İran, ABD ile müzakerelerin üçüncü turu öncesinde Avrupa troykası ile görüşmek üzere harekete geçti

Tahran, Avrupalıların snapback mekanizmasını devreye sokma konusundaki tutumunu değerlendirmek istiyor.

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ikinci turunun yapıldığı Umman’ın Roma'daki büyükelçiliğinin giriş kapısındaki polis memurları ve gazeteciler, 19 Nisan 2025 (AP)
ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ikinci turunun yapıldığı Umman’ın Roma'daki büyükelçiliğinin giriş kapısındaki polis memurları ve gazeteciler, 19 Nisan 2025 (AP)
TT

İran, ABD ile müzakerelerin üçüncü turu öncesinde Avrupa troykası ile görüşmek üzere harekete geçti

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ikinci turunun yapıldığı Umman’ın Roma'daki büyükelçiliğinin giriş kapısındaki polis memurları ve gazeteciler, 19 Nisan 2025 (AP)
ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ikinci turunun yapıldığı Umman’ın Roma'daki büyükelçiliğinin giriş kapısındaki polis memurları ve gazeteciler, 19 Nisan 2025 (AP)

Dört diplomat dün yaptıkları açıklamada, İran’ın ABD ile müzakerelerin yeniden başlaması halinde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarıyla Roma'da bir toplantı yapmayı önerdiğini belirtti. Diplomatlara göre toplantının cuma günü yapılması bekleniyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığı habere göre Avrupa troykasından bu öneriye şimdiye kadar herhangi bir yanıt gelmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, dün düzenlediği olağan basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi tarafından geçtiğimiz hafta gönderilen mektuba Avrupalıların yanıt verip vermediğini bilmediğini söyledi.

İran, ABD ile cumartesi günü Umman'da yeniden başlayan nükleer programına ilişkin müzakerelerdeki ve geçtiğimiz hafta Rusya ve Çin ile yapılan görüşmelerdeki ivmeden faydalanmaya çalışıyor.

Ummanlı yetkililer, ABD-İran görüşmelerinin yeni turunun 3 Mayıs'ta Avrupa'da yapılabileceğini açıkladı. Ancak henüz resmi karara ilişkin bir duyuru yapılmadı. İran medyası, Tahran'ın yeni turun İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılmasını reddettiğini bildirdi.

İran'ın Avrupa Troykası olarak bilinen İngiltere, Fransa ve Almanya'ya ulaşması Tahran'ın seçeneklerini açık tuttuğunu gösteriyor. Ancak Avrupalıların, 2015 tarihli nükleer anlaşmanın sona ereceği ekim ayından önce Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarını yeniden uygulamak üzere snapback mekanizmasını devreye sokma konusundaki tutumunu da değerlendirmek istiyor.

Avrupalı güçlerin (Fransa, Almanya ve İngiltere) müzakerelerde yer almamasını yorumlayan Bekayi, Avrupalıların bu turun dışında kalmalarının kendi kararlarının bir sonucu olduğunu belirterek, “Avrupalıların bir sonraki aşamada olumlu bir rol oynayacaklarını ve yapıcı bir seçim yapacaklarını umuyoruz” diye konuştu.

Avrupa troykasından iki diplomat ve Batılı bir diplomat, geçtiğimiz cumartesi günü ABD ile yapılan görüşmelerin ardından İran'ın Roma'da toplantı yapılması için bir teklif gönderdiğini ve toplantının muhtemelen cuma günü yapılacağını söylediler.

Bu teklifin gerçekleşmemesi halinde İran'ın görüşmelerin bu tarihten önce Tahran'da yapılmasını da önerdiğini belirten diplomatlar, Washington ve Tahran arasındaki müzakerelerin ikinci turunun Roma'da yapıldığını ifade ettiler. İran tarafından yapılan açıklamada bu turda da önemli anlaşmazlıkların devam ettiği belirtilmişti.

