ABD, göçmenleri askeri uçaklarla Libya'ya göndermeyi planlıyor

Libyalılar 28 Nisan 2025'te Trablus'un Şehitler Meydanı'nda yürüyor. Trump yönetimi bölünmüş ülkeye göçmen göndermeyi planlıyor (AFP)
Libyalılar 28 Nisan 2025'te Trablus'un Şehitler Meydanı'nda yürüyor. Trump yönetimi bölünmüş ülkeye göçmen göndermeyi planlıyor (AFP)
TT

ABD, göçmenleri askeri uçaklarla Libya'ya göndermeyi planlıyor

Libyalılar 28 Nisan 2025'te Trablus'un Şehitler Meydanı'nda yürüyor. Trump yönetimi bölünmüş ülkeye göçmen göndermeyi planlıyor (AFP)
Libyalılar 28 Nisan 2025'te Trablus'un Şehitler Meydanı'nda yürüyor. Trump yönetimi bölünmüş ülkeye göçmen göndermeyi planlıyor (AFP)

Reuters'ın haberine göre Trump yönetimi, göçmenleri askeri uçakla Libya'daki gözaltı merkezlerine göndermeyi planlıyor.

The New York Times'a konuşan yetkililer, uçağın çarşamba günü kadar erken kalkabileceğini söyledi. Uçuşta yer alacak kişilerin uyrukları henüz belli değil.

Libya'da şiddetli çatışmalar var ve insan hakları grupları, ülkedeki göçmen gözaltı merkezlerini "korkunç" ve "içler acısı" diye niteliyor.

Bu girişim, Trump yönetiminin göçmenleri ABD'ye girmekten caydırmaya ve ülkede yasadışı olarak bulunanlara, zor koşullara sahip ülkelere gönderilebilecekleri mesajını vermeye çalıştığı dönemde geldi.

Yine de uçuş, yasal, lojistik ya da diplomatik kısıtlamalar nedeniyle gerçekleşmeyebilir. Yönetim daha önce de bir grup Venezuelalıyı El Salvador'a gönderdiği için sert tepkiyle karşılaşmıştı. Bu kişiler teröristlere ayrılmış bir hapishanede tutuluyor.

Dışişleri Bakanlığı, "suç, terörizm, patlamamış kara mayınları, iç karışıklık, insan kaçırma ve silahlı çatışmalar" nedeniyle Amerikan halkına Libya'ya gitmemeyi tavsiye ediyor.

Ülke, uzun yıllar diktatörlük yapan Muammer Kaddafi'nin 2011'de devrilmesinden bu yana yıllardır süren iç savaşla karşı karşıya ve hâlâ bölünmüş durumda. Birleşmiş Milletler'in tanıdığı hükümet Libya'nın batısını Trablus'tan yönetiyor. Aynı zamanda doğu, ülkenin petrol sahalarının çoğunu kontrol eden savaş lordu Halife Hafter liderliğindeki hükümet tarafından yönetiliyor.

ABD'nin Trablus'taki hükümetle sadece resmi ilişkisi var ama bu Hafter'in oğlu Saddam'ın geçen hafta Washington'ı ziyaret etmesini ve birkaç Trump yetkilisiyle görüşmesini engellemedi. Trump'ın Beyaz Saray'daki ilk döneminde Hafter'le dostane bir ilişkisi vardı.

Libya, Avrupa'ya gitmeye çalışan göçmenler için merkez niteliğinde. Ülkede mülteciler ve göçmenler için çok sayıda gözaltı tesisi var. Uluslararası Af Örgütü, 2021 tarihli raporunda bu tesislerin "erkeklere, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel şiddet" kanıtlarıyla "korkunç" bir "cehennem manzarası" oluşturduğunu belirtmişti.

Öte yandan Küresel Gözaltı Projesi, Libya'da tutulan göçmenlerin "fiziksel kötü muamele ve işkencenin" yanı sıra zorla çalıştırma ve köleliğe maruz kalabileceğini açıklamıştı.

Dışişleri Bakanlığı geçen sene yıllık raporunda ülkedeki gözaltı merkezlerindeki "sert ve hayati tehlike oluşturan" koşullara işaret etmişti. Raporda göçmenlerin "göçmenlik mahkemelerine ya da yasal süreçlere erişimlerinin olmadığı" belirtilmişti.

