İsrail, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin Tel Aviv’i ‘uygun adımlar atmaya zorlayacağını’ söyledi

Tel Aviv'in siyasi ve askeri liderleri bu çekilmeyi engellemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
TT

İsrail, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin Tel Aviv’i ‘uygun adımlar atmaya zorlayacağını’ söyledi

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)

ABD güvenlik yetkililerinin İsrailli muhataplarına ABD'nin önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki güçlerini kademeli olarak geri çekmeye başlayacağını bildirmesinden bu yana Tel Aviv'deki siyasi ve askeri liderler, ‘şu anda bunun terör güçlerine yardım eden vahim bir hata olduğunu’ söyleyerek, bu çekilmeyi önlemeye çalışıyorlar. Siyasi ve askeri liderler ayrıca, ABD'nin çekilmesi durumunda ‘İsrail'in uygun önlemleri almak zorunda kalacağı’ tehdidinde bulundular.

8oş
ABD'nin Suriye'nin güneydoğusundaki et-Tanf Askeri Üssü (Arşiv - Reuters)

Uygun eylemden söz edilmesi, Suriye'de işgal önlemleri alma tehdidi olarak anlaşıldı. Gözlemciler bu tehdidi, Tel Aviv'de daha önce yapılan ve ABD güçlerinin üssünün bulunduğu et-Tanf bölgesini işgal etme planından bahseden yayınlarla ilişkilendiriyor. İsrail, İran'ın Hizbullah'a yönelik silah kaçakçılığı koridorunu yenilemesini önlemek için bu bölgeye ihtiyacı olduğunu iddia ediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'tan akatardığı habere göre iki ABD'li yetkili, ABD ordusunun önümüzdeki haftalarda ve aylarda Suriye'deki güçlerini, sayılarını yarıya indirebilecek bir hamleyle konsolide etmeye hazırlandığını söyledi. ABD ordusunun Suriye'de, çoğu kuzeydoğuda olmak üzere bir dizi üsse yayılmış yaklaşık 2 bin askeri bulunuyor.

dfgthyu
Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD güçleri (Reuters)

ABD güçleri, 2014 yılında Irak ve Suriye'nin büyük bölümünü ele geçiren ve daha sonra yenilgiye uğrayan DEAŞ'ın yeniden canlanmasını önlemek için yerel güçlerle birlikte çalışıyor. Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan bir yetkili, Suriye'deki asker sayısının yaklaşık bine düşebileceğini söyledi. Bir başka ABD'li yetkili ise asker azaltma planını doğruladı, ancak sayılar konusunda kesinlik olmadığını ve Başkan Donald Trump yönetiminin İran'la müzakere ettiği ve bölgedeki güçlerini arttırdığı bir dönemde bu büyüklükte bir azaltmaya şüpheyle yaklaştıklarını söyledi.

dfgrthy
İsrail 3 Nisan'da Suriye'nin orta kesimindeki Hama Askeri Havaalanı’nı bombaladı. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre İsrail hükümeti şimdiye kadar Washington'u bu adımdan vazgeçirmeye çalıştı, ancak çabaları başarısız oldu. Tel Aviv'deki güvenlik kurumları ABD yönetimini bu karardan vazgeçirmek için baskı yapmaya devam ediyor.

Bu bildirim, ABD Başkanı Donald Trump yönetimindeki üst düzey yetkililer tarafından desteklenen bir yaklaşıma dayanarak, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığına son verme konusunda benimsediği yaklaşımın ışığında geldi.

Yedioth Ahronoth, Washington'un Tel Aviv'i dosyadaki gelişmeler konusunda periyodik olarak bilgilendirmeye çalıştığını, İsrailli yetkililerin ise Washington'daki mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde ABD'nin Suriye topraklarından çekilmesinin sonuçları konusunda ‘derin endişelerini’ dile getirdiklerini aktardı.

xcvfdgthy
Kuneytra halkı, geçtiğimiz şubat ayında İsrail bombardımanını protesto etti. (Yerel medya)

Gazete, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisinin Tel Aviv'deki değerlendirmelerin ABD'nin çekilmesinin kısmi olabileceğine işaret ettiğini söylediğini aktarırken, İsrail'in Suriye'nin kuzeydoğusundaki stratejik bölgelerde oluşacak boşluğu Türkiye'nin doldurmasından korktuğu için çekilmenin kapsamını olabildiğince daraltmaya çalıştığını da bildirdi.

