İsrail ordusu, Batı Şeria'daki iki mülteci kampında 100'den fazla evi yıkma kararı aldı

Bir İsrail buldozeri, 6 Mart 2025 tarihinde Batı Şeria'nın Tulkerim kenti yakınlarındaki bir askeri operasyon sırasında binaları yıkıyor. (EPA)
Bir İsrail buldozeri, 6 Mart 2025 tarihinde Batı Şeria'nın Tulkerim kenti yakınlarındaki bir askeri operasyon sırasında binaları yıkıyor. (EPA)
TT

İsrail ordusu, Batı Şeria'daki iki mülteci kampında 100'den fazla evi yıkma kararı aldı

Bir İsrail buldozeri, 6 Mart 2025 tarihinde Batı Şeria'nın Tulkerim kenti yakınlarındaki bir askeri operasyon sırasında binaları yıkıyor. (EPA)
Bir İsrail buldozeri, 6 Mart 2025 tarihinde Batı Şeria'nın Tulkerim kenti yakınlarındaki bir askeri operasyon sırasında binaları yıkıyor. (EPA)

İsrail ordusu dün, Batı Şeria'daki Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarında 100'den fazla evi yıkmayı planladığını duyurdu ve hedeflenen evleri gösteren haritaları paylaştı.

Batı Şeria'daki İsrail ordu güçlerinin komutanı Avi Blut tarafından imzalanan kararda ordu, yıkımın ‘tamamen askeri amaçlarla’ yapıldığını belirtti. Hedef alınan evlerin konumu, eylemin amacının iki kampın merkezinde yol inşa etmek olduğunu gösteriyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre kararda, yıkımların dün yayınlanan ‘kararın imzalanmasından itibaren 24 saat içinde gerçekleştirileceği’ belirtildi.

Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarındaki halk komiteleri ve örgütler, uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Komiteler yaptıkları açıklamada, ‘bugün Tulkerim Mülteci Kampı’ndaki 58 ve Nur Şems Mülteci Kampı’ndaki 48 evin yıkılması için insancıl hukukun dışında bir işgal kararının verilmesinden şaşkınlık duyduklarını’ ifade ettiler.

Örgütler açıklamalarında, ‘Birleşmiş Milletler (BM), BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası insan hakları örgütlerini, İsrail işgal makamlarına baskı yapmak ve Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki halka yönelik saldırganlığı derhal durdurmak için rollerini üstlenmeye’ çağırdı. Örgütler, ‘Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarının sakinlerinin sürülmesi, evlerin yıkılması, tahrip edilmesi, havaya uçurulması ve yakılması suretiyle sistematik yıkım ve yerinden edilmeyi’ kınadı.

İsrail ordusu yaklaşık üç aydır Batı Şeria'nın kuzeyinde, Cenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarında yoğunlaşan ve bu kamplarda ve komşu mahallelerde yaşayan yaklaşık 50 bin kişinin yerinden edilmesine yol açan bir askeri operasyon yürütüyor.

Tulkerim Valisi Abdullah Kemil Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail, Tulkerim Mülteci Kampı’nda 58, Nur Şems'te de 48 binayı yıkmayı planlıyor, yıkım gerçekleştirilmeden önce sakinlerinin sadece eşyalarını almalarına izin verilecek. Uluslararası toplumu, devam eden yıkımları durdurması için işgal devletine baskı yapmaya milyonuncu kez çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Filistinli yetkililer, İsrail ordusunun üç aydan uzun bir süredir devam eden askeri operasyonu sırasında Cenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarındaki evlere ve altyapıya büyük zarar verdiğini bildirdi.



İran Devrim Muhafızları, Washington'un saldırılarına misilleme olarak ABD hedeflerini vurduğunu duyurdu

Hürmüz Boğazı'nda yapılan savaş oyunları sırasında bir tekneden roket güdümlü el bombalarının fırlatıldığı görülüyor (Arşiv- Fars Haber Ajansı)
Hürmüz Boğazı'nda yapılan savaş oyunları sırasında bir tekneden roket güdümlü el bombalarının fırlatıldığı görülüyor (Arşiv- Fars Haber Ajansı)
TT

İran Devrim Muhafızları, Washington'un saldırılarına misilleme olarak ABD hedeflerini vurduğunu duyurdu

Hürmüz Boğazı'nda yapılan savaş oyunları sırasında bir tekneden roket güdümlü el bombalarının fırlatıldığı görülüyor (Arşiv- Fars Haber Ajansı)
Hürmüz Boğazı'nda yapılan savaş oyunları sırasında bir tekneden roket güdümlü el bombalarının fırlatıldığı görülüyor (Arşiv- Fars Haber Ajansı)

İran devlet televizyonunun haberine göre Devrim Muhafızları, ABD ordusunun İran dahilindeki saldırılarına karşılık olarak Körfez bölgesindeki Amerikan üslerini hedef aldıklarını açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise daha önce yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda bir ticari gemiye yönelik ve Tahran’a atfedilen saldırıya karşılık İran’daki bazı hedefleri vurduğunu bildirmişti.

Devrim Muhafızları, olası yeni saldırılara karşı uyarıda bulunarak, “Saldırının tekrarlanması halinde yanıtımız daha geniş kapsamlı olacaktır” ifadelerini kullandı.


ABD, ticari gemilere İHA saldırısına yanıt olarak İran'ı vurdu

ABD, ticari gemilere İHA saldırısına yanıt olarak İran'ı vurdu
TT

ABD, ticari gemilere İHA saldırısına yanıt olarak İran'ı vurdu

ABD, ticari gemilere İHA saldırısına yanıt olarak İran'ı vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Amerikan güçlerinin, "25 Haziran'da Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir ticari gemiye düzenlenen saldırıya güçlü bir karşılık olarak" bugün (26 Haziran) İran'a yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump da cuma günü yaptığı açıklamada, İran'ın insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırıya karşılık verilip verilmeyeceği sorusuna "Göreceksiniz" yanıtını vererek olası misillemenin sinyalini vermişti.

Trump'ın açıklamasından kısa süre sonra İran basını, ülkenin güneyindeki Sirik kentinde şiddetli bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Haberlere göre patlamanın kaynağı henüz belirlenemedi.

Trump, İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyreden bir yük gemisine saldırmakla suçlayarak bunu iki ülke arasındaki ateşkes mutabakatının "küstahça ihlali" olarak nitelendirdi.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "İran İslam Cumhuriyeti, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere en az dört insansız hava aracı gönderdi" ifadelerini kullandı. İHA'lardan birinin ticari gemiye isabet ederek hasara yol açtığını, ancak geminin seyrine devam edebildiğini belirten Trump, ABD güçlerinin ise üç İHA'yı düşürdüğünü söyledi. Trump, "Bu, ateşkes anlaşmamızın açık ve küstahça ihlalidir." dedi.

Öte yandan İran, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini kontrol etme hakkını bir kez daha savundu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, X platformundan yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, belirsiz düzenlemeler, alternatif güzergâhlar veya kıyıdaş ülke olarak İran'ın rolünü dikkate almayan kararlarla sağlanamaz" ifadelerini kullandı.

Yaşanan gelişmelerin ardından gemi takip verilerine göre cuma günü Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı, hafta başına kıyasla düşüş gösterdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) açıklamalarından öne çıkanlar:

  • ABD güçleri, dün Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemiye düzenlenen saldırıya karşılık olarak İran'a yönelik operasyon gerçekleştirdi.
  • Amerikan savaş uçakları, İran'a ait füze ve insansız hava aracı depolarının yanı sıra kıyı radar mevzilerini vurdu.
  • Hava saldırıları, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir ticari gemiye düzenlediği saldırıya misilleme niteliği taşıyor.
  • İran'ın uluslararası ticari deniz taşımacılığına yönelik "nedensiz saldırısı", ateşkes anlaşmasının açık ihlali oldu.
  • ABD güçleri, 26 Haziran'da İran'a yönelik operasyonlarını sürdürüyor.

İran müzakereleri, Vance-Rubio çekişmesini ortaya çıkardı

Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)
Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)
TT

İran müzakereleri, Vance-Rubio çekişmesini ortaya çıkardı

Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)
Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'le Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Washington-Tahran mutabakatı hakkındaki açıklamaları, Ortadoğu'daki gelişmelere dair Beyaz Saray içindeki ihtilafı ortaya koydu.

Rubio ve Vance, 2028'de başkanlığa aday olabilecek isimler arasında gösteriliyor. Bu yüzden iki siyasetçinin özellikle İsrail-Lübnan çatışması ve müzakerelerin gidişatı hakkındaki açıklamaları yakından takip ediliyor.

JD Vance, Tahran'a fazla taviz verildiği gerekçesiyle özellikle şahin Cumhuriyetçiler tarafından eleştirilen mutabakatı sıkı sıkıya savunuyor.

İran, ABD'yle anlaşma için İsrail'in Lübnan'a saldırıları durdurmasını istemiş, mutabakatta da bununla ilgili uzlaşıya varıldığı bildirilmişti. Ancak İsrail lideri Binyamin Netanyahu, anlaşmaya taraf olmadıklarını ve Lübnan'daki harekatı sürdüreceklerini açıklamıştı.

Vance, Tel Aviv yönetimine sert çıkışarak İsrail'in de anlaşmaya uymasını beklediklerini belirtmiş, "Ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım" demişti. İsrail'in Lübnan'a saldırılarının ve Tahran destekli Hizbullah'ın İsrail hedeflerini vurmasının ABD-İran anlaşmasını zayıflattığını vurgulamıştı.

Rubio ise bu haftaki Körfez turunda İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını savunarak bunların Hizbullah saldırılarına karşı meşru bir yanıt olduğunu öne sürdü.

Vance, İranlı heyetle İsviçre'deki görüşmelerinin ardından müzakereler hakkında iyimser mesajlar verirken, Körfez ülkelerinin İran'ın yeniden inşasını finanse edebileceğini dile getirdi.

Ancak Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'e ziyarete gitmeden önce yaptığı açıklamada Rubio, Körfez'deki müttefiklerden böyle bir talepte bulunmayacaklarını söyleyerek, "Elbette bir anlaşma istiyoruz ama bunu ne pahasına olursa olsun yapma gibi bir niyetimiz yok" dedi.

Donald Trump yönetimiyse süreçte herhangi bir görüş ayrılığının yaşanmadığını savunuyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, "Tek bir kamp var; o da Başkan Trump'ın kampı" derken, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott da tüm yönetimin Trump'ın arkasında "yüzde 100 uyum içinde" hareket ettiğini belirtti.

Independent Türkçe, Reuters, CNN