Carnegie Endowment for International Peace'de Libya uzmanı olan Frederic Wehrey, The Times'a şunları söyledi:

Bu göçmen hapishanelerinde bulundum ve burası göçmenler için uygun bir yer değil. Savunmasız birini atmak için korkunç bir yer.

Independent Türkçe



Arjantin Cumhurbaşkanı, sosyalizm kanserine karşı uluslararası bir koalisyon kurma planlarını açıkladı

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
TT

Arjantin Cumhurbaşkanı, sosyalizm kanserine karşı uluslararası bir koalisyon kurma planlarını açıkladı

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, "özgürlük ideallerini benimsemeyi" ve "sosyalizm kanseriyle" mücadele etmeyi amaçlayan yeni bir blok oluşturmak için diğer Latin Amerika ülkeleriyle birlikte çalıştığını söyledi.

CNN’de çarşamba günü yayınlanan röportajında aşırı sağcı başkan, "Henüz adını koymadık, ancak birlikte çalıştığımız on ülkelik bir grup var" dedi, ancak hangi ülkeler olduğunu belirtmedi.

sfrgt
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, partisinin ara dönem kongre seçimlerindeki ezici zaferini kutluyor (AFP)

Milei, bloğun "21. yüzyıl sosyalizmi ya da uyanış hareketi gibi çeşitli biçimleriyle sosyalizm kanseriyle" mücadele edeceğini ifade etti.

Arjantin Devlet Başkanı son aylarda, Santiago Pena (Paraguay), Nayib Bukele (El Salvador) ve Nasri Asfura (Honduras) gibi bölgedeki diğer liderlerle yakın ilişkiler sergiledi.

Bölge dışında ise Donald Trump (Amerika Birleşik Devletleri), Binyamin Netanyahu (İsrail), Viktor Orban (Macaristan) ve Georgia Meloni (İtalya) gibi liderlerle ittifaklar kurma arzusunu defalarca dile getirdi.


Kuzey Kore lideri, kızıyla birlikte ilk kez aile mozolesini ziyaret etti

Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)
Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)
TT

Kuzey Kore lideri, kızıyla birlikte ilk kez aile mozolesini ziyaret etti

Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)
Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)

Kuzey Kore devlet medyasının bugün yayınladığı fotoğraflara göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Yeni Yıl Günü'nde ilk kez kızı Ju-ae ile birlikte, babası ve dedesine adanmış aile mozolesini ziyaret etti.

Güney Kore'nin Yonhap haber ajansı, Kim Jong-un'un dün Kumsusan Güneş Sarayı'nı ziyaret ettiğini bildirdi. Ziyarette kendisine eşi ve üst düzey parti ve hükümet yetkilileri eşlik etti.

Kore Merkez Haber Ajansı şunları bildirdi: “Tüm ziyaretçiler, büyük Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin (Kuzey Kore) ebedi refahı ve kalkınması için kutsal davayı gerçekleştirmek ve halkın refahını artırmak için ön saflarda sorumluluklarını ve görevlerini yerine getireceklerini, Kim Jong-un'un fikirlerine ve liderliğine eşsiz bir sadakatle bağlı kalacaklarını kesin olarak taahhüt ettiler.”


Zohran Mamdani, eski New York belediye başkanının İsrail'i desteklemek amacıyla imzaladığı kararnameleri iptal etti

Zohran Mamdani (Reuters)
Zohran Mamdani (Reuters)
TT

Zohran Mamdani, eski New York belediye başkanının İsrail'i desteklemek amacıyla imzaladığı kararnameleri iptal etti

Zohran Mamdani (Reuters)
Zohran Mamdani (Reuters)

Zohran Mamdani, New York belediye başkanlığı görevindeki ilk gününde, selefi Eric Adams’ın yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldıktan sonra çıkardığı tüm idari emirleri iptal eden bir kararnameye imza attı. İptal edilen kararlar arasında, Adams tarafından İsrail'i desteklemek amacıyla sunulan iki düzenleme de yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre, Adams’ın geçen ay imzaladığı ve belediyeye bağlı kurumların İsrail’i boykot etmesini ya da İsrail’den yatırımlarını çekmesini yasaklayan karar ile haziran ayında kabul edilen ve bazı İsrail karşıtı eleştirileri antisemitizmle eş tutan geniş kapsamlı antisemitizm tanımı yürürlükten kaldırıldı. Söz konusu tanım, İsrail’in etnik-dini karakterine yönelik eleştirileri de antisemitizm kapsamına alıyordu.