İsrailli yetkililer, ABD'nin bu bölgelerdeki mevcut varlığının istikrar sağlayıcı bir faktör olduğuna ve ABD ordusunun bölgeden çekilmesinin Suriye'nin derinliklerindeki askeri öneme sahip bölgeleri kontrol etmek için ‘Türkiye'nin iştahını açabileceğine’ inanıyor.

Gazetenin haberine göre İsrail, Türkiye'nin Suriye'nin orta kesimindeki T4 Hava Üssü ya da Tedmur kenti yakınlarındaki askeri üslerde konuşlanmasının ‘kırmızı çizgileri aşmak’ olduğunu, hem Ankara'ya hem de Washington'a bildirdi.

Haberde, ABD'nin yaklaşan çekilme sürecinin ve ABD Başkanı'nın geçtiğimiz günlerde Washington'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ‘dostane ilişkilere’ sahip olduğunu ifade etmesinin İsrail güvenlik servislerini hazırlık seviyesini yükseltmeye sevk ettiği belirtildi. Gazeteye göre, Trump'ın İsrail ve Türkiye arasında arabuluculuk yapma teklifi, özellikle Suriye'den çekilme için sahada devam eden hazırlıklar ışığında güven verici değil.

dfgthyju8
İsrail'in 3 Nisan'da Suriye'nin orta kesimindeki Hama yakınlarında bir askeri hava üssüne düzenlediği saldırının enkazı arasında hasar görmüş bir araç (AP)

Geçtiğimiz hafta Azerbaycan'da İsrail ve Türk heyetleri arasında yapılan bir toplantıda İsrail tarafı, Tel Aviv'in yeni Suriye hükümetini kendi topraklarında meydana gelen her şeyden sorumlu tuttuğunu ve izinsiz herhangi bir askeri konumlanmanın ‘askeri bir karşılıkla karşılanabileceğini’ vurguladı.

Haberde, İsrail'in Suriye'nin orta kesimlerinde, özellikle de T4 Hava Üssü civarındaki hareketliliğinin, Türk kuvvetlerinin olası konuşlanmasına hazırlık amacıyla Türk heyetlerinin ziyaretlerinin ardından geldiğine dikkat çekildi. İsrail, ‘İsrail hava operasyonlarının özgürlüğünü’ sınırlayacak kalıcı bir Türk konumlanmasından korktuğu için bu üslere önleyici saldırılar başlattı.



Starmer: NATO çerçevesi dışında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için müttefiklerimizle birlikte çalışıyoruz

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

Starmer: NATO çerçevesi dışında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için müttefiklerimizle birlikte çalışıyoruz

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için müttefikleriyle "uygulanabilir" bir plan geliştirmek üzere çalıştığını ve bunun Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) çatısı altında olmayacağını vurguladı.

Starmer'ın bu tutumu, ABD Başkanı Donald Trump'ın, ittifakın üye devletlerinin, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasından bu yana fiilen kapalı olan, küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan boğazı yeniden açmasına yardım etmeyi reddetmeleri halinde ittifakın "çok kötü" bir gelecekle karşı karşıya kalacağı uyarısından kısa bir süre sonra geldi.

Starmer, “Avrupa ortaklarımız da dahil olmak üzere tüm müttefiklerimizle birlikte, bölgede seyrüsefer özgürlüğünü mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis edecek ve ekonomik etkileri azaltacak kolektif ve uygulanabilir bir plan geliştirmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuyu Trump ile görüştüğünü de belirtti.

Starmer, İngiltere'nin kendisini ve müttefiklerini savunmak için gerekli adımları attığını, ancak Ortadoğu'da daha geniş bir savaşa sürüklenmeyeceğini vurguladı.

