Trump yönetimi binlerce Afgan'ın bir hafta içinde Amerika'yı terk etmesini istedi

ABD güçlerinin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle kaçtılar

İç Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan bu fotoğrafta, Afgan mültecileri taşıyan son otobüs 19 Şubat 2022 tarihinde New Jersey'deki McGuire-Dix-Lakehurst Ortak Üssünden ayrılıyor (AP)
İç Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan bu fotoğrafta, Afgan mültecileri taşıyan son otobüs 19 Şubat 2022 tarihinde New Jersey'deki McGuire-Dix-Lakehurst Ortak Üssünden ayrılıyor (AP)
TT

Trump yönetimi binlerce Afgan'ın bir hafta içinde Amerika'yı terk etmesini istedi

İç Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan bu fotoğrafta, Afgan mültecileri taşıyan son otobüs 19 Şubat 2022 tarihinde New Jersey'deki McGuire-Dix-Lakehurst Ortak Üssünden ayrılıyor (AP)
İç Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan bu fotoğrafta, Afgan mültecileri taşıyan son otobüs 19 Şubat 2022 tarihinde New Jersey'deki McGuire-Dix-Lakehurst Ortak Üssünden ayrılıyor (AP)

Trump yönetimi, Taliban'ın 2021'de iktidarı ele geçirmesinin ardından yasal yollardan ABD'ye giren Afgan mültecilere bir hafta içinde ülkeyi terk etmeleri talimatını verdi, aksi takdirde gözaltına alınma ve sınır dışı edilme işlemleriyle karşı karşıya kalacaklar.

Alman programlarında çalışan ve orada risk altında olarak sınıflandırılan Afganistanlıları taşıyan SmartWings Çek Havayollarına ait bir uçak, 16 Nisan 2025 tarihinde Pakistan'ın İslamabad kentinden Almanya'nın doğusundaki Leipzig havaalanına iniş yaptı (AFP)Alman programlarında çalışan ve orada risk altında olarak sınıflandırılan Afganistanlıları taşıyan SmartWings Çek Havayollarına ait bir uçak, 16 Nisan 2025 tarihinde Pakistan'ın İslamabad kentinden Almanya'nın doğusundaki Leipzig havaalanına iniş yaptı (AFP)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı, insani şartlı tahliye programları veya diğer yasal yollarla ABD'ye girmelerine izin verilen Afgan vatandaşlarına “şartlı tahliye fesih bildirimleri” göndererek, yedi gün içinde gönüllü olarak ayrılmalarını ya da artık geçerli yasal statüleri olmayanlar tarafından alınan e-postalara göre, tutuklama ve sınır dışı işlemleriyle karşı karşıya kalacaklarını bildirdi.

Bir Taliban güvenlik mensubu Kabil'deki Rus Büyükelçiliği'nin girişinde bir aracı inceliyor, 17 Nisan 2025.Bir Taliban güvenlik mensubu Kabil'deki Rus Büyükelçiliği'nin girişinde bir aracı inceliyor, 17 Nisan 2025.

Bu hamle, Trump'ın “Amerika tarihindeki en büyük toplu sınır dışı etme” olacağını vaat ettiği daha geniş kapsamlı göçmen karşıtı kampanyasının bir parçasıdır. Bu yılın başlarında göreve geldiğinden beri yönetim, 11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından terörle savaşın bir parçası olarak başlayan 20 yıllık askeri varlığa son vererek, Ağustos 2021'de ABD güçlerinin Kabil'den çekilmesinin ardından iktidarı ele geçiren Taliban'ın zulmünden korktukları için ülkelerinden kaçan Afganlar da dahil olmak üzere Trump'ın vaadini uygulamak için önlemleri artırdı.

Newsweek, ABD'nin çekilmesiyle birlikte Taliban'ın Afganistan'da kontrolü nasıl hızla yeniden ele geçirdiğini ve on binlerce Afgan'ın, özellikle de ABD ordusuyla birlikte çalışanların yanı sıra anavatanlarındaki dini ve etnik zulümden kaçan diğer Afganların kaçmasına neden olduğunu hatırlattı. Kaçanların birçoğu, kendilerini ABD'den sınır dışı edilmekten koruyan özel göçmen vizeleri, sığınma ya da Geçici Koruma Statüsü için başvuruda bulundu. Trump yönetimi şimdi binlerce Afgan vatandaşı için TPS korumalarını sona erdirmek üzere harekete geçiyor ve bu da Afganistan'a sınır dışı edilmelerine yol açabilir” dedi.

