Michelle Obama neden terapiye gittiğini açıkladı

Michelle Obama, Barack'la boşanacakları yönündeki söylentilere yanıt verdikten sonra terapiye gittiğini açıkladı (AP)
Michelle Obama, Barack'la boşanacakları yönündeki söylentilere yanıt verdikten sonra terapiye gittiğini açıkladı (AP)
TT

Michelle Obama neden terapiye gittiğini açıkladı

Michelle Obama, Barack'la boşanacakları yönündeki söylentilere yanıt verdikten sonra terapiye gittiğini açıkladı (AP)
Michelle Obama, Barack'la boşanacakları yönündeki söylentilere yanıt verdikten sonra terapiye gittiğini açıkladı (AP)

Eski First Lady Michelle Obama, hayatının bir sonraki aşamasına geçişine yardım etmesi için terapi gördüğünü açıkladı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama'yla 1992'den beri evli olan 60 yaşındaki Michelle Obama'nın, Demokrat Partili isimden 26 yaşındaki Malia ve 23 yaşındaki Sasha olmak üzere iki kızı var.

Obama geçen ay, eşinin Jimmy Carter'ın cenazesine ve Donald Trump'ın ikinci başkanlık yemin törenine tek başına katılmasının ardından Barack'la boşanacakları yönündeki söylentilere yanıt vermek zorunda kalmıştı.

The Jay Shetty Podcast'te konuşan eski First Lady, mevcut zihinsel durumuyla ilgili "Hayatımın bu aşamasında, şu anda terapideyim çünkü geçiş dönemindeyim, anlıyor musunuz?" dedi.

Obama "60 yaşındayım, hayatımda gerçekten zor bir dönemi aileme bir şey olmadan tamamladım. Yuvam boş kaldı, biliyorsunuz, kızlarım hayata atıldı" dedi.

Çocukları yetişkin olup ilk kez evden ayrıldığında ebeveynlerin yaşadığı kayıp duygularına "boş yuva" sendromu adı veriliyor.

2021'de Harvard'dan mezun olan Malia Obama, TV senaryo yazarı olarak çalışıyor. Sasha ise 2023'te Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden mezun oldu ve yüksek öğrenimine devam ediyor.

Obama, kamu görevinden ayrılması ve çocuklarının tamamen büyümesinin, kendisini "yaptığı her seçimin tamamen ona ait olduğu" bir durumda bıraktığını söyledi.

Bunu "Artık 'Çocuklarımın buna ihtiyacı var' ya da 'Eşimin buna ihtiyacı var' ya da 'Ülkenin buna ihtiyacı var' gibi bir bahanem yok" diye açıkladı.

Dolayısıyla bir sonraki aşamaya hazırlanmak için bu ayarı yapıyorum çünkü bunun benim için hayatta bambaşka bir evre olduğuna inanıyorum. Ve artık bunu bilecek bilgeliğe sahibim; bunu yaparken gidip biraz danışmanlık alayım diyorum.

Başkalarını da terapiyi denemeye teşvik eden Obama şöyle ekledi:

Ben terapi savunucusuyum. Herkesin elinden gelen en iyi şekilde kendi yöntemini bulması gerekiyor.

Bu sözleri, Obama'nın geçen ay Sophia Bush'un Work in Progress podcast'ine katılarak evliliğiyle ilgili söylenenler hakkında konuşmasının ardından geldi.

Eski First Lady, "Kadınlar olarak insanları hayal kırıklığına uğratmamaya çabaladığımızı düşünüyorum" demişti.

Yani öyle ki, bu yıl insanlar kendim için bir seçim yaptığımı bile idrak edemedi ve eşimle boşanacağımızı varsaymak zorunda kaldı.

"Yetişkin bir kadın kendi başına bir dizi karar almış olamaz, değil mi?" diye eklemişti. 

Ama toplumun bize yaptığı bu. Aslında sonunda 'Ben ne yapıyorum? Bunu kimin için yapıyorum?' diyoruz ve eğer bu, başkalarının yapmamız gerektiğini düşündüğü bir tür klişeye uymuyorsa, o zaman olumsuz ve korkunç bir şey damgası yiyor.

Independent Türkçe



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.