Boğazın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir planın NATO misyonu olmayacağını vurguladı.

Şöyle dedi: “Bu misyonun NATO misyonu olmadığını ve olmayacağını açıkça belirtmek istiyorum. Bu, ortaklardan oluşan bir koalisyon olacak; bu nedenle Avrupa, Körfez ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ortaklarla iş birliği yapıyoruz.”

Diplomasi çözümdür

İtalyan Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise bugün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki krizi çözmenin en iyi yolunun diplomasi olduğunu ve İtalya'nın dahil olduğu, bölgeyi kapsayacak şekilde genişletilebilecek hiçbir deniz misyonu bulunmadığını söyledi.

Tajani, Brüksel'deki bir toplantının kulisinde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hürmüz konusunda diplomasinin en iyi çözüm olduğuna inanıyorum" dedi.

İtalya'nın Kızıldeniz'de savunma amaçlı deniz misyonlarına katıldığını belirten Tajani, "Ancak Hürmüz'ü da kapsayacak şekilde genişletilebilecek herhangi bir misyon göremiyorum" diye belirtti.

Alman hükümet sözcüsü bugün yaptığı açıklamada, İran ile savaşın NATO ile hiçbir bağlantısının olmadığını belirterek, Almanya'nın savaşa katılmayacağını ve Hürmüz Boğazı'nın askeri yollarla açık tutulmasına katkıda bulunmayacağını yineledi.

Sözcü şöyle devam etti: "Bu savaş devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı'nın askeri yollarla açık tutulması çabası da dahil olmak üzere hiçbir şekilde katılım olmayacaktır."

Trump, savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçişin neredeyse tamamen durması ve bunun sonucunda özellikle petrol olmak üzere enerji fiyatlarının yıllardır görülmemiş seviyelere yükselmesi üzerine, birçok ülkeyi boğazdan geçen tankerleri ve ticari gemileri korumaya yardımcı olmak için savaş gemileri göndermeye çağırdı.

Dünya petrol üretiminin beşte birinin geçtiği boğaz, İran'ın saldırıları ve tehditleri nedeniyle neredeyse tamamen kapalı durumda.

Trump, Financial Times'a verdiği röportajda, NATO'nun müttefiklerine boğazı açmada yardımcı olmaması halinde "çok kötü" bir gelecekle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile planlanan zirveyi ertelemekle tehdit etti.


İran savaşı Pekin'e sınırlı diplomatik kazanımlar sağladı

7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
TT

İran savaşı Pekin'e sınırlı diplomatik kazanımlar sağladı

7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)

Pekin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını şiddetle kınarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın sonunda Çin'e yapacağı ziyaret için hazırlıklar dün Paris'te yeni bir ticaret görüşmeleri turuyla hız kazandı.

Çin, İran'la olası bir savaşın diplomatik sonuçlarından yararlanmaya çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki askeri müdahalesi, savunma sistemlerini ve askeri kaynaklarını Asya'dan uzaklaştırarak Pekin üzerindeki stratejik baskıyı hafifletiyor. Bu durum, Washington'un Asya'daki müttefikleri arasında, özellikle Pekin'in ABD füze ve hava savunma stoklarının azalması ve bunun Tayvan ve Güney Çin Denizi çevresindeki caydırıcılık dengesi üzerindeki etkisini yakından takip etmesi nedeniyle, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine odaklanma yeteneği konusunda endişelere yol açıyor.

Ancak bu kazanımlar sınırlı kalmaktadır çünkü Çin, dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olmaya devam ediyor ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole büyük ölçüde bağımlı durumda.