Geçtiğimiz haftalarda İç Güvenlik Bakanlığı, insani şartlı tahliye gibi yasal programlarla gelenler de dahil olmak üzere çeşitli kişilere yedi günlük sınır dışı bildirimleri gönderdi.

Beyaz Saray sözcüsü Carolyn Leavitt, "X" platformunda askeri uçağa binenlerin fotoğrafını paylaşarak, "Sınır dışı uçuşları başladı" yazdı (sosyal paylaşım siteleri)Beyaz Saray sözcüsü Carolyn Leavitt, "X" platformunda askeri uçağa binenlerin fotoğrafını paylaşarak, "Sınır dışı uçuşları başladı" yazdı (sosyal paylaşım siteleri)

7 günlük süre

Kuzey Karolina'nın Raleigh kentindeki bazı yerel medya kuruluşları, Afgan bireylerin İç Güvenlik Bakanlığı'ndan yedi gün içinde ülkeyi terk etmelerini ya da yasal işlemle karşılaşmalarını isteyen bir e-posta aldıklarını bildirdi. Misyoner olarak çalışan ve sığınma talebinde bulunmasına izin veren vizeye sahip olan bir Afgan göçmen, aldığı e-postada “şartlı tahliyesinin bu bildirimden yedi gün sonra sona ereceğinin” belirtildiğini ve “ABD'yi derhal terk etmezseniz, olası yasal işlemlere tabi tutulacaksınız” uyarısında bulunulduğunu bildirdi. “Afganistan'a geri dönersek güvende olmayacağız. Bu kendimiz için bir intihar görevi imzalamak gibi bir şey” dedi.

Newsweek, ABD'li göçmenlik avukatı Nicole Mescheroni'nin İç Güvenlik Bakanlığı'nın kendisine “ABD'den ayrılma zamanınız geldi” dediğini aktardı. Ancak üst düzey bir DHS yetkilisi, postaların şartlı tahliye davalarına dahil olanlara gönderildiğini ve Mecheroni'nin şartlı tahliye edilmediğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Kongre belgelerinden elde ettiği verilere göre, Ağustos 2021 ile Ağustos 2024 arasında yaklaşık 150 bin Afgan Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleştirildi.

İç Güvenlik Bakanlığı bugün, belgesiz göçmenlerin 30 gün içinde hükümete kayıt yaptırmaları veya cezalarla karşı karşıya kalmaları anlamına gelen yabancı kayıt şartını uygulamaya başladı.

Amerikan mülteci yerleştirme kuruluşu Global Refugee Resettlement'ın direktörü Krish O'Meara Vignaraja geçen hafta New York Times'a verdiği demeçte “Afgan kadınları ve kızları için bu insani korumanın sona ermesi, fırsatlara, özgürlüğe ve güvenliğe erişimlerinin sona ermesi anlamına geliyor” diyerek “onları sistematik baskı ve cinsiyete dayalı şiddetle karşı karşıya kaldıkları Taliban yönetimine geri dönmeye zorlamak, ulusumuzun itibarı için affedilemez bir leke olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

AfghansEvac CEO'su Sean Vandiver birkaç gün önce yaptığı açıklamada, “TPS kapsamında burada bulunan her kişi, ABD ile olan ilişkileri nedeniyle ülkelerine dönmeleri halinde risk altında olan kişilerdir” dedi. Sean Vandiver, “TPS'yi sona erdirmek sadece korkakça bir hareket değildir. Çoğu durumda, bu insanlar savaş sırasında ihtiyaç duyduğumuz anda yanımızda durdular” diyerek, ”Afganlar için TPS'yi sona erdirmek sadece korkakça değil, aynı zamanda sorumsuzca. Onlara güvenlik sözü vermiştik. Şimdi yanımızda duran bu 10 binden fazla insanın ayaklarının altındaki halıyı çekiyoruz ve onlar dehşete düşmüş durumdalar. Korkuyorlar” ifadelerini kullandı.



8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
TT

8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)

Kuzey Kore kadın futbol liginde oynayan Naegohyang'ın heyeti bugün Güney Kore'ye ulaştı.

Kore Yarımadası'nın kuzeyinden güneyine 8 yılın ardından ilk kez bir sporcu kafilesi gitti. 

Çarşamba akşamı Asya Şampiyonlar Ligi yarı finali müsabakasında Naegohyang'ın rakibi Suwon olacak. 

