Rusya’yla birlikte Ukrayna’ya karşı savaşan Çinlilerle ilgili tüm bilinenler

Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş, son dönemde özellikle Donetsk cephesinde yoğun çatışmalara sahne oluyor (Reuters)
Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş, son dönemde özellikle Donetsk cephesinde yoğun çatışmalara sahne oluyor (Reuters)
TT

Rusya’yla birlikte Ukrayna’ya karşı savaşan Çinlilerle ilgili tüm bilinenler

Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş, son dönemde özellikle Donetsk cephesinde yoğun çatışmalara sahne oluyor (Reuters)
Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş, son dönemde özellikle Donetsk cephesinde yoğun çatışmalara sahne oluyor (Reuters)

Rus ordusunda Ukrayna kuvvetlerine karşı savaşan iki Çin vatandaşının esir alınmasının yankıları sürüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, salı günü yaptığı açıklamada, Donetsk bölgesinde Rus askerlerin safında savaşan iki Çin vatandaşının esir alındığını bildirdi.

Zelenski, Pekin yönetiminin Ukrayna’ya karşı savaşan Çinlilerden haberdar olduğunu savunarak şunları söyledi:

Çin meselesi ciddi. Ukrayna topraklarında, pasaportları ve soyadları belli olan ve Ukraynalılara karşı savaşan 155 Çin vatandaşı var. Pekin resmi olarak bunu biliyor. Ruslar, Çin'in sosyal medya ağları üzerinden işe alım ilanları dağıtıyor.

Ukrayna lideri, çarşamba günkü konuşmasındaysa esir düşen Çinli askerlerle ilgili ABD’yle bilgi paylaştığını, Washington yönetiminin “çok şaşırdığını” belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, 8 Nisan’daki açıklamasında Çinli askerlerin Ukrayna’ya karşı savaştığına dair gelişmelerden “haberdar olduklarını” söylemişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien ise esir alınan kişilerle ilgili Kiev yönetiminden henüz doğrulama alamadıklarını bildirdi. Lin, Pekin yönetiminin Rus kuvvetleriyle birlikte Ukrayna’ya karşı savaşan askerlerden haberdar olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Çin hükümetinin vatandaşlarına daima silahlı çatışma bölgelerinde uzak durmalarını ve herhangi bir tarafın askeri operasyonuna katılmamaları gerektiğini söylediğini ifade etti.

Ukrayna sorunun siyasi çözümü için yapıcı rol oynamaya çalıştıklarını belirten Lin, “Ukrayna tarafı, Çin'in çabalarını doğru bir açıdan görmelidir” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Ukraynalı haber sitesi Kyiv Independent, Ruslarla birlikte savaşan Çin vatandaşı sayısının en az 163 olduğunu bildiriyor.

Ukrayna istihbaratına ait belgelere dayandırılan haberde, Çinli askerlerin Rus ordusuna ait 70. Ayrı Muhafız Motorlu Tüfek Tugayı, 255. Tüfek Tümeni ve diğer birliklerde görev yaptığı savunuluyor.

Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan Ukraynalı bir istihbarat yetkilisi, esir düşen Çinli askerlerin adlarının Wang Guangjun ve Zhang Renbo olduğunu söylüyor. 1991 doğumlu Wang’ın Donetsk’teki Bilohorivka şehrinde, 1998 doğumlu Renbo’nunsa Tarasivka’da rehin alındığı aktarılıyor.

Ukrayna Pravdası’nın haberindeyse askerlerden birinin, Rus vatandaşlığı karşılığında Ukrayna’ya karşı savaşa katılmak için Çin’deki bir aracıya 300 bin ruble (yaklaşık 135 bin TL) ödediği iddia ediliyor.

Rehin alınan Çinli savaşçıların akıbeti henüz belli değil. Zelenski, askerlerin Çin’in emriyle savaşa gönderildiğini düşünmediğini belirtmiş, Rusya’nın elindeki Ukraynalı askerlerle takas edilebileceklerini söylemişti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Wall Street Journal’a konuşan Batılı bir istihbarat yetkilisi de Çinli savaşçıların “paralı asker” olabileceğine dikkat çekiyor:

Burada devlet desteğine dair bir kanıt görmüyoruz.

Kuzey Koreli askerlerin Rus ordusu safında savaşması da tartışma yaratmıştı. Ukraynalı ve Batılı yetkililere göre Kuzey Kore, Rus ordusuyla birlikte Ukrayna cephesinde savaşması için yaklaşık 12 bin asker gönderdi. Güney Kore istihbaratı, Kuzey Koreli askerlerden 300'ünün öldüğünü, yaklaşık 3 bininin de yaralandığını iddia etmişti. 