İranlı bir yetkili, böyle bir teklifin sunulduğunu doğruladı, ancak Avrupa troykasının henüz yanıt vermediğini belirti. Diplomatlar, İran'la şimdi mi görüşmenin yoksa Washington'la görüşmelerin nasıl gelişeceğini görmeyi mi beklemenin kendi çıkarlarına olacağını değerlendirdiklerini, fakat Tahran'da bir toplantı yapılmasını ihtimal dışı bıraktıklarını ifade ettiler.

2015 tarihli nükleer anlaşmanın tüm taraflarıyla uzlaşıya varmanın önemli olduğunu söyleyen İranlı yetkili, bu yüzden Amerikalılarla yapılacak bir sonraki tur müzakerelerinden önce bu hafta Avrupa troykası ile bir araya gelmenin faydalı olacağını ifade etti.

BM yaptırımları için son tarih

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, perşembe günü yaptığı açıklamada, görüşmeler için Avrupa'ya gitmeye hazır olduğunu ifade etti. Ancak iki taraf arasındaki ilişkilerin bozulmasının ardından topun Avrupa'da olduğunun sinyalini verdi.

Tahran ve Avrupalı güçler geçtiğimiz eylül ayından bu yana aralarındaki ilişkileri ve nükleer meseleyi görüşmek üzere üç kez bir araya geldi. En son mart ayında, yaptırımların kaldırılması karşılığında İran'ın nükleer programının geri çekilmesini garanti altına alacak gelecekteki bir anlaşmanın parametrelerini araştırmak üzere teknik düzeyde bir toplantı yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silah geliştirmesini engelleyecek yeni bir anlaşmaya hızla varılmaması halinde, İran’a saldırmakla tehdit etti. Trump, İran ile dünya güçleri arasında 2015 yılında varılan anlaşmadan 2018 yılındaki ilk başkanlık döneminde tek taraflı olarak çekilmişti.

Batı, İran'ın nükleer silah edinmenin peşinde olduğundan şüphelense de İran bunu reddediyor. Diplomatlar, yaptırımların yeniden başlatılması tehdidinin Tahran'a taviz vermesi için baskı yapmak üzere tasarlandığını ve Amerikalılar ile Avrupalılar arasındaki ayrıntılı görüşmeleri hayati hale getirdiğini söylüyor.

ABD, İran ile 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan 2018 yılında tek taraflı olarak çekildi. Bundan dolayı BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) anlaşmada yer alan yaptırımları yeniden uygulama mekanizmasını harekete geçiremiyor. Bu durumda anlaşmaya taraf olan üç Avrupa ülkesi, yaptırımların yeniden uygulanması için harekete geçebilecek tek alternatif olarak kalıyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Avrupalılarla görüşme önerisinin yaptırımların yeniden başlatılması konusuyla ilgili olup olmadığı sorulduğunda, bunun toplantının amacının bir parçası olduğunu belirterek “ABD ile görüşmeler, özellikle de nükleer adımlar konusunda hızlı ilerlemiyor, daha fazla zamana ihtiyacımız olduğu açık ve Tahran, ABD tarafına olan güven eksikliği nedeniyle geçici bir anlaşmadan yana değil” ifadelerini kullandı.

Bekayi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ya biz geçici bir anlaşma kapsamında adımımızı uygularsak ve diğer taraf bunu yapmazsa ne olacak?! Avrupalıların yeni bir anlaşma istediğimizi ve uranyum zenginleştirmemizi sınırlandırmak için adım atmaya hazır olduğumuzu anlamalarını istiyoruz, ancak zamana ihtiyacımız var.”

İngiltere ve Almanya dışişleri bakanlıkları, İran'ın bu hafta içinde bir toplantı teklif edip etmediği konusunda yorum yapmaktan kaçınırken, Fransa Dışişleri Bakanlığı, yorum talebine henüz yanıt vermedi.