İranlılar daha ucuz yiyecek ve internet arayışı içinde Kuzey Irak'a geçiyor

İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
TT

İranlılar daha ucuz yiyecek ve internet arayışı içinde Kuzey Irak'a geçiyor

İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)

Savaşın ülkelerini harap etmesinden bu yana, dün sınırın yeniden açılması ile onlarca İranlı daha ucuz yiyecek almak, internete erişmek, akrabalarıyla iletişime geçmek ve iş bulmak umuduyla Kuzey Irak'a geçti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre sınırı geçenler, devam eden hava saldırıları ve yükselen gıda fiyatlarının İran'daki yaşamı giderek zorlaştırdığını söyledi.

Mallarla dolu kamyonlar, Irak Kürdistanı'nda Hacı Ömer sınır kapısından geçip yavaşça ilerleyerek, İran tarafındaki yüksek maliyetlerden bir nebze olsun rahatlama sağlamayı umuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a savaş açmasından önce bile, İranlı Kürtler düzenli olarak Irak Kürdistan'ına geçiyorlardı. Burada bölge sakinleriyle derin ailevi, kültürel ve ekonomik bağlara sahiplerdi ve geçirgen sınır, istikrarlı ticareti ve düzenli ziyaretleri kolaylaştırıyordu.

Şimdi ise Irak Kürdistan'ı, savaşın harap ettiği bölgedeki İranlılar için hayati bir can simidi haline geldi ve onların dış dünyaya erişimini sağlıyor.

Bölgesel askeri gerilimlerin artması nedeniyle sınır kapatıldı. Irak Kürt yetkilileri, İranlı mevkidaşlarının geçişi yeniden açmasını bekliyor.

AP’nin görüştüğü İranlı Kürtlerin neredeyse tamamı, İran istihbarat servislerinden misilleme korkusuyla adının açıklanmamasını tercih etti; zira bu servislerin medyaya konuşan herkesi izlediğini söylüyorlar.

dsf
İranlı bir Kürt, Hacı Ömer sınır kapısının Irak tarafında görülüyor (AP)

İran'a ait çok sayıda askeri üs, istihbarat merkezi ve diğer güvenlik noktalarının imha edildiğini söylediler. Bombardımanın güvenlik güçlerinin hareketlerini kısıtladığını belirterek şunları kaydettiler: "Güvenlik personeli hükümet binalarından uzak duruyor, okullar ve hastaneler gibi sivil yerlerde koruma arıyor veya ofislerine gitmek yerine araçlarında hareket halinde kalıyor."

İran Piranşahr’den Kürt bir kadın, akrabalarıyla iletişime geçmek ve temel ihtiyaç malzemeleri almak için dün 15 kilometre yol kat ederek sınırı geçti.

"İran'daki durum korkunç. İnsanlar kendilerini güvende hissetmiyor, her şey pahalı ve insanlar evlerinden çıkmak istemiyor" dedi.

Yaklaşık yarım saat sonra, içinde yiyecek dolu iki plastik poşetle sınırın ötesine aceleyle geri döndü. Çocuklarının evde kendisini beklediğini ifade etti.

İranlı yetkililerin kullandığı yerlerin yakınında yaşayan İranlı Kürtler, bombardımandan kaçmak için daha güvenli bölgelere sığınmak zorunda kalmalarından şikayetçiler.

İran'ın Urmiye şehrinde yaşayan ancak Irak'ın kuzeyindeki Erbil'de boyacı olarak çalışan bir kişi, sürekli bombardımanın günlük gerçeklik haline geldiğini söyledi. Patlamalardan korkan annesinin ısrarı üzerine kısa süreliğine eve döndüğünü, ancak ailesinin İran yetkilileriyle hiçbir bağı olmadığını, bu yüzden korkacak bir şey olmadığını söyleyerek annesini rahatlattığını belirtti.

Durum o kadar vahim ki, Irak Kürdistan'ındaki metal fabrikasında çalışan başka bir işçi, Urmiye'deki ailesinden yanına taşınmalarını ve onunla kalmalarını rica etti. Eşi ve üç çocuğu da dahil olmak üzere ailesi dün geldi ve yol kenarındaki bir lokantada dinlendi. Tekrarlanan saldırılardan sonra güvenlik güçlerinin artık üslerinde saklanmadığını ifade etti.