İran... İsfahan'da havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada iki işçi hayatını kaybetti

 İsfahan'daki bir havai fişek fabrikasında çıkan yangın (ILNA)
 İsfahan'daki bir havai fişek fabrikasında çıkan yangın (ILNA)
TT

İran... İsfahan'da havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada iki işçi hayatını kaybetti

 İsfahan'daki bir havai fişek fabrikasında çıkan yangın (ILNA)
 İsfahan'daki bir havai fişek fabrikasında çıkan yangın (ILNA)

İsfahan'ın Şehinşah kentinde bir havai fişek fabrikasında bu sabah meydana gelen patlamada iki işçi hayatını kaybetti, bir işçi ise ağır yaralandı.

Şarku’l Avsat’ın İran medyasından aktardığına göre patlama, havai fişek üretiminde uzmanlaşmış bir fabrikada meydana geldi ve işçi sendikası “Ilna” ajansına göre, bir işçi olay yerinde hayatını kaybetti, bir işçi ise hastaneye kaldırılırken öldü.

Ajans, yanıklar nedeniyle yaralanan üçüncü işçinin hava ambulansıyla tedavi için hastaneye kaldırıldığını bildirdi.

Bu olay, Hürmüz Boğazı açıklarındaki Bender Abbas kentindeki Recai limanında meydana gelen ölümcül patlamadan üç gün sonra meydana geldi.

İsfahan Valiliği Kriz Yönetimi Genel Müdürü Mansur Şişhe Furuş, “Kaza, bu sabah saat 10:30'da Şehinşah ve Mime bölgesindeki bir şirkete ait depoda meydana geldi. Yetkililer patlamanın nedenlerini araştırmaya başladı” dedi.



ABD'nin silah stokları eriyor: Pentagon otomobil devleriyle temasta

İran ve Ukrayna'daki devam eden çatışmaların mühimmat ve diğer önemli askeri teçhizat stoklarını tüketmesi nedeniyle Trump yönetiminin savunma malzemeleri üretimi konusunda ABD'nin önde gelen üreticileriyle temasa geçtiği bildiriliyor (AFP)
İran ve Ukrayna'daki devam eden çatışmaların mühimmat ve diğer önemli askeri teçhizat stoklarını tüketmesi nedeniyle Trump yönetiminin savunma malzemeleri üretimi konusunda ABD'nin önde gelen üreticileriyle temasa geçtiği bildiriliyor (AFP)
TT

ABD'nin silah stokları eriyor: Pentagon otomobil devleriyle temasta

İran ve Ukrayna'daki devam eden çatışmaların mühimmat ve diğer önemli askeri teçhizat stoklarını tüketmesi nedeniyle Trump yönetiminin savunma malzemeleri üretimi konusunda ABD'nin önde gelen üreticileriyle temasa geçtiği bildiriliyor (AFP)
İran ve Ukrayna'daki devam eden çatışmaların mühimmat ve diğer önemli askeri teçhizat stoklarını tüketmesi nedeniyle Trump yönetiminin savunma malzemeleri üretimi konusunda ABD'nin önde gelen üreticileriyle temasa geçtiği bildiriliyor (AFP)

İran ve Ukrayna'daki devam eden savaşların Amerikan savunma kaynaklarını tüketmesi nedeniyle, Trump yönetiminin ABD otomobil imalatçılarıyla fabrikalarını askeri teçhizat üretmek için kullanma konusunda temasa geçtiği bildiriliyor.

The Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre savunma yetkilileri bu girişim kapsamında General Motors, Ford, GE Aerospace ve makine üreticisi Oshkosh'un üst düzey yöneticileriyle görüştü.

Wisconsin merkezli Oshkosh, WSJ'ye, Pentagon'la İran savaşı öncesinde kasımda görüşmeye başladığını ve bunu Savunma Bakanı Pete Hegseth'in ABD askeri üretimini "savaş zamanı koşullarına" getirme çağrısına yanıt olarak yaptığını söyledi.

Oshkosh'un baş büyüme sorumlusu Logan Jones, gazeteye "İhtiyaçlarına uygun olduğunu düşündüğümüz kabiliyetleri proaktif olarak araştırıyoruz. Bunun önemli olduğunu çok net bir şekilde anladık" diye konuştu.

The Independent, yorum için General Motors, Ford, GE Aerospace, Beyaz Saray ve Pentagon'la iletişime geçti.

Oshkosh ve bir GM yan kuruluşu halihazırda orduya araç üretiyor ve geçen yıl martta GE Aerospace, müttefik ülkelere satılacak uçak motorları için değeri 5 milyar doları bulan bir ABD ordusu ihalesi kazanmıştı.