Macaristan Başbakanı Orban, seçim yenilgisinin "acı verici" olduğunu kabul etti

Macaristan'ın görevden ayrılan Başbakanı Viktor Orban, parlamento seçimlerinde yenilgiyi kabul ettikten sonra destekçilerine yaptığı konuşmada (AP)
Macaristan'ın görevden ayrılan Başbakanı Viktor Orban, parlamento seçimlerinde yenilgiyi kabul ettikten sonra destekçilerine yaptığı konuşmada (AP)
TT

Macaristan Başbakanı Orban, seçim yenilgisinin "acı verici" olduğunu kabul etti

Macaristan'ın görevden ayrılan Başbakanı Viktor Orban, parlamento seçimlerinde yenilgiyi kabul ettikten sonra destekçilerine yaptığı konuşmada (AP)
Macaristan'ın görevden ayrılan Başbakanı Viktor Orban, parlamento seçimlerinde yenilgiyi kabul ettikten sonra destekçilerine yaptığı konuşmada (AP)

Görevden ayrılan Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, seçim kampanyası merkezinde yaptığı kısa konuşmada, dün yapılan parlamento seçimlerinde yenilgiyi kabul etti.

Milliyetçi lider, "Seçim sonuçları henüz kesinleşmemiş olsa da bizim için açık; acı verici ama kesin. Bize yönetme sorumluluğu veya fırsatı verilmedi" dedi ve kazanan partiyi tebrik ettiğini ifade etti.

Macaristan'da seçmenler, Başbakan Viktor Orban'ın 16 yıllık iktidarını sona erdirebilecek parlamento seçimlerinde oy kullanmak için dün büyük katılım gösterdi. Seçim sonuçları, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.

Analistler, özellikle orta büyüklükteki şehirlerde ve muhalefet adayı Peter Magyar'ı desteklemeye daha yatkın olan genç seçmenler arasında seçmen katılımının yüksek olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre analistler, seçimden önce %75'e varan rekor bir katılım oranı öngörmüşlerdi.

Orbán, seçimden önce ABD Başkanı Donald Trump'tan güçlü destek aldı. Bu destek, geçen hafta yardımcısı Guy de Vance'in Budapeşte'ye yaptığı ziyaretle gösterildi. De Vance, ziyaret sırasında Viktor Orbán'ın niteliklerini övdü ve Avrupa Birliği'nin merkezi olan "Brüksel bürokratlarının" müdahalesini eleştirdi. Trump'ın kendisi de cuma günü Orbán'ı destekleyen çeşitli açıklamalarda bulundu ve seçmenler müttefiki Orbán'ı desteklerse, ABD'nin Macaristan'a yardım etmek için "tüm ekonomik gücünü" kullanacağı vaadinde bulundu. Trump, Orbán'ı göçmenlikle mücadele ve "Batı medeniyetinin" savunmasının somut örneği olarak görüyor.


ABD ordusu İran limanlarına yönelik abluka uygulamasına başlıyor

ABD'ye ait "Tripoli" çıkarma gemisi Arap Denizi'nde seyrediyor (CENTCOM)
ABD'ye ait "Tripoli" çıkarma gemisi Arap Denizi'nde seyrediyor (CENTCOM)
TT

ABD ordusu İran limanlarına yönelik abluka uygulamasına başlıyor

ABD'ye ait "Tripoli" çıkarma gemisi Arap Denizi'nde seyrediyor (CENTCOM)
ABD'ye ait "Tripoli" çıkarma gemisi Arap Denizi'nde seyrediyor (CENTCOM)

ABD Merkez Komutanlığı, Başkan Donald Trump'ın ABD Donanmasının Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol kurmaya başlayacağını açıklamasının ardından, bugün TSİ 17:00'den itibaren İran limanlarına giden ve gelen bütün deniz trafiği üzerinde kontrol uygulamaya başlayacağını bildirdi.

Komutanlık sosyal medyada yaptığı açıklamada, "İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giriş ve çıkış yapan bütün ülkelerin gemileri üzerinde, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki tüm İran limanları da dahil olmak üzere, ayrım gözetmeksizin kontrol uygulanması planlanmaktadır. ABD Merkez Komutanlığı güçleri, Hürmüz Boğazı'ndan İran dışı limanlara giriş ve çıkış yapan gemilerin seyrüsefer özgürlüğünü engellemeyecektir" ifadelerine yer verdi.

Açıklama şöyle devam etti: Ticari gemilerde çalışan denizcilere, bu işlemler başlamadan önce resmi bir duyuru yoluyla ek bilgiler verilecektir.


