için daha fazla ödeyecekti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir yönetim yetkilisi, Trump'ın iki üst düzey danışmanı olan Hazine Bakanı Scott Besant ve Ticaret Bakanı Howard Luttnick'in dün ortak bir tavır sergileyerek, tahvil piyasası ışığında tarifelerin askıya alınması yönünde Trump'a çağrıda bulunduğunu ifade etti.

sdef
ABD Başkanı Donald Trump, Hazine Bakanı Scott Besant ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in katılımıyla bir kararname imzaladıktan sonra konuşuyor. (AFP)

Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla, 90 günlük bir duraklama ilan etti. Bu süreyi, Amerikan şirketlerini ve işçilerini sömürdüğünü iddia ettiği ticaret koşullarını gözden geçirmeye açık olduğunu gösteren onlarca ülkeyle anlaşmaları müzakere etmek için kullanacağını söyledi.

Bunun tek istisnası Çin. Trump, gelişen ticaret savaşında karşılıklı tırmanışın bir parçası olarak ülkesinin en büyük jeopolitik rakibine yönelik gümrük vergilerini yüzde 125'e yükseltti.

sdefrt
Bangkok Limanı’nda konteyner yığınları üzerinde çalışan vinçler (AP)

Trump, Beyaz Saray’da yaptığı konuşmadan bir hafta sonra rotasını değiştirdi ve istihdamı ABD'ye geri getirme planını açıkladı. Ülkelerin karşılaşacağı yeni ve daha yüksek gümrük vergilerini gösteren bir tablo gösteren Trump, “Amerikalı dostlarım, bugün kurtuluş günü” dedi.

Ticaret savaşlarının artacağı ve trilyonlarca dolarlık servetin yok olacağı beklentisiyle piyasalar dibe vurdu.

Demokratlar bundan faydalanmaya çalışıyor

Demokratlar, Trump'ın popüler cazibesinin kaynaklarından biri olan ülke ekonomisine yön verme konusunda kendisine güvenilebileceği görüşünü zayıflatmak için konuya el attılar.

Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer dün Senato kürsüsünde, Trump'ın geri adım atmasından saatler önce şunları söyledi: “Donald Trump'ın neden olduğu piyasa çöküşü ortalama bir emeklilik hesabından tam 104 bin doları buharlaştırdı.”

Olay, Beyaz Saray'ın gümrük vergilerinin süresi konusunda net ve tutarlı bir argüman ortaya koymakta zorlanması nedeniyle Trump'ın kıdemli danışmanlar ekibi içindeki farklılıkları ortaya çıkardı.

Besant müzakerelere açık görünürken, kıdemli ticaret danışmanı Peter Navarro'nun daha sert bir tutum sergilediği görüldü.

Elon Musk Navarro'yu “bir çuval tuğladan daha aptal” olarak tanımlarken, Navarro Musk'ı “araba montajcısı” olarak tanımladı.

Ancak bir hafta süren bu drama, genellikle tek bir kişinin, yani Donald Trump'ın kaprislerine ve kararsızlığına bağlı olan bir politika oluşturma sürecinin tehlikesini de vurguladı.

Piyasalar öngörülebilirliği tercih etme eğilimindedir ve iş dünyası liderleri de yeni fabrikaları nerede kuracaklarına karar verirler. Ancak Trump bir yol çizdiğinde iniş çıkışlar yaşanması kaçınılmaz.

Son günlerde kendisiyle konuşan bir arkadaşı, Trump'ın ‘bu konuda hızla geri adım atacağına’ dair hiçbir işaret vermediğini söyledi.

Söz konusu kişi Trump'ın diğer ülkelerin haksız ticaret yaptığına inandığını ve gümrük vergilerini ABD'yi daha rekabetçi hale getirmek için bir araç olarak gördüğünü söyledi.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan kişi, “Trump, bunun kendisi için işe yarayacağından çok emin” ifadesini kullandı.

Ancak dünkü açıklama öncesinde Trump ve danışmanları, Cumhuriyetçi milletvekillerinin ve dışarıdaki müttefiklerinin alternatif bir yol çağrısına kulak veriyorlardı.

Bunlar arasında Fox Business Network'te bir program sunan ve Trump'ın ilk döneminde kıdemli bir ekonomi danışmanı olan Larry Kudlow da vardı.

