Suudi Arabistan Çarşamba günü KİK-ABD zirvesine ev sahipliği yapacak

Başkan Trump'ın görevdeki ilk döneminde Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaret sırasında 2017 yılında Riyad'da düzenlenen KİK-ABD zirvesinden bir kare (Reuters)
Başkan Trump'ın görevdeki ilk döneminde Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaret sırasında 2017 yılında Riyad'da düzenlenen KİK-ABD zirvesinden bir kare (Reuters)
TT

Suudi Arabistan Çarşamba günü KİK-ABD zirvesine ev sahipliği yapacak

Başkan Trump'ın görevdeki ilk döneminde Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaret sırasında 2017 yılında Riyad'da düzenlenen KİK-ABD zirvesinden bir kare (Reuters)
Başkan Trump'ın görevdeki ilk döneminde Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaret sırasında 2017 yılında Riyad'da düzenlenen KİK-ABD zirvesinden bir kare (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suudi Arabistan, Katar ve BAE'ye gerçekleştireceği tarihi ilk yurtdışı ziyareti öncesinde Suudi Arabistan başkenti Riyad'da Körfez-ABD zirvesine ev sahipliği yapması bekleniyor.

Axios internet sitesinin ABD'li bir yetkiliye ve Arap yetkililere dayandırdığı haberine göre Suudi Arabistan, Çarşamba günü ABD Başkanı ile Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi'nden mevkidaşı liderleri bir araya getirecek zirveye ev sahipliği yapmayı planlıyor. ABD Başkanı'nın ilk resmi dış gezisi, yönetiminin ABD ile Körfez ülkeleri arasındaki işbirliğine verdiği önemi yansıtıyor ve zirve, ABD Başkanı'nın ABD'nin Ortadoğu'daki angajmanına ilişkin vizyonunu sunması ve ülkesinin bölgedeki çıkarlarını tanımlaması için bir fırsat olacak.

Bu zirve, ilki Mayıs 2015'te Camp David'de, ikincisi Nisan 2016'da, üçüncüsü Mayıs 2017'de Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk dönemindeki katılımıyla ve dördüncüsü Temmuz 2022'de Mısır, Ürdün ve Irak'ın da aralarında bulunduğu Arap ülkelerinin katılımıyla düzenlendi. ABD ile KİK ülkeleri arasındaki beşinci zirve çarşamba günü düzenlenmesi bekleniyor.

cdfrgty
Fotoğraf: KUNA

 Kral Selman bin Abdülaziz Pazar günü Körfez liderlerine Riyad'da düzenlenecek Körfez-ABD zirvesine katılmaları için davetiye gönderdi.

Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Kral Selman'dan yazılı bir mesaj ve zirveye katılım davetiyesi aldı. Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa Al Halife de Kral Selman'ın  yazılı mesajını ve zirveye katılım davetiyesini Suudi Arabistan'ın Manama Büyükelçisi Nayef Al Sudairi'den teslim aldı.

frgty
Fotoğraf: BNA

Kral Hamad Al Halife, iki krallık arasındaki yakın ve sağlam tarihi bağları ve iki halkın çıkarlarını her düzeyde kardeşçe işbirliği ve koordinasyonun sürekli geliştirilmesini övdü. Ayrıca Kral Selman'ın Bahreyn-Suudi ilişkilerini güçlendirmeye yönelik hayırsever çabalarından ve Suudi Arabistan'ın ortak Körfez eylem sisteminin geliştirilmesindeki öncü rolünden, KİK ülkelerindeki kardeşler arasındaki uyum ve işbirliğinin derinleştirilmesinden, bölgedeki güvenlik, istikrar ve barışın temellerinin sağlamlaştırılmasından gurur duyduğunu ifade etti.

ty
Umman Dışişleri Bakanı, Suudi Büyükelçiyi kabul etti (Umman)

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan Şarku'l Avsat'a yapılan açıklamada Başkan Trump'ın ziyaretinin ABD'nin Suudi Arabistan'ı bölgesel güvenlik ve istikrarı arttırma çabalarında önemli bir ortak olarak görmesi nedeniyle, Suudi Arabistan'ın bölgedeki önemli rolünün ve stratejisinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde yansıttığını ifade etti. Açıklamda şu ifadelere yer verdildi: "Washington, krizlere sürdürülebilir siyasi ve diplomatik çözümler bulmak, Gazze'deki çatışmaları durdurma çabalarını desteklemek, kalıcı bir ateşkese varmak, Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden faaliyetlere karşı koymak için bölgesel ortaklarıyla birlikte çalışma kararlılığını sürdürecek."