ABD yönetimi öncülüğündeki savunma sanayini güçlendirmeye yönelik bir çaba, bu mevcut bağları genişletecek ve II. Dünya Savaşı sırasında Detroit otomobil üreticilerinin askeri teçhizat üretmek için görevlendirilmesini akıllara getirecektir.

Süregelen İran çatışması, Tomahawk füzeleri gibi hayati ABD silahlarının stoklarını hızla tüketti.

ABD, üç ila dört bin seyir füzesine sahip ve ordunun, şubat sonlarında başlayan İran savaşında milyonlarca dolarlık bu silahlardan 850'den fazlasını kullandığı bildiriliyor.

Trump yönetimi, 2027 bütçesinde savunma harcamalarını 1,5 trilyon dolara çıkarmayı hedefliyor; bu, onlarca yıldır en büyük askeri fon talebi.

Pentagon, Trump yönetiminin Venezuela, Karayipler ve Yemen'deki aylarca süren küresel operasyonlarının yanı sıra, ABD'nin Rus istilasına karşı Ukrayna'nın savunmasına yıllardır süren desteğinin ardından savunma sanayini güçlendirmeye yönelik adımlar atıyor.

Bağımsız uzmanlar, Çin'deki geniş üretim kapasitesi göz önüne alındığında, ABD'nin Pekin'le yüksek yoğunluklu bir çatışmayı sürdürecek kadar mühimmatının olmadığını belirtiyor.

İran savaşı ayrıca çatışmalarda ucuz ve son derece ölümcül drone'ların kullanımının arttığını da ortaya koydu. Bu, ilk kez Ukrayna savaşında görülen bir taktik.

Independent Türkçe


Dolar, 30 yıl sonra ilk kez neden 3 İsrail şekelinin altına düştü?

Yeni İsrail şekeli banknotları ve madeni paraları (Reuters)
Yeni İsrail şekeli banknotları ve madeni paraları (Reuters)
TT

Dolar, 30 yıl sonra ilk kez neden 3 İsrail şekelinin altına düştü?

Yeni İsrail şekeli banknotları ve madeni paraları (Reuters)
Yeni İsrail şekeli banknotları ve madeni paraları (Reuters)

İsrail finans piyasaları, son 30 yılı aşkın sürenin en kritik kur kırılmalarından birine sahne oldu. ABD doları karşısında 3 İsrail şekelinin seviyesinin altına gerileyerek 2.993’e kadar düştü. Bu gelişme, Ekim 1995’ten bu yana ilk kez görülen tarihi bir eşik olarak kayıtlara geçti.

Söz konusu tarihi kırılma, yatırımcılar arasında bölgede askeri çatışmaların sona erebileceğine ve İran ile Lübnan cephelerinde ateşkes anlaşmalarının yakın olduğuna dair artan iyimserlik dalgasıyla ilişkilendiriliyor. Analistlere göre bu hızlı değer kazanımı, yalnızca teknik bir düzeltme ya da geçici bir dalgalanma değil; yatırımcıların fiilen fiyatladığı bir jeopolitik rahatlamanın doğrudan sonucu.

Ekonomistlere göre son bir yılda yüzde 20’yi aşan bu yükseliş, İsrail para birimi üzerinde uzun süredir baskı oluşturan jeopolitik risk priminin belirgin şekilde azalmasından kaynaklanıyor. Bu durum, şekeli baskı altındaki bir para biriminden, yabancı sermaye için daha cazip bir varlığa dönüştürdü.

Teknoloji yatırımları ve savunma ihracatı

Bu güçlü yükseliş görünümüne rağmen, şekelin aşırı değer kazanması ihracat ve sanayi sektörleri açısından ciddi riskler barındırıyor. Üreticilere göre güçlü para birimi, küresel rekabetçilik üzerinde ağır bir darbe etkisi yaratıyor.

İhracatçılar, gelirlerini dolar üzerinden elde ederken maliyetlerini ve çalışan maaşlarını şekel üzerinden ödedikleri için kâr marjlarının hızla eridiğini belirtiyor. Bu durumun devam etmesi halinde bazı fabrikaların kapanabileceği ve geniş çaplı işten çıkarmaların yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Ayrıca, büyük teknoloji şirketlerinin maliyetlerin dolar bazında artması nedeniyle operasyon merkezlerini yurt dışına taşıma ihtimalini değerlendirdiği ifade ediliyor.

Bu dengesizlik, sanayi temsilcilerinin sert uyarılarını da beraberinde getirdi. Uzmanlara göre süreç, yerli ürünlerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün zayıflamasından kritik üretim tesislerinin kapanmasına ve binlerce kişinin işsiz kalmasına kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabilir. En dikkat çekici unsur ise, çok uluslu teknoloji şirketlerinin operasyonlarını başka ülkelere taşıma tehdidi; bu da devlet bütçesinin önemli vergi gelirlerinden mahrum kalmasına yol açabilir ve ekonomi açısından “döviz kuru istikrarı mı, sanayinin devamı mı” ikilemini gündeme getirir.