Kudlow NBC News'e verdiği demeçte, Batı’daki dostlarıyla ABD'nin diğer ülkelere sonsuza kadar geçerli olacak gümrük vergileri uygulamadan önce bu ülkelerle müzakere etmesi gerektiği konusunda ‘sürekli’ görüşmeler yaptığını söyledi.

Trump'ın dünkü hamlesini ‘fantastik’ olarak nitelendiren Kudlow, “Anlaşma yapmak yapılacak en iyi şeydir. Son 48 saat içinde Trump müzakere etmemekten müzakere etmeye geçti. Besant'ın şu anda ticaret konusunda günün adamı olduğu çok açık. Bu çok net” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçiler de endişeli

Endişeli Cumhuriyetçi temsilciler de konuya müdahil oldu.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, salı gecesi Trump'la uzun uzun konuştuğunu ve ona tarifelerin işlerini nasıl etkileyeceği konusunda endişeli olan otomobil üreticilerinden haber aldığını söylediğini belirtti. Graham'ın konuştuğunu söylediği şirketlerden biri de BMI.

frty6
New York Menkul Kıymetler Borsası'ndaki yatırımcılar (AFP)

Yönetimle temas halinde olan Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy, salı günü Besant ile öğle yemeği yemeyi planladığını söyledi. Kennedy ayrıca dün NBC News'e yaptığı açıklamada, Beyaz Saray ile de görüştüğünü bildirdi.

Trump'ı ‘arabayı yakalayan boğaya’ benzeten Kennedy, şimdi asıl sorunun şu olduğunu söyledi: “Arabayla ne yapacaksınız?”

Trump yeniden düşünüyor

Bu hafta borsada yaşanan kayıpların ardından ve Kongre'deki Cumhuriyetçilerden gelen baskıların artmasıyla Trump yeniden düşünmeye başladı.

Trump ilk döneminde borsadaki iniş ve çıkışları sık sık başkanlığının bir tür karnesi olarak görmüş, iniş ve çıkışları kutlamıştı. Bu gerileme onun da dikkatini çekti.

Dün NASCAR şampiyonlarının katıldığı bir etkinlikte konuşan Trump, “İnsanların biraz midesi bulanıyor” itirafında bulundu. Günün ilerleyen saatlerinde Oval Ofis'te gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, son birkaç gündür ek gümrük vergilerini durdurma konusunda daha ciddi düşünmeye başladığını söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan üst düzey bir yönetim yetkilisi, tarifelerin altından kalkmak isteyen ülkelerle yeni ticaret anlaşmalarının müzakere edileceğini söyledi.

Sonunda Trump kararını verdi. Besant ve Lutnick ile oturarak 90 günlük ertelemeyi duyuran ve başkanlığının en büyük ekonomik krizini sona erdiren notu hazırladı.

Trump, “Bunu içimizden gelerek yazdık, değil mi? Bunu dünya ve bizim için çok olumlu olduğunu düşündüğüm bir şey olarak yazdık. İncinmesi gerekmeyen ülkeleri incitmek istemiyoruz ve hepsi de müzakere etmek istiyor” şeklinde konuştu.

Dow Jones Endüstri Ortalaması günü yaklaşık yüzde 8 artışla kapattı ve son süreçteki kayıplarının bir kısmını -tamamen olmasa da- sildi.

Her şey ne kadar kaotik görünse de, Trump yönetimi her şeyin planlandığı gibi gittiği konusunda ısrar etti.

Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller dün öğleden sonra bir mesaj yayınladı: “Tarihte bir ABD başkanının en büyük ekonomik stratejisine tanık oldunuz.”



İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
TT

İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, dün Akdeniz'e girerken görüntülendi. Bu durum, Başkan Donald Trump'ın emriyle yoğunlaştırılmış askeri konuşlandırma kapsamında İran'a karşı askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi.

Atlantik Okyanusu'nu Akdeniz'den ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçen geminin fotoğrafı, AFP tarafından Cebelitarık'tan yayınlandı.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (AP)Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (Arşiv-AP)

Trump dün, Tahran ve Washington arasında İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılamaması durumunda İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi "değerlendirdiğini" söyledi.

Bir önceki gün ise karar verme süresinin 10 ila 15 gün olduğunu belirtmişti.

