İran müzakereler için dolaylı çerçeveye bağlı kalırken Umman'ın arabuluculuğu sürüyor

Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, iç eleştirilere karşı uyardı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman'da bir telefon görüşmesi sırasında İran heyetinin üyeleri arasında, 12 Nisan 2025. (Reuters)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman'da bir telefon görüşmesi sırasında İran heyetinin üyeleri arasında, 12 Nisan 2025. (Reuters)
TT

İran müzakereler için dolaylı çerçeveye bağlı kalırken Umman'ın arabuluculuğu sürüyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman'da bir telefon görüşmesi sırasında İran heyetinin üyeleri arasında, 12 Nisan 2025. (Reuters)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman'da bir telefon görüşmesi sırasında İran heyetinin üyeleri arasında, 12 Nisan 2025. (Reuters)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin dolaylı bir formatta devam edeceğini ve Umman'ın ana arabulucu rolünü oynamayı sürdüreceğini söyledi. Bekayi, Washington'un füze ve bölgesel konulara değinmeksizin sadece İran'ın nükleer programının barışçıl niteliğine ilişkin garantilere odaklandığını belirtti.

Bekayi, “Bir sonraki turun Umman'da mı yoksa başka bir yerde mi yapılacağını halen tartışıyoruz. Ancak kesin olan şey Umman'ın arabuluculuk rolünün devam ettiği ve bunun en önemlisi olduğu” şeklinde konuştu.

Bekayi, olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde Washington ile doğrudan müzakerelere geçilmesi olasılığını reddederek, ‘resmi kararın sadece dolaylı olarak müzakere etmek olduğunu’ vurguladı. Bekayi, “Rejimin kararlarına bağlıyız… Bu yöntem mevcut koşullarda en etkili yöntem” dedi.

Bekayi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu seçenekte ideolojik bir perspektif yok, daha ziyade gerçekçi hesaplamalara dayanan bir karar var. Tehditler ve baskılar ışığında doğrudan müzakerelerin uygulanabilir olacağına inanmıyoruz. Yaklaşımda bir değişiklik yok... Umman arabulucu olmaya devam ediyor.”

Bekayi bir televizyon kanalına verdiği demeçte, “Müzakerelerin şekli Ummanlı arabulucunun desteğiyle dolaylı olarak kalacaktır. Bir sonraki turun yeri halen istişare aşamasında, ancak Umman'ın garantör ve koordinatör rolü devam edecek. Umman, bir sonraki turun adresi neresi olursa olsun, saha düzenlemelerinden, heyetler arası koordinasyondan ve mesaj alışverişinden sorumlu taraf olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

İran Dini Lideri’nin ofisine yakınlığıyla bilinen Kayhan gazetesi, ABD'nin taslağının içeriğini yayınladı. Gazete, Washington'un füze ve bölgesel konulara değinmeden sadece İran'ın nükleer programının barışçıl olduğuna dair İran'ın verdiği garantilere odaklandığını belirtti.

Gazetenin haberini dolaylı olarak doğrulayan Bekayi, “Evet, Maskat görüşmeleri öncesindeki ön yazışmalara bakarsak, bunlar kesinlikle nükleer meseleyle sınırlıydı ve başka hiçbir konuya değinmiyorlardı” dedi. Bekayi, ABD tarafının bu müzakerelere ‘sadece nükleer dosyayla ilgili özel talimatlar temelinde girdiğine’ dikkat çekti.

Bekayi, “İran İslam Cumhuriyeti'nin pozisyonu her zaman net olmuştur. Müzakerelerin merkezinde nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılması yer almaktadır. Bu çerçevede ABD tarafıyla başka konuları görüşmeye yer yoktur” dedi.

Tahran, nükleer müzakerelerde kendi versiyonunu sürdürmekte ısrarlı. Bekayi, ABD'li ya da Avrupalı yetkililerin medya açıklamalarının ‘Tahran'ın pozisyonlarının temelini oluşturmadığını’ söyledi.

İran ekibinin ‘Umman tarafıyla koordinasyon içinde müzakerelerle ilgili tüm medya unsurlarını önceden planladığını’ söyleyen Bekayi şu ifadeleri kullandı: “Ummanlı arabulucunun profesyonel yaklaşımına değer veriyoruz ve medyayı olumlu ya da olumsuz müzakerelerde etkili bir unsur olarak görüyoruz. Yabancı medya kuruluşları bazen yanlış bilgi yaymaya çalıştı, ancak medya ekibimiz disiplinli ve profesyoneldi. Ulusal medyaya güveniyoruz. Şu ana kadar yanıltıcı söylemler karşısında sorumlu bir kararlılık sergilediler.”

İran Hükümeti Sözcüsü Fatma Muhacirani bugün erken saatlerde, müzakere sürecini eleştirenlere bir uyarıda bulunarak, onları ‘halk ile yetkililer arasındaki uçurumu daraltmak’ için müzakere fırsatından yararlanmaya çağırdı.