Diğer yandan 21 yaşındaki Paek ve 26 yaşındaki Ri, Ukrayna askerleri tarafından ocak ayında yakalanmış, daha sonra başkent Kiev’deki gözaltı merkezine götürülmüştü. Kuzey Koreli askerler, “Rusya’ya gönderildiklerini bilmediklerini” söylemişti. Zelenski, Kuzey Koreli askerleri Rusya'da tutulan Ukraynalı savaş esirleriyle takas edebileceklerini söylemişti. Güney Kore de askerleri almayı teklif etmişti. 

Independent Türkçe, Guardian, Wall Street Journal, Kyiv Independent, CNN



Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
TT

Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)

Brendan Rascius 

ABD Başkanı Donald Trump, salı akşamı yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasında, üçüncü döneminin ortasında olması gerektiğine dair espri yaptı.

79 yaşındaki Cumhuriyetçi başkan, Temsilciler Meclisi salonunda toplanan meclis üyelerine, kabine üyelerine ve Yüksek Mahkeme yargıçlarına, "İkinci dönemimin ilk yılı... Üçüncü dönemim olmalıydı" dedi.

Bu, Trump'ın, eski Başkan Joe Biden'a kaybettiği 2020 seçiminin kendisinden "çalındığını" kanıt olmadan ima ettiği son olaylardan sadece biri.

Geçen yıl göreve döndüğünden beri başkan, Anayasa'nın 22. maddesi başkanların iki dönemden fazla görev yapmasını yasaklamasına rağmen, üçüncü bir dönem için aday olma fikrini de defalarca dile getirdi.

Martta NBC News'a 2028'de aday olma konusunda "şaka yapmadığını" söylemiş ve "Birçok insan bunu yapmamı istiyor" diye eklemişti.

Ekimde Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Kongre Demokratlarıyla yaptığı bir toplantıda "Trump 2028" şapkalarının Oval Ofis'teki çalışma masasına yerleştirildiğini söylemişti.

Aralık ayında Beyaz Saray'da düzenlenen bir resepsiyonda Trump, İsrail asıllı Amerikalı mega bağışçı Miriam Adelson'ın kendisine 2028'de anayasaya aykırı bir üçüncü dönem için aday olması karşılığında 250 milyon dolar teklif ettiğini öne sürmüştü.

Ancak zaman zaman bu kuşkulu olasılık hakkında karışık sinyaller verdi.

Ekimde Air Force One'da tekrar aday olup olmayacağı sorulduğunda gazetecilere, "Bunu yapmayı çok isterim. Şimdiye kadarki en iyi rakamlarıma sahibim" demişti. Ancak daha sonra 2028'de aday olmanın "fazla kurnazca" ve "yanlış" olacağını söylemişti.

Üçüncü bir dönem için aday olmayı tamamen masadan kaldırıp kaldırmadığı sorulduğunda Trump şu yanıtı vermişti:

Masadan kaldırmıyor muyum? Yani, siz söyleyin.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/world/americas/us-politics


Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
TT

Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)

Polonya, Rusya'yı Batı'ya karşı "hibrit savaş" olarak nitelendirdiği bir politika kapsamında, Belarus'tan kaynaklanan yeraltı tünelleri aracılığıyla Avrupa'ya göçmen göndermekle suçladı. Telegraph gazetesi, Polonyalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Alexander Lukashenko liderliğindeki Belarus'un bu tünelleri tasarlamak ve kazmak için Ortadoğu'dan "son derece deneyimli" uzmanlar görevlendirdiğini bildirdi.

Askeri uzmanlar, tünel inşaatında uzmanlaşmış Hamas, Hizbullah, Kürt grupları veya DEAŞ gibi Ortadoğu gruplarının bu tasarımın arkasında olabileceğini öne sürdüler.

Bu taktik, Moskova ve Minsk'in Polonya'nın doğu sınırına uyguladığı baskıda yeni bir gerilimi temsil ediyor; bu sınırda on binlerce göçmeni sınırın ötesine geçirme girişimleri defaatle yaşandı.

Araştırmacı Lynette Nussbacher, Lübnan ve Gazze'deki geçmiş deneyimleri örnek göstererek, İran destekli grupların desteğinin "muhtemel" olduğunu belirtti. Diğer uzmanlar da olasılıkların çok sayıda olduğunu ve sorumluluğun kesin olarak belirlenemeyeceğini düşünüyorlardı.

Podlaskie'deki Sınır Muhafız birliğinden Yarbay Katarzyna Zdanovich, 2025 yılında dört tünel keşfedildiğini belirterek, termal kameralar ve sensörler de dahil olmak üzere gözetim sistemlerinin, yer altında bile sızma girişimlerinin tespit edilmesine olanak sağladığını vurguladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)

Aralık ayında Polonya'nın doğusundaki Narewka köyü yakınlarında en büyük tünellerden biri keşfedildi. Çoğunluğu Afganistan ve Pakistan'dan olmak üzere 180 göçmeni geçirmek için kullanılmış olan tünelden çıkanların çoğu yakalandı. Yaklaşık 1,5 metre yüksekliğindeki tünelin Belarus tarafındaki girişi bir ormanın içinde gizlenmişti. Tünel, Belarus'a yaklaşık 50 metre, Polonya'ya ise 10 metre uzanıyordu ve çökmesini önlemek için beton desteklerle güçlendirilmişti.

Varşova, bu eylemlerin Batı'yı Ukrayna'ya verdiği askeri destekten dolayı cezalandırmak ve Kiev hükümetine olan desteği zayıflatmak amacıyla yapıldığını savunarak, nihai sorumluluğu Belarus rejimine yüklüyor.

Ukrayna'nın 2022'deki işgalinden önce bile Belarus, Polonya'ya giden göçmenler için bir başlangıç ​​noktası olarak kullanılmış ve bu durum Polonya'nın yüzlerce kamerayla donatılmış 200 kilometrelik bir çit inşa etmesine yol açmıştır.

Polonya ayrıca Rusya'yı insansız hava araçları (İHA) kullanarak sabotaj saldırıları düzenlemek ve kaçak mal taşıyan balonlarla havada kaos yaratmakla suçluyor.

Polonya tünelleri tespit etme ve imha etme yeteneğini koruyor, ancak bir tünel kapatılır kapatılmaz yenilerinin ortaya çıkacağından endişe ediyor. Bu durumu, AB sınırlarına yönelik sistematik bir baskı kampanyası olarak nitelendiriyor.


Bazıları Trump ile ilgili... Rapor, Epstein davasında onlarca kaydın kaybolduğunu ortaya koyuyor

Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)
Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)
TT

Bazıları Trump ile ilgili... Rapor, Epstein davasında onlarca kaydın kaybolduğunu ortaya koyuyor

Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)
Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)

Yeni bir rapora göre, ABD’li milyarder ve cinsel suçlardan hükümlü olan Jeffery Epstein davasıyla ilgili Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yapılan onlarca tanık görüşmesi, Adalet Bakanlığı’nın geçen ay yayımladığı kapsamlı dosya setinde eksik. Eksik kayıtlar arasında, ABD Başkanı Donald Trump’ı yıllar önce cinsel saldırıyla suçlayan bir kadınla ilgili üç görüşme de bulunuyor.

ABD merkezli CNN’in incelemesine göre, Epstein’in ortağı Ghislaine Maxwell’in 2021’de insan ticareti suçlamasıyla yargılanmadan önce avukatlarına sunulan delil dosyasında, yaklaşık 325 FBI tanık görüşmesi numarası yer alıyor. Ancak bu görüşmelerin 90’dan fazlası, yani listenin dörtte birinden fazlası Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinde bulunmuyor.

Eksik kayıtlar arasında, Temmuz 2019’da FBI’a başvuran ve 13 yaşındayken Epstein’den tekrar tekrar saldırıya uğradığını bildiren bir kadınla yapılan üç görüşme de yer alıyor. Kadın ayrıca, 1980’lerde Epstein’ın kendisini Trump’a tanıttığını ve Trump’ın da kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ediyor.

ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nin önde gelen Demokrat üyesi Robert Garcia, eksik belgelerin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirterek, bazı belgelerin ‘başkana karşı ciddi iddialarda bulunan bir mağdurla ilgili’ olduğunu vurguladı ve tüm dosyaların gerçekten yayımlanıp yayımlanmadığının açıklanmasını talep etti.

Adalet Bakanlığı Sözcüsü ise Epstein’a dair herhangi bir kaydın silinmediğini, bakanlığın yasaya bağlı kaldığını açıkladı.

Sözcü, “Hiçbir şeyi silmedik ve her zaman söylediğimiz gibi, gerekli tüm belgeler sunuldu” ifadesini kullandı. Ayrıca yayımlanmayan belgelerin ‘tekrarlı kopyalar, korumalı belgeler ya da devam eden federal soruşturmanın parçası’ olduğunu belirtti.

Trump ise Epstein’la bağlantılı olarak herhangi bir suç iddiasını defalarca reddetti; Beyaz Saray, iddiaları ‘yalan ve fitne amaçlı’ olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı da daha önce yaptığı açıklamada bazı belgelerde ‘Trump’a karşı doğru olmayan ve fitne amaçlı iddialar’ bulunduğunu belirtmişti.

Bu arada Epstein’ın mağdurları da yayımlanan dosyalarda ifadelerinin yer almamasından dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirerek, kısmi veya eksik yayımlamanın yıllardır süren belirsizliği yeniden ürettiğini savundu.

Bu gelişmeler, özellikle Epstein’ın 2019’da cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunmasının ardından yaşanan Maxwell davası ve mahkûmiyet süreciyle birlikte, ABD’deki en tartışmalı davalardan birinde şeffaflık seviyesini yeniden gündeme taşıdı.