Cumhuriyetçiler Harvard hakkında meclis soruşturması başlattı

Harvard Üniversitesi kampüsü (AP)
Harvard Üniversitesi kampüsü (AP)
TT

Cumhuriyetçiler Harvard hakkında meclis soruşturması başlattı

Harvard Üniversitesi kampüsü (AP)
Harvard Üniversitesi kampüsü (AP)

ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçiler dün, Donald Trump'ın kampının prestijli eğitim kurumuna yönelik son saldırısında, eşitlik yasalarını ihlal etmekle suçladıkları Harvard Üniversitesi hakkında soruşturma başlattıklarını duyurdular.

Trump yönetimi birkaç haftadır, Gazze Şeridi'ndeki savaşa karşı öğrenci hareketleri sırasında antisemitizmin tırmanmasına izin vermekle suçlanan bazı Amerikan üniversiteleriyle mali bir çatışmaya girmiş bulunuyor. Trump yönetiminin hedef aldığı üniversiteler arasında, ABD hükümetinin taleplerini reddetmesinin ardından 2.2 milyar dolarlık hibesi dondurulan Harvard Üniversitesi de bulunuyor. Trump, “nefret ve aptallık” yaymakla suçladığı Harvard Üniversitesi'ne tanınan vergi muafiyetini iptal ederek daha da ileri gitmekle tehdit ediyor.

“Harvard'ın bir utanç kaynağı olduğunu düşünüyorum. Bence yaptıkları şey bir rezalet,” diyen Trump, dün Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘avukatlar tarafından ele alınan’ davayla ilgisini küçümsedi.

Cumhuriyetçi yetkililer, bir meclis soruşturması başlatıldığını duyurdukları mektuplarında, üniversite yönetimine, özellikle ırk temelinde ayrımcılık olmak üzere “medeni haklar yasalarına uyumsuzluğunu” izleyeceklerini bildirdiler. Temsilciler Meclisi Soruşturma Komitesi Başkanı James Comer ve Cumhuriyetçi Temsilci Elise Stefanik, “Harvard Üniversitesi, sizin talimatınızla, Harvard'ı yasalara uygun hale getirmeyi amaçlayan federal yetkililer tarafından önerilen makul bir uzlaşma anlaşmasını değerlendirmeyi reddettiği ölçüde yasadışı ayrımcılığı önleyemiyor ya da önlemek istemiyor gibi görünüyor” diye yazdı. Üniversite Başkanı Alan Garber'a hitaben “Hiçbir kurumun yasaları çiğneme hakkı yoktur” ifadelerini kullandılar.

Bu tehdit, çarşamba günü Trump yönetimi tarafından yapılan ve üniversitenin kabul, işe alım ve siyasi yönelim alanlarında incelemeye tabi tutulmayı kabul etmemesi halinde, yabancı öğrenci kabulünü engellemeyi düşünen bir başka tehdidin ardından geldi. Birçok profesör ve öğrenci, üniversitenin Trump yönetiminin taleplerini reddetmesini nadir görülen bir direniş işareti olarak memnuniyetle karşılarken, New York'taki Columbia Üniversitesi Cumhuriyetçilerin baskısı altında reformları kabul etti.

Araştırmacı Avi Steinberg, Harvard Üniversitesi personeli ve öğrencilerinin dün Boston yakınlarındaki Cambridge'de bulunan kampüste, Trump yönetimine karşı gösteri düzenlediklerini söyledi. Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Steinberg, “Harvard'ın öğrencilerine ve öğretim üyelerine verdiği sözleri yerine getirmesini, kampüsteki her öğrenciyi korumasını, öğretim üyelerini ve özellikle de ifade özgürlüğünü korumasını istiyorlar” ifadelerini kullandı.

30 bin öğrencili kurum yıllardır Şangay Dünya Üniversiteleri Sıralamasında en üst sıralarda yer alıyor. Diğer üniversitelerde olduğu gibi, bu üniversite de yıllardır büyük ölçüde sol görüşlü olduklarını düşündükleri Amerikan üniversitelerine karşı saldırıya geçen muhafazakarların hedefindeydi.

Bu saldırı, Filistin halkına destek ve Gazze'deki savaşa karşı düzenlenen öğrenci protestoları sırasında yoğunlaşmış ve üniversite kampüslerinde Yahudi öğrencilerin korunmamasına yönelik yaygın eleştirilere yol açmıştır.



ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı
TT

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, Cuma günü erken saatlerde İran'a yönelik hava saldırılarını genişleterek daha fazla köprüyü hedef aldı. Saldırılar, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmeye zorlamak amacıyla İran'ın altyapısını hedef alma tehdidinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Buna karşılık İran, bölgedeki komşu ülkelere yönelik yeni füze saldırıları düzenledi ve saldırılarının giderek artacağı uyarısında bulundu. İran'ın füzeleri ve insansız hava araçları Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman Sultanlığı, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı.

ABD kamuoyuna en yoğun izlenme saatinde hitap eden Başkan Donald Trump ise savaşın planlandığı şekilde ilerlediğini savundu. Trump, "İran'da da büyük bir üstünlük sağlıyoruz. Bu çabanın sonuçlarını çok ama çok yakında göreceksiniz." ifadelerini kullandı.


Devrim Muhafızları, Suriye'nin el-Tanf kentindeki bir ABD üssünü vurduğunu duyurdu

Suriye'nin güneydoğusundaki El-Tanf üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki El-Tanf üssü (Arşiv- AP)
TT

Devrim Muhafızları, Suriye'nin el-Tanf kentindeki bir ABD üssünü vurduğunu duyurdu

Suriye'nin güneydoğusundaki El-Tanf üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki El-Tanf üssü (Arşiv- AP)

İran Devrim Muhafızları, Tesnim Haber Ajansı'nın haberine göre, İranşehr'de İran askerlerinin öldürülmesine misilleme olarak Suriye'nin Tanf bölgesindeki ABD Özel Kuvvetler Komuta Merkezi'ni vurduğunu açıkladı.

Reuters, söz konusu iddiayı bağımsız kaynaklardan doğrulayamadığını belirtti.

Devrim Muhafızları ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolü elinde bulundurduğunu savunarak, ABD saldırıları sürdüğü sürece bu stratejik su yolundan hiçbir petrol veya doğal gaz sevkiyatına izin verilmeyeceğini açıkladı.


Uluslararası Ceza Mahkemesi, Libyalı bir şüpheli hakkında dava açılabileceğine hükmetti

Halid Muhammed Ali el-Hişri
Halid Muhammed Ali el-Hişri
TT

Uluslararası Ceza Mahkemesi, Libyalı bir şüpheli hakkında dava açılabileceğine hükmetti

Halid Muhammed Ali el-Hişri
Halid Muhammed Ali el-Hişri

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) yargıçları, dün Libya'daki en kötü şöhretli cezaevlerinden birini yönettiği iddia edilen Libyalı Halid Muhammed Ali el-Hişri hakkında birden fazla suçlamanın yöneltilebileceğine hükmetti. Karar, el- Hişri'nin yargılanmasının önünü açtı.

48 yaşındaki el- Hişri, 2014-2020 yılları arasında işlendiği öne sürülen 17 ayrı savaş suçu ve insanlığa karşı suç ile itham ediliyor. Suçlamalar arasında zulüm, köleleştirme, işkence, tecavüz ve kasten öldürme yer alıyor.

Savcılık, el- Hişri'nin Libya'da Terörle ve Organize Suçlarla Mücadele Caydırıcı Gücü (RADA) tarafından yönetilen Mitiga Cezaevi'nin kadınlar koğuşundan sorumlu olduğunu öne sürüyor.

İddianameye göre, binlerce kişi hukuka aykırı şekilde gözaltına alındı, insanlık dışı koşullarda tutuldu ve Mitiga Cezaevi'nde sistematik biçimde kötü muamele ile işkenceye maruz bırakıldı.

El- Hişri'nin avukatları ise önceki duruşmalarda müvekkillerinin hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini ifade etti.

UCM yargıçları bu hafta, davaya bakma yetkisine sahip olduklarını teyit ederek savunmanın itirazını reddetti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre savunma, davanın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki ağır suçların yargılanması için mahkemeye verdiği yetki kapsamında olmadığını savunmuştu.

El- Hişri davası, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Libya'da işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara odaklanan ilk dava olacak.

UCM, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2011 yılında, NATO destekli ayaklanmanın ardından Libya'daki olayları mahkemeye sevk etmesinden bu yana ülkede işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçları soruşturuyor.

Davanın başlangıç tarihi henüz belirlenmedi. Ancak yargılamanın 2027 yılının başlarında başlaması bekleniyor.