ABD'ye ait bir diğer uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln, ocak ayının sonundan beri Ortadoğu'da bulunuyor.

USS Gerald R. Ford'un Akdeniz'e gelmesiyle birlikte, İran'a karşı olası saldırılara hazırlık amacıyla önemli bir askeri yığılmanın yaşandığı bölgede ABD'nin ateş gücü önemli ölçüde arttı.

Aşağıda, Orta Doğu'da veya yakınlarında konuşlandırılmış en önemli Amerikan askeri varlıklarının listesi yer almaktadır:

Gemiler

ABD'li bir yetkilinin açıklamasına göre Washington'un şu anda Ortadoğu'da 13 savaş gemisi bulunuyor: bir uçak gemisi (USS Abraham Lincoln), dokuz muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi.

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Ford, dün çekilen fotoğrafta Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçerken görüntülendi. Üç muhrip eşliğinde konuşlanan geminin varlığıyla, Ortadoğu'daki ABD savaş gemisi sayısı toplam 17'ye ulaşacak.

Her bir uçak gemisi binlerce denizci ve onlarca savaş uçağından oluşan hava filoları taşıyor. İki ABD uçak gemisinin aynı anda Ortadoğu'da bulunması nadir görülen bir durumdur.

Uçaklar

İki uçak gemisinde bulunan uçaklara ilave olarak, X platformundaki açık kaynaklı istihbarat bilgilerine, Flightradar24 uçuş takip sitesine ve medya haberlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'ya onlarca başka savaş uçağı konuşlandırdı.

Bu uçaklar arasında F-22 Raptor ve F-35 Lightning hayalet savaş uçakları, F-15 ve F-16 savaş uçakları ve operasyonlarını desteklemek için gerekli olan KC-135 havadan yakıt ikmal tankerleri de bulunmaktadır.

New York'taki Soufan Araştırma Merkezi, "50 ilave Amerikan savaş uçağı, F-35, F-22 ve F-16, bu hafta Körfez Arap devletlerindeki üslerde konuşlandırılmış yüzlerce uçağa katılmak üzere bölgeye gönderildi" diye yazdı ve bu adımların "Trump'ın (neredeyse her gün tekrarladığı) görüşmelerin başarısız olması durumunda geniş çaplı bir hava ve füze harekatına girişme tehdidini güçlendirdiğini" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times'ten aktardığına göre bu hafta onlarca askeri yakıt ikmal ve nakliye uçağı Atlantik Okyanusu'nu geçti. Flightradar24'ten alınan verilere göre son üç günde 39 tanker uçağı potansiyel operasyon bölgelerine daha yakın yerlere yeniden konumlandırıldı. Aynı dönemde C-17 Globemaster III'ler de dahil olmak üzere 29 ağır nakliye uçağı ise Avrupa'ya uçtu.

Bir C-17 uçağı üsten Ürdün'e doğru yola çıktı. Gerçek zamanlı komuta ve kontrol operasyonlarının önemli bir bileşeni olan altı adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve kontrol uçağı da konuşlandırıldı.

Trump, Tahran'dan yaklaşık 5 bin 200 kilometre uzaklıktaki Diego Garcia'daki ortak ABD-İngiltere üssünü saldırılar başlatmak için kullanma olasılığını öne sürdü; Londra ise bu öneriye ilişkin çekincelerini dile getirdi.

 "Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Hava savunma sistemleri

Raporlar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki karasal hava savunmasını güçlendirdiğini, bölgedeki güdümlü füze destroyerlerinin ise denizde hava savunma yetenekleri sağladığını gösteriyor.

Bu ay, Patriot ve THAAD füze ve uçak savunma sistemlerini işleten 69. Hava Savunma Tugayı'nın merkezi olan Fort Hood'dan altı uçuş gerçekleştirildi.

Üslerdeki ABD güçleri

Kara birliklerinin İran'a karşı herhangi bir saldırı eylemine katılmaları beklenmese de Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'da misillemeye karşı savunmasız kalabilecek on binlerce askeri personeli bulunmaktadır.

Tahran, Haziran 2015 yılında Washington'un üç İran nükleer tesisini bombalamasının ardından Katar'daki Amerikan üssüne füze fırlatmıştı, ancak bu füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü.


Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.