New York Times (NYT) kağıt üstünde hâlâ savaşan iki ülke arasındaki bu hareketliliği üç soruyla inceledi. 

Naegohyang, Güney Kore'ye neden gitti?

Korecede "memleketim" anlamına gelen futbol kulübü, faaliyetlerini Pyongyang'da sürdürüyor. 

Naegohyang adlı bir tüketim ürünleri şirketinin sponsorluğunu arkasına alan takım, kadınların yarıştığı Asya Şampiyonlar Ligi'nde yer alan ilk Kuzey Kore kulübü. 

Yarı final maçı için Güney Kore'ye giden Naegohyang heyeti, kazanmaları halinde cumartesi günü yine Suwon kentinde final maçına çıkacak. 

Diğer yarı final mücadelesinde Avustralya'nın Melbourne City kulübüyle Japonya'nın Tokyo Verdy Beleza takımı karşılaşacak. 

Naegohyang'un kadrosunda pek çok milli oyuncu var. 

Kuzey Kore ulusal takımları, son yıllarda 20 yaş altı ve 17 yaş altı kategorilerinde şampiyon olarak dikkat çekti. 

Ülkenin lideri Kim Jong-un da onları çok seviyor. Aralık ayında 17 yaş altı takımı, Dünya Kupası zaferinin ardından Kuzey Kore liderinin yanına gittiğinde federasyon yöneticilerinden Kim Jong-sik, "Yoldaş genel sekreterin sevgisi ve güveninin verdiği güçle, kadın futbol takımımız dünyayı salladı ve müthiş bir efsane yarattı" demişti. 

Bu olayın siyasi önemi var mı?

"Düşman kardeşler" diye de bilinen iki Kore ülkesi, sporu diplomasinin sürdürülmesi için zaman zaman araç olarak kullanmaya çalışıyor. 

Ancak Olimpiyatlarda ortak takım kurmaya varan bu girişimler uzun ömürlü olmuyor.

Naegohyang, Güney Kore'de nasıl karşılandı?

İki ülke arasında doğrudan uçuş yasağı olduğu için Naegohyang heyeti, Çin aktarmasıyla Güney Kore'ye gitti. 

Pyongyang karşıtı aktivistlerin eylemlerine karşı Güney Kore sporcuların güvenliğini sağlıyor. 

Normalde kadın futboluna çok fazla ilgi olmayan ülkedeki sansasyonel yarı final maçının biletleri hızla tükendi. 

Güney Kore'deki bazı örgütler, Kuzey Korelilerin de tezahürattan mahrum kalmaması için ekipler kurdu.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)

Venezuela, 3 Ocak'taki gece baskınından beri ülkenin başında Nicolás Maduro olmadan yaşıyor. 

Guardian, devlet başkanı ve eşi Cilia Flores'in ABD ordusu tarafından kaçırıldığı gün ve sonrasındaki 4 buçuk ayda yaşadıklarını Venezuelalılara sordu. 

Bazıları rejim değişikliği ihtimalinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülkede yeniden şiddet ortamının oluşmasından ve demokrasi vaatlerinin yerine getirilmemesinden korkanlar da var. 

Önemli bir kısmı da hayat pahalılığının sürmesinden ve ülkenin kaynaklarının Venezuela halkındansa yabancılara yaramasından şikayet etti. 

Baskın gecesini anlatan Ángel Linares, patlama seslerini duyunca komşularının yeni yılı havai fişeklerle kutladığını sanmış. Sonrasında camlar patlamış, duvarlar sarsılmış ve evi yıkılmış. 1967 depremini hatırlayan 85 yaşındaki annesi Jesucita, ülkenin kuzeyinin yerle bir olduğunu düşünmüş. 

Komşuları Elizabeth Herrera ise eşinin kendisine "Darbe mi oldu? Trump Baba'nın istilaya kalkıştığını sanmam" dediğini aktarıyor.

Bölgedeki iki yaşlı komşunun öldüğünü belirten Herrera, otizmli oğlunun "Anne, kötü olanlar bizler miyiz? Venezuelalılar mı kötü? Bizi öldürecekler mi?" diye kendisine sorduğunu da sözlerine ekliyor. 

Baskın başkent Karakas'ın çevresini sarstı. 

Hemen sonrasında 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçen Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez'in hamleleri merakla izleniyor.

Bu süreçte yüzlerce siyasi mahkum özgürlüğüne kavuştu.