Buna karşın Mamdani, Adams tarafından mayıs ayında kurulan Antisemitizmle Mücadele Ofisi’ni kapatmadı.

Ancak eski belediye başkanı Adams ile Mamdani’nin adaylığına karşı çıkan ve yeni başkanın niyetlerine şüpheyle yaklaşan bazı muhafazakâr eğilimli Yahudi liderler, alınan kararları sert şekilde eleştirdi.

Brooklyn’i temsil eden Cumhuriyetçi Meclis Üyesi Inna Vernikov, dün gece sosyal medyada yaptığı paylaşımda, iptal edilen kararlardan birinin ‘kendi kaderini tayin hakkına inanan Yahudileri ayrımcılıktan koruduğunu’ savundu. Vernikov ayrıca, ‘Belediye Başkanı’nın teşvikiyle Hamas yanlısı Yahudi düşmanlarının geldiğini’ ileri sürdü.

Adams’ın kararları, imzalandıkları dönemde de tartışmalara yol açmış ve birçok kişi tarafından halefinin önünü kesmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilmişti. New York Sivil Özgürlükler Birliği Direktörü Donna Lieberman, her iki kararın da belediye başkanı ve destekçilerinin katılmadığı görüşleri bastırmaya yönelik ‘umutsuz bir çaba’ olduğunu söyledi. Lieberman, özellikle kararlardan birinin yalnızca birkaç hafta önce çıkarıldığına dikkat çekerek, yeni belediye başkanının bu düzenlemeleri iptal etmesinin şaşırtıcı olmadığını ve olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.

Lieberman, söz konusu kararların ve benzerlerinin, ABD Anayasası’nın Birinci Değişikliği ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünü kısıtladığını vurgulayarak, ifade özgürlüğü hakkının görüşe bağlı olmadığını, bunun İsrail veya Gazze hakkında yapılan açıklamalar ile bu çatışmaya ilişkin siyasi faaliyetler ve diğer tüm siyasi meseleler için geçerli olduğunu belirtti.

tryuı
Zohran Mamdani (AFP)

Mamdani’nin Demokrat Parti’nin belediye başkanlığı ön seçimlerinde ve ardından yapılan yerel seçimlerde elde ettiği zaferler, İsrail’e yönelik açık eleştirileri nedeniyle birçok Yahudi arasında endişe yarattı. Buna karşılık New York’taki çok sayıda Yahudi seçmen ise kampanyasının kendilerini motive ettiğini belirterek Mamdani’ye destek verdi ve Ortadoğu’ya ilişkin görüşlerinin kendilerini rahatsız etmediğini ifade etti.

Mamdani, ABD’nin en büyük Yahudi nüfusuna ev sahipliği yapan New York’ta seçilmiş bir yetkili için daha önce alışılmadık sayılabilecek sertlikte İsrail eleştirileri yöneltti. İsrail’i ‘apartheid devleti’ olarak niteleyen Mamdani, ülkenin siyasi ve hukuki sisteminde Yahudilere ayrıcalık tanımak yerine tüm dinlere mensup yurttaşlara eşit haklar sağlaması gerektiğini savundu. Ayrıca, İsrail’i ekonomik olarak tecrit etmeyi amaçlayan Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) hareketine destek verdi.

Kendisine oy veren Yahudi seçmenler, Mamdani’nin İsrail konusundaki görüşlerinin ve Filistinlilere yönelik uygulamalara sert muhalefetinin kendi düşüncelerini yansıttığını dile getirirken, bazı kesimler ise İsrail’e yaklaşımı ve New York’taki Yahudilerin güvenliğine ilişkin tutumu konusunda endişelerini korudu.

Mamdani ise seçim kampanyası boyunca New York’taki Yahudilerin güvenliğini koruma ve kente yaptıkları katkıları onurlandırma taahhüdünü defalarca yineledi.

Dün düzenlenen basın toplantısında bu mesajı bir kez daha vurgulayan Mamdani, “Antisemitizmle Mücadele Ofisi’nin faaliyetleri sürüyor… Bu konu bizim için büyük önem taşıyor ve New Yorklu Yahudilere yönelik taahhüdümüzün bir parçası. Amacımız yalnızca onları korumak değil, aynı zamanda takdir etmek ve onurlandırmak” ifadelerini kullandı.