Kuzey Kore lideri nükleere karşı saldırıları simüle eden tatbikatları denetledi

8 Mayıs 2025'te çekilen bir fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un (ortada) askeri eğitim tatbikatını denetlerken askeri yetkililerle konuştuğu görülüyor (DPA)
8 Mayıs 2025'te çekilen bir fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un (ortada) askeri eğitim tatbikatını denetlerken askeri yetkililerle konuştuğu görülüyor (DPA)
TT

Kuzey Kore lideri nükleere karşı saldırıları simüle eden tatbikatları denetledi

8 Mayıs 2025'te çekilen bir fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un (ortada) askeri eğitim tatbikatını denetlerken askeri yetkililerle konuştuğu görülüyor (DPA)
8 Mayıs 2025'te çekilen bir fotoğrafta, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un (ortada) askeri eğitim tatbikatını denetlerken askeri yetkililerle konuştuğu görülüyor (DPA)

Pyongyang, bugün yaptığı açıklamada, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un dün Güney Kore ve ABD'ye karşı nükleer karşı saldırıları simüle eden tatbikatlara nezaret ettiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre bu duyuru, Kuzey Kore'nin, Seul'ün iddiasına göre "çeşitli tiplerde" kısa menzilli balistik füzeler içeren füze denemeleri gerçekleştirmesinden bir gün sonra yapıldı.

scdfrgth
8 Mayıs 2025'te çekilen bir fotoğraf, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un askeri eğitimi izlediğini gösteriyor (DPA)

Güney Kore ordusu, bu füze denemelerinin Kuzey Kore'nin Rusya'ya silah ihracatı ile bağlantılı olabileceğini belirtti.

Güney Kore'nin iki Kore arasındaki ilişkileri yürüten Birleşme Bakanlığı sözcüsü Kim Eun-hye, Kuzey Kore'nin son füze denemelerini “açık bir provokasyon” olarak nitelendirerek, bunların BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini ve bölgenin barış ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Kuzey Kore'nin resmi haber ajansı ise tatbikatların bir füze sistemi ve taktik balistik füzeyi kapsadığını bildirdi.

Ajansa göre, tatbikatlar “nükleer karşı saldırı durumuna hızlı geçiş için gerekli prosedür ve operasyonlar” konusunda ayrıntılı eğitimleri de içeriyor.

Ajans, “tatbikatın amacına ulaşıldığını ve herhangi bir nükleer krize hızlı tepki verebilecek komuta ve seferberlik sisteminin güvenilirliğinin teyit edildiğini” belirtti.

fgtrhyju
8 Mayıs 2025'te çekilen fotoğraf, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un askeri eğitimi denetlediğini gösteriyor (AFP)

Pyongyang, nükleer programı nedeniyle Birleşmiş Milletler tarafından yaptırımlara tabi tutuluyor. Bu yaptırımlar, Kuzey Kore'nin balistik füzelere sahip olmasını yasaklıyor.

Dün gerçekleşen fırlatma, Kuzey Kore'nin resmi medyasının Kim'in, Moskova ile ittifakını derinleştirirken mühimmat işçilerini top mermisi üretimini artırmaya çağırdığını bildirmesinden bir gün sonra yapıldı.

Dünki tatbikatlar, Kuzey Kore liderinin deniz kuvvetlerinin nükleer silahlanmasını hızlandırma emrini vermesinden yaklaşık bir hafta sonra gerçekleşti.

Kuzey Kore, Washington ve Seul'ün “saldırgan” tatbikatlarına karşı caydırıcı olarak gerekli olduğunu sürekli olarak iddia ettiği nükleer silahlara sahip.

scdvfbghy
Güney Kore'nin Seul kentindeki bir tren istasyonunda, Kuzey Kore'nin füze denemesi arşiv görüntülerini içeren bir haber bültenini gösteren televizyon ekranı, 8 Mayıs 2025 (AFP)

Geçtiğimiz nisan ayında, Pyongyang, 5 bin ton ağırlığındaki “Choi Hyun” adlı destroyerini tanıttı ve bazı analistler, bu geminin kısa menzilli taktik nükleer füzelerle donatılmış olabileceğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre teorik olarak, iki Kore hala savaş halindedir, çünkü 1950-1953 yılları arasında aralarında çıkan savaş bir barış antlaşmasıyla değil, ateşkesle sona erdi.

Pyongyang ve Seul arasındaki ilişkiler yıllardır en düşük seviyesinde. Geçen yıl Kuzey Kore birçok balistik füze fırlattı.



TikTok, ABD'deki faaliyetlerinin çoğunluk hissesini Çinli olmayan yatırımcılara sattı

TikTok logosu ABD ve Çin bayraklarıyla birlikte (AFP)
TikTok logosu ABD ve Çin bayraklarıyla birlikte (AFP)
TT

TikTok, ABD'deki faaliyetlerinin çoğunluk hissesini Çinli olmayan yatırımcılara sattı

TikTok logosu ABD ve Çin bayraklarıyla birlikte (AFP)
TikTok logosu ABD ve Çin bayraklarıyla birlikte (AFP)

TikTok'un Çinli sahibi ByteDance, 200 milyondan fazla Amerikalı tarafından kullanılan popüler sosyal medya uygulamasının Amerika Birleşik Devletleri'nde yasaklanmasını önlemek için dün çoğunluğu Amerikalı ortaklarla bir ortak girişim kurma anlaşmasını sonuçlandırdı.

Bu anlaşma, Başkan Donald Trump'ın Ağustos 2020'de ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle uygulamayı yasaklama girişiminde bulunmasından bu yana geçen yılların ardından kısa video uygulaması için önemli bir dönüm noktası temsil ediyor. ByteDance, TikTok USDS Joint Venture LLC'nin, veri gizliliği ve siber güvenlik önlemleri yoluyla ABD'li kullanıcılarının, uygulamanın ve algoritmalarının verilerini korumaktan sorumlu olacağını açıkladı.

Anlaşmaya göre ABD ve uluslararası yatırımcılar, yeni ortak girişimde %80,1 hisseye sahip olacak, ByteDance ise %19,9'luk hissesini elinde tutacak. Yeni şirketin üç büyük yatırımcısı olan bulut bilişim devi Oracle, özel sermaye şirketi Silver Lake Group ve Abu Dabi merkezli MGX Investment'ın her biri %15 hisseye sahip olacak.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Beyaz Saray'dan bir yetkili, ABD ve Çin hükümetlerinin anlaşmayı onayladığını söyledi. Washington'daki Çin Büyükelçiliği ise konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.


Amerika Birleşik Devletleri Dünya Sağlık Örgütü'nden çekildi

Dünya Sağlık Örgütü logosu (Reuters)
Dünya Sağlık Örgütü logosu (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri Dünya Sağlık Örgütü'nden çekildi

Dünya Sağlık Örgütü logosu (Reuters)
Dünya Sağlık Örgütü logosu (Reuters)

Amerika Birleşik Devletleri, bir yıldır bu adımın ABD ve küresel sağlık sektörüne zarar vereceği yönündeki uyarılara rağmen, dün Dünya Sağlık Örgütü'nden resmen çekildi. Hükümet, bu kararın BM kuruluşunun COVID-19 pandemisi sırasında durumu yönetmedeki başarısızlıklarının bir sonucu olduğunu belirtti.

Başkan Donald Trump, başkanlık kararnamesiyle, Amerika Birleşik Devletleri'nin 2025'te göreve başlamasının ilk gününde Dünya Sağlık Örgütü'nden (WHO) çekileceğini duyurdu.

ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan basın açıklamasına göre, Amerika Birleşik Devletleri, çekilmenin etkin bir şekilde uygulanmasını kolaylaştırmak için WHO ile sınırlı bir etkileşim sürdürecektir.

Üst düzey bir hükümet sağlık yetkilisi, “Gözlemci olarak katılma planımız yok, yeniden katılma niyetimiz de yok” dedi. ABD, hastalıkları ve diğer halk sağlığı önceliklerini izlemek için uluslararası bir kuruluş aracılığıyla iş birliği yapmak yerine, diğer ülkelerle doğrudan çalışmayı amaçladığını belirtti.

ABD'nin ödemesi gereken aidatlar konusunda anlaşmazlık

ABD yasalarına göre, Washington'ın çekilmeden bir yıl önceden bildirimde bulunması ve yaklaşık 260 milyon dolara ulaşan tüm ödenmemiş ücretleri ödemesi gerekiyor.

Ancak, bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, yasanın çekilmeden önce herhangi bir ödeme yapılması şartını içermediğini belirtti.

Görgü tanıkları, Amerikan bayrağının dün Cenevre'deki Dünya Sağlık Örgütü genel merkezinin önünden kaldırıldığını söyledi. Amerika Birleşik Devletleri son haftalarda diğer birçok BM kuruluşundan çekilme adımları attı ve bazıları Trump tarafından yakın zamanda kurulan Barış Konseyi'nin BM'nin tamamını zayıflatabileceğinden endişe ediyor.

Birçok küresel sağlık uzmanı, aralarında DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un da bulunduğu isimler, geçen yıl bu adımın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ghebreyesus, "Umarım Amerika Birleşik Devletleri kararını yeniden gözden geçirir ve Dünya Sağlık Örgütü'ne geri döner," dedi bu ayın başlarında düzenlediği basın toplantısında. "DSÖ'den çekilmek Amerika Birleşik Devletleri için bir kayıp, dünyanın geri kalanı için de bir kayıptır."

 DSÖ ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nin 2024 ve 2025 yılları için aidatlarını ödemediğini de belirtti.

ABD'nin çekilmesi, Dünya Sağlık Örgütü'nde bütçe krizine yol açarak yönetim kadrosunun neredeyse yarı yarıya azalmasına ve faaliyetlerinin kısıtlanmasına neden oldu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD, toplam fonlamasının yaklaşık yüzde 18'ini sağlayarak DSÖ'nün en büyük mali katkı sağlayıcısıydı. Örgütün ayrıca yıl ortasına kadar personelinin yaklaşık dörtte birini işten çıkarması bekleniyor.

Kuruluş, geçtiğimiz yıl boyunca ABD ile çalışmaya ve bilgi alışverişinde bulunmaya devam ettiğini belirtti. Bu iş birliğinin gelecekte nasıl devam edeceği ise belirsizliğini koruyor.


Trump: "Büyük bir askeri güç" İran'a doğru ilerliyor

Trump, Washington'a dönmek üzere Davos'tan ayrıldıktan kısa bir süre sonra gazetecilere açıklama yaptı (AP)
Trump, Washington'a dönmek üzere Davos'tan ayrıldıktan kısa bir süre sonra gazetecilere açıklama yaptı (AP)
TT

Trump: "Büyük bir askeri güç" İran'a doğru ilerliyor

Trump, Washington'a dönmek üzere Davos'tan ayrıldıktan kısa bir süre sonra gazetecilere açıklama yaptı (AP)
Trump, Washington'a dönmek üzere Davos'tan ayrıldıktan kısa bir süre sonra gazetecilere açıklama yaptı (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran'a doğru "büyük bir askeri gücün" ilerlediğini ve ülkedeki durumu "çok yakından" izlediğini söyledi.

Air Force One’da gazetecilere konuşan Trump, "İran'la ilgili hiçbir şey olmamasını tercih ederim" dedi ancak Tahran'la iş yapan ülkeler için açıkladığı ikincil gümrük vergilerinin yakında uygulanacağını da belirtti. Sözlerine devam eden Trump, hükümetin bazı protestocuların infazını planlaması halinde İran'ı askeri harekatla tehdit ettiğini ve bu harekatın yanında daha önceki ABD'nin nükleer tesislere yönelik saldırılarının "hiçbir şey gibi kalacağını" söyledi.

ABD Donanma yetkilisi, USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden üç muhrip gemisinin bu hafta başlarında Güney Çin Denizi'nden ayrılıp batıya doğru yöneldiklerini doğruladı. Askeri hareketler hakkında konuşmak için isminin açıklanmaması şartıyla konuşan yetkili, dün Lincoln uçak gemisi saldırı grubunun şu anda Hint Okyanusu'nda olduğunu söyledi.

Grönland ile ilgili olarak ABD Başkanı, NATO'nun adada rol oynayacağını ve Danimarka egemenliği altında özerk yönetime sahip olan Grönland için çerçeve planının "Avrupa için iyi şeyler içerdiğini" ifade etti.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde ABD, Ukrayna ve Rusya arasında yapılacak üçlü görüşmeler hakkında sorulan bir soruya ABD Başkanı, "Ne olacağını göreceğiz" yanıtını verdi. Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenskiy'nin bir anlaşmaya varmak istediklerine inandığını belirterek, "Zelenskiy bugün bana bir anlaşmaya varmak istediğini söyledi" dedi. Trump, ülkenin sert iklimine değinerek, "Ukrayna halkı için gerçekten zor bir durum" dedi ve halkın şiddetli kışlara nasıl dayanabildiğinin "inanılmaz" olduğunu söyledi.

Venezuela ile ilgili olarak ABD Başkanı, bazı şirketlerin ülkeye geri dönmenin fizibilitesi konusunda şüpheleri olmasına rağmen, Amerikan petrol şirketlerinin yakında petrol arama çalışmalarına başlayacağını belirtti.

Trump ayrıca nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 2026 yılının sonlarına doğru Amerika Birleşik Devletleri'ne geleceğini belirtti. Trump, "Başkan Şi'yi görmeyi dört gözle bekliyorum," diyerek, "Çin Devlet Başkanı ile her zaman harika bir ilişkim oldu" dedi.

Trump, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkilerin COVID-19 pandemisi sırasında gergin olduğunu, ancak o zamandan beri önemli ölçüde iyileştiğini kabul etti. Çin'in şu anda büyük miktarlarda Amerikan soya fasulyesi satın aldığını ve bunun Amerikan çiftçileri için iyi olduğunu ifade etti.