Hükümete güvenin sarsılması ile uluslararası koruma talebi arasında Suriye Dürzileri

Şam dağılma ve bölünmeden korkuyor, ABD Dışişleri Bakanlığı ise Dürzi topluluğuna yönelik şiddet eylemlerini ve provokatif söylemleri kınadı

Suriye'deki Dürziler bölgelerini korumaya çalışıyor ve devlet yönetiminin ademi merkeziyetçi olmasında ısrar ediyorlar (Independent Arabia)
Suriye'deki Dürziler bölgelerini korumaya çalışıyor ve devlet yönetiminin ademi merkeziyetçi olmasında ısrar ediyorlar (Independent Arabia)
TT

Hükümete güvenin sarsılması ile uluslararası koruma talebi arasında Suriye Dürzileri

Suriye'deki Dürziler bölgelerini korumaya çalışıyor ve devlet yönetiminin ademi merkeziyetçi olmasında ısrar ediyorlar (Independent Arabia)
Suriye'deki Dürziler bölgelerini korumaya çalışıyor ve devlet yönetiminin ademi merkeziyetçi olmasında ısrar ediyorlar (Independent Arabia)

Abdulhalim Süleyman

Son günlerde Suriye'yi sarsan kanlı olayların ardından, Dürzi ileri gelenleri ve din adamları ile Şam hükümeti tarafından atanan Suveyda valisi dahil olmak üzere hükümet yetkilileri arasında toplantılar yapıldı. Kaynaklara göre, toplantıya katılanlar arasında Şam Kırsalı Valisi Amir el-Şeyh, Suveyda Valisi Dr. Mustafa el-Bakur, Kuneytra Valisi Ahmed el-Dalatî, Şeyh Yahya el-Haccar Şeyh Latif el-Bal’us, Şeyh Hammud el-Hanavi ve Şeyh Yusuf Carbu vardı. Toplantıda, Ceramana'daki Genel Güvenlik Dairesi dışında hiçbir tarafın silah taşımasına izin verilmemesinin yanı sıra, sadece Suveyda sakinlerinden oluşan bir Genel Güvenlik Dairesi'nin aktif hale getirilmesi kararları alındı.

 

Toplantıda alınan bir diğer karar, Dürzi grupların ağır silahları Şara hükümetine teslim etmelerini ve bunların Suveyda dışına taşınmasını, orta ve hafif silahlarınsa Şeyh Yusuf Carbu ve Şeyh Hammud Hanavi'ye teslim edilmesini öngörüyordu. Anlaşma ayrıca, şehir sakinlerinden oluşan bir yürütme ofisinin aktif hale getirilmesini ve katılmak isteyen sakinler için Genel Güvenlik Kuvvetleri ve orduya katılım kapısının açık olmasını da şart koşuyordu.

El-Hicri'nin pozisyonu

Bunun ardından, Muvahhid Dürzi Cemaati Şeyhliği ile Suveyda ileri gelenleri ve dini mercileri, bölünmeyi, Suriye'den ayrılmayı veya kopmayı reddettiklerini vurgulayan bir bildiri yayınladılar. Ayrıca, Suveyda ilinde İçişleri Bakanlığı ve il sakinlerinden oluşan adli polisin aktifleştirilmesi, Suveyda-Şam yolunun güvence altına alınması, ayrıca Suriye genelinde güvenlik ve emniyetin sağlanması çağrısında bulundular. Buna ek olarak, Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Hikmet Selman el-Hicri ayrı bir açıklama yaparak, Dürzilere karşı savaşan grupları “tekfirci teröristler” olarak nitelendirdi. Hicri, “hükümet, kendisine bağlı tekfirci çetelerle kendi halkını öldürüp, katliamlardan sonra bunların kontrolü dışındaki unsurlar olduğunu iddia edemeyeceği” için, Dürzilerin hükümete olan güvenlerinin sarsıldığına işaret etti. Hicri bu nedenle “katliamlara uğrayan bir halk için meşru bir hak” olarak uluslararası koruma çağrısında bulundu. “Durum, barışı korumak, bu suçların devam etmesini önlemek ve derhal durdurmak için uluslararası güçlerin müdahalesini gerektiriyor” diye ekledi. Suriye’nin sahil bölgesinde yaşananları örnek göstererek, kendilerinin de aynı şeyi deneyimlediklerini vurguladı.

Hükümet müdahaleyi reddediyor

Suriye hükümeti ise Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani aracılığıyla Şeyh Hicri'nin uluslararası koruma talep eden çağrısını reddetti. Şeybani, X hesabından yaptığı paylaşımda, herhangi bir bahane veya slogan altında yapılan herhangi bir yabancı müdahale çağrısının yalnızca daha fazla çöküş ve bölünmeye yol açacağını belirtti. “Bölge ve dünyadaki deneyimler, genellikle ulusal çıkarların aleyhine olan, Suriye halkının beklenti ve özlemleriyle ilgisi olmayan ajandalara hizmet eden yabancı müdahaleler sonucunda halkların ödediği ağır maliyete tanıklık etmektedir” dedi. “Böyle bir müdahale çağrısında bulunanlar, Suriyeliler ve tarih önünde tarihi, ahlaki ve siyasi bir sorumluluk taşımaktadır, çünkü bu çağrıların sonuçları sadece anlık yıkımla sınırlı kalmaz, onlarca yıllık parçalanma, zayıflık ve bölünmeye kadar uzanır” diye ekledi. Şeybani sözlerini Suriyeli gruplar arasında diyalog çağrısında bulunarak tamamladı.

Buna karşılık, Suveyda Askeri Konseyi, hükümet güçlerini “mezhepçi bahaneler, keyfi tutuklamalar, Dürzi din adamlarını, sembollerini ve kutsallarını aşağılama yoluyla masum, savunmasız sivilleri ayrım gözetmeksizin öldürerek, Sahnaya şehrinde Dürzi sivillere karşı sistematik savaş suçları” işlemekle suçlayıp, Şeyh Hicri’nin açıklamasını tamamen benimsediğini duyurdu. Suveyda Askeri Konseyi açıklamasına göre Konsey ayrıca “BM Güvenlik Konseyi'ni, dökülen kanı durdurmak için tarafsız uluslararası güçlerin gözetimi altında, Suveyda ve çevresinde güvenli bir bölge kurmaya” çağırdı.

Koruma konusunda ısrar

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı hbaere göre, Suveyda Askeri Konseyi Komutanı Tarık el-Şuvey, “Konsey güçleri ile oluşumlarının mevcut durum nedeniyle tam anlamıyla seferber ve hazır olduğunu” söyledi. İsrail’in Suveyda şehrine havadan bir indirme yaptığı veya herhangi bir taraftan herhangi bir askeri yardım veya ekipman geldiği haberlerini reddetti. Bu açıklama, İsrail uçaklarının başkent Şam yakınlarındaki birkaç bölge de dahil olmak üzere Suriye'deki birçok bölgede kapsamlı hava saldırıları gerçekleştirdiği bir sırada, İsrail helikopterlerinin bölgede uçtuğuna ve iniş yaptığına dair haberlerin ardından geldi. İsrail saldırıları, İsrail hükümetinin, Kasiyun Dağı'ndaki boş alanlar ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın heyetleri ve ziyaretçileri kabul ettiği Halk Sarayı'nın dış duvarına bitişik noktaları hedef alan uyarıcı hava saldırılarının ardından daha fazla hava saldırısı düzenleme kararının akabinde gerçekleşti.

İsrail saldırıları Arap ve uluslararası toplum tarafından kınandı. Ancak Dürzi bölgelerindeki askeri olaylar ABD Dışişleri Bakanlığı'nı Suriye'deki Dürzi topluluğu üyelerine yönelik şiddet eylemlerini ve provokatif söylemi kınamaya yöneltti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, “Geçiş süreci makamları devam eden çatışmaları durdurma, şiddete başvuranlardan ve sivillere zarar verenlerden hesap sorma, tüm Suriyelilerin güvenliğini sağlama sorumluluğunu taşımaktadır” dedi. Bruce, “Mezhepçilik Suriye'yi ve bölgeyi kaosa ve daha fazla şiddete sürüklemekten başka bir işe yaramayacaktır” diye ekledi. Yine Bruce, “Suriyeliler farklılıklarını barışçıl bir şekilde ve müzakereler yoluyla çözme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, gelecekte etnik ve dini azınlıklar da dahil olmak üzere tüm Suriyeli grupları koruyan ve bütünleştiren, onları temsil eden bir hükümet çağrısında bulunuyoruz” dedi. Ülkedeki Dürzi krizini kontrol altına alma yönünde çeşitli tarafların girişimleri oldu ve bunların en önemlisi Dürzi lider ve Lübnanlı İlerici Sosyalist Parti Başkanı Velid Canbolat'ın girişimi ve Suriye Cumhurbaşkanı ile görüşmesiydi. Canbolat’ın görüşmenin çok verimli olduğu açıklamasına rağmen, gerginlik hakim olmayı sürdürüyor. İlerici Sosyalist Parti'nin toplantıyla ilgili yaptığı açıklamada, her iki tarafın da can kaybından duyduğu üzüntünün dile getirildiği, Suriye devletinin anavatanın ve vatandaşların güvenliğini koruma sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğinin vurgulandığı belirtildi.

Hz. Muhammed hakkında aşağılayıcı ifadeler içeren ve çeyrek saatten kısa bir ses kaydı, Nisan ayı sonlarında yeni Suriye makamları ile Dürzi topluluğu arasında huzursuzluğa ve gerginliğe yol açtı. Mesele daha sonra askeri çatışmalara ve İsrail'in askeri müdahalesine sahne olan bölgesel bir krize dönüştü. Gerilim, 28 Nisan'da başkent Şam'ın güneydoğusundaki Ceramana banliyösünde hükümet yanlısı gruplar ile Dürzi gruplar arasında başladı. Daha sonra Sahnaya ve Eşrefiye Sahnaya'ya yayıldı. Bu banliyölerde Hristiyan ve Müslümanlar ile birlikte Dürzi bir çoğunluk yaşıyor. Birkaç saat içinde gerginlik silahlı çatışmalara ve çarpışmalara dönüştü. Çatışmalar, saatler sonra Suriye Savunma Bakanlığı ve Genel Güvenlik güçlerinin iki gün boyunca olayların ve çatışmaların odak noktası haline geldiği Eşrefiye Sahnaya'ya girmesiyle sona erdi. Bu sürede sakinleştirme çabaları da görüldü ve bunlar gerginliği hükümet güçleri lehine sonlandıran bir anlaşmayla sonuçlandı.

İsrail'in Suriye'deki Dürzileri korumaya yönelik önceki açıklamalarına paralel olarak, İsrail Hava Kuvvetleri, Şam'ın bir banliyösüne üç hava saldırısı düzenledi ve bunların burada toplanan gruplar ile Suriye hükümetine bağlı Genel Güvenlik güçlerine karşı bir uyarı olduğunu söyledi. Hükümet yetkililerine göre, bu hava saldırıları, söz konusu güçlerden bir unsurun ve bir sivilin ölümüne ve birkaç kişinin yaralanmasına neden oldu. Aynı zamanda Suveyda şehrinde konuşlanmış Dürzi gruplar da Sahnaya'ya doğru ilerlemeye çalıştılar ancak hükümet yanlısı gruplar ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı Genel Güvenlik güçleri tarafından engellendiler. Çatışmalar, çoğunluğu Dürzi grupların üyeleri olan yaklaşık 24 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Kaynaklar, çatışmaların patlak vermesinden bu yana ölü sayısının, çok sayıda sivil ve çok sayıda yaralı dahil olmak üzere 70'i geçtiğini bildirdi. El-Sura el-Kubra kasabası da dahil olmak üzere Suveyda’nın kuzey kırsalındaki Dürzi köyleri, hükümet yanlısı grupların ilerleyişi sırasında havan topu atışlarına maruz kaldı. Bu da Genel Güvenlik güçlerinin daha sonra kontrolünü ele geçirdiği bölgelerde sivillerin evlerini terk etmesine neden oldu.



Almanya, büyükelçilik personelini Tahran'dan sonra Bağdat'tan da çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
TT

Almanya, büyükelçilik personelini Tahran'dan sonra Bağdat'tan da çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)

Alman hükümeti, İran ile savaş nedeniyle Irak'ın başkenti Bağdat'taki büyükelçilik personelini de geri çekerek, geçici olarak ülke dışına yerleştirdiğini duyurdu.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'ya yaptığı ziyaret sırasında dün akşam yaptığı açıklamada, ABD'nin Bağdat'taki Alman büyükelçilik personelinin tahliyesine sağladığı destek için Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio'ya telefonla teşekkür ettiğini söyledi.

Alman Dışişleri Bakanlığı cumartesi günü, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik şiddetli saldırılarının yeniden başlamasının ardından, İran'ın başkenti Tahran'daki Alman büyükelçilik personelini geçici olarak ülke dışındaki güvenli bir yere nakletmişti.

  Rubio, 2 Mart 2026'da Kongre'de (AP)Rubio, 2 Mart 2026'da Kongre'de (AP)

Almanya Dışişleri Bakanlığı, yabancı misyonların güvenliği ile ilgili hususlar çerçevesinde Bağdat'taki personeli korumak için ilave önlemler alındığını duyurdu.

Bakanlık, “çalışanlarımızın güvenliği önceliklidir ve bu nedenle federal hükümetin kriz hücresinde sürekli olarak müzakere edilmektedir” diye vurgulayarak, büyükelçilikle iletişimin kesintisiz devam ettiğini, ancak Bağdat'taki hukuk ve konsolosluk bölümünün gergin güvenlik durumu nedeniyle uzun süredir çok sınırlı bir kapasiteyle çalıştığını belirtti.

Wadephul, akşam saatlerinde Rubio ile telefonla görüşerek Ortadoğu ve Yakın Doğu'daki durumu ele aldıklarını ve özellikle “İran'ın bölge ülkelerine yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarının sona ermesi ve derhal durdurulması gerektiği” konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.

İki bakan, İsrail ve bölgedeki ortaklarının güvenliğinin tehdit altında olduğunu vurgularken, uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçları konusunda da endişelerini dile getirdiler.


Elon Musk'tan rakip yapay zeka patronuna sert yanıt

Elon Musk, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin, şirketinin yapay zekasının bilinç kazanmış olabileceğini söylemesinin ardından "yansıtma" yaptığını iddia etti (AP)
Elon Musk, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin, şirketinin yapay zekasının bilinç kazanmış olabileceğini söylemesinin ardından "yansıtma" yaptığını iddia etti (AP)
TT

Elon Musk'tan rakip yapay zeka patronuna sert yanıt

Elon Musk, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin, şirketinin yapay zekasının bilinç kazanmış olabileceğini söylemesinin ardından "yansıtma" yaptığını iddia etti (AP)
Elon Musk, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin, şirketinin yapay zekasının bilinç kazanmış olabileceğini söylemesinin ardından "yansıtma" yaptığını iddia etti (AP)

Elon Musk, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin şirketinin yapay zeka modellerinin bilinç kazanmış olabileceğini söylemesinin ardından iki kelimelik bir yanıt verdi.

Teknoloji devi, kripto para birimi tabanlı tahmin piyasası Polymarket'ın X'te yayımladığı, "Anthropic CEO'su, Claude'un bilinç kazanmış ya da kazanmamış olabileceğini, modelin kaygı belirtileri göstermeye başladığını söylüyor" diye yazan gönderiye sert bir yanıt verdi.

Musk, yanıt olarak, "Yansıtma yapıyor" diye yazdı.

Polymarket'ın gönderisi, Amodei'nin popüler Claude sohbet botunu üreten şirketin bilinçli yapay zeka modelleri oluşturup oluşturmadığını bilmediğini söylemesinin ardından geldi.

Amodei, New York Times'a verdiği röportajda, "Burada genel olarak ihtiyatlı bir yaklaşım benimsedik. Modellerin bilinçli olup olmadığını bilmiyoruz" dedi.

"Bir modelin bilinçli olmasının ne anlama geldiğinden veya bir modelin bilinçli olup olamayacağından bile emin değiliz. Ancak bunun mümkün olabileceği fikrine açığız" diye devam etti.

Amodei şöyle açıkladı:

Yorumlanabilirlik adı verilen bu alana çok fazla emek harcıyoruz; bu, ne düşündüklerini anlamak için modellerin beyinlerinin içine bakmak.

Ve çağrışım uyandıran şeyler buluyoruz; modellerde kaygı veya benzeri bir kavramla ilişkilendirilen aktivasyonlar ortaya çıkıyor. Metindeki karakterler kaygı yaşadığında ve modelin kendisi bir insanın kaygıyla ilişkilendirebileceği bir durumda olduğunda, aynı kaygı nöronu ortaya çıkıyor.

Amodei'nin Times'a yaptığı bu çarpıcı itiraf, Anthropic'le ABD Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda yapay zeka kullanımı konusunda çatışma yaşanırken geldi.

Amodei daha önce şirketinin, Pentagon'un iç gözetim ve tamamen otonom silahlar üzerindeki güvenlik önlemlerini kaldırma talebini reddettiğini söylemişti.

dfrgt
Amodei, New York Times'a verdiği röportajda, şirketinin yapay zekasının kaygı belirtileri göstermeye başladığını söyledi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump ve yönetim yetkilileri, geçen hafta şirketi "tedarik zinciri riski" diye niteledi. Bu terim daha önce yabancı hasımlar için kullanılıyordu. Bu hamle, Amodei'nin şirket ürünlerinin Amerikalıların kitlesel gözetimi veya otonom silahlar için kullanılabileceği endişeleri üzerine geri adım atmayı reddetmesinin ardından geldi.

Anthropic daha önce, Pentagon'un "yasal olarak geçersiz" diye nitelendirdiği ve daha önce hiçbir Amerikan şirketine karşı kamuoyunda uygulanmamış bir eylemde bulunması halinde dava açacağına dair söz vermişti.

Anthropic, savunma sanayi şirketleriyle önemli ortaklıklarını kaybetmiş olsa da yapay zeka şirketi, insanların ahlaki duruşuna destek vermesiyle geçen hafta tüketici indirmelerinde büyük artış yaşadı.

Anthropic, bu hafta her gün bir milyondan fazla kişinin Claude'a kaydolduğunu ve Apple App Store'da 20'den fazla ülkede OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ını geride bırakarak en popüler yapay zeka uygulaması olduğunu duyurdu.

Independent Türkçe


İran’da Mücteba Hamaney dönemi başlarken ülke ‘sürprizler’ vaat etti

Dün Tahran'ın kalbindeki İnkılap Meydanı'nda yeni Dini Lider Mücteba Hamaney'e desteklerini göstermek için bir araya gelen İranlılar (AP)
Dün Tahran'ın kalbindeki İnkılap Meydanı'nda yeni Dini Lider Mücteba Hamaney'e desteklerini göstermek için bir araya gelen İranlılar (AP)
TT

İran’da Mücteba Hamaney dönemi başlarken ülke ‘sürprizler’ vaat etti

Dün Tahran'ın kalbindeki İnkılap Meydanı'nda yeni Dini Lider Mücteba Hamaney'e desteklerini göstermek için bir araya gelen İranlılar (AP)
Dün Tahran'ın kalbindeki İnkılap Meydanı'nda yeni Dini Lider Mücteba Hamaney'e desteklerini göstermek için bir araya gelen İranlılar (AP)

İran, yeni Dini Lideri Mücteba Hameney yönetimindeki yeni dönemin başlamasıyla, askeri ve siyasi söylemlerini sertleştirerek ‘çok sayıda sürpriz’ vaadinde bulundu.

Öte yandan Ali Hamaney’in oğlunun seçilmesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getiren ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın ‘ciddi bir hata yaptığını’ düşündüğünü belirtti. Savaşın onuncu gününde saldırıların kapsamı genişlerken İsrail ordusu balistik füze tesisleri ve fırlatma rampalarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

İran da dün sabah saatlerinde İsrail'e yönelik roketli saldırılarına devam etti ve bunun yeni Dini Liderin göreve gelmesinden bu yana ilk saldırı olduğu açıklamasında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da savaşın İran'ın füze kapasitesini, füze fabrikalarını ve donanmasını yok etmeyi hedeflediğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Rubio’nun açıklamalarına verdiği yanıtta dokuz günlük savaş sırasında petrol fiyatlarının iki katına çıktığını söyledi. Ülkesinin ‘tüm senaryolara hazırlıklı’ olduğunu belirten Arakçi, İran’ın ‘çok sayıda sürpriz’ hazırladığını vurguladı.

Diğer taraftan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, savaşın petrol fiyatlarını tarihi seviyelere çıkarabileceği ve küresel bir resesyon olasılığını artırabileceği uyarısında bulunurken, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, mevcut savaşta Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin imkansız hale geldiğini söyledi.

Öte yandan, devletin askeri ve siyasi kurumları hiç vakit kaybetmeden İran’ın üçüncü Dini Lideri Mücteba Hamaney’e bağlılıklarını ilan etti. İktidar kurumlarının binlerce destekçisi, özellikle Tahran’ın kalbindeki İnkılap Meydanı'na ve sokaklara dökülerek Mücteba Hamaney’e sadakatlerini ilan etti.