İsrail Savunma Bakanı: Gazze'ye hiçbir insani yardımın girmesine izin vermeyeceğiz

İsrail'in 11 Nisan'da verdiği tahliye kararının ardından Gazze şehrinin doğusundaki mahallelerden ayrılan Filistinliler (AFP)
İsrail'in 11 Nisan'da verdiği tahliye kararının ardından Gazze şehrinin doğusundaki mahallelerden ayrılan Filistinliler (AFP)
TT

İsrail Savunma Bakanı: Gazze'ye hiçbir insani yardımın girmesine izin vermeyeceğiz

İsrail'in 11 Nisan'da verdiği tahliye kararının ardından Gazze şehrinin doğusundaki mahallelerden ayrılan Filistinliler (AFP)
İsrail'in 11 Nisan'da verdiği tahliye kararının ardından Gazze şehrinin doğusundaki mahallelerden ayrılan Filistinliler (AFP)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz bugün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde ateşkes önerisi üzerine müzakereler devam ederken, İsrail'in Hamas üzerinde baskı kurmak amacıyla Gazze Şeridi'ne insani yardım girişine izin vermeyeceğini söyledi.

Times of Israel gazetesi, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardımı yeniden başlatma niyetinde olduğunu, ancak bunun Hamas'a gıda ve teçhizat ulaşmaması için ‘sivil şirketler’ aracılığıyla yapılacağını söylediğini aktardı.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki politikasının ‘her şeyden önce Witkoff anlaşması çerçevesinde tüm esirlerin serbest bırakılması için her türlü çabayı göstermek ve gelecekte Hamas'ı yenmek için bir köprü kurmak’ olduğunu belirtti.

Katz, İsrail'in politikasının ‘Hamas'ın halk üzerindeki kontrolünü zayıflatan insani yardımın durdurulmasını ve gelecekte sivil şirketler aracılığıyla dağıtılması için bir altyapı oluşturulmasını’ da içerdiğini bildirdi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın insani yardımın sivil şirketler aracılığıyla Gazze Şeridi'ne girişini kolaylaştırma planını sert bir dille eleştirerek, “Esirlerimiz, Hamas tünellerinden kurtarılana kadar Gazze'ye tek bir gıda tanesi bile girmemelidir” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth'tan aktardığına göre Ben-Gvir yaptığı açıklamada, önerilen yardım koridorunu, esirlerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerin tıkandığı bir dönemde Hamas üzerindeki baskıyı hafifletecek ‘tarihi bir hata’ olarak nitelendirdi.

Ben-Gvir, “Hamas teslim olmadan önce yardıma devam etmek yanlıştır. Bu adımı engellemek için elimden gelen her şeyi yapacağım. Başbakan ile Savunma Bakanı’nı bunu durdurmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Katz, Gazze Şeridi'ne ilişkin ‘geçici ya da kalıcı herhangi bir anlaşmada’ askerlerin tampon bölgede kalacağını yineledi. Katz bugün yaptığı açıklamada, “İsrail güçleri Gazze Şeridi'nde geçici ya da kalıcı herhangi bir durumda düşman ile İsrail toplulukları arasında bir tampon bölge olarak güvenlik bölgelerinde kalacaktır” dedi.

İsrail'in geçen ay ateşkesi sona erdirmesinin ardından Hamas'a esirleri serbest bırakması için baskı yapmak üzere başlatılan yeni bir kampanya çerçevesinde İsrail güçleri Gazze Şeridi'nin yarısından fazlasını ele geçirdi. İsrail güçleri şu anda kıyı bölgesinin kuzeyinde ‘güvenlik bölgesi’ olarak adlandırılan alanı genişletiyor. Katz, Gazze Şeridi'nin bazı bölümlerini kalıcı olarak işgal etmekle tehdit ediyor.



İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu, dün, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde yer alan en büyük şehirlerden biri olan Bint Cubeyl'e bir saldırı başlattı. Bu saldırı, bugün Lübnan ve İsrail'in ABD büyükelçilerini bir araya getirecek ‘Washington Toplantısı’nın arifesinde gerçekleşti. Bu sırada Tel Aviv, sahada yeni bir statüko oluşturmaya çalışıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'daki çatışmaların devam edeceğini ve bugün odak noktasının Bint Cubeyl'deki çatışmalar olduğunu söyleyerek “Artık beş bölgeden bahsetmiyoruz. Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın işgal tehdidini ortadan kaldırmak ve zırh delici roket tehdidini uzaklaştırmak için sağlam ve derin bir güvenlik kuşağı oluşturmaktan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Lübnan, bugünkü toplantının bir ateşkes anlaşmasıyla sonuçlanmasını ve böylece taraflar arasında Kıbrıs'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilebilecek müzakere sürecinin başlamasının önünü açmasını umuyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavad, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'dan ‘ateşkes talep etme’ konusunda ‘kesin talimatlar’ aldı.


Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
TT

Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu,dün akşam Holokost Anma Günü etkinliklerinin açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin müttefiki Washington’un desteğiyle İran rejimine tarihindeki "en güçlü darbeyi" vurduğunu söyledi.

Netanyahu, Kudüs'teki Yad Vashem Holokost anıtında düzenlenen ve televizyonda yayınlanan törende, "İran terörist rejimine tarihindeki en güçlü darbeyi vurduk," dedi. İran nükleer tesislerini Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırarak, "Eğer harekete geçmeseydik, Natanz, Fordow ve İsfahan gibi isimler... Auschwitz, Treblinka, Majdanek ve Sobibor gibi sonsuza dek rezillikle anılacaktı" ifadesini kullandı.

İsrail, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen altı milyon Yahudiyi anmak için dün akşamından bugüne kadar Holokost Anma Günü'nü kutluyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İbrani takvimine göre her yıl nisan veya mayıs aylarında düzenlenen resmi törenler, Ortadoğu'daki düşmanlıkların başlamasından bir aydan fazla bir süre sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kırılgan ateşkes ortamında başladı.

Bu arada, İsrail, İran destekli militan grup Hizbullah ile Lübnan'daki savaşını sürdürüyor.


İran'ın deniz ablukası ateşkesi test ediyor

İran'ın deniz ablukası ateşkesi test ediyor
TT

İran'ın deniz ablukası ateşkesi test ediyor

İran'ın deniz ablukası ateşkesi test ediyor

Amerika Birleşik Devletleri, Washington ve Tahran arasındaki ateşkesin dayanıklılığını test eden bir hamleyle, İran limanlarına ve Hürmüz Boğazı çevresindeki kıyı bölgelerine deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran Devrim Muhafızları'na ait sürat teknelerinin abluka bölgesine yaklaşması halinde imha edileceğini söyleyerek tehdidi tırmandırdı. Bu arada İran, Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki limanları hedef alan misilleme tehdidinde bulunurken, Pakistan ise İslamabad görüşmelerinin tıkanmasının ardından müzakereleri yeniden canlandırma çabalarını sürdürdü. 

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına giriş veya çıkış yapan gemileri kapsayan deniz kontrol önlemlerinin yürürlükte olduğunu, ancak İran dışı limanlar arasında transit geçiş yapan gemilerin yolculuklarına devam etmesine izin verildiğini belirtti.

Trump, İran'a ait herhangi bir "hızlı saldırı botunun" abluka bölgesine girmesi halinde "derhal imha edileceği" uyarısında bulunarak, ABD Donanmasının İran'a ücret ödeyen herhangi bir gemiyi durduracağını da vurguladı. Pazar günü 34 geminin boğazdan geçtiğini, bunun ablukanın başlamasından bu yana en yüksek sayı olduğunu belirtti.

Buna karşılık İran Genelkurmay Başkanlığı ablukayı "deniz korsanlığı" olarak nitelendirdi ve İran limanlarının tehdit edilmesi durumunda "Basra Körfezi veya Umman Körfezi'ndeki hiçbir limanın güvende olmayacağı" uyarısında bulundu. Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da Trump'a hitaben, "Siz savaşırsanız, biz de savaşırız" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Washington ile "sürekli" koordinasyon içinde olduğunu söyleyerek ablukaya desteğini açıkladı.

Bu arada, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin "hala devam ettiğini" belirterek, çözülmemiş sorunların ele alınması için yoğun çabaların sürdürüldüğünü vurguladı. Axios, ABD'li yetkililere ve bölgesel kaynaklara atıfta bulunarak, görüşmelerin "tamamen çıkmaza girmediğini" ve "kapının kapalı olmadığını" bildirdi.