İsrail Merkez Bankası

İsrail Merkez Bankası’nın mevcut tutumu ise “bekle ve gör” yaklaşımı yönünde. Banka, döviz piyasasına doğrudan müdahale etmiyor. Bunun temel nedeni, güçlü şekelin enflasyonu baskılamaya yardımcı olması; ithalat ve enerji maliyetlerini düşürerek tüketici fiyatlarını aşağı çekmesi.

Merkez Bankası, bu yükselişi bir “balon” olarak değil, ekonominin temel dayanıklılığı ve jeopolitik görünümdeki iyileşmenin bir yansıması olarak değerlendiriyor. Bu nedenle, finansal istikrarı tehdit eden ciddi bir risk oluşmadıkça milyarlarca dolarlık müdahaleden kaçınılıyor. Ancak ihracat sektörü, bu durumdan en çok zarar gören kesim olarak sık sık şikâyetlerini dile getiriyor.

Eski İsrail Merkez Bankası yetkilisi Asher Blass, Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, “Dolar genel olarak zayıf” ifadelerini kullandı ve şekelin euro gibi diğer para birimleri karşısındaki kazanımlarının daha sınırlı olduğuna dikkat çekti. Blass ayrıca, İsrail ekonomisine yönelik genel olumlu beklentilerin de bu süreçte etkili olduğunu belirtti.

Şubat ayında Uluslararası Para Fonu (IMF), İsrail ekonomisinin Gazze Şeridi’nde Hamas ile iki yılı aşkın süredir devam eden yıkıcı savaşlara rağmen “dikkat çekici bir direnç gösterdiğini” açıklamıştı. IMF bu ay ayrıca, İsrail’in gayrisafi yurt içi hasılasının 2026 yılında yüzde 3.5 oranında büyümesini beklediğini, bunun 2025’te İsrail İstatistik Merkezi tarafından kaydedilen yüzde 3.1’lik oranın üzerinde olduğunu duyurdu.

Blass, savunma ihracatının büyümede önemli bir motor olabileceğini, bunun yanında uzay teknolojileri gibi sektörlerin de katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ancak İsrail ve ABD’nin Şubat sonunda İran’a karşı yürüttüğü savaşın yeniden tırmanması halinde ekonomik görünümün olumsuz etkilenebileceğini ve ülkenin çok yüksek savunma harcamalarına zorlanacağını da sözlerine ekledi.


Brezilya Devlet Başkanı, Trump’ın tehditlerini eleştirdi: Liderler saygı kazanmalı

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (AFP)
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (AFP)
TT

Brezilya Devlet Başkanı, Trump’ın tehditlerini eleştirdi: Liderler saygı kazanmalı

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (AFP)
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (AFP)

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, İspanyol gazetesi El Pais’e verdiği röportajda ABD Başkanı Donald Trump’a sert eleştiriler yöneltti.

Lula, dünya liderlerinin korku ve tehdit yoluyla değil, saygı kazanarak hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Trump’ın sabah kalkıp bir ülkeyi tehdit etme hakkı yok” ifadesini kullandı. Bu sözlerle, Trump’ın 7 Nisan’da İran’a yönelik olarak kullandığı ve savaş bağlamında İran medeniyetini yok etme tehdidi olarak yorumlanan açıklamasına atıfta bulundu.

Lula, Trump’ın bu tutumunun ne ABD Anayasası’na ne de demokratik bir yetkiye dayandığını savunarak, söz konusu dış politika yaklaşımını ‘son derece hatalı bir oyun’ olarak nitelendirdi. Bu anlayışın, ABD’nin askeri ve ekonomik gücünü uluslararası kuralları belirleme aracı olarak gördüğünü söyledi.

Brezilya lideri yarın İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Barcelona’da bir araya gelmeye hazırlanıyor. Lula, Sanchez’i de Trump’ın politikalarını eleştiren liderler arasında gösterdi.

Ayrıca Lula, hiçbir ülkenin diğerlerini korkutma hakkı olmadığını belirterek, güçlü devletlerin barışın korunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Kendini ‘korku değil saygı temelli liderlik’ anlayışını benimseyen bir lider olarak tanımladı.

Brezilya Devlet Başkanı, Venezuela’da Nicolas Maduro için dış müdahale olmaksızın özgür seçimler yapılması çağrısında da bulunmuştu. Bu açıklama, ABD özel kuvvetlerinin 3 Ocak’ta Karakas’ta düzenlediği ve Maduro’nun gözaltına alındığı operasyonun ardından geldi.