Washington güçlerini takviye ediyor, Trump Tahran’a saldırı sinyali verdi... İran misillemesini genişletmeyi değerlendiriyor

Washington güçlerini takviye ediyor, Trump Tahran’a saldırı sinyali verdi... İran misillemesini genişletmeyi değerlendiriyor
TT

Washington güçlerini takviye ediyor, Trump Tahran’a saldırı sinyali verdi... İran misillemesini genişletmeyi değerlendiriyor

Washington güçlerini takviye ediyor, Trump Tahran’a saldırı sinyali verdi... İran misillemesini genişletmeyi değerlendiriyor

Ortadoğu’da durum yeni bir açık askeri tırmanış dalgasına doğru ilerlerken ABD’nin bölgedeki savaş kapasitesini güçlendirmeye yönelik hamleleri hız kazanıyor. Washington’ın Tahran’a karşı doğrudan askeri seçenekleri gündeme getirmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşım cephesinin alevlenebileceğine ilişkin endişeler de artıyor.

Bu kapsamda Wall Street Journal, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) bölgeye üçüncü bir uçak gemisinin yanı sıra deniz piyadelerini taşıyan ilave savaş gemileri sevk etmeye başladığını bildirdi. Bu adımın, gelecek kasım ayı sonuna kadar bölgedeki ABD askeri varlığını 9 bin ila 10 bin asker artırması bekleniyor.

Bu yığınak, Beyaz Saray’a daha geniş askeri seçenekler ve ilave ateş gücü sağlarken ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarına İran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirdiğini bildirmesiyle aynı döneme denk geliyor.

Washington’ın bu hamlesi, Trump’ın İran’ın son önerisini reddetmesinden birkaç gün sonra ve Time dergisinde perşembe günü yayımlanan açıklamalarının ardından geldi. Trump söz konusu açıklamalarında diplomatik çıkmazın sürmesi ve bir anlaşmaya varılamaması halinde ara seçimlerin ardından İran’a saldırabileceğinin sinyalini açıkça verdi.

Buna karşılık savaş tamtamlarının çalındığı bir dönemde, konuya yakın kaynaklar Tahran’ın sahadaki planlarını gözden geçirmeye başladığını ve Washington’ın bombardımanı yeniden başlatması halinde askeri misillemesine ilişkin “hedef havuzunu” bölgedeki daha geniş kapsamlı hayati çıkarlara yönelik hedefleri kapsayacak şekilde genişletmeyi fiilen değerlendirdiğini aktardı.

Su yollarındaki mevcut durumun ciddiyetine ilişkin sahadaki bir başka göstergede ise Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu, stratejik Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan bir petrol tankerinin yeni bir saldırıya uğradığını bildirdi. Tankerin kimliği belirsiz bir mermiyle vurulması sonucu gemide yangın çıktı.


Flydubai'de korku dolu anlar: Öleceğimizden emindik

Flydubai'nin yedek uçağıyla İsrailli yolcular ülkelerine geri gönderildi (Reuters)
Flydubai'nin yedek uçağıyla İsrailli yolcular ülkelerine geri gönderildi (Reuters)
TT

Flydubai'de korku dolu anlar: Öleceğimizden emindik

Flydubai'nin yedek uçağıyla İsrailli yolcular ülkelerine geri gönderildi (Reuters)
Flydubai'nin yedek uçağıyla İsrailli yolcular ülkelerine geri gönderildi (Reuters)

Dubai'den Tel Aviv'e hareket eden Flydubai şirketine ait uçakta yaşanan saldırının yankıları sürüyor.

30 Eylül'deki FZ1073 seferinde yardımcı pilot, kaptan pilot Smit Machchhar'a bıçakla saldırdı.

Reuters'ın aktardığına göre kimliği açıklanmayan yardımcı pilotun, Hindistan vatandaşı kaptan pilota saldırısının ardından uçak 30 saniyeden kısa süre içinde 14 bin feet (yaklaşık 4 bin 300 metre) irtifa kaybetti.

Kaptan, ağır yaralı olmasına rağmen kokpit kapısını açmayı başardı. Bunun üzerine yolcular içeri girerek yardımcı pilotu durdurdu. Daha sonra iki yedek Flydubai pilotunun kontrolü devralmasıyla uçak, Suudi Arabistan'ın Tebük Havalimanı'na acil iniş yaptı.

Times of Israel, İsrailli yolcular Haniv Hayun, Tzvika Manes ve Asaf Rajuan'ın da saldırıyı durdurmak için kokpite girenler arasında olduğunu aktarıyor.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, sözkonusu kişilerle yaralı pilota müdahale eden diş hekimi Shota Musayev'e Cumhurbaşkanlığı Sivil Kahramanlık Ödülü verilmesini önereceğini açıkladı.

Saldırganın kimliği henüz kamuoyuyla paylaşılmasa da İsrail yönetimi, yardımcı pilotun Umman vatandaşı olduğunu ileri sürdü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın olaya dahil olup olmadığına ilişkin ise "Bunu söylemek için henüz erken" ifadelerini kullandı. Saldırganın Suudi Arabistan'da sorgulandığını da sözlerine ekledi.

Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait hava yolu şirketi Flydubai, kokpitteki saldırının nedeninin henüz belirlenemediğini bildirdi. BAE de olayın terör saldırısı olup olmadığına ilişkin soruşturma yürütüldüğünü bildirerek spekülasyonlardan kaçınılması çağrısı yaptı.

Diğer yandan adının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan İsrailli bir güvenlik yetkilisi, İsrail'in iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in BAE'den İsrail'e giden tüm havayolu personelini güvenlik kontrolünden geçirdiğini söylüyor. Yetkili, saldırganın Şin Bet'in kontrolünden geçip geçmediğinin ise bilinmediğini söylüyor. 

Reuters'ın aktardığına göre İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), askeri uçaklarla yolcuları almak istemiş ancak Suudi Arabistan bu talebi reddetmiş. Çoğunluğu İsrail vatandaşı olan yolcular daha sonra Flydubai'nin yedek uçağıyla ülkelerine döndü.

Olayla ilgili incelemeler sürerken, ajansın görüştüğü yolculardan Almog Italie, uçağın yaklaşık 20-30 saniye boyunca hızla alçaldığını, ardından yükselip yeniden irtifa kaybetmeye başladığını söylüyor.

CNN'in irtibata geçtiği Mika Bauman ise uçağın bir anda alçalarak dönmeye başladığını, yolcuların çığlık attığını ve çocukların ağladığını anlatıyor. Bauman, "Öleceğimden emindim" diyor.

4 kızıyla uçakta bulunan Lital Shahar da kokpitten gelen çığlıklar yüzünden çok korktuklarını belirtiyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, CNN, Reuters, Arab News


ABD ablukayı sıkılaştırıyor: İran tankerleri Asya'da mahsur kaldı

ABD ordusu, savaşta İran'a ait tankerlere de el koymuştu (Reuters)
ABD ordusu, savaşta İran'a ait tankerlere de el koymuştu (Reuters)
TT

ABD ablukayı sıkılaştırıyor: İran tankerleri Asya'da mahsur kaldı

ABD ordusu, savaşta İran'a ait tankerlere de el koymuştu (Reuters)
ABD ordusu, savaşta İran'a ait tankerlere de el koymuştu (Reuters)

ABD'nin petrol ticaretine yönelik baskı politikası nedeniyle İran'la bağlantılı tankerler Sri Lanka ve Malezya açıklarında mahsur kaldı.

Wall Street Journal'ın (WSJ) aktardığına göre İran'ın Batı yaptırımlarını aşarak Çin'e petrol taşıyan 19 tankerinin yakıt, gıda ve temiz su kaynakları azalıyor.

Haberde, Donald Trump yönetiminin Sri Lanka hükümetine gemilere yakıt, gıda ve diğer hizmetlerin sağlanmaması için baskı yaptığı belirtiliyor. Washington yönetimi, talimatlara uyulmaması halinde ülkedeki firmalara yaptırım uygulama tehdidinde de bulunmuş.

İran petrolü daha önce Malezya açıklarında başka tankerlere aktarılıyor, ardından Çin'deki rafinerilere taşınıyordu. Tankerler daha sonra İran'a dönerek aynı süreci tekrarlıyordu.

Ancak WSJ'nin analizinde, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasıyla İran'a yönelik ekonomik yaptırımlarının bu ticaret ağını ciddi biçimde sekteye uğrattığı yazılıyor.

Tankerlerden bazılarının sahibi olan Dubai merkezli acenteler, Sri Lankalı şirketlerden gemilere gıda ve yakıt göndermelerini istese de firmalar ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmamak için bunu reddediyor.

Habere göre İran'la bağlantılı tankerlerin bir kısmı yakıt tasarrufu için motorlarını kapatarak Hint Okyanusu'nda sürüklenmeye başladı.

Uzmanlar, İran'ın müşterilere aktarılmayı bekleyen petrolünün gelecek haftalarda tükenmesini ve Tahran'a yapılan ödemelerin yıl sonuna kadar sonlanmasını bekliyor. Denizcilik verilerini analiz eden Kpler'den Homayoun Falakshahi, "Aralık ayı itibarıyla İran'ın tüm gelirleri sıfıra düşecek" dedi.

Haziranda İran'ın Hark Adası'ndan petrol alıp Hürmüz Boğazı'nı geçen Elva adlı tankerin de Malezya açıklarında mahsur kaldığı belirtiliyor. ABD'nin yaptırım uyguladığı tanker, ağustosta taşıdığı ham petrolü başka bir gemiye aktardığından beri İran'a dönemiyor.

İran, Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak açılması için 7 günlük ateşkes teklif etmiş ancak ABD bunu reddetmişti.

İki ülke arasında arabuluculuk yapan Katar, görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik çabaların sürdüğünü bildirmişti.

Diğer yandan Axios'un salı günkü (29 Eylül) haberinde, Trump'ın kasımda ABD'de düzenlenecek ara seçimin ardından İran'a büyük çaplı bir askeri harekat başlatabileceği öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Axios