Muhalefetin önemli bir kısmının Maduro sonrasında Venezuela'nın başına geçmesini beklediği Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado'nun bu emeline ulaşamaması, destekçilerinde hayal kırıklığı yarattı. Ancak çoğu gelecekten umutlu.

Şubatta serbest bırakılan siyasi mahkumlardan Jesús Armas, "Her şey çok kafa karıştırıcı. Bazen bir illüzyonun içindeymişiz gibi geliyor. Demokrasinin Venezuela'ya birkaç ay içinde geleceğini biliyorum" diyor.

İnsan hakları aktivisti Jeisi Blanco da muhaliflere işaret ederek "İnsanlar korkularını yitirdi" ifadesini kullanıyor.

Herrera ise umudunu yitirmeye başlayanlar arasında:

Haberlerde ne kadar petrol ve altın aldıklarından bahsediyorlar ama durumumuz hiç değişmedi. Trump buraya gelirse ondan Venezuela'nın doğal kaynaklarını değil, Venezuelalıları düşünmesini isteyeceğim.

Karakas yönetimi bir yandan Trump yönetimiyle anlaşmaya çalışırken diğer yandan Maduro'dan da vazgeçmediği mesajını veriyor.

Geçen hafta Maduro'nun Anneler Günü mesajı yayımlandı.

Maduro ve eşi Cilia Flores, ülkenin birlik ve beraberliğini korumadaki kritik rolleri nedeniyle Venezuelalı annelere teşekkür etti.

Independent Türkçe, Guardian, TeleSUR


İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
TT

İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında demirli, Honduras bandıralı bir geminin perşembe günü İran güçleri tarafından götürülmesi halihazırda dikkat çeken bir olayken, bu geminin Çinlilere ait olması haberin değerini büyüttü. 

Tahran'ın, 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından kendisine en yakın duran yönetimlerden Pekin'i kızdırabilecek bir adım atması şaşkınlığa neden oldu. 

Hong Kong merkezli özel güvenlik şirketi Sinoguards'a ait Hui Chuan'a el konması, İran'ın kendisinden başka hiçbir aktöre Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri silahlarla koruma izni vermeyeceği yorumlarına yol açtı. 

"İran, Çin'in güvenlik gemisini zapt ederek arkadaşlarını bir yere kadar kayırabileceğini gösterdi" başlıklı bir haber yayımlayan Wall Street Journal (WSJ), ABD ve İsrail'in İran'a savaş açmasının ardından ilk kez bir özel güvenlik şirketi gemisine el konduğunu öne sürüyor. 

Amerikan gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin lideri Şi Cinping'le Pekin'de görüştüğü gün böyle bir hamlede bulunulmasına dikkat çekiyor. 

Trump'ın isteklerini Tahran'a kabul ettirmek için Pekin'e baskı yaptığı hatırlatılıyor. 

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil, İran'ın Çin'e ticari gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi için izin verdiğini hatırlatıyor. 

Vakil, Hui Chuan'a el koyan İran için "Hürmüz'ün kontrolünün kimde olduğunu Çin'e hatırlattılar ve kendi güvenliklerini sağlamayı akıllarından bile geçirmemeleri gerektiğini belirttiler" diyor. 

WSJ, Sinoguards'ın koruma gemilerinin adeta birer "yüzer cephane" gibi olduğunu bildiriyor. 

Kanada Askeri Koleji'nde ders veren Christopher Spearin, savaş ortamında silahlarla yüklü bir yabancı gemiyi yakınlarda gören İran güçlerinin rahatsızlık duymuş olabileceğini işaret ediyor. 

Savunma uzmanı Timothy Heath'e göreyse Çin bu olayı büyük bir mesele gibi görmüyor. 

Beyaz Saray'a göre Trump ve Şi, Pekin'de yaptıkları görüşmelerde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için para istememesi gerektiği fikri üzerinde mutabık kaldı. 

ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından Hürmüz'deki nüfuzunu artıran Tahran yönetimi, boğazdan geçişlerden ücret alınmasıyla ilgili yasa tasarısı hazırlıyor. 

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar geçiş ücreti aldığını belirtmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de salı Tahran'da Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik'le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle ilgili uluslararası hukuka uygun değişikliklere gideceklerini" söylemişti.

Başta Körfez ülkeleri olmak üzere İsrail, ABD ve Avrupa devletleri İran'ın yasa tasarısına tepki gösteriyor.

Independent Türkçe, WSJ, Tesnim