Muhacirani, “Sabotaj, gerçekleri gizlemek ya da daha iyi bir gelecek için umutlu olan kamuoyunu rencide etmek hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmeyecektir. Aksine, halk ile yetkililer arasındaki uçurumu daraltmak için bu fırsattan yararlanmalıyız” ifadelerini kullandı.

Muhacirani sözlerini şöyle sürdürdü: “Hükümet, yaptırımların kaldırılması ve vatandaşların yaşamları üzerindeki baskının hafifletilmesi amacıyla diplomatik bir yol izliyor. Ancak, müzakereler olsun ya da olmasın, öncelikli sorumluluğumuz insanların sorunlarını çözmek için elimizden geleni yapmaktır.”

Muhacirani, ABD ile müzakerelerin ilk turunun ‘yapıcı ve profesyonel bir atmosferde gerçekleştiğini’ belirtti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff arasındaki dolaylı görüşmeler, önümüzdeki cumartesi günü müzakere yolunun yeniden yapılandırılmasına yönelik bir anlayışla sona erdi.

Washington ve Tahran, atmosferin ‘olumlu’ olduğunu bildirdi. Arakçi önümüzdeki hafta yapılacak görüşmelerde ‘olası bir anlaşmanın genel çerçevesinin’ belirleneceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump da İran ile nükleer programı konusundaki görüşmelerin ‘iyi gittiğini’ söyledi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bence iyi gidiyor. Bitene kadar hiçbir şeyin önemi yok, o yüzden bu konuda konuşmayı sevmiyorum. Ancak iyi gidiyor, İran'la işlerin çok iyi gittiğini düşünüyorum” dedi.

Witkoff ve Arakçi iki saat boyunca mesaj ve görüş alışverişinde bulunurken, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi de iki taraf arasında mekik dokudu.

Maskat'taki nadir görüşmelerin amacı, İran'ın hızla ilerleyen nükleer programı konusunda yeni müzakereler başlatmaktı.

El-Busaidi görüşmelerin ‘dostane bir atmosferde’ gerçekleştiğini belirtti ve amacın ‘adil ve bağlayıcı bir anlaşma’ imzalamak olduğunu kaydetti.

Beyaz Saray dün Witkoff ve Arakçi'nin görüşmelerini ‘olumlu ve yapıcı’ olarak nitelendirdi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, “Özel Temsilci Witkoff, Arakçi'ye Başkan Trump'tan iki ülke arasındaki farklılıkların mümkünse diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi yönünde talimat aldığını bildirdi. Bu konular çok karmaşıktır. Witkoff'un bugünkü doğrudan iletişimi, her iki tarafın da yararına olacak bir sonuca ulaşılması yönünde atılmış bir adımdır” denildi.



İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor
TT

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaşın yeni bir aşamaya girdiğini duyurdu. Zamir, “Sürpriz saldırı aşamasını başarıyla tamamladık. Bu süreçte hava üstünlüğünü sağladık ve balistik füze ağını etkisiz hale getirdik. Şimdi operasyonun yeni aşamasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonunun bugün aktardığı bilgilere göre söz konusu açıklama, ülkedeki Liderlik Konseyi’nin yeni Dini Lider’in seçimini yapacak Uzmanlar Meclisi toplantısının nasıl gerçekleştirileceğini tartışmak üzere bir araya geldiğini bildirmesiyle aynı zamana denk geldi. Liderlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Dini Lider seçim takvimi veya Uzmanlar Meclisi’nin oylamayı yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapacağına dair bir bilgi verilmedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün akşam telefonla katıldığı NBC News mülakatında, İran’a kara kuvveti gönderilmesini ‘zaman kaybı’ olarak nitelendirdi. Trump, “Her şeyi kaybettiler. Deniz filolarını kaybettiler. Kaybedebilecekleri her şeyi kaybettiler” şeklinde konuştu.


İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
TT

İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gündemdeyken, Gazze Şeridi karmaşık bir süreçle karşı karşıya. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik siyasi adımlar şu ana kadar duraklamış durumda.

Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Donald Trump’ın planının ikinci aşamasına daha hızlı geçmeyi hedefliyordu. Ancak İran’a yönelik savaş, bu süreci belirsizliğe sürükledi.

Ateşkes anlaşmasının ardından İsrail, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girerek hükümet görevlerini devralmasını engelledi. Ayrıca, grupların silahsızlandırılmasına yönelik baskıyı sürdürdü. İran’a karşı yürütülen savaş, tüm bu sürecin daha da aksamasına yol açtı.

Arabulucularla sınırlı iletişim

Hamas’ın yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Gazze Şeridi’ndeki durumla ilgili arabulucularla sınırlı ve kısmi bir iletişim sürüyor. Yetkililerden biri, özellikle Katar ve Türkiye’nin savaş krizine yoğunlaştığını ve bu nedenle sürece daha fazla dahil olduklarını, Mısır aracılığıyla iletişimin ise hâlâ takip edildiğini, ancak Mısır’ın da bölgesel durumla ilgilenmekte olduğunu belirtti.

sxcdfgt
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)

Hamas kaynakları, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hareketin liderliği ile ABD yönetimi arasında doğrudan veya arabulucular üzerinden herhangi bir yeni iletişim kurulmadığını ifade etti. Ayrıca, silah meselesiyle ilgili olarak da harekete resmi bir öneri sunulmadığı vurgulandı.

