Hindistan ve Pakistan birbirilerini ateşkesi ihlal etmekle suçluyor

Hindistan ve Pakistan arasındaki karşılıklı bombardımanlar sırasında Cammu Keşmir’in Hindistan idaresindeki kesiminde bir evin kırılan penceresi (AFP)
Hindistan ve Pakistan arasındaki karşılıklı bombardımanlar sırasında Cammu Keşmir’in Hindistan idaresindeki kesiminde bir evin kırılan penceresi (AFP)
TT

Hindistan ve Pakistan birbirilerini ateşkesi ihlal etmekle suçluyor

Hindistan ve Pakistan arasındaki karşılıklı bombardımanlar sırasında Cammu Keşmir’in Hindistan idaresindeki kesiminde bir evin kırılan penceresi (AFP)
Hindistan ve Pakistan arasındaki karşılıklı bombardımanlar sırasında Cammu Keşmir’in Hindistan idaresindeki kesiminde bir evin kırılan penceresi (AFP)

Hindistan ve Pakistan, dün ateşkesin ilan edilmesinden sadece birkaç saat sonra bir birbirlerini ateşkesi ihlal etmekle suçlandılar.

Hindistan Dışişleri Bakanı Vikram Misri gazetecilere yaptığı açıklamada, ateşkesin son birkaç saat içinde defalarca kez ihlal edildiğini söyledi. Misri, Hindistan ordusunun bu ihlallere uygun şekilde karşılık verdiğini de sözlerine ekledi.

Açıklamalarını sürdüren Hint Bakan, şunları söyledi:

 “Pakistan'dan bu ihlallere karşılık vermek üzere uygun tedbirleri almasını ve durumu ciddi ve sorumlu bir şekilde ele almasını talep ediyoruz.”

Öte yandan Pakistan, bu suçlamalara ‘ateşkesin uygulanmasına olan bağlılığını vurgulayarak’ karşılık verdi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan ordusunun ‘durumu sorumluluk ve itidal içinde ele aldığını’ açıklarken Hindistan'ı ateşkese yönelik ihlallerde bulunmakla suçladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Ateşkesin sıkı bir şekilde uygulanmasıyla ilgili her türlü sorunun uygun kanallar aracılığıyla iletişim yoluyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Sahadaki güçlerin de itidal göstermesi gerekiyor.”

Fransız Haber Ajansı AFP, Keşmir'in Hindistan idaresindeki kesiminin en büyük şehri olan Srinagar'da güçlü patlamalar duyulduğunu aktarırken hava savunma sistemlerinin müdahale ettiğine dikkati çekti.

Keşmir'in Pakistan idaresindeki kesiminden iki yetkili, Kontrol Hattı (Line of Control/LoC) boyunca üç yerde Pakistan ve Hindistan güçleri arasında zaman zaman çatışmalar yaşandığını söyledi.

Çarşamba gününden bu yana iki komşu ülkenin karşılıklı topçu atışları, füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, iki nükleer güç arasında topyekûn bir savaş korkusunu arttırdı ve birçok yabancı başkentin itidal çağrısında bulunmasına neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda sürpriz bir şekilde ABD'nin arabuluculuk yaptığı uzun bir görüşme gecesinin ardından, Hindistan ve Pakistan'ın kapsamlı ve acil bir ateşkes üzerinde anlaştıklarını duyurmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Trump, iki ülkeyi ‘sağduyulu oldukları ve akıllarını kullandıkları’ için övdü.

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, X platformundan yaptığı açıklamada, İslamabad ve Yeni Delhi'nin ‘acilen yürürlüğe girecek bir ateşkes’ konusunda anlaştıklarını doğruladı.

Hindistan'dan da bir doğrulama geldi. Yeni Delhi'deki bir hükümet kaynağı, Hindistan ve Pakistan arasında yapılan doğrudan müzakereler sonucunda anlaşmaya varıldığını açıklarken, iki komşunun ateşkes dışında herhangi bir konuyu görüşmeyi planlamadığını belirtti.

Her iki tarafın resmi rakamlarına göre çarşamba gününden bu yana yaşanan çatışmalarda yaklaşık 60 sivil hayatını kaybetti.

Bu savaş hali, iki ülke arasındaki tartışmalı Keşmir bölgesini ayıran LoC’un her iki tarafında da toplu yerinden edilmelere neden oldu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.