Kanada vatandaşı olma şartlarında büyük değişiklik

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kanada vatandaşı olma şartlarında büyük değişiklik

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Kanada kökenli Amerikalılar arasında aile kayıtlarına yönelik ilgi hızla artıyor. Bunun nedenlerinden biri, Kanadalıların soyundan gelen kişilerin vatandaşlık almasını kolaylaştıran bir yasa değişikliği.

Kanada'nın yeni yürürlüğe giren yasasına göre, 15 Aralık 2025'ten önce Kanada dışında doğmuş ve bir Kanadalının soyundan geldiğini kanıtlayan herkes vatandaş olabiliyor. Daha önce vatandaşlık, Kanadalı bir ebeveynin birinci kuşak çocuklarıyla sınırlıydı.

Quebec Ulusal Kütüphanesi ve Arşivleri'nden bir arşivci geçen ay CBC'ye, sonuç olarak Amerikalılardan gelen kayıt taleplerinde muazzam bir artış olduğunu söyledi. Kanada'nın göçmenlik ve vatandaşlık internet sitesi, vatandaşlık sertifikaları için 10 aylık bir bekleme süresi tahmin ediyor.

Bu ilginin bir kısmı, kökleriyle yeniden bağlantı kurmayı uman Kanadalıların soyundan gelen kişilerden kaynaklanıyor olabilirken, bir kısmı da 2024 başkanlık seçiminden sonra farklı bir siyasi iklim arayan Amerikalılara atfediliyor.

Ottawa'dan yasal göçmenlik danışmanı Cassandra Fultz, CNN'e, "Kasım 2024'ten bu yana Kanada'ya taşınmaya olan ilgide son derece istikrarlı bir artış var, bu daha önce görülmemiş bir durum. Sektördeki 17 yılımda bunu hiç görmedim" diye konuştu.

Fultz, ABD'de hangi partinin kazandığına bakılmaksızın her seçimden sonra Kanada vatandaşlığına yönelik ilginin hızla arttığını söyledi.

Fultz, "İnsanlar genellikle bunu atlatır" dedi.

Ama ara seçimlere yaklaşıyoruz ve insanlar iki yıl sonra bile konuya çok ilgi gösteriyor.

Kanada vatandaşlığı verilen ABD vatandaşlarının sayısına ilişkin resmi veriler mevcut olmasa da 2016'yla 2020 arasında yaklaşık 34 bin 700, 2021'le 2024 arasındaysa 42 bin 300 Amerikalıya Kanada'da kalıcı oturma izni verildi.

Bu yıl şimdiye kadar yaklaşık 8 bin kişiye kalıcı oturma izni verildi.

Kanada dışında ABD, soy bağıyla Kanada vatandaşı olan en fazla sayıda kişiye ev sahipliği yapıyor. Ebeveynleri Kanadalı olduğu için Kanada vatandaşlığına sahip kişilerin neredeyse üçte biri ABD'de doğmuş durumda.

bfrb
Bir uzman, ABD'de her seçimden sonra, kimin kazandığına bakılmaksızın, Kanada vatandaşlığı edinme ilgisinin hızla arttığını söyledi (AP)

Artık yasa değişikliğiyle birlikte, Kanada kökenli ABD doğumlu daha fazla kişi soylarını kanıtlamak istiyor.

Quebec Ulusal Kütüphanesi ve Arşivleri'nden Sarah Hanahem, CBC'ye, "Ocak 2025'te, hayati istatistik kayıtlarının onaylı kopyaları için 32 talep almıştık ve Ocak 2026'da binden fazla talep geldi" dedi.

Hanahem, bu taleplerin çoğunun Amerikalılardan geldiğini söyledi.

Kanadalıların soyundan gelip 15 Aralık 2025'ten sonra doğanlar, ebeveynlerinin doğum anında Kanada vatandaşı olması veya doğumdan önce en az 1095 gün Kanada'da kalmış olması koşuluyla Kanada vatandaşlığı alabiliyor.

Yeni yasa, Ontario Yüksek Adalet Mahkemesi'nin 2023'te birinci nesil kuralının anayasaya aykırı olduğuna karar vermesinin ardından kabul edilmişti.

Independent Türkçe