Kaynaklar, mevcut savaşın Gazze Şeridi’ndeki durumu etkileyebileceğine dair endişelerini gizlemiyor. İsrail, arabulucuların müdahalesiyle ABD talebi üzerine yeniden açılan sınır kapılarını kapatarak durumu kendi lehine kullanmaya çalıştı. Uzun sürecek bir savaşın Gazze dosyasını daha da olumsuz etkileyebileceği, özellikle de İran’la yapılacak müzakereler sırasında Filistin meselesinin daha uzun süre göz ardı edilebileceği kaydedildi.

Tek taraflı kınama

İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Tahran’a düzenlenen saldırıları ve Ali Hamaney suikastını kınadı. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırılar konusunda hareket, ne resmi açıklama ne de bireysel yorumlar aracılığıyla bir tutum sergilemedi.

Hamas liderlerinin, bazı gazetecilerin bu saldırılara ilişkin sorularına yanıt vermekten kaçındığı gözlendi.

Hamas kaynakları, hem Gazze içinden hem de dışından, hareketin şu anda ‘yaşananlara karşı sessiz kalmayı’ tercih ettiğini belirtiyor. Liderler, herhangi bir pozisyon almanın ileride kendileri aleyhine yorumlanabileceğini düşündükleri için, yalnızca İran’a yönelik saldırıları kınamayı uygun gördü.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin Körfez ülkelerine karşı İran’ın saldırılarını kınayamayacağını kabul ediyor. Bunun nedeni, İran’ın bu saldırıların yalnızca bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını öne sürmesi ve Körfez ülkelerinin de bu saldırıları kendi güvenlikleri açısından değerlendirmesi.

Kaynak, Hamas’ın ‘tüm taraflarla ilişkilerini korumaya önem verdiğini’ ve bölgedeki devam eden askeri savaş ortamında kendini siyasi çatışmaların içine çekmek istemediğini belirtti.

Bu tutum, Hamas içinde sahadaki ve tabandaki kesimlerde farklı yansımalar oluşturdu; saldırılara ilişkin görüşler bölünmüş durumda.

Ancak Filistinli grupların medya alanında, ‘yönlendirmeler sürekli olarak İran’ın savaş anlatısına güçlü destek verilmesini’ öngörüyor.

Hamas’ın çeşitli platformlarında, merhum Yahya Sinvar’ın konuşmaları düzenli olarak paylaşılıyor. Sinvar, 7 Ekim 2023 öncesi yaptığı bir konuşmada ‘bölgesel bir savaşın olacağını’ belirtmişti.

Gazze Şeridi’nde Hamas ve diğer Filistinli grupların kontrolünde bulunan bölgelerdeki camilerde, İran’a destek için duaların yoğunlaştığı gözlemleniyor.

Hamas liderliğinin, bölgedeki saldırılar nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı öğrenildi. İsrail’in liderliğe yönelik ani bir saldırı yapabileceği korkusu hâkim. Bu endişe, dün sabah, Lübnan’daki Kassam Tugayları üyelerinden biri olan Vesim el-Ali’nin el-Bedavi Mülteci Kampı’ndaki bir konut saldırısında öldürülmesiyle pekişti. El-Ali’nin kardeşi de yaklaşık bir yıl önce benzer bir saldırıda hayatını kaybetmişti.


Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir anlaşmanın ancak "koşulsuz teslimiyetinden" sonra mümkün olacağını söyledi.

Savaş yedinci gününe girerken, bugün Tahran'daki altyapıya yönelik yaygın saldırılar başladı; İran ise Tel Aviv'in kalbini füzelerle hedef aldığını açıkladı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, bir sonraki aşamanın İran için "harika ve kabul edilebilir" bir liderlik seçmeyi içereceğini belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte İran'ı yıkımın eşiğinden kurtarmak ve ekonomisini her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hale getirmek için çalışacağını kaydetti.

Trump, "İran'ı Yeniden Büyük Yapalım" sloganını kullanarak, "İran'ın parlak bir geleceği olacak" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Trump ajansa verdiği bir röportajda, Yüksek Lider Ali Hamaney'in oğlu ve babasının en muhtemel halefi olarak görülen sertlik yanlısı Mücteba Hamaney'in beklenmedik bir seçim olduğunu söyledi. Telefonla yaptığı görüşmede, "İran'ı geleceğe taşıyacak kişiyi seçme sürecine dahil olmak istiyoruz" dedi. "Her beş yılda bir bunu tekrarlamak zorunda değiliz... Halk ve ülke için iyi olan birini istiyoruz" şeklinde konuştu.