Ben Gurion füzesinden sonra İran ile yüzleşme Yemen'de mi yoksa Gazze'de mi olacak

ABD ve İsrail savunma sistemlerinin füzeyi engelleme girişimlerinin maliyeti 7 milyon doları aştı

İsrail güvenlik güçleri, Husi füzesinin düşmesinin ardından Ben Gurion Havalimanı'nın dışında bir yolun yakınındaki çukuru inceliyor (AFP)
İsrail güvenlik güçleri, Husi füzesinin düşmesinin ardından Ben Gurion Havalimanı'nın dışında bir yolun yakınındaki çukuru inceliyor (AFP)
TT

Ben Gurion füzesinden sonra İran ile yüzleşme Yemen'de mi yoksa Gazze'de mi olacak

İsrail güvenlik güçleri, Husi füzesinin düşmesinin ardından Ben Gurion Havalimanı'nın dışında bir yolun yakınındaki çukuru inceliyor (AFP)
İsrail güvenlik güçleri, Husi füzesinin düşmesinin ardından Ben Gurion Havalimanı'nın dışında bir yolun yakınındaki çukuru inceliyor (AFP)

Emel Şehade

Pazar günü Yemen'den fırlatılan ve düşürülme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Tel Aviv'deki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'na düşen balistik füze, İsrail açısından yeni bir meydan okuma oluşturdu. İsrail'in vekil diye adlandırdığı güçlerin kabiliyetlerinin desteklenmesinde ve güçlendirilmesinde merkez eksen olduğu için İran'a karşılık verilmesi yönündeki artan çağrıların gölgesinde, karar vericileri, durumu değerlendirmek ve bu olayla başa çıkmanın yollarını bulmak için acil görüşmeler yapmaya zorladı.

cdf
İsrail acil servisleri, füzenin düşmesinin ardından Ben Gurion Havalimanı dışındaki bir yolu boşalttı (AFP)

Güvenlik yetkilileri, Yemen'deki Husilerin, İsrail'e yönelik devam eden ve kuzeyden merkeze ve Kudüs’e kadar milyonlarca insanın üç gün boyunca güvenli odalarda ve sığınaklarda kalmasına neden olan füze saldırılarının ardından bugün Tel Aviv için önemli bir tehdit oluşturduğuna inanıyor. Üç gün boyunca devam eden saldırılar pazar sabah saatlerinde ne Amerikan “THAAD” sisteminin ne de İsrail’in “Arrow” sisteminin düşürmeyi ve verdiği zararı engellemeyi başaramadığı balistik füzenin düşüşüyle zirveye ulaştı. Sekiz İsraillinin yaralanmasına neden olan füze, havalimanı alanında ve yolcu terminalinde hasara yol açtı. Bu durum, bir Hint havayolu şirketine ait uçak dahil olmak üzere, uçakların iniş yapamadan geldikleri ülkelere geri dönmelerine neden oldu. Bazıları da olağanüstü hâl kaldırılıp hava trafiği yeniden başlayana kadar havalimanın uzağında uçmaya devam etti.

Bu sürede bazı yabancı havayolu şirketlerinin, bugün yapılması planlanan uçuşlar da dahil olmak üzere İsrail'e uçuşlarını askıya aldıklarını duyurmaları, İsrail'de büyük bir kaosa neden oldu.

Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı İsrael Katz, bu füzeye karşılık verecekleri tehdidinde bulundular. Bu arada, güvenlik güçlerinden yetkili kaynaklar, füzenin, İsrail'in Husilere karşılık vermesine ilişkin tüm kısıtlamaları ortadan kaldırdığı değerlendirmesinde bulundular. Netanyahu, bakanların ve güvenlik birimleri başkanlarının katılacağı acil toplantı çağrısı yaptı ve ABD ile koordinasyon halinde Husilere güçlü bir yanıt verilmesine ilişkin senaryo masaya yatırıldı. Güvenlik kaynakları, füze saldırısının ardından “İsrail'in Husilere veya onları finanse eden ve destekleyen İran'a vereceği herhangi bir karşılık konusunda artık herhangi bir kısıtlama olmadığını” söyledi. “Böyle bir karşılık için herhangi bir destek beklemeyeceğiz ve İsrail, Husilere bizzat karşılık verecektir” ifadeleri kullanıldı.

Bakan İsrael Katz, Washington ile yapılan istişareler ışığında kısa bir açıklama yapmakta gecikmedi. İsrail'in kendisine zarar veren herkese yedi katı karşılık vereceğini yineledi, ancak bu karşılığın Yemen'e mi, İran'a mı yönelik olacağını belirtmedi. Ama birden fazla yetkili, İran'a zarar verilmemesi halinde, Husilerin Yemen'de ve çeşitli cephelerde artan tehditlerinin devam edeceğine inanıyor.

Netanyahu hükümeti füzeye nasıl karşılık vereceğini görüşürken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 12 Mayıs'ta İsrail'i ziyaret edeceği ortaya çıktı. Bu da karşılık verme kararının Hegseth’in ziyaretine kadar değerlendirme ve hazırlık aşamasında kalmasını sağlayabilir.

Washington'un İsrail'e yönelik tehlikeyi önleyememesi

Havalimanı saldırısına ilk tepkiyi veren isim Resmi Kamp Partisi’nin lideri, eski savunma bakanı Benny Gantz oldu. Gantz, füzelerin fırlatılmasından Yemen'in değil, İran'ın sorumlu olduğunu savundu. Tahran'a karşılık vermekte gecikilmemesi ve “füze damlaması” olarak nitelediği konumda kalınmaması çağrısında bulundu.

Gantz'a göre, “Düşmanı caydırmak ve İsrail’in güvenliğini korumak için sadece vekillere değil, aynı zamanda İran'a doğrudan bir karşılık verilmeli.”

İsrail, Husilere karşı askeri operasyon yürüten ve yüzlerce hedefi vuran Washington ile koordinasyon halinde, son iki ayda Yemen'den kendisine atılan 27 balistik füzeye karşılık vermeme sözüne bağlı kaldığından, Gantz'ın sözleri, füze saldırısını İran'a yönelik tehditlerini gerçekleştirmek ve güçlü askeri saldırılar düzenlemek için fırsat olarak gören birçok kesimden destek aldı.

Güvenlik ve askeri yetkililerin ilk değerlendirmesi, ABD’nin askeri operasyonunun İsrail'e füze veya insansız hava aracı fırlatılmasını engellemede başarılı olmadığı yönünde. Bu nedenle Washington ile koordinasyonun ardından İsrail'in vereceği karşılık konusu masaya yatırıldı.

Güvenlik birimleri, bir İsrail raporuna dayanarak, ABD'nin Yemen'e yönelik saldırılarının, özellikle silah depolarını hedef almasının yanı sıra, İran'dan Yemen'e insansız hava araçları ve füze kaçakçılığını önlemesinin sonrasında, Husi füze saldırılarının sıklığının arttığı tahmininde bulunuyorlar. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre rapor, “bu iki nedenden dolayı Husiler saldırıya uğramadan önce füze ve insansız hava araçlarını fırlatmakta acele ediyorlar. Bunu gündüz yapıyorlar, çünkü gece ABD'nin füzenin fırlatıldığı noktayı ve alevlerini tespit edip yüksek doğrulukla vurması daha kolay” olduğunu belirtti.

Güvenlik kaynaklarının aktardığına göre raporda, “Amerikan harekâtı çok etkili, ancak Husiler hâlâ füze fırlatma kabiliyetine sahipler ve büyük miktarlarda füze fırlatmayı başarıyorlar. Bunların çoğu İsrail'e varmadan önce engelleniyor veya düşürülüyor, ancak bugün atılan füze, yarattığı hasar ve iki savunma sisteminin de kendisini düşürememesine yol açan özel yapısı nedeniyle bir dönüm noktası niteliği taşıyor” ifadeleri yer aldı.

Hava ve deniz ablukası

İsrail güvenlik birimlerinin havalimanı saldırısı sonrası endişesi, Husilerin Kızıldeniz'in girişindeki Bab’ul Mendeb Boğazı'nda gerçekleştirdiği eylemler sonrası İsrail'e uyguladığı deniz ablukasının ardından, İsrail'e hava ablukası uygulama hedefinde de başarıl olması.

Güvenlik güçlerinin ilk adımı, THAAD ve Arrow-3 sistemlerinin füzeyi düşürmede başarısız olma nedenlerini araştırmaya başlamak oldu. Hava savunma sisteminin eski komutanı, yedek Albay Tzvika Yachimovich, THAAD sisteminin varlığına ve Amerikan askerleri ile uzmanlarının İsrail askerlerine füzeleri düşürme konusunda destek vermesine rağmen, İsrail’in henüz tam bir savunmayı garantileyebilmiş olmadığını söyledi.

“İsrail'in en stratejik bölgesi olan havalimanına füze düşmesi büyük bir başarısızlık. En az 300 kilogram patlayıcı taşıyan devasa bir füzeden bahsediyoruz. Hava savunma sistemleri birkaç katmandan oluşsa da bunun engellenememesi kapsamlı bir inceleme ve araştırma gerektiriyor” dedi.

zdvfgthy
İsrail, ABD'den Tel Aviv'i korumak için ikinci bir batarya göndermesini istedi, ancak bu talebe henüz yanıt verilmedi (Reuters)

Yachimovich'e göre uyarı ağının başarısı bir felaketi önledi. “Füze düşmeden birkaç dakika önce uyarı ağı, iniş yapmak üzere olan üç uçağı bilgilendirebildi. Bu başlı başına çok önemli bir husus, zira bu uçaklar tehlike noktasında olabilirlerdi ve iniş noktasına ulaşmamaları güvende olmalarını sağladı” diye ekledi.

Yedek Tümgeneral Amos Gilad ise füze saldırısının engellenememesinin ciddi bir soruşturma gerektirdiğini belirterek, verilecek herhangi bir karşılıkta aceleci davranılmaması çağrısında bulundu.

Gilad, İsrail’in bir saldırı düzenlemesi konusunda Washington ile koordinasyonun sağlanması olasılığını dışlamıyor ve “Amerikalıların Yemen'de şimdiye kadar katıldıkları en büyük operasyona katıldıklarına ve bu nedenle kesinlikle biraz kısıtlandıklarına” inanıyor.

Ancak Gilad, diğer güvenlikçiler, politikacılar ve askeri isimler gibi, füze saldırısının sonuçlarının ciddiyetine rağmen, karar vericilerin yeniden Gazze operasyonuna odaklanabileceklerini düşünüyor. “İster İran ister Yemen’e karşı her şeyi bağlamına oturtmak lazım ama önemli olan beklenen kararın pazartesi günü sabah (bugün) alınmasıdır. Eğer ordu Gazze'ye büyük çaplı bir operasyon başlatacaksa, rehinelerin hayatlarının riske atılması endişesi ve korkusu bulunuyor. Aynı zamanda bu operasyonun İran'a veya Yemen'e yönelik bir saldırı ile aynı anda uygulanması da zor olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Birden fazla habere ve bir hava savunma yetkilisine göre, iki savunma sisteminin havalimanına düşen füzeyi engelleme maliyeti 7 milyon doları aştı.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.           



Kolombiya'da askeri uçak kazasında en az 66 kişi hayatını kaybetti

Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)
Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)
TT

Kolombiya'da askeri uçak kazasında en az 66 kişi hayatını kaybetti

Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)
Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)

Kolombiya'nın güneyinde kalkış sırasında 125 kişiyi taşıyan bir askeri uçak düştü ve 66 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre C-130 Hercules tipi nakliye uçağı, Ekvador ile güney sınırına yakın Putumayo eyaletindeki Puerto Leguizamo'dan kalktıktan kısa bir süre sonra düştü. Uçakta 125 kişi bulunuyordu ve yetkililer kazanın nedenlerini araştırmak üzere soruşturma başlattı.

Askeri kaynaklara göre, olayda 58 asker, 6 hava kuvvetleri personeli ve 2 polis hayatını kaybetti.

Bu kaza, Kolombiya Hava Kuvvetleri'nin yakın tarihinin en ölümcül kazalarından biri.

Yerel medyada yer alan görüntülerde, kurtarma ekipleri hayatta kalanları ararken uçağın enkazının hala alevler içinde olduğu görüldü.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, "olmaması gereken korkunç bir olay" için üzüntüsünü dile getirerek, askeri filonun modernizasyonunun gerekliliğinden bahsetti, ancak bunun olayla bir bağlantısı olup olmadığını belirtmedi.

Savunma Bakanı Pedro Sánchez, olaydan sonra "derin üzüntüsünü" dile getirdi. Sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "askeri birliklerin olay yerinde olduğunu" belirten Sánchez, "kazanın nedeninin henüz doğrulanmadığını" ancak "yasa dışı unsurlar tarafından saldırı olduğuna dair herhangi bir belirti bulunmadığını" ifade etti.

X platformunda yaptığı açıklamada, "Uçağın alev alması sonucu, askerlerin taşıdığı mühimmatın bir kısmı patladı" dedi. "Bu, sosyal medyada dolaşan bazı videolarda duyduklarımızla tutarlı" diye ekledi.

Son haftalarda Kolombiya ve Ekvador ordularının uyuşturucu kartelleri ve milislerle mücadele etmeye çalıştığı bu istikrarsız sınır bölgesinde yoğun askeri faaliyetler yaşanıyor.

Bu, Güney Amerika'da bir aydan kısa bir süre içinde C-130 Hercules uçağıyla ilgili ikinci olay. 27 Şubat'ta Bolivya ordusuna ait bir nakliye uçağı düşmüş ve en az 24 kişi hayatını kaybetmişti.

C-130 Hercules, Amerikan şirketi Lockheed Martin tarafından üretiliyor. Asfaltlanmamış pistlerden kalkış yapabilme özelliğiyle bilinen bu uçak, dünya çapında ordular tarafından yaygın olarak kullanılıyor ve asker ve araç taşıyabiliyor.


Almanya işçi eksiğini kapatmak için yüzünü Hindistan'a döndü

Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
TT

Almanya işçi eksiğini kapatmak için yüzünü Hindistan'a döndü

Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)

Yaşlanan nüfusu ve düşük doğum oranlarıyla kalifiye işçi sıkıntısı çeken Almanya, pek çok alanda çalışana ihtiyaç duyuyor. 

Kasaplık, inşaat, fırıncılık ve çocuk bakımı gibi farklı alanlarda çalışan kişilerin emekli olmasıyla gözler Hindistan'dan gelecek işçilere çevrildi. 

2023'te en fazla nüfusa sahip ülke unvanını Çin'den devralan Hindistan, Almanya'ya da işçi sağlıyor. 

BBC, 2022 sonbaharında Magic Billion adlı bir istihdam şirketinin 13 stajyer kasapla Freiburg'da başlattığı girişimin büyüdüğünü aktarıyor.

Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısının aktardığına göre artık 200 kişi bu sektörde çalışıyor. 

2022'de Almanya'yla Hindistan arasında imzalanan göç anlaşması, Asya ülkesinden gelenlere çalışma vizesinde kolaylık sağladı. 

2015'te 23 bin 320 olan Hintli işçi sayısı, 2024'te 136 bin 670'e yükseldi. 

2024 sonunda Hindistan pasaportlulara ayrılan çalışma vizesi kotası 20 binden 90 bine çıkarıldı.

Daha yüksek maaşlar, iş güvenliği ve cazip kariyer fırsatları Hintlileri cezbediyor.

21 yaşındaki Anakha Miriam Shaji, ilk kez ülkesi dışına çıkıp Almanya'ya geldiğini anlatıyor:

Dünyayı görmek istedim. Yaşam standartlarımın yükselmesini ve sosyal güvenceye sahip olmak istedim.

20 yaşındaki fırıncı çırağı Ishu Gariya, liseyi bitirdikten sonra Almanya'ya geldiğini ve bölgenin temiz havasını sevdiğini söylüyor:

Burada maaşlar yüksek. Aileme maddi destekte bulunabiliyorum.

Almanya'daki işverenler de durumdan memnun. 

BBC, 2002'de 19 bin olan kasap sayısının 2021'de 11 bini dahi bulmadığını bildiriyor. Almanya'daki gençlerin rağbet göstermediği bu mesleğe Hintliler sarılıyor. 

Bertelsmann Vakfı'nın 2024'te yaptığı bir araştırmaya göre Almanya'nın her yıl 288 bin yabancı işçiyi ülke ekonomisine katması gerekiyor. Aksi takdirde 2040'a gelindiğinde işgücü arzında yüzde 10'luk bir daralma yaşanacak. 

Independent Türkçe, BBC, DW


Eve düşen göktaşı çatıyı deldi

Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)
Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)
TT

Eve düşen göktaşı çatıyı deldi

Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)
Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)

ABD'nin Teksas eyaletinde bir kadın, Houston şehri üzerinde şiddetli bir patlama duyulmasının ardından evinin çatısını delerek içeri göktaşı düştüğünü söyledi.

Sherrie James, cumartesi günü ağır bir uzay kayasının çatıyı delip kızının yatak odasının tavanını da parçalayarak içeri girmesiyle şaşkına döndü.

Houston bölgesinde birçok kişi şiddetli bir patlama ve ışık parlamasına tanık oldu. Brenham İtfaiyesi, görgü tanıklarının "gökyüzünde yeşil bir ışık parlaması gördüğünü" ve bunun "muhtemelen bir göktaşı" olabileceğine dair yapıldığını belirtti.

James, Fox 26 Houston'a, "Taşı gördüm ve aklıma gelen ilk şey bunun bir göktaşı olduğuydu" diye konuştu. 

Çok ağır ve normal bir taşa ya da başka bir şeye benzemiyor... Sadece ağırlığından bile bir şeylerin farklı olduğu anlaşılıyor.

James ayrıca taşın tavanda delik açıp yerde izler bıraktığını, yani büyük bir kuvvetle düştüğünü belirtti.

Yerel itfaiye yetkilileri daha sonra James'in şüphelerini doğrulayarak, yakınlarda bir meteorun patladığını ve parçalarının havaya saçıldığını söyledi.

NASA bile devreye girerek cumartesi günü Houston'ın kuzeybatısına yaklaşık 90 cm çapında bir meteor parçasının düştüğünü doğruladı.

X'te yayımlanan gönderide NASA, meteorun Houston'ın kuzeybatısındaki Stagecoach'un yaklaşık 80 km yukarısında görünür hale geldiğini ve saatte yaklaşık 56 bin km hızla güneydoğu yönünde hareket ettiğini belirtti.

NASA, meteorun Cypress Station'ın hemen batısındaki Bammel'in yaklaşık 47 km yukarısında parçalandığını söyledi.

NASA, "Yaklaşık bir ton ağırlığında ve 90 cm çapındaki meteorun parçalanması, bölgedeki bazı kişiler tarafından duyulan patlamalar yaratan bir basınç dalgası oluşturdu. Doppler hava radarı ayrıca Willowbrook ve Northgate Crossing arasında göktaşlarının oluştuğunu gösterdi" dedi.

Teksas'ın güneydoğusunda bir sürücü tarafından çekilen ve KHOU tarafından paylaşılan görüntülerde, gökyüzünden parlak bir ışık noktasının düştüğü görülüyor